|
||
|
|
#576 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Oldukça seçkin görünüşlü bir bayan uçakla İsviçreden dönmekteydi. Yanında oturmakta olan rahibe
- Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?' diye sordu. -Rahip ' Elbette kızım, senin i? ne yapabilirim?' diye cevapladı. - Kadın 'Kendime yeni bir epilasyon aleti aldım ve buna oldukça bir para saydım. Sanırım limitlerin oldukça aştım ve geçerken elimden alırlar diye korkuyorum. Acaba gümrükten geçişte bunu cübbenizin altına saklayabilir misiniz?' -Rahip 'Tabi ki yapabilirim evladım ama biliyorsunuz ki ben yalan söyleyemem.' diye yanıtladı. -Kadın ' Peder, eminim ki size soru filan sormazlar' dedi ve pahalı epilasyon aletini pedere verdi. Uçak havaalanına vardı. Peder gümrükten geçeceği sırada görevli -'Peder, bildireceğiniz herhangi bir yükünüz var m?' diye sordu. Bunun üzerine - Peder 'Başımdan kuşağıma kadarki bölümde açıklayacağım herhangi birşey yok, evladım' dedi Bu yanıtı garip bulan görevli - 'Peki kuşağınızın altında kalan bölümde neyiniz var?' diye sordu. - Peder yanıtladı: -: 'Kadınların kullanımı için dizayn edilmiş mükemmel, küçük bir alet var, ancak şimdiye kadar hiç kullanılmadı!!' Görevli kahkahadan kırılarak: -'Tamam peder geçebilirsin, sıradaki!..
__________________
|
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#577 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Yaslı bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür hastahanede yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi vardır. Ord. Prof. basta, arkasında Doç'lar, sonrasında başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende 'Vizitelere' uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Ord. Prof sorar:
- Radyolojik tetkikler? Hemen filmler ışıklı panoya yerlestirilir. Sert ve kararlı bir ses: - EKG ? Derhal 'Trase' hocanın önüne serilir, - Eforlusu ? O da hemen açılır hocanin önüne. - Laboratuvar tetkikleri? Her sey önceden hazirlanmistir. - Elektroansefalografi ? - Buyrun hocam. - Emar ? Disarida çektirilmis(!) emar da konulur büyük patronun önüne. - Sintigrafi? Anjiyo?... derken büyük şef sorar : - Scan oldu mu ? Kadından gelen cılız bir ses : - Bi onu yapmadılar !
__________________
|
|
|
|
|
|
#578 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtigi adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına çağırdı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:
- 'Para nerede?' Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - 'Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiginizi anlamıyorum.' Tercüman tercüme etti: - 'Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. ' Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı: - 'Şimdi sor bakalım, para nerede.' Tercüman işaretle sordu: - 'Para nerede?' Sağır, dilsiz kan ter içinde isaretle yanıt verdi: - 'Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacınn kovuğunda yüz bin dolar var.' - 'Ne söyledi?' dedi Baba. Tercüman yanıtladı: - 'Dedi ki, hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g..t istermiş.'
__________________
|
|
|
|
|
|
#579 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Titanik battığında üç kişi kurtulur. (ingiliz,fransız ve temel)
İngiliz sadece golf sopasını, fransız sadece golf topunu kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız - 'Hadi golf oynayalım' demiş. ingiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş: - 'ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum' deyince , - 'çok kolay, sopa, top ve delik lazım' demişler. ingiliz: - 'bende sopa var.' fransız: - 'bende de top var.' temel: - 'ben oynameyrum.' |
|
|
|
|
|
#580 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktor da adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki: - "Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel." Adam bir hafta sonra gelince doktor: - "Öksürüğün nasıl oldu?", deyince adam da: - "Cesaret edip de öksüremiyorum ki!"
|
|
|
|
|
|
#581 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Çoban'ın biri dere kenarında koyunlarını otlatıyormuş. Tam o anda, yanına bir Cherokee Jeep yanaşmış. Brioni gömlek, Cerruti ayakkabılar giyen, Ray-Ban gözlüklü ve YSL kravatlı bir sürücü aşağıya inmiş ve çobana sormuş.
— Eğer kaç tane koyunun olduğunu bilirsem bana onlardan bir tanesini verir misin? Çoban bir adama birde koyunlarına bakmış, 'Tamam' diye cevap vermiş. Genç adam arabasını park etmiş, telefonunu bilgisayarına bağlamış bir NASA sitesine girmiş, GPS’ ini kullanarak yeri taramış, bir database ve logaritma ile doldurulmuş 60 Excel tablosunu açmış ve 150 sayfalık bir rapor basmış. Çoban'a dönmüş, - 'Tam olarak 1586 adet koyunun var' demiş. Çoban 'Doğru' diye cevap vermiş, 'Koyununu alabilirsin.' Genç adam koyunu almış ve jeep'inin arkasına koymuş. Bu sefer çoban genç adama dönmüş, -'Eğer senin ne iş yaptığını bilirsem koyunumu geri verirmisin?' diye sormuş. Adam, 'Evet neden olmasın" diye yanıtlamış. 'Sen Dunya Bankasi'nda Danışmanısın' demiş çoban. Adam sormuş, 'Nasıl oldu da bildin?'. Çoban, 'Çok basit" diye cevap vermiş.' Buraya çağrılmadan geldin, bu bir.. İkincisi benim bildiğim bir şeyi bana söylemek için benden bir koyunumu istedin. Üçüncüsü yaptığın hiçbir şeyden anlamıyorsun çünkü köpeğimi aldın!
__________________
|
|
|
|
|
|
#582 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Bir Afrika ulkesinin devlet baskani Rusya'ya Yeltsin'e ziyarette
bulunur. Resmi gorusmeler derken Rus ruletini ogrenir ve cok begenir. Yeltsin'e de kendi ulkesine geldigi zaman Afrika ruleti ogretecegine soz verir. Bir zaman sonra Yeltsin bu ul***e gider. Resmi gorusmelerden sonra "Sayin Baskanim, bana Afrika Ruleti ogreteceginizi soylemistiniz" der. Baskan: -Tabi sayin Yeltsin. Yanlarina 6 tane birbirinden guzel (zenciler de guzeldir) ve ciplak kiz getirilir. Afrikali baskan: -Iste Sayin Yeltsin bunlardan sectiginiz bir tanesi size oral **** yapacak. Yeltsin: -Iyi ama heyecan bunun neresinde? Afrikali Baskan: -Sayin Yeltsin, bu kizlardan biri YAMYAM !... |
|
|
|
|
|
#583 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Amerika'da koyu dindar dört kadın, bir yandan kahve içiyorlar, bir yandan da sohbet ediyorlardı. Birinci kadın oğlundan söz açtı.
- 'Benim oğlum rahiptir' dedi. 'Bir topluluğa girdiğinde herkes ona 'Peder' der. İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti. -'Benim oğlum da papazdır' dedi. 'Bir topluluğa girdiğinde herkes kendisine 'Aziz Peder' der. Üçüncü kadın da oğluyla övündü: 'Benim oğlum ise kardinaldir' dedi. 'Bir topluluğa girdiğinde herkes ona 'Yüce Aziz' der.' 3 kadın biraz daha oğullarıyla gurur duyduklarını anlattıktan sonra dördüncü kadına döndüler, onun bir şeyler anlatmasını beklediler. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, ***ifle kahvesini yudumluyordu.Ilk üç kadın bir ağızdan sordular: - 'Ya senin oğlun ?' dediler. - 'Sen de söz etsene oğlundan... Dördüncü kadın, kahvesinden son yudumunu da aldıktan sonra ağır ağır konuşarak oğlunu anlatmaya başladı: -Benim oğlum, 1.95 boyunda, dalgalı siyah saçlı, yeşil gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece güzel giyinen ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir kişidir ' dedi. 'Bir topluluğa girdiğinde onu gören bütün kadınlar birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'Oh my God!' derler.
__________________
|
|
|
|
|
|
#584 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Amerikalı sadece paraya ve maddiyata dayalı hayatından bıkıp usanınca;
Herşeyi satıp savmış, Hindistan'a gitmiş. Memleketin kuş uçmaz, kervan geçmez bir köşesinde yaşayan, şöhretini duyduğu bir gurunun kapısına dayanmış. Yalvarmış, yakarmış ve sonunda eşiği aşmayı başarmış. Guru, otlardan, samanlardan yapılma bir kulübe göstermiş Amerikalı'ya. 'Burada inzivaya çekileceksin' demiş. 'Kimseyle görüşmeyeceksin, kimseyle konuşmayacaksın, su ve ekmekle Yetinip tefekküre dalacaksın!..' On sene geçmiş. Guru bir gün, Amerikalı'yı yanına çağırtmış: "3 kelime söyleme hakkın var. Seni dinliyorum!" Zar zor konuşmuş Amerikalı: - Karnım çok aç! "Günlük tayınını biraz artırın!" demiş guru ve kulübesine geri göndermiş. Bir on sene daha geçmiş. Tekrar yanına çağırtmış;"3 kelime söyleme hakkın var. Dinliyorum!" - Yatak çok sert! "Altına biraz daha saman ilâve edin!" demiş, kulübesine geri göndermiş. Bir on sene daha geçmiş, guru, bir kez daha yanına getirtmiş Amerikalı'yı. "3 kelime hakkın var. Dinliyorum!" - Evime gitmek istiyorum! - S...r git ulan nereye gideceksen! Zaten geldiğinden beri vır vır vır, devamlı şikâyet...
__________________
|
|
|
|
|
|
#585 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!" -"Al baba..." Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf. -"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!" -"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum
__________________
|
|
|
|
|
|
#586 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Hindistan'a, kaplan avına giden John'un ailesine gelen telgrafta şunlar yazılıydı:
"John, avda öldü. Cenazesi ayın 17'inde Londra'da olacak." Ayın 17'sinde John'un ailesine kafes içinde büyük bir Bengal kaplanı geldi. Bunun üzerine aile, Hindistan'a telgraf çekti: "Kaplanı aldık. John'un cenazesini bekliyoruz." Cevap geldi: "John'un cenazesi kaplanın karnında." |
|
|
|
|
|
#587 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Fıkralar...
Lokantada, müşterilerden biri garsona seslenmiş:
- Bakar mısın evladım... Bana bir pilav, üstüne de biraz et. Az ötede masada Borazan Tevfik oturuyormuş. Yemeğinden başını kaldırıp o da garsona dönmüş: - Bana da bir pilav... Ama üstüne etme! |
|
|
|