|
||
|
|
#126 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KAZAN ÖLDÜ
Hocaya bir gün kazan lâzim olmustu. Gitti komsusundan aldi, fakat verirken kazanla beraber bir de içinde küçük bir tencere verdi. Komsu kazani alirken: Hocam bu içindeki tencere ne oluyor? diye sordu. Hoca: Kazan dogurdu komsu, dedi. Komsu maalmemnuniyetle kabul etti. Aradan zaman geçti, hocaya gene kazan lâzim olup komsusundan aldi. Fakat aradan günler; haftalar geçtigi halde hoca kazani getirip vermiyordu. Komsu: Hocam bizim kazan ne oldu? diye sordu. Hoca merhum, gayet üzgün bir edâ ile: Komsu hiç sorma! Kazan öldü. Bu zamana kadar size söylemeye dilim varmadi, dedi. Komsu: Ne demek hoca? Hiç kazan ölür mü? dediginde: Neden ölmesin? Dogurduguna inaniyorsun da öldügüne mi inanmiyorsun? dedi.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#127 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KEDI BALTAYI YERSE
Hoca Merhum eve arasira ciger alirmis. Fakat hiçbirinde cigerden yemek nasip olmazmis hocaya... Hanimi cigeri hocanin olmadigi bir zamanda kendisi yalniz yermis. Birgün Hoca Merhum: Hanim o kadar ciger aliyorum, bir defasinda da yemek nasip olmadi, deyince hanimi: Hoca efendi, cigerleri hep kedi yiyor ben bile tadina bakamiyorum, demis. Bunun üzerine Hoca Efendi hemen yerinden firladigi gibi baltayi alip kilitlemis. Hanimi niçin baltayi sakladigini sorunca da: Neden olsun hanim, kirk paralik cigere tenezzül edip yiyen kedi, kirk akçalik baltayi çalmaz mi? Demis |
|
|
|
|
|
#128 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KERAMET KAVUKTAN ISE SENIN OLSUN
Aksehir'de adamin birine bir mektup gelmisti. Adam: Bunu okusa okusa hoca okur, diyerek Nasreddin Hoca'ya getirdi. Hoca merhum, bakti ki mektup Farsça: Ben okuyamayacagim, bir okuyan bul, deyip mektubu geri verdi. Adamin surati asilmisti: Sen nasil hocasin be!.. Bir mektubu bile okuyamiyorsun. Bir de tutmus hocayim diye basina sarik sarmissin, diye söylenmeye basladi. Hoca bakti ki, adami susturmak imkânsiz, hemen basindaki sarigi çikardigi gibi adamin basina geçirip: Al bakalim, simdi sen oku!.. Keramet kavukta ise göster kendini, diyerek adami susturdu. |
|
|
|
|
|
#129 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KIRK YILLIK SIRKE NASIL SAKLANIR?
Hoca merhumdan bir komsusu: Kirk yillik sirke lâzim. Sizde oldugunu duydum var mi acaba? diye sordu. Hoca merhum: Var, ama veremem, diye cevap verdi. Adam: Hocam lâzim olmasa zaten istemem. Bir sirkeden ne sikar, niye vermiyorsun? deyince. Hoca: Eger her isteyene verseydim, bende kirk yillik sirke kalir miydi? diye cevap verdi. |
|
|
|
|
|
#130 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KÖR DÖGÜSÜ
Hoca merhum, bir yerden geçerken birkaç körün toplanmis paralarini saydiklarini görüp yanlarina yaklasti ve: Alin su paralari da aranizda paylasin! diyerek paralari sikirdatarak ayrildi, seyretmeye basladi. Onlar: Sana verdi, bana verdi. Benim hakkimi ver! diye biribirlerine düstüler. Körlerin halini bir müddet seyreden hoca merhum: Kör dögüsü dedikleri demek ki böyle olurmus, dedi. Uzaklasip gitti. Bu hâdisenin hoca merhumun çocuklugunda cereyan ettigi rivayet edilmektedir.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#131 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KULAK ISIRILIR MI?
Hoca Merhum kadi iken adamin biri gelip: Kadi Efendi filan adam benim kulagimi isirdi, hakkimin alinmasini istiyorum, der. Kulak isirdigi iddia edilen adam ise isirmadigini iddia ederek adamin kendi kulagini kendisinin isirdigini söyler. Nasreddin Hoca merhum biraz sonra hüküm verecektir. Siz bekleyin ben simdi gelirim, der ve arka odaya geçer. Hoca Merhum orada insanin kendi kulagini isirip isiramayacagini kontrol etmektedir. Fakat kulagini. Isirmaya ugrasirken sirtüstü yikilir ve basi yarilir. Biraz sonra mahkemeye basi sargili olarak çikar. Adam iddiasini tekrarlar ve: Bu adam benim kulagimi isirdi, davaciyim, der. Davali ise: Kadi Efendi bu adam kendi kulagini kendisi isirdi, ben isirmadim, diyerek iddiayi reddeder. Bu sefer adam: Hiç insan kendi kulagini isirabilir mi? Bunun sözlerinin saçmaligi meydanda, diyerek adamin iddiasini çürütmek ister. Bu söze Hoca merhum karisir ve söyle der: Isirir efendim isirir. Hatta isirmak degil, isirmak için ugrasirken düser de basini bile yarar.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#132 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
KURDUN KUYRUGU KOPARSA!..
Hoca merhum, bir gün Mollasi Imad'la kurt avina çikar. Dagda gezerken bir kurt ini bulurlar ve Imad kurt yavrusu yakalamak için ine dalar. Hoca disarda magaranin agzinda beklemektedir. Biraz sonra ana kurt gelip ine girer. Ama, tam içeri girerken hoca, Imad'in basina gelecekleri düsünüp kurdu kuyrugundan yakalar. Kurt içeri - hoca disari asilirken bir toz - duman kaplar ortaligi... Imad içerde tozdan bogulacak gibi olmustur: Hocam ne yapiyorsun Allah askina? Inin agzinda ne tepinip duruyorsun kendi kendine? diye sorar. Kurdu tutmakta hayli sikinti çeken hoca: Kurdun kuyrugu bir koparsa sen o zaman görürsün tozu - dumani, der.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#133 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
MERKEBE MI, BANA MI?
Komsusu her zaman oldugu gibi, gene bir gün hocadan esegi ister. Hoca vermek istemediginden: Esek evde olsaydi maalmemnuniye, ama, maalesef yok, der. Terslik bu ya, tam bu sirada esek ahirda uzun uzun anirmaya baslamaz mi?. Komsu: Hocam bir de esek evde yok diyorsun, iste esek içerde ya!, der. Hoca sinirli bir halde: Sen ne saygisiz adamsin be! Benim sözüme inanmiyorsun da bir esegin anirmasina mi inaniyorsun? Yaziklar olsun senin gibi adama, diye çikisir. |
|
|
|
|
|
#134 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
MERKEBE SORDU
Komsunun biri hocadan bir gün merkebini istedi. Hoca: Dur bir dakika! Kendisine sorayim eger gönlü varsa alâ, ama gönlü yoksa veremem, deyip içeri girer. Adam disarda neticeyi beklemektedir. Hoca gelir ve der ki: Kendisine sordum, emin ol ki hiç niyeti yok. Adam: Nasil olur hocam, hiç merkep konusur mu? der. Hoca: Egildim kulagina gidip gitmeyecegini sordum. Bana giderim ama yabancilar hep benim kulagima vuruyorlar ve durmadan da sana küfrediyorlar, dedi. Ben de bu sebepten veremem, der |
|
|
|
|
|
#135 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
MERKEBE TERS BINDI
Bir gün hoca merhum, camiden çikip esegine binmis eve gidiyordu, arkasinda cemaat vardi. Hoca arkasini cemaata dönmeyi uygunsuzluk sayip esege ters bindi. Cemaat hocanin bu hareketine bir mânâ verememislerdi. Ne oluyor hoca? Merkebe neden ters bindin? dediler. Hoca söyle söyledi: Baska türlü yapmayi kendime yakistiramadim. Arkamda sizin olmaniz bana agir geldi. Siz önüme geçseniz arkanizi bana döneceksiniz. En iyisi esege ters binmektir. Çünkü böylece hem yolumuza devam ediyoruz, hem de birbirimizin yüzünü görüyoruz.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#136 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
O SUÇUNU BILIR
Hocanin bahçesine bir gün bir öküz girmisti. Hoca sirigi kaptigi gibi öküze hücum etti, ama öküz de kaçip basini kurtardi. Fakat hoca bunu unutmamisti. Bir gün ayni öküzü bir arabada kosulu olarak görüp, sopasiyla vurmaya basladi, öküzün sahibi arabanin üstünde sasirmisti hocanin hareketine: Hocam, öküzü durup dururken niye doguyorsun?, der. Hocanin cevabi söyle oldu: Senin neden haberin var be cahil!... O suçunu bilir
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#137 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
ÖKÜZLE CIRIT
Timurlenk birgün Hoca Merhum'a: Gelsin de cirit oynayalim, diye haber saldi. Hoca gelenlere «hemen geliyorum» dedi ve bir öküzü hazirlayip üzerine atlayarak cirit meydanina çikti. Halk toplanmis Timur'la Hoca'nin cirit oynamasini seyredecekti. Baktilar Hoca Merhum öküze binmis. Ortaligi bir gülüsmedir aldi. Millet kahkahalarla birbirine girmisti. Timur dayanamayip: Hoca cirit süratli kosan atla oynanir, sen ise öküze binmis gelmissin, dedi. Hoca Merhum: Sultanim biliyorum, biliyorum... Gerçi bes-on seneden beri denemiyorum ama, bu da buzagi iken çok süratli kosardi. Hatta at degil it bile yetisemezdi, dedi
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#138 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,699
|
PARA VE DÜDÜK
Bir gün hoca merhum, çarsiya gidiyordu. Çocuklar yolunu kestiler ve herkes hocadan birer düdük istedi, içlerinden biri ise ötekiler gibi: Hoca bana da düdük getir, dedi ama parasini verdi. Hoca hepsine: Peki, peki!... demekle yetindi ve çekip gitti. Çocuklar dört gözle aksamin olmasini bekliyorlardi. Aksam hoca çarsidan gelirken hep birden önüne çikip: Düdük, düdük! diye bagrismaya basladilar. Hoca efendi sabahleyin kendisine parayi veren çocuga düdügü uzatti ve çocuk düdügü alip çala çala giderken de: Parayi veren düdügü çalar, diyordu.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|