Siyasetin gölgesinde dipte yalnız bir borsa...
Merkez Bankası'nın yarım puanlık faiz artırımının ardından YTL'de değerlenme sürerken borsa düştüğü yerden kurtulamayarak yatay seyrini sürdürüyor.
Hem dış piyasalarda son dönemde gözlenen olumlu hava, bütçe performansı, IMF'in 3,7 milyar doları serbest bırakması, Türk Telekom'la birlikte özelleştirmelerin sürmesi ve Merkez Bankası'nın faiz artırımına giderek gerekirse daha da artırabileceğini göstermesi YTL'nin hızla değerlenmesini sağlayan başlıca etkenler.
Ancak İMKB, belirsiz siyasi sürecin baskısını hissederken bu olumlu gelişmelerden bugüne kadar payını alamadı. AKP'nin kapatılması davasının Türkiye'yi nasıl bir süreçle karşı karşıya bırakacağı belirsizliğini korurken, seçenekler siyasi belirsizliklerin bu yıl sonu - gelecek yıl başında zirve yapabileceğini gösteriyor.
Bugünkü tabloda ortaya çıkan olasılıklar ise şöyle:
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerden çıkan sonuç partinin kapatılmasını engellemek için bir anayasa değişikliği yapılmayacağı yönünde. Bu kararda bir değişiklik olmazsa dava sonucu beklenecek. Sonuç kapatma ve Başbakan Erdoğan dahil 39 milletvekilinin yasaklanması yönünde olursa milletvekilleri seçimiyle genişletilmiş bir yerel seçim dönemi yaşanacak.
Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Muammer Aydın'ın açıklamaları, AKP yöneticilerine siyasi yasak gelmesi durumunda bu kişilerin bağımsız olarak milletvekili adayı olabileceğini gösteriyor.
Yeni bir durum ortaya çıkmazsa gelişmeler Tayyip Erdoğan dahil yasaklı milletvekillerinin bağımsız olarak Meclis'e dönmeleriyle noktalanacak bir seçim sürecini başlatabilir.
Dava sürecindeki belirsizlikler, seçim dönemi ve sonrasında yaşanacaklar İMKB'nin en kötü performans gösteren borsa ünvanını korumasını sağlıyor.
MSCI endekslerine göre Türkiye bu yıl % 28,2 gerilerken, gelişmekte olan piyasalar endeksinin bu yıl sadece % 1,94 gerilemesi diğer ülkelerle farkın giderek açıldığını ortaya koyuyor.