|
İlgi: Söylencelerin Tükenmeyen Kaynağı Kaz Dağları
Osmanlı'da vergi toplamaya çıkan ozamanın vergi memuru, at üstünde günlerce köy köy dolaşarak vergi toplar, 10-15 gün evinden, çocuklarından ve kadınından uzak kalırmış. Eve dönerken bir kese kağıdı çerez alır gelirmiş her seferinde. Çocuklarına özlemi ayrı, kadınına ayrı. Eve geldiğinde çocuklarıyla öpüşüp koklaştıktan sonra, aldığı çerezi odaya serpiştirir çocuklarının uzunca bir süre oyanlanmalarını sağlarmış. Daha sonra kadınıyla olan özlemini, hasretini giderirmiş. Bu hikayeyi hep ülkemiz gerçeğine benzetmişimdir. Yıllarca hep önümüze dökülen çereze şükretmek zorunda bırakıldık. Gerisi malum! Devlet bakanı MİR'in dediği gibi, devlet vatandaşını hep yaramaz bir çocuk gibi gördü, etrafına hep çit ördü, çite zarar verenler infaz, hatta yargısız infan edildi. Şimdi çıkardıkları yasalarla özeleştirme adına hepinizin bildiği satışları yaptılar, şimdi sıra geldi ülkenin madenlerine, dağlarına. Çevrede satılırsa bizde satılmış olacağız. Sürdürülebilir yaşam hakkımız elimizden alınıyor, uyanın! Yaşamımızı sürdürmek için en temel haklarımız yok edilecektir.
Yazılarıma karşıt olarak gelen yazılar ve sataşmalar, bilgisi olmayan bilinçsiz kişilerden gelmektedir, veya cebini düşünen ülke içindeki işbirlikçilerden. benim ve çevrecilerin arkasında protestan derneklerinin olduğunu yazanlar oldu. Biz bir avuç gönüllü çevreciyiz. Arkamızda da, önümüzde de biz varız, ama sizin arkanızda anlaşılıyor ki, cemaat liderleri var. Karşıt bildirenlerinde cemaat üyesi olduğunu anlamaktayım.
İnsanları cennet-cehennem diye korkutan bu insanlara son sözüm;
Önce bu dünyanın cennetine sahip çıkın, biz şuanda onu yapıyoruz.
KAZDAĞLI
|