|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 15,103
|
Açık Denizlerde balıkçılık
Açık deniz balıkçılığı kıyı deniz balıkçılığından daha verimli olmasının yanında bir çok sorun ve sorumluluk getirir. Çoğu zaman gözümüzü alamadığımız uzaklar deniz patlayınca bir kabusa dönüşebilir. Bunun için denize açılmadan önce bazı şeylere muhakkak dikkat edilmesi gerekiyor. Birincisi; kayık veya teknenin güvenilir olması gerekiyor. Şu zamana kadar edindiğim tecrübelere göre benzinli kıçtan takma motorlu teknelere hiç güven olmuyor. Kıyıda gayet güzel çalışırmış gibi görünen motor denize açıldığında çalışmıyabiliyor. Ne kadar bakım yaptırsanız ne kadar üzerine titreseniz motorun farketmiyor. Benim önerim yeni bir kayık alacaksanız ahşap bir tekne ve içten takma dizel bir motor almanızı öneririm. 5 metre kayık 15-20 beygir bir motor yeterli olacaktır. Tabi bu seçimde yanında bazı kürfetler getirecektir. Öncelikle her sene kayık ciddi bir bakım gerektirir. Fitilleme, macunlama boyama işlemleri hem zahmetli hemde pahalıdır. Diğer yandan dizel motor fazla bir bakım gerektirmeyecektir. Ama bunlar ahşap kayık sahibi olmaya değer bence. Ahşap kayığın avantajlarından behsetmek gerekirse, tahta suya girince ağırlaşacağından suya daha iyi oturur. Böylece kötü havalarda tehlikesizse kullanılabilir.Yani daha denizcidir.Motorun bozulması halinde kürekler kullanılarak en yakın koya kaçma veya geri dönme ihtimaliniz daha fazladır. Bir başka seçenek ise günümüzde bir çok amatör balıkçının tercih ettiği fiber glass teknelerdir. Bu tekneler camsı bir madde olan fiberden yapılmış olup dolayısıyla çok hafiftirler ve çok az bakım gerektirir hatta hiç gerektirmezler. Böylece zamanı az tatili kısa olan kişiler için çok uygundur. Bu teknelere kıçtan takma benzinli motor takılır. Son yıllarda ahşap üzeri fiber kaplı tekneler yapılmaya başlanmıştır. Bu tekneler ise ahşabın denizciliğini fiberin dayanıklılığı ve bakım gerektirmemesiyle birleştirerek mükemmel modeller ortaya çıkarmaktadır. Fakat bu tür teklenelerin fiyatları neredeyse iki tekne fiyatına ulaşabiliyor. Şu an bende 4 metre boyunda 8 beygirlik bir fiber var ama ilerde sözünü ettiğim teknelerden almayı istiyorum. Eğer maddi durumunuz müsaitse size önereceğim tekne fiber tahta karışık yapım teknelerdir.
Ön Hazırlık: İkinci olarak denize açılmadan önce bir ön hazırlık şarttır. En önemlisi denize açılmadan benzin veya mazot deposunu kontrol etmektir. Şayet depo kapağındaki küçük hava havası açık unutulduysa benzin uçabilir ve benzin olduğunu zannetmenize rağmen yolda kalabilirsiniz. Söyleyeceklerim size garip gelebilir ama bunlar hep yaşanmış tecrübelerdir ve sabah sabah insanın dalgınlığına gelebiliyor. Denize açılmadan önce yemleri, bıçağı, oltaları, şapkaları, suyu mutlaka yanınıza alın! Ben suyu 1/2 litrelik pet şişelerde akşamdan buzluğa yatırıyorum. Bir kaç tane de alt tarafa koyuyorum. Böylece başta dolaptan çıkan suları sonrada buzu çözülmüş suları içebiliyorusunuz, suyun soğuk olması hele hava da sıcak ise çok ferahlatıyor insanı. Bence en iyisi kendinize göre bir liste yapın ve ona kapıdan çıkmadan önce bir gözden geçirin. Eğer hava çok sıcaksa uzun kollu bir keten gömlek ve yine keten bir pantolon giymenizi öneririm. Eğer cep telefonunuz varsa mutlaka yanınıza alın. Eğer fazla açılmayı düşünüyorsanız yanınıza mutlaka bir Türk bayrağı alın ve avlanma belgelerinizi tamam edin yanınızda. Tarım ve köy işleri bakanlığından amatör balıkçılık belgesi alabilirsiniz. Sahil güvenlik bu belgeleri istiyor eğer yoksa kayığınıza el koyabiliyorlarmış derdinizi de anlatamıyormuşsunuz. Denize açılmadan önce akşamdan mutlaka hava durumunu dinleyin. TRT2'de ki hava durumu baya doğru öneririm. Bir başka önerim ise kesinlikle denize yalnız çıkmayın. Yanınıza güvendiğiniz bir arkadaşınızı alın. Tanımadığınız kişilerle denize çıkmaktan kaçının! Bu çok önemli çünkü dünyanın bin türlü hali var. Hem yanınızda birisi olması balıkçılığın zevkine zevk katacaktır. Yemler: Açık deniz balıkçılığında yem, hayati önem taşır. Benim kullandığım bir kaç yem çeşidi var. Bunlar, sardalya, sülinez, karides, sübyedir. Bunları dışında maun, kalamar, solucan gibi bir çok canlı da yem olarak kullanılabiliyor. Bunların içinde özellikle maun çok avcı bir yem olduğunu söylemek gerekir. Özellikle çupra için birebirdir. Ben bu yemi ilk defa göcekte gördüm. Fakat benim balık tuttuğum yerde bir türlü denk gelmedi. Benim favorim özellikle mercan, kupa, izmarit avında; sülinez karides ve sardalyadır. Aslında bu yemlerin hepsinin kendine has özellikleri vardır. Sardalya özellikle balığı av mahaline toplamak için, koku yapmasını sağlamak için kullanılır. Sardalyanın hazırlanışı şöyle olur: Öncelikle taze sardalya alınır. Daha iyi sonuç almak istenirse bir miktar ılık su içinde biraz bekletilir. Böylelikle sardalyanın pulları kolayca gövdesinden ayrılır. Daha sonra bir gazete kağıdın üzerine yayılarak üzerine göz kararı bir miktar kaya tuzu serpiştirilir. Gazete kağıdı bir rulo haline getirilerek buzdolabın alt gözünde saklanır. Tuzu gören sardalya sertleşip balığın alması zor bir yem haline gelir. Bir gece dolapta bekletildikten sonra av mahalinde kafası ve kuyruğu kesildikten sonra enine çok keskin bir bıçak ile uygun boyutlarda kesilerek oltaya takılır. Bir başka iyi yem ise sardalyaya göre daha tok bir tem olan karidestir. Karides balıkların karşı koyamadığı bir yem olmakla beraber ekonomik bir yem değildir. Karidesi size önerim ayıklanmış değilde bütün olarak alın. Kafasını ve bacaklarını kopardıktan sonra kabuğunu soyun ve içindeki beyaz eti dilediğiniz boyutta keserek kullanın. Çok iğneli bir oltada yalnızca karides kullanılmasını önermem. Sardalyanın yanında 2 iğneye takılarak iyi sonuş elde edilebilir. Çünkü balığın bu yemi çalması sardalyadan daha zordur. Kullanılabiliecek başka bir yem ise sülinezdir. Bu kabuklu canlı kumluk yerlerde bir şiş yardımıyla çıkartılır. Bu işlem hem zahmetli hem de ustalık gerektirir. Ama piyasada bu yemi bulmak mümkündür.Midye dolma yermiş gibi kabuğu ayıklanır içindeki canı uygun boyutlarda kesilerek oltaya takılır. Bazıları tuzlayarak kullansada ben hiç bir faydasını görmedim. Sübye de ben pek tercih etmesemde balığın bol olduğu zamanlar kullanılabilecek bir yemdir. Eti çok sert olduğundan paragedi gibi çok iğneli takımların yemlenmesinde kullanılır. Kalamara çok benzeyen bir yem olan sübye kalamar ile karıştırılmamalıdır. Kalamar ekonomik değeri yüksek lezzetli bir besindir. Sübyenin böyle bir özelliği olmamasından oldukça ucuza temin etmek mümkündür. Midye ise bir çok amatör balıkçının ilk göz ağrı yemlerindendir. Fakat açık denizde yemin bolca olması gerektiğinden ve o kadar midyeyi bulmak güç olduğundan benim fazla tercih ettiğim yemlerden değil. Midye kayalara ve iskele ayaklarına yapışık olarak bulunur ve kolayca çıkartılabilir. Unutmamak gerekir ki; balık olmayınca en iyi yem bile işe yaramazken, balık çokken en kötü yem iş yapmaktadır. Suni yemler: Bu yemler teknenin arkasından çekilmek suretiyle kullanılır. Özellikle mayıs ayında kıyıdan çekilen silikon balığa levrek çok istekli vurur. Eylül, ekim, kasım aylarında ise söğüt yaprağı kaşığa lüfer atlar. İpek çekilerek yılın her mevsimiz ama özellikle eylül ayında zargana yakalayıp uzun olta ile lüfer avlamak büyük zevktir. Kaşıkla avcılıkta mevsim, saat, yer büyük rol oynuyor. Yanda ithal tüylü kaşıklar görünüyor. Bunlara benzer yapma balıklar ülkemizde de satılıyor. Yemleme Balıkçılıkta yemleme ve koku en az iyi bir av yeri kadar önemlidir. Ben balığı toplamak için bir önceki avdan kalan artmış yemler, balık iç organları, balık kafaları kısacası elime ne gelirse doldurup ince kafesli kadın çorabının içine koyup, iyice ezdikden sonra bir ağırlıkla birlikte kayıktan sarkıtıyorum. Kesinlikle işe yaradığını söyleyebilirim ve şiddetle öneririm. Sonuç almak için en az 10 dakika beklemek gerekiyor. Kokuyu alan balıklar oltaya daha bir istekli vuruyorlar. Bunun dışında 2 sene gazetede fishmax diye reklamı yapılan ürün tamamen kandırmaca. Almayı düşünenlere duyurulur! Balık yeri: Açık deniz balıkçılığında bence anahtar kelime yerdir. İyi bir av yerindeyseniz takımlarınız ne kadar kötü, yemleriniz ne kadar bayat olursa olsun, ne kadar acemi olursanız olun mutlaka balık tutarsınız. Altı kayalık, veya bir geminin battığı yerler iyi bir av yeri olarak kabul edilebilir. İyi bir av yeri bulmanın bir kaç yolu vardır. Sonar kullanarak derinlikteki ani değişimlere bakarak, deneme yanılma yoluyla,Çevreyi iyi bilen bir balıkçıyla balığa çıkıp yerlerin kerterizini almak. Kerteriz nasıl alınır ? Kertezi işlemi aslında basit iki geometrik prensibe dayanır. İki noktadan bir doğru geçer. İki doğru bir noktada kesişir. Yandaki şekilden de anlaşılabileceği gibi denizde yerinizi işaretlemek için karadaki 4 tane noktadan faydalanılır. Daha sonra bu 4 nokta çakıştırılmak suretiyle o noktaya dönülebilir. Burada dikkat edilecek nokta açık havalarda alınan kerterizlerin buğulu havalarda görülememesidir. Buna dikkat etmek gerekir. Olta Takımları: Bir çok tür olta çeşidi olsada kayıkta kullanılacak olta fazla değildir. Ben, kurşunu ucunda olan 4-5 köstekli olta kullanırım. Beden olarak 40 numara misine uygun oluyor. İnce misine kayığa çekince ayak altında karışabiliyor. İğne olarak uygun boyutlarda mustad marka iğne öneririm. Bu iğneler gerçekten kaliteli ve çok zor paslanıyor. Oltayı yapmak için belli başlı düğümleri bilmek gerekiyor. İnternette bu düğümleri göstereren bir çok site var. Düğümleri burada bir daha vermeyeceğim. Bilmeniz gereken düğümler: Misineye iğneye bağlamak Misineyi misineye bağlamak Fırdöndüye misine bağlamak Bence bu 3 düğüm yeterli. Diğer düğümler özel amaçlar için düşünülmüş düğümlerdir ve çoğunlukla kullanılmazlar bile. Eğer çapari yapmayı düşünüyorsanız muhtemen hazır almak zorundasınız. Ben kırçıllı çapari kullanıyorum. Şimdilik bu kadar. İğneleriniz keskin, oltalarınız dolu olsun, rastgele. Alıntı |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |