|
ÜÇ YÜZ DİRHEM ALACAK
Bir gün bir kimse, Habîb-i Acemî hazretlerine gelip; "Sende üç yüz dirhem alacağım vardır." dedi. Habîb; "Ben hatırlayamadım. Nerede, ne zaman borcum oldu?" buyurdu. O kimse; "Ben de bilmiyorum. Fakat benim sende üç yüz dirhem alacağım vardır." dedi. Habîb, o kimseye; "Bugün gidin de yarın gelin." buyurdu.
Gece olunca, abdest alıp iki rekat namaz kıldı ve namazdan sonra şöyle duâ etti: "Yâ Rabbî! Eğer o kimse doğru söylüyorsa, borcumu ona ödememde bana yardım et. Şâyet yalan söylüyorsa sen bilirsin." Sabah olunca o kimsenin, bir tarafının felç olduğunu gördüler. Habîb o kimseye; "Sana ne oldu?" diye sordu. O kimse, "Tövbe ettim, tövbe ettim. Ben sizden alacağım olmadığı halde üç yüz dirhem istedim. Bunun için bana bu hastalık geldi. Ben tövbe ettim." dedi. Habîb; "Peki niçin böyle yaptın?" dedi. O kimse "Kendi kendime; "Habîb Allahü teâlâdan ve kullardan çok utanır. Ben bu parayı istersem bana verir." dedim.
Habîb-i Acemî merhametinin çokluğundan o kimseye acıdı ve; "Yâ Rabbî! Doğru söylüyorsa ona şifâ ihsân eyle." diye duâ etti.Allahü teâlâ o kimseye şifâ verdi ve hiç felç olmamış gibi ayağa kalktı.
1) Müjdeci Mektuplar; c.1, s.216
2) Tam İlmihâl Seâdet-iEbediyye (49. Baskı); s.1079
3) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c.1, s.387
4) Hilyet-ül-Evliyâ; c.6, s.149
5) Risâle-i Kuşeyrî; s.379, 687, 720
6) Tehzîb-üt-Tehzîb; c.2, s.189
7) Tezkiret-ül-Evliyâ; s.33
8) Keşf-ul-Mahcûb; s.208
9) Min-A'lâm-il-Ârifîn; s.91
10) İslâm ÂlimleriAnsiklopedisi; c.2, s.184
|