Tek Mesajı Görüntüle
Eski 23-02-2008, 04:42 PM   #1 (permalink)
detan
Senior Member
 
detan'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 14,141
Değişen ekonominin sihirli kavramı ”İnovasyon”

Dünya Ekonomisinde yaşanmakta olan vahşi rekabet başta olmak üzere , krizler, piyasaların çok bilinmeyenli değişkenler üzerinde hareketini sürdürmesi,müşteri beklentilerinin doruk yapması , hayal dünyalarının zenginleşmesi ve tatmin duygularının çok farklılaşması “ İnovasyon” kavramını ön plana çıkarmaktadır.

İnovasyon: Dilimize Batı dillerinden girdiği için gerek iş dünyası gerekse halk arasında net olarak algılanamamaktadır. Sözlükte yenilik ,icat,buluş gibi karşılığı olsa da ekonomi literatüründe ekonomik faydaya dönüştürülmüş buluşlar demektir. Bu açıdan bakıldığında bilimsel anlamda icat özelliği taşıyan her buluş ekonomik faydaya dönüştürülemediği sürece İnovasyon kimliği kazanamamaktadır. İşte iş dünyası için önemli olan da bu ince çizgidir. Ekonominin içinde faaliyet gösteren kimi şirketlere göre: Değişen şartlara kolayca adapte olabilmek bir inovasyonken , kimilerine göre ise farklılıkları keşfederek ortaya çıkartmak inovasyondur. Şurası bir gerçek ki günümüz ekonomik şartlarında güçlü olanlar değil, değişen şartlara kolaylıkla ayak uydurabilme kültürüne sahip olan şirketler yaşam avantajını ellerinde tutma şansını yakalayabilmektedirler. Bir diğer gerçek de Şirketlerin İnovasyon atmosferini canlı tutacak ve sürekli besleyecek kültürel alt yapılarının oluşması ve tabi ki yetenekleri ile ön plana çıkan Yetişmiş İnsan Kaynağına sahip olmalarıdır. Yetişmiş Beyinlerin ve bunların huzur içinde çalışmalarını sağlayacak (ideolojik saplantılardan uzak) kültürel alt yapının olmadığı bir yapıdan yaratıcı bir şeyler beklemek pek akıl karı değildir.

Özellikle gelişmiş piyasalardan başlayarak tüm dünyayı kasıp kavuran krizlere karşı, ekonomik aktörlerin kullanabilecekleri tek silah ise İnovasyon yetenekleridir. Bugün başta bilişim, elektronik, bankacılık, Otomotiv olmak üzere konfeksiyon , mobilya, inşaat, tekstil gibi ana sektörlerde hayatın akışını şirketlerin İnovasyon yetenekleri belirlemektedir. İnovasyonların açtığı çığır nedeni ile bugün bir Yahoo İnternet arama motoru Türkiye’nin beş yıllık onlarca işletmenin özelleştirmesinden elde ettiği gelirden daha yüksek bir fiyata alıcı bulabilmektedir. Meydana gelen değişimlerle Otomobilden beklentiler değişmiş ve otomobil dendiğinde ilk akla gelen başlıca unsurlar konfor , sürüş zevki ve sürüş emniyeti olmuştur .Tekstil ve konfeksiyonda yıl içinde kışlık ve yazlık, mevsimsel olarak değişen moda akımları bunun en çarpıcı örnekleridir. Daha düne kadar koyu renkli takım elbise ve beyaz gömlekle işine büyük bir ciddiyetle gidip gelen bir bürokrat veya üst düzey bir yönetici; bugün çok çarpıcı renklerde gömlek ve kravat takabilmektedir. Yine herkes normal yatak üretirken bir üretici çıkıp afrodisyak kokular yayan yatak imal ederek kendine kulvar aralamaya çalışmaktadır.

İnovasyon’da ortaya çıkan bir diğer önemli husus ise gündemden kopmadan hedef kitlenin kabul edebileceği ve benimseme konusunda sıkıntı yaşamayacağı türden yeniliklere imza atmaktır. Hedef kitlenin zamanı geçmiş bulduğu veya tersi henüz hazır olmadığı ancak ilerleyen yıllarda ihtiyaç duyabileceği yenilikler şirketlere hiçbir fayda temin etmediği gibi çalışan moralini de son derece bozar ve kendine güven unsurunu ortadan kaldırır.Dolayısı ile burada ön plana çıkan bir diğer kavram da “ İnovatif zamanlama’dır.”

Sonuç olarak hangi sektörde faaliyet gösterirseniz gösteriniz, ister sanayi, ister hizmet sektörü değişmeyen tek gerçek , değişimin kendisidir. Durum böyle olunca da müşteri beklentilerinin sürekli yükseldiği ,Hedef pazara her koldan (içeriden ve dışarıdan) saldırı bombardımanın olduğu bir ortamda “Kalıcı olmak İddiası Taşıyan “ her şirket için inovatif faaliyetlere hız kesmeden devam etmek tek çıkar yoldur.

Yeter ki elde ettiğimiz başarılar bizi sarhoş etmesin . İş felsefemiz iş yerinde rahatlık anlayışı üzerine kurulmasın. İşimiz ve evimizin hayatımızdaki yeri hakkında kafamız karışık olmasın . Dolayısı ile iş yerindeki yorucu ve uğraştırıcı faaliyetlerden de evimizdeki sakinlikten de huzur duymasını ve mutlu olmasını bilelim.

Unutmayalım ki “İki günü bir birine eşit olan zarardadır”( Hz. Muhammed S.A.V) anlayışı: Bizim Kültürümüzün meyvesidir.
detan şuan çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
 
Page generated in 0.08403 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (19865)