Mouse’un sağ tuşuna bir kez basarak yönetmediğimiz karakteri istediğimiz yere gönderebiliyor, basılı tutarak bizimle gelmesini sağlayabiliyor, hiç basmazsak enseye tokat atıp geri kaçabiliyoruz. Ekranda sürekli iki adet imleç bulunuyor. Bir tanesi yönetmediğimiz karakterin yerini, diğeri ise görevin yerini gösteriyor. Bu imleçlerin üstüne geldiğimizde bizden ne kadar uzaklıkta olduğunu görebiliyoruz. Görevin yeri deyince matah bir şey sanmayın lafın gelişi o. Ortada görev falan yok git şuraya adamları temizle sonra onların hepsi bitince birazda beridekileri hallet sonra yanlardan biraz al ama favorileri fazla kısaltma. En sonda birde tanka bin ki oyunda taşıt yok demesinler, var ama rezalet desinler.
Bütün ızdırap bu kadar mı? Tabi ki hayır böyle güzide bir oyun iflahımızı kesmeden bırakır mı? Gelelim oyunun grafik kısmına. Sanırım oyunda Lego Engine grafik sistemi kullanılıyor. Çünkü etkileşime girdiğimiz her şey kutucuklar şeklinde parçalanıyor. Örneğin bir binaya roket çarpıyor bunun sonucunda tamamen önceden belirlenmiş bir şekilde binanın bir parçası yerinden sökülüyor ve olduğu gibi yere düşüyor. Sonra oyuncakları kaldırırken düşen parçaları yerine takıyoruz ki kaybolmasın. Grafik konusunda söyleyebileceğim PC, PS3 ve Xbox 360 platformlarının üçüne de çıkan bir oyunda gördüğüm en felaket grafiklere sahip olduğu oyunun. İddia ediyorum ben PS2 de daha iyi grafikli oyunlar gördüm. Çevre modellemeleri, karakter model ve animasyonları, kaplamalar falan filan her şeyiyle oyun grafik konusunda mide bulandırıyor. Sitemizde de bulabileceğiniz ekran görüntülerini incelerseniz ne demek istediğimi belki daha iyi anlayabilirsiniz. Ha birde takıldığım bir başka noktada ölen düşmanların zeybek havasında ölmeleri. Kolları, bacakları sallanıp yere yığılıyorlar ve mutlaka bir yerleri havada kalıyor. Ardından aniden altlarına kırmızı bir halka yayılıyor. Bu kan efektini gördükten sonra zaten oyuna daha fazla dayanamadım.
En azından güzel bir seslendirme yapılmış olsun veya kaliteli müzikler olsunda havamızı bulalım diyorum ama yok arkadaş yok oyun istikrar abidesi çizgisini hiç bozmuyor. Yani ana karakterlerin seslendirmesi bile başarısız. Müzikler ise arkada bir şey çalsın da iğrenç seslendirmeler duyulmasın en azından denilerek koyulmuş yoksa koymaya pek niyeti yokmuş yapımcıların. Silah sesleri de vasatın üstünde değil yani ateş ettiğiniz hissini asla alamıyorsunuz.
Neyse böyle bir oyun hakkında daha fazla konuşup sinirlerimi hoplatmak istemiyorum. Oyun için söyleyecek iyi bir şeyler aradım, bir tane artı özellik söyleyeyim dedim ama nafile bulamadım. Yaşadığım bu büyük oyun açlığını değil gidermek bildiğiniz mideme oturdu oyun. Yapımcı Pivotal Games’e ve dağıtıcı Eidos’a buradan selamlarımı yolluyorum. Siz siz olun bu oyundan uzak durun. Denemek için dahi yaklaşmayın bu oyuna çünkü inanın harcadığınız zamana yazık. Özellikle PS3 sahipleri sakın ha sakın diyorum. Hadi diğerleri bir şekilde ucuz yoldan kurtarabiliyor ama PS3 sahipleri için acı bir tecrübeden başka bir şey olmayacaktır. Yazı içinde genelde hakim olan geyik havası nedeniyle affınıza sığınıyorum ancak bu tip oyunları da başka türlü incelemek mümkün olmuyor. Uzun lafın kısası biz kaliteli bir oyunun gelmesini beklemeye devam edelim...