|
||
|
|
#376 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Temel, Dursun ve İdris bir gökdelenin inşaatında çalışıyorlarmış... Bir gün talihsiz bir kaza olmuş ve Dursun ellinci kattan düşüp ölmüş...
Temel’le İdris, bu acılı haberi Dursun’un eşine nasıl söyleyeceklerini düşünmüşler... Sonunda Temel demiş ki; “-Acı haber verme konusunda deneyimliyim... Bu konuyu üstleniyorum...” Yaklaşık iki saat sonra inşaata döndüğünde elinde bir kilo hamsi varmış... İdris merak etmiş; -Bu balıkları nereden aldın?... “-Dursun’un karısı verdi...” -Nasıl olur?... Kocasının öldüğünü söyledin, o da sana tuttu bir poşet dolusu hamsi mi verdi?.. “-Yok öyle olmadı... Kadın kapıyı açınca ona ‘Siz Dursun’un dul eşi olmalısınız’ dedim... Bunun üzerine o da ‘Hayır ben dul değilim’ dedi... Ben de ona ‘Bir kilo hamsisine iddiaya var mısın’ dedim...”
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#377 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Temel işe geç kaldığı için müdürden özür dilemiş;
“-Efendim eşim Fadime öyle zor bir doğum yaptı ki; tahmin bile edemezsiniz...” Sinirli müdür yumuşamış; “-Durum böyle olduktan sonra mesele yok...” Fakat üç gün sonra Temel yine müdürün karşısında; “-Kusura bakmayın ama Fadime müthiş bir doğum daha yaptı... Tahmin edemezsiniz...” -Yanılmıyorsam kıymetli eşiniz üç gün önce bir doğum yapmıştı değil mi?... “-Evet efendim... Eşim devlet hastanesinde ebedir de...”
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#378 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Temel'in Yeri
Amerika'da 50 katli bir otelin en üst katından genç bir kız kendini aşağıya atmış o sırada üst
katların birinde pencereden dışarıyı seyreden bir Fransız, kızın yukarıdan geldiğini görünce hemen kollarını açmış ve kızı yakalamış; — Hayatim bak ne kadar genç ve güzelsin, neden intihar ediyorsun, bak hayat ne kadar güzel. Şimdi seninle bir Fransız lokantasına gideriz, karnımızı doyurduktan sonra bir diskoya gideriz, dans edip içki içeriz ondan sonra da benim odaya gelir sevişiriz diyince kız birden —Yine mi seks!!diye bağırıp adamın kollarından kurtulup kendini aşağıya bırakmış. Otelin orta katlarında bir İtalyan, kızın geldiğini görünce kollarını açıp yakalamış. O da Fransız gibi; — Neden intihar ediyorsun güzelim, şimdi seninle bir İtalyan lokantasına gidip nefis bir spagetti yeriz, sonra da diskoya gidip eğleniriz, oradan çıkıp benim odaya geliriz sana İtalyan erkeklerinin gücünü gösteririm, diyince kız yine; — Yine mi seks!! diye çığlık atarak onunda kollarından kurtulup kendini aşağı atmış. Bu sırada otelin 10. katında dışarıyı seyreden Temel, kızın geldiğini görünce kollarını açıp Yakalamış;. - Uyy ne kadar güzel kızsın daa; neden ölmek isteysun? Haçan şimdi bir lokantaya gidip karnimizi doyururuz ondan sonrada biraz eğleniriz,daha sonra gelip seni odana yatırırım, bende kendi odama yatarım,dinleniriz,diyince kız hayretler içinde; — Ya seks? diye sormuş.. Bu soruyu duyan Temel kollarını yanlara açıp; - Orospiii" diye bağırarak kızı aşağıya bırakmış…
__________________
|
|
|
|
|
|
#379 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Temel'in Yeri
Temel bir penguen bulmuş, kanadından tutmuş gezdiriyormuş, Arkadaşları Temel’e “Bunu hayvanat bahçesine götür” demişler. Bir süre sonra Temel’in arkadaşları penguenin yine Temel’le yolda dolaştığını görünce :
- Niye hayvanat bahçesine götürmedin ? diye sorarlar. Temel bunun üzerine : - Hayvanat pahçesine cötürdüm. Şimti sinemaya cideyruz. ,der. |
|
|
|
|
|
#380 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Temel'in Yeri
Temel hastaneye gitmektedir. Girişte birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve sorar :
- Hayrola hemşehrim!.. Neden ağlıyorsun? Adam : - Kan tahlili yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler. der. Bu sefer Temel daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlar. Ne olduğunu anlayamayan adam Temel’e sorar : - Hayırdır hemşehrim. Sen niye ağlamaya başladın? Temel cevap verir : - Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim. |
|
|
|
|
|
#381 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,157
|
İlgi: Temel'in Yeri
Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler. Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler. O köyün de imamı yokmuş. Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler. Bu insanlar hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler. Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama. Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış. Köylü camide toplanmış namaz kılınacak. Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya :
- Erzurum’dan çıktım yola Van'da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında : - Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mi yanlış kıldırıyor? Bunu gidip Müftüye soralım. Sayın müftü meşhur Of’lu... Müftüye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek : - Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim, diye emir verir. Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın müftüde camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar. Birinci rekat : - Erzurum’dan çıktım yola, Van’da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... der hoca. Arkadan "öhö.. öhö!..” şeklinde bir ses duyulur. İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar. İkinci rekatta sözlerinde biraz değişiklik yapar : - Erzurum’dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana, yarısı sana yarısı bana... Allahuekber... Namaz bitince köylü Müftüye dönerek “İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor? diye sorar. Müftünün cevabı : - Haçen birinci rekatta biraz şaşirdi ama ikinci rekatta işi düzeltti...
__________________
|
|
|
|
|
|
#382 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Dec 2005
Mekan: İZMİR
Mesajlar: 516
|
İlgi: Temel'in Yeri
Eve geç saatte zilzurna sarhoş gelen Temel, yatmadan önce tuvalete gider.Daha sonra yatak odasının ışığını yakar kapıya dayanır.Gözleri kamaşarak uyanan Fadime'ye :
-Ula kari der, sana helal olsun.Sen Trabizon'un en iyi karisusun. İltifata alışık olmayan Fadime : -Ne oldi herif nereden icabetti bu laflar? -Daha ne olsun.Biraz önce tuvalete su dökmeye gittum.Tuvaletin kapisuni ne güzel yaptirmişsun öyle, kapiyi açunca elekturuk kendiluğundan yanayi, deyince, Fadime yataktan fırlar ; -Ula herif sen buzdolabuna işedun ya! |
|
|
|
|
|
#383 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Adamın biri omzunda küçücük bir örümcekle kahveye gitmiş, bunu görenler alay etmeye başlamış...
“Gülün.. Gülün” demiş adam “Siz hâlâ gülün, ama bu örümcek buradaki herkesten daha güçlü...” Kahvedekilerden biri “Görmek isteriz marifetini” demiş gülmesini sürdürerek... “Tamam” demiş adam, “Mesela örümceğim bu sandalyeyi kaldırabilir...” “O ne ki?...” “Peki o zaman, şu masaya ne dersiniz?...” Örümcek ellerini ovuşturmuş minik adımlarla masaya yaklaşmış ve hooopp! Kaldırmış havaya... Herkes şaşırmış tabii ve hemen tüm gözler minik örümceğin üzerine toplanmış, “Başka ne yapabilir” diye sormuşlar biraz ciddileşerek... “Şimdi hepiniz şu üçlü dolabın üzerine çıkın, sizinle birlikte kaldırsın...” Tam 40 kişi dolabın üzerine tünemiş, örümcek başarıp başaramayacağından biraz endişeli dobala doğru yürümüş... O sırada içeri Temel girmiş... Bir bakmış ki dolapların tepesinde 40 kişi, yerde de onlara doğru yürüyen bir örümcek... “Yuh ülen ciğerinize, ödlekler” demiş örümceği ayağı ile ezerken; “-40 kişi şu kadarcık şeyden korkar mı?...”
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#384 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Temel, çok iyimsermiş... En kötü haberi bile verseniz:
“Daha kötüsü olabilirdi” diye hem kendisini, hem etrafını teselli edermiş... Bir gün Temel’e Dursun’un dükkanının soyulduğunu söylemişler... “-Yahu duydun mu?... Bizim Dursun dün dükkanı açtığında bütün mallarının çalındığını görmüş... Tabancayı çekip hırsızı vurmuş...” Temel her zamanki tavrıyla: “Daha da kötüsü olabilirdi” demiş... -Yahu daha da kötüsü ne olabilirdi ki?... “-Öyle demeyin... Bir saat önce gelse ben ölmüştüm...”
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#385 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Adam telaşla eczaneye girmiş ve eczacı Temel’den yardım istemiş...
“Çabuk” demiş; “-Hıçkırık için acele bir ilaç istiyorum...” Bunun üzerine Temel adama okkalı bir Osmanlı tokadı indirmiş... Olduğu yere yığılan adam “Ne oluyor?... Niye dövüyorsun” diye şaşkın şaşkın söylenirken Temel; “Bakın” demiş, “Hıçkırığınız artık yok”... “Tabii yok” demiş adam ayağa kalkarken, “-Ama arabadaki karımın hâlâ var...” |
|
|
|
|
|
#386 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Temel’le Dursun dolaşıyormuş... Temel demiş ki;
“-Ben istediğim insana istediğim şeyi beyin gücümle yaptırabilirim...” İnanmamış Dursun tabii... Temel karşıdan gelen iki bayanı birbiriyle kavga ettireceğini söylemiş, Dursun “Yap da görelim” demiş... Temel yoğunlaşmış ve hakikaten kadınlar kavgaya tutuşmuş... “Buna inanmam, başka bir şey yap” demiş Dursun... Temel karşıdan gelen adamın, kendi cebine para koyup gideceğini iddia etmiş... Yoğunlaşmış ve hakikaten de adam Temel’in cebine parayı koymuş... Dursun tamamen şokta, ama inanmamakta ısrarlı, “Tamam” demiş, “-Bu sefer de benim istediğimi yap da görelim... Karşıdaki binanın yedinci katındaki evin televizyonunu camdan aşağı at...” Temel yoğun bir şekilde konsantre olmuş... Aradan biraz zaman geçmiş ses yok... Tam umutlar tükenecekken yedinci kattan bir adam çıkmış; “-Zorlama be kardeşim... Televizyon falan yok bizde” demiş...
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#387 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 18,654
|
İlgi: Temel'in Yeri
Kırk arkadaş köyde topraktan yapılma harabe bir evin üstüne çıkıp bir o yana bir bu yana koşup eğleniyorlarmış...
Dam zaten harabe bir şey, onların ağırlıklarına dayanamayıp çökmüş... Otuz dokuzu ölmüş, bir tek Temel hayatta kalmış... Tozların arasından çıkıp silkinmiş, üstünü başını düzeltirken; “Az kalsın” demiş, “Bir facia olacaktı...” |
|
|
|