|
Alâeddîn Arabî hazretleri, Fâtih Sultan Mehmed'in son senelerinde günlük 80 akçe ile Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. 1495 yılında Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. Bir yıl kadar bu görevde kaldıktan sonra Nisan 1496'da vefât etti. Eyüp'te İdris Köşkü yolu üzerinde defnedildi.
Alâeddîn hazretlerinin çok çocuğu oldu. Vefâtında, çocuklarının ancak on beşi hayatta idi.
Oğullarından birisi nakletti ki:
"Alâeddîn hazretlerinin bir torunu hastalanıp yatağa düşmüştü. Bu sırada şeyh hazretleri çilehânede dünyâ nîmetlerinden kesilmiş bir hâlde yalnız Rabbini düşünüyor, O'nu tefekkür ediyordu. Hastanın babası çilehâne kapısını çalıp, çocuğun ölüme yaklaştığını haber verdi ve hastanın yanına gelmesi için pekçok yalvardı. Nihâyet, hücreden çıkarıp ölüm döşeğindeki hastanın yanına getirdi. Alâeddîn Efendi, ateşin tesiriyle rengi tamamen değişen hastanın yastığı dibinde bir süre oturup murâkabeye vardı. Sonra da şifâ âyetlerini okudu ve duâ etti. Duâsı kabûl oldu ve hasta o anda ayağa kalktı. Alâeddîn Efendi çocuğun eline yapışıp, evden dışarı çıkardı. Çocuk hiç hastalanmamış gibi yürüdü ve dedesinin ölümünden sonra uzun sene yaşadı."
Alâeddîn Arabî hazretlerinin eserlerinden bâzıları şunlardır: 1) Havâşin-Alel Mukaddimât-il-Erbe'a, 2) Ta'likâtün Alet-Tavdîh fî Usûl-il-Fıkh, 3) Hâşiye Alâ Şerhu Akâid-in-Nesefî lit-Teftâzânî.
1) Mu'cem-ül-Müellifîn; c.7, s.149
2) Şakâyik-ı Nu'mâniyye Tercümesi (Mecdî Efendi); s.171-176
3) Şezerât-üz-Zeheb; c.8, s.5
4) Devhat-ül-Meşâyıh; s.12
5) İlmiye Sâlnâmesi; s. 330-340
|