Tek Mesajı Görüntüle
Eski 22-09-2007, 04:56 PM   #60 (permalink)
yusuf06
Senior Member
 
yusuf06'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,546
Gotthold Ephraim Lessing


(1729 Kamenz - 1781 Braunschweig): Alman oyun yazarı, drama kuramcısı, eleştirmen, estetikçi. Bir rahibin oğlu olan Lessing, soyluların okuduğu (Fürstenschule) St. Afra okuluna gitti, 1746’da Leipzig Üniversitesi’nde ilahiyat dersleri izledi, Neuber tiyatro topluluğuyla ilişki kurdu, ilk komedyasını yazdı (1747), 1748’de Wittenberg Üniversitesi’ne girdi, Berlin’e geçti, çeşitli gazete ve dergilere eleştiri yazıları yazdı (Beitrage zur Historie und Aufnahme des Theaters, 1750, Tiyatro Tarihi ve Alımlamasına Katkılar); 1754’te Theatralische Bibliothek adlı dergiyi çıkarmaya başladı; 1755te Leipzig’e döndü, Koch Tiyatro topluluğuyla ilişki kurdu; edebiyatla ilgili eleştirel kuramsal yazılarını Briefe, die neueste literatur betreffend (1759, En Yeni Edebiyata İlişkin Mektuplar) başlığı altında yazdı; Voltaire yüzünden Büyük Friedrich’in sarayında görev alamadı, Breslau’da General F. von Tauentzien’in sekreteri oldu, Berlin’e döndü, Laokoon, oder Über die Grenzen der Malarei und Poesie (1766, Laokoon, ya da Resim Sanatı şiir Sanatının Sınırları Üstüne) adlı ünlü estetik çalışmasını yayınladı; yeni kurulan Hamburg Nationaltheater’dan aldığı çağrı üzerine tiyatronun sanat danışmanı oldu, kuramsal dramaturjinin ilk örneği olan ve dramaturji terimini ilk kez ortaya atan, 104 eleştiri yazısından oluşan Hamburgische Dramaturgie (1767-68, Hamburg Dramaturjisi) adlı yapıtını yayınladı; 1769’da Wolfenbüttel’de Brunsswick Dukası’nın kütüphanecisi oldu, Mannheim Akademisi üyesi seçildi, Mannheim tiyatrosuna sanat danışmanı oldu; karısının doğum sırasında yaşamını yitirmesi üzerine yalnızlığa gömüldü, bir daha kendine gelemedi.

Alman Aydınlanmacılığının doruğunu ve Alman tiyatrosunun klasik evresinin başını temsil eden Lessing, ilerici burjuva sınıfinın sanat ve düşünce alanında önderliğini yapmış, burjuva hümanist Aydınlanma tiyatrosunun Almanya’daki sözcüsü olmuştur. Sanatın doğayı yansıttığı görüşünü öne sürmüş, sanatın ahlaki ve eğitici işlevini belirtmiş, soyluluğun klasikçi sanatına karşı burjuvazinin gerçekçi sanatını savunmuştur. Gottsched’in Fransız tiyatrosunu önermesine karşı ulusal Alman edebiyat mirasını savunmuş; Fransızlar’ın Aristoteles’i yanlış yorumladıkları görüşünden yola çıkarak, antik Yunan’a doğrudan yönelmiş; Fransız yeniklasikçiliğine, başlıcalıkla da Corneille’e karşı çıkmış; Shakespeare örneğine dönerek, Almanya için yeni bir klasikçilik önermiştir. Başlıcalıkla da Lillo’nun evcil tragedyasını örnek alarak, Alman buruja tragedyasını (bürgerliches Trauerspiel) başlatmış, ciddi komedya türünde oyunlarıyla birlikte bu doğrultuda Schiller ve Goethe’ye uzanan uğrağı oluşturmuştur.

Burjuva tragedyasında, burjuva insan yaşamını, burjuva bireyin tragedyasını ilk kez Alman drama sanatına sokmuş, burjuva hümanizminin ve hoşgörünün evrenselliği düşüncesini savunmuştur. Katharsis kategorisini, üç birlik kuralını ve burjuva oyununu drama kuramının merkezine koyan Lessing, katharsis’i trajik etkilerden arınma yoluyla ahlaksal erekliliğe, erdemliliğe yücelme olarak akılcı düşünce açısından ele almıştır. Öte yandan, burjuva tiyatrosu anlayışı doğrultusunda, tragedya ile komedyayı temelde birbirinden ayırmayıp, hoşlanma ortak paydasında toplamış; dramatik biçimin kurallarla değil, oyun yazarının kendi gözlem ve esinlemelerinden gelişebileceğini söylemiştir. Kuramları ve eleştirileriyle drama kuramı tarihinde belirleyici bir uğrağı temsil eden Lessing’in oyunları, kendi kuramsal düşüncelerinin dramatik uygulamalarını oluşturur.

Lessing’in oyunları şöyle gösterilebilir: Ilk dönem oyunları olan Dam on, oder Die Wahre Freundschaft (1747, Şeytan, ya da Gerçek Dostluk), bilgiçlik üstüne yergisel bir saldırı olan Der junge Gelehrte (1747, Genç Bilgin).

Fransız tarzında bir komedya olan Misogynist (1748, Yaşlı Kız), Shakespeare’in Julius Caesar’ıyla benzerlik gösteren, bitmemiş bir çalışma olan Das befreite Rom (Kurtarılan Roma), aydın çevrelerin tipik bir özelliği olarak akılcı düşünce gerisinde yatan bağnazlığı eleştiren Der Freigeist (1748, Özgür Düşünür), Yahudi düşmanlığı örneğinde hoşgörüsüzlüğü ele alan Die Juden (1749, Yahudiler), Lillo’nun Merchant of London’unu örnek alan ve Alman tiyatrosuna ilk evcil tragedya örneğini getiren Miß Sara Sampson (1755, Miß Sara Sampson), oyun kahramanının ağzından Aydınlanma ilkelerini veren ve ilk başlıca Alman ciddi komedyası olan Minna von Barnhelm (1767, Minna von Barnhelm), Alman dramasının en bilmeceli karakterlerinden birini sergileyen ve F. von Schlegel’in “dramatik cebirin büyük örneği” olarak nitelediği Emilia Galotti (1772), Alman edebiyatında insanlık idealini işleyen ilk yapıt olan, yeryüzünde dinlerle ilgili görüşlerine yer verdiği kadar, hoşgörü kavramını ve burjuva hümanist anlayışı işleyen, insanlara düşen görevin kendi dinlerini yüceltmek, birbirilerini sevmek ve sevdirmeye çalışmak olduğu bildirisini işleyen Nathan der Weise (1778, Bilge Nathan).
yusuf06 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
 
Page generated in 0.09111 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (21027)