|
||
|
|
#426 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,225
|
İlgi: Fıkralar...
Çocuklar öğle yemeği için
Katolik ilkokulunun kafeteryasında sıraya girmişlerdi. Masanın başında büyük bir elma yığını vardı, Rahibe bir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı: "Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor" Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda büyük bir çukulatalı çörek yığını vardı. Bir çocuk not yazmıştı, "İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor" |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#427 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir:
- Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin. Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur: - Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz. |
|
|
|
|
|
#428 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Dede Bahçede Oynayan Torununu Izler.
Torunu Bahçede Kazma Kürek Oynarken Bi Deliğin Için De Solucan Bulur çekip çikarir Solucani O Sira Dedesi Bunu Fark Eder Ve Torunun Zekiliğini ölçmek Için Yanina Gidip - "o Solucani Tekrar Deliğe Sokabilirmisin " Der. Torunu: -"evet Dede" Der. Dedenin Suratinda Hafif Bi Tebessümle: -"sen Onu Tekrar Deliğe Sok Benden Sana 10 Lira " Der. çocuk Içeri Annesinin Odasina Koşar Saç Spreyini Kaptiği Gibi Solucana Sikmaya Başlar Solucan Kalem Gibi Düzleşir. Geri Bahçeye Döner Ve Aynen çikardiği Gibi Deliğe Sokar Dede şaşkin şaşkin 10 Lirayi Torununa Verir.. Ertesi Gün çocuk Gene Bahçede Oynar Bu Sefer Ninesi Yanina Gelir çocuğun Eline 20 Lira Sikiştirir Ve: -"sen Dedene Neler öğretmişsin öyle"
__________________
|
|
|
|
|
|
#429 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
adamın birinin çok yaşlı bi eşşeği varmış.o kadar yaşlıymış ki artık faydasından çok zararı dokunuyomuş.adam gece uyumadan önce ellerini açıp dua etmiş.
- "allahım al şu eşşeğin canınıda oda kurtulsun bende" sabah olunca ahıra gider ve ne görsün bide bakmış eşşek ölecegıne eşşegin yerine yanındaki at ölmüş - "adam ellerin kaldırmış ey kurban oldugum allahım bi atla eşşegi ayırt edemedinmi?" |
|
|
|
|
|
#430 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Hükümet erzurum'a bir yazı gondermiş:
- kışın soğuk geçeceği anlaşılmaktadır. kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını ve stok durumunu acele bildiriniz. erzurumlu bir koy muhtarı da hemen ankara'ya cevap yazmış: - yakıtımız pohtir... numarası yohtir... stokumuz çohtir... |
|
|
|
|
|
#431 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulübe bulurlar.
Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve birsürü battaniye bulunmaktadır. Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir. - Ben yerde uyku tulumunda uyurum, der. Sekreter yatağa yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar: - Efendim, ben çok üşüyorum. Adam fermuarı açar, uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar: - Efendim, ben hala çok üşüyorum. Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar: - Ben yine çoooook üşüyorum. Adam yattığı yerden: - Bir fikrim var, der. Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz. Genç kadın kıkırdar: - Tamam, bana göre hava hoş. Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır: - Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!
__________________
|
|
|
|
|
|
#432 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu
meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı çekilmez bir hal aldığında tıbbi bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder. Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine; "Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var," der doktor. - "Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum." - "Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim." - "Peki kötü haber nedir doktor bey?" - "Çok nadir görülen bir durum. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak." Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar; - "Ne yapsam acaba; erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım, kimin için yaşarım, el içine nasıl çıkarım?" Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir. Hastaneden taburcu olduğunda, "Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir baslangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri. "İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkana girer. Tezgahtara, - "Yeni bir takım elbise istiyorum," der. Tezgahtar Joe'yu şöyle tepeden tırnağa bir süzer ve; "Bir bakalım; 44 beden!" der. Joe gülerek, - "Kesinlikle doğru, nereden anladınız?" "Bu benim işim". Joe takım elbiseyi dener. Üstüne 'cuk' diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken tezgahtar sorar; - "Yeni bir gömlek de ister misiniz?" Joe bir kaç saniye düsündükten sonra "Elbette" der. Tezgahtar Joe'ya şöyle bir bakar; - "Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka." Joe şaşırır; "Kesinlikle doğru, nereden anladınız?" - "Bu benim işim!" Joe gömleği giyer. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgahtar sorar; "Yeni ayakkabıya ne dersiniz?" - "Evet, lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım." Tezgahtar Joe'nun ayaklarına bakarak; "Evet... 9-1/2... E." Joe iyiden iyiye afallar; - "İnanamıyorum, bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!" Tezgahtar; "Efendim, bu benim işim." Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar ayağına tam uyar; şöyle dükkan içerisinde bir tur atarken tezgahtar; - "Beyefendi, vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka vereyim ben!" der. Joe aynaya bakarak kendini beğeniyle izler ve - "Evet, bir de şapka bakayım kendime!" der tezgahtara. Tezgahtar Joe'nun kafasına bakarak; - "Eveeet... 7-5/8." Joe yine şaşkın bir şekilde tezgahtara; - "Evet, doğru. Nereden bildiniz?" diye sorar. Tezgahtar iyiden iyiye havaya girmiş bir sekilde; - "Bu benim işim efendim" der. Şapka da süper oturmuştur kafasına. - "Vayyy beee, ulan ben neymişim beee.. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgahtar bu sefer "Size bir tane de don verelim efendim." Der. Joe birkaç saniye düşünür ve - "Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der. Tezgahtar geri adım atarak - "Eveeet.. 36 beden!" der. Joe gülerek; - "İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der. Tezgahtar kafasını sallayarak - "Hayır, size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..
__________________
|
|
|
|
|
|
#433 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
18 yasindaki kiz, annesine iki aydir hastalanmadigini soyler.
Annesi, cok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuclar kizinin hamile oldugunu gosterir. Anne cildirmistir, bagirir cagirir ve "Bunu yapan hangi domuz,bilmek istiyorum!!!" der. Kiz telefon acar ve yarim saat icinde bir Ferrari evin onunde durur, icinden hafif kirlasmis saclari ve cok pahali bir elbisenin icinde manyak yakisikli biri iner ve kapidan iceri girer. Anne baba ve kizla beraber otururlar. Adam: " Kiziniz durumu anlatti" der. "Kisisel durumumdan dolayi kizinizla evlenemem. Ancak tum sorumlulugu aliyorum" der. "Eger bir kiz cocugu dogarsa, annesine bir ev, bir yazlik villa ve 1 milyon dolarlik bir banka hesabi..." "Eger bir erkek cocuk olursa, birkac fabrika ve bir milyon dolarlik bir hesap..." "Eger ikiz dogarsa, her ikisine de 500 bin dolarlik hesap ve birer fabrika verecegim." der. "Ancak dusuk olursa...." O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostca adamin omuzuna koyar ve "O zaman tekrar denersiniz evladim " der.
__________________
|
|
|
|
|
|
#434 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Genç adam yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca
karısından bir fincan daha çay isterken 'Çiçeğim, bir bardak daha verir misin?' der. Sonra da 'peteğim, hiç şekersiz lütfen' diye ekler. Kendisine 65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği tavşan kanı çayı alırken de 'bebeğim, sana çok zahmet oldu' diye ekler.Genç adam, yaşlı amcanın karısı *kullanıldığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir 'Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz?' diye sorar. Yaşlı ama dinç adam,'40 seneyi geçtik evladım' der. Genç adam: 'Vallahi maşallah, Allah *muhabbetinizi arttırsın. Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba 'Yanakları pembeleşmiş teyze 'Doğru, birkaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor' deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kulağına doğru eğilerek: 'Şiişşt,çaktırma, 2 sene önce adını unuttum, hala hatırlayamıyorum...
__________________
|
|
|
|
|
|
#435 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,225
|
İlgi: Fıkralar...
KÜÇÜK Bİ KUSUR
Minik kız elinde karnesiyle evden içeri girmiş. Karnesini babasına göstermiş. Babası bir bakmış baştan aşağı pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama öğretmen karnenin altına şöyle bi not düşmüş: - "Çok akıllı ve yetenekli bir çocuk fakat bir kusuru var, derste çok konuşuyor. Buna nasıl son verebileceğimiz hakkında fikirlerim var, en kısa zamanda siz velisiyle de paylaşmak istiyorum" Baba bunun üzerine karneyi imzalamış ve öğretmenin görüşlerinin altına kendi de bi not düşmüş: "Lütfen paylaşalım, çünkü işe yararsa ben de annesinde uyguluyacağım.." |
|
|
|
|
|
#437 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Erzurumlunun hanımı hastalanmış, Erzurum Devlet Hastanesine doktora götürmüş...
Doktor kadını uzun uzun muayene etmiş... Röntgen çektirmiş... İncelemiş. Hastayı bir daha muayene etmiş... Dönmüş kadının kocasına; "Biliyor musun, senin hanımın dalağına bir şey dokunuyor!?..." Erzurumlu yanıtlamış: -Teveccühünüz dohtor beg. |
|
|
|