Dabbet-ul Arz
Dabbet-ul Arz konusu; üzerinde en çok konuşulan/tartışılan hususların başında gelir. Kendi edindiğimiz sonuçlara geçmeden önce, geçmişten günümüze kadar gelen ve günümüzdeki tanımıyla başlayalım.
Geçmişte Yapılan Tanımlamalar:
================================================== =================================
"Söylenmiş olan (tehdit edildikleri şey) başlarına geldiği zaman onlara yerden bir dâbbe çıkarırız da, insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını kendilerine söyler." (en-Neml, 27/82) buyrulmaktadır.
Bu âyetten anlaşılan, dâbbenin bir hayvan-ı nâtık yâni konuşan bir canlı olduğudur (M.H. Yazır, "Hak Dini Kur'ân Dili", V, 3701 vd.).
Râğıbü'l-İsfahânî, yukardaki âyete dayanarak şöyle demektedir:
"Dâbbe, tanıdığımız hayvanlara benzemeyen bir hayvandır. Ortaya çıkması kıyamete yakın bir dönemde olacaktır. Bir de denildi ki: Bununla, cahiliyyede hayvan mertebesinde olan kötü insanlar kasdedilmiştir (Râğıb, "Müfredât", debb maddesi.)
Müfessirler yukardaki âyette (27/82) dayanarak "Dâbbetü'l-Arz"ın kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacağını söylerler. İbn Ömer'e göre, "dâbbe"nin çıkması hadisesi, dünyada iyiliğe emreden ve kötülükten sakındıran hiçbir fert kalmadığı zaman vuku bulacaktır. İbn Merdûye'nin Ebu Saîd el-Hudrî'den rivayet ettiği bir hadîse göre, aynı şeyi bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.)'in kendisinden Ebu Saîd de duymuştur. Bu da, insanın başkalarını iyilik yapmaya teşvik ve kötülükten sakındırma (emr bi'lma'rûf, mehy, ani'l-münker) vazifesini terkettiği zaman Allah'ın, kıyametin hemen öncesinde son ihtar vazifesini görmek üzere bir "dâbbe" meydana çıkaracağını gösterir. Mâmafih onun tek bir hayvan mı, yoksa bütün yeryüzünü istilâ edecek bir hayvan türü mü olduğu açık değildir (Mevdûdî, "Tefhîm", IV, 128)
Akaid kitaplarına, kıyametin alâmetlerinden biri olarak geçmiş olan "Dâbbetü'l-Arz" (bk. Pezdevî "Ehl-i Sünnet Akaidi", 352; Nesefî, "Akaid ", şerh ve haşiyesi Kesteli. 194) hakkında Peygamber (s.a.s.)'den şöyle rivayet edilir.
"İlk çıkacak kıyamet alameti, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vakti insanların üzerine "dâbbe''nin çıkmasıdır. Bu alametlerden hangisi önce belirirse, ötekisi onu kısa zamanda takibedecektir" (Müslim, Fiten, 118; İbn Hanbel, "Müsned", II, 201)
"Üç şey vardır ki bunlar çıktığı zaman, daha önceden iman etmeyen hiçbir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez: 1-Güneşin batıdan doğması, 2-Deccâl ve 3-Dâbbetü'l-Arz (Müslim, İman, 249; Tirmizî, Tefsîr, sûre 6)
"Dâbbe, yanında Hz. Musa (a.s.)'nın asâsı ve Hz. Süleyman (a.s.)'ın mührü olduğu halde çıkacaktır. Mü'minin yüzünü asa ile parlatacak, kâfirin burnunu da mühürle mühürleyecek. İşte o dönemde yaşayan insanlar biraraya gelecekler ve mü'minler, kâfir belli olacaktır" (Ahmed b. Hanbel, II, 491; Tirmizî, Tefsîr, süre: 27)
Bu konudaki rivayetler pek çoktur, ancak hiçbiri mütevâtir olmadığından, kıyamet gibi tamamen gaybî olan bir meselede delil olamazlar. Bunun için, "Dâbbetü'l-Arz"la ilgili teferruâtı bir yana bırakıp, Cenâb-ı Allah'ın bizi bununla ilgili olarak Kur'ân-ı Kerim'de bildirdikleriyle yetinmemiz, işin iç yüzünü ve mahiyetini O'na havale edip dabbetü'l-arz'ın kıyamete yakın zuhur edeceğine iman etmek en doğru yoldur. Bununla birlikte: "Gaybın anahtarları O'nun yanındadır. O'ndan başkası onları bilemez... " (el-En'âm, 6/59).
================================================== =================================
Günümüzdeki tanımlamalar:
================================================== =================================
11 Eylül saldırısı ve sonrasında Afganistan’ın bombalanmasının ardından, hergün bir başka medyada çıkan, “İslam ve terör”, “din ve savaş” konulu tartışmalarda ilginç gündemler oluşuyor. İkiz kulelere yapılan saldırı sonrasında ilahi mesajlar arayan medya, bu işe iyice sardı. Son olarak Star’ın 28 Şubat’tan sonra parlayan din yorumcusu Yaşar Nuri Öztürk, ünlü felçli bilgin Stephen Hawking’i “Dabbetül Arz” ilan etti.
================================================== =================================
Star, Dabbetül Arz’ı keşfetti!
“Sonsuz Özgürlük” savaşı bakalım bizi daha ne hallere sokacak? “İslam ve terörizm”, “İslamcılar ve
liberaller” tartışmaları filan derken, 11 Eylül katliamının ardından yapılan yorumlardan hareketle Kur’an’da Kıyamet’in alameti olarak yer aldığı söylenen “Dabbetül Arz”ın ünlü İngiliz teorik fizikçi Stephen Hawking’den başkası olmadığının açıklandığına da şahit olduk! Tahmin ettiğiniz gibi bu büyük keşfi, Star gazetesinin tam sayfa ayırdığı tek yazar olan Prof. Yaşar Nuri Öztürk’e borçluyuz…
Öztürk, “Günün yazısı” başlığı altında “dabbe”nin etimolojisini yaparak “İnsandan çok, debelenen bir varlığı andıran” bu varlığın Hawking olduğunu ilan ediyor. Hawking felçli ya, başından başka bir uzvunu oynatamadığı için “debeleniyor” ya…
Türk medyasında bugüne kadar eşine rastlanmamış bir hizmet; gazeteniz Star, refikleri gibi okurlarına İslam Ansiklopedisi ve Kur’an gibi zamanın ruhuna uygun hediyeler dağıtmak yerine, işi çok daha büyüterek Kıyamet’in alametini bildiriyor! “Laik basın”da -en başta “insanı günaha sokan gazete” Takvim’in hocaefendisi Prof. Zekeriya Beyaz olmak üzere- bize yol gösteren ulemanın varlığını epeydir yadırgamaz olmuştuk. Ama doğrusu bu kadarına hiçbirimizin hayalgücü yetişemezdi; bir günlük gazete bir tam sayfasını “Dabbetül Arz”ın Hawking’den başkası olmadığını öne süren “tez”e ayırabiliyor… Y.N. Öztürk, yazısını şöyle bitirmiş: “Dabbetül Arz’a selam, sevgi ve saygılar!..”(!) Hawking, bu işe ne der bilemeyiz ama şurası muhakkak ki “küçük kıyamet”e, yani “oynatmaya az kaldı”!
Bu ülkede Yaşar Nuri Öztürk’ü tanımayan tek bir kişi olabilir mi? Hiç sanmıyoruz; bir zamanlar Hürriyet’in erken davranıp okurlarına “Gerçek İslam”ı öğretmesi için köşe açtığı bu âlim, kısa sürede ekranların baş konuğu olmuş ve “Çıplak uyarıcı”lığını sevimli tartışma programlarında da sürdürmüştü. Hatırlarsınız, Öztürk’ün okurlarına ve izleyicilerine yaptığı çağrı, esas olarak “Kur’an’a dönmek”ti. Öztürk, ülkede olup bitene (en başta adına 28 Şubat denilen şeyler) kayıtsızdı. Somut hiçbir gelişmeyi yorumlamıyor, “nasıl”ına hiç girmediği “Kur’an’a dönmek” tezini tekrarlamakla yetiniyordu. Sonra (fazla uzatmadan atlıyoruz tabiî) Hürriyet’ten Star’a transfer oldu. Kim bilir kaç para transfer ve telif ücretiyle. Star, Öztürk’ü çok iyi karşılamış, kendisine bir tam sayfa tahsis etmişti. Bir tam sayfa, yaz yazabildiğin kadar!
Star’ın bugünkü (19 Ekim) sayısında yine bir tam sayfa yazı. “Dabbetül Arz çıktı mı?”
Yazının hemen üzerinde her zaman olduğu gibi, elini çenesine götürmüş olarak bize muzip muzip bakan yine o fotoğraf…
Yazının tek bir satırı bile atlanabilecek türden değil; birçoğunuz (kaçırmayın!) yazının tamanına göz atacak ama biz yine de birkaç noktanın altını çizelim:
Öztürk, yazısına “Dabbetül Arz” tartışmasına geçmeden piyasaya çıkan yeni bir kitabını tavsiye ederek başlıyor: “Dabbetül Arz’ın çıkıp çıkmadığını biraz sonra tartışacağız. Ama ‘Cevap Veriyorum’ adlı kitabımın çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kitap çıktı, vitrinlere ulaştı.” (Kitabının vitrinlere ulaştığını niçin “rahatlıkla” söyleyebildiği bir küçük muamma!)
Öztürk, bu kitabının “tam vaktinde” çıktığını belirtiyor. Neden? Çünkü, “İslam ve Müslümanlar konusunun dünyanın en sıcak gündem maddesini oluşturduğu bir sırada” çıktığı için. Kitap matbaaya ağustos ayında verilmiş ve ardından bir takım aksilikler olmuş ama “Hikmeti varmış!” Öztürk, kitabının çok yararlı olacağı kanaatinde; kitap aracılığıyla insanlığa önemli bir hizmet vereceği için çok mutlu olduğunu ifade ediyor. Yazar bu mutluluğu yaşarken “bazı basın mensupları” kendisinden Stephen Hawking’in son açıklamalarını değerlendirmesini istemişler.
Öztürk de, “Hawking hakkında şok yaratacak düşüncelerimi yeni çıkan kitabımdan okuyun” dedikten sonra, kitaptan bazı bölümleri “Günün yazısı”na taşımaya karar verdiğini açıklıyor ve başlıyor anlatmaya… Şaka değil, Öztürk’ün Hawking hakkındaki düşünceleri gerçekten de “şok yaratacak” nitelikte…
Öztürk; “Dabbetül Arz”a ilişkin açıklamalarını ve yazısının sonunda Hawking’in “Dabbetül Arz”ın ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu anlattığı satırların sonra şöyle sesleniyor: “Dabbetül Arz’a selam, sevgi ve saygılar!..”
Günlük Evrensel Gazetesi