Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Biyografi

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 02-07-2006, 11:51 PM   #1 (permalink)
tayfuncum
Super Moderator
 
tayfuncum'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mekan: rfactor(no aids)
Mesajlar: 7,794
Piri Reis´in inanılmaz haritası...

Piri Reis´in inanılmaz haritası
Eski Deniz Krallarının Haritası

Geleneksel bilgilere göre, Antartica kıtası milyonlarca yıldan bu yana buzlarla kaplıdır. Ama bu dış görünüşte böyledir, konuya biraz daha yaklaşıldığında ortada ciddi eksikliklerin bulunduğu farkedilir ve bizlerin bu kanıya varmamızı sağlayan kişi ise bir Türk denizcisi ve amirali olan Piri Reis´dir. Çünkü Piri Reis´in dünyaca ünlü haritasında, kutupdaki Queen Maud bölgesi milyonlarca yıl önceki haliyle çizilmiştir, oysa bölgenin ve civarının buzsuz halinin günümüzden 6.000 yıl önce sona erdiği bilinmektedir. Öyleyse karşımızda zorlu bir problem bulunuyor; Kim ya da ne hangi teknolojiyi kullanarak Antartica´nın coğrafi ölçümünü, bizim ırkımızın yaşamadığı bir çağ olan iki milyon yıl öncesindeki görünümüyle tam olarak yapabildi?

Bilindiği gibi, harita yapımcıları bir bütün halinde hareket ederler ve aralarında ayrıntılar dışında dikkate değer farklılıklar görülmez; ama Piri Reis´in haritası böyle değildir ve kurallara uymaz, bu durumda karşımızdaki çözülmesi gereken sorun daha da güçleşir, üstelik bu sorun 6.000 yıllıktır ve klasik tarihçilere göre 6.000 yıl öncesi ilk uygarlıkların henüz oluşmadığı bir çağdır. Temel olarak tarihsel ve jeolojik kaynaklara yönelerek işe başlayalım. Bir kere Piri Reis´in haritası bir dahinin ürünüdür, sahte değildir, 1513´de İstanbul´da yapılmıştır. Haritanın odak noktası Afrika´nın batı kıyıları, Güney Amerika´nın doğusu ve Antartika´nın kuzey kıyısıdır. Piri Reis´in nasıl olup da, İnsanlığın 1818 yılına kadar bilmediği bir kıtayı yani Antartika´yı 300 yıl öncesinde bildiği ve çizdiği bilinmiyor, kendisi de bu konuda bilgi vermemektedir. Haritada açıkça görülen buzsuz Queen Maud Bölgesi tam bir bulmacadır, jeolojik olarak en iyimser tahminle bu bölgenin buzsuz olması 4.000 yıl öncesindedir. Kaldı ki Piri Reis´in haritasındaki Queen Maud Bölgesi´nde yaşam vardır, bunun olabilmesi için de 9.000 yıl öncesinin koşulları gereklidir. Ve bizler MÖ 4.000 ile 13.000 yıl öncesinde kıyıları ölçebilecek kapasitede olan ve bu gereği duyan bir uygarlığın varlığından haberdar değiliz. 1513 yılındaki haritada görülen kıta 1818´da keşfedildiğinde ve daha da sonrasında kıyılar haritadaki gibi ölçülemedi çünkü Antartika 6.000 yıldır buzlarla örtülüydü, toprak buzların altında bir yerdeydi.

Bu nasıl açıklanabilir?

Piri Reis´in haritasında yer alan notlara bakılırsa, haritayı kendisi yapmıştır ama yanısıra da orjinal ölçümden ve kartografiden sorumlu olmadığını söyler ve daha da öteye giderek dürüst bir itirafta bulunur ve haritasını, başka haritalardan kopya ettiğini belirtir. Reis´in çağdaşları olan ve yakın dönemlerinde yaşayan içlerinde Kristof Kolomb´un da bulunduğu kaşifler ancak Güney Amerika´ya ve Karayip Adaları´na ulaşmışlardı ama öyle haritalar vardı ki yapım tarihleri MÖ 4. Yüzyıl´a ulaşıyordu. Ama bunları kimler yapmıştı? Ama Piri Reis bu haritacıların kimlikleri hakkında hiçbir ipucu vermiyor; 1963 yılında Prof. Charles. H. Hapgood bir kitap yazarak sorunu araştırdı, Reis bazı kaynak haritalardan söz ediyor ve hatta MÖ 4. Yüzyıl´dan kalan haritalara atıf yapıyordu ama asıl kaynak çok daha fazla eski olmalıydı. Bilgi insandan insana, kuşaklardan kuşaklara geçen bir şeydir, belki de bildiğimiz ilk ve hala da en iyi denizciler olan Minoanlar ve Finikeliler haritalarını bilinmeyen veya bizim şu anda bilmediğimiz bir halktan veya kaynaktan almışlardı. Hapgood, bu haritaların İskenderiye´deki Büyük Kitaplık´da bulunduğundan emindi ama ne yazık ki bir sürü zorbalık ve savaş sonucunda yok olmuşlardı.

Kayıp teknoloji var mı?

Ama yine de bazı haritalar veya orjinal kopyalar 2.000 öncesindeki başka kültür merkezlerine getirilmiş olabilirler ve bunlardan birisi de Bizans yani İstanbul olabilir. Bir diğer olasılık ise, 1204´de Bizans´a giren ve talan eden 4. Haçlı Ordusu´nun eline geçen haritaların Venedik´e getirilerek , Avrupalı denizcilerin ve maceraperestlerin eline geçmiş olmasıdır. Haritaların çoğunlukla Akdeniz ve Karadeniz ile ilgili olmaları gerekiyordu ama Amerikalar´la ve kutuplarla ilgili olanları da vardı. Piri Reis´in haritasına bakılırsa, kutuplara yolculuk edilmiş ve çok eskilerde birileri Antartika kıyılarını buzların olmadığı dönemde çizmişlerdi. Bu başarı veya yapım Piri Reis ya da Kolomb için mümkün değildi, ne harita çizmek için uygun navigasyon cihazları vardı, ne de enlem ve boylamlar hakkında bilgileri, bu teknikler ancak 18. Yüzyıl´ın ikinci yarısında geliştirildi. Heredot ve Strabo 2.000 yıl öncelerinde Akdeniz ve yakın çevresini gösteren bazı haritalar çizdiler ama hepsi hatalıydı ve Piri Reis´in haritasında göre çok ilkeldiler. Öyleyse ortada kayıp bir teknoloji olmalı ama bu fikri desteklersek bu defa da bu teknolojinin sahibi olan kayıp bir uygarlık fikrini de desteklemiş oluruz. Bilime göre ise bu bir mittir ve peşinden gidilemez fakat aslında işin peşinde gitmesi gereken kurum bilimin ta kendisidir ama her nedense bilim görevini yerine getirmez ve önünde duran problemi çözmek için çaba göstermez. Einstein´dan bu yana çalan zillere rağmen, bilim bu alanda dilsiz gibidir. Amerikan Coğrafya Derneği Başkanı olan John Wright, Hapgood gibi cesur görüşlerin ortaya atılması hakkında; "Hipotez geliştiriyormuş gibi poz alıyorlar ve çığlıklar atarak gelecekte araştırma yapılmasını istiyorlar." demiştir.

Zamanın ötesinde bir adam

İyi de, bu garip haritaları açıklayacak bir tek bilimsel yaklaşım ortada yoktur, artık birilerinin bu haritalarla antik uygarlığın yorumunu yapması veya araştırması gerekmektedir. Hapgood bilimsel sorumluluğunu sırtında taşıyarak, ölünceye kadar çabaladı; ölüm yatağında bile tartışıyor ve çalışmaları için; "Çok ince ama haksızca, dokunaklı bir alaycılık göstererek, saçmalıklar oluşturarak ve faktörleri temel koşullarda dahi test etmeden karşı çıktılar ve hiç utanmadılar." diyordu. Hapgood bir jeolog değildi, ABD, New Hampshire, Keene Koleji´nde antik tarihçiydi. Gelecek nesiller onu hatırlayacaklar ve dünya tarihi ile ilgili gerçekçi yaklaşımları unutulmayacak, Albert Einstein, Hapgood´un 1953´de yazdığı kitabının önsözünü yazmıştı ve o yıllar Piri Reis´in haritasıyla henüz uğraşmadığı dönemdi. Einstein şöyle diyordu; "Ben benimle ilişki kurmak ve danışmak isteyenlerle sık sık ilişki kurarım, bunların içinde yayınlanmamış birçok fikir vardır. Ama böylesine fikirlerin arasında bilimsel değer taşıyanlar çok nadirdir. Bay Hapgood ile ilk ilişki kurduğumda, sanki beni elektrik çarptı. Fikirleri çok orjinaldi, basit ama çok vurucuydu, eğer kendisini ortaya koymaya devam ederse, dünya yüzeyinin tarihindeki herşey büyük önem taşıyacaktır. (C. H. Hapgood´un "Earth´s Shifting Crust: A *** to some basic problems of Earth Science" adlı kitabında yer alan ve Einstein tarafından yazılmış olan önsözden; Pantheon Books, New York, 1958) Hapgood bu kitabında, küresel jeoloji kuramını tanımlıyor ve dünya biliminin garipliklerinden söz ediyor ve sağlam açıklamalarla Antartika´nın MÖ 4.000 yıl öncesinde buzsuz olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyordu;

Söz Einstein´da

"Antartika bir zamanlar buzla kaplı değildi ve bugünkünden çok sıcaktı çünkü o zamanlarda Güney Kutbu´nun fizik yeri başka yerdeydi, 2.000 mil daha kuzeyde bulunuyordu. Antartika kıtası şimdiki pozisyonuna doğru ilerliyordu, bu mekaniğe ´dünya kabuğunun yer değiştirmesi´ diyoruz. Tektonik yer kabuğu plakalarının yer değiştirmesi yani bilimsel tanımla ´kıtasal sürüklenme´ litosferi de etkiliyordu. Bunu çürüyüp büzülmekte olan bir portakal kabuğuna benzetebilirsiniz, kıtanın hareketi tedriciydi ve güneye kaydıkça soğuyordu. Binlerce yıl süren acımasız buzlanma sonunda günümüzdeki haline ulaştı." Tutucu jeologlar Hapgood´un kuramını kabul etmekte isteksizdirler ama hiçbirisi de başarılı bir karşıt görüş getirmemişlerdir ve o zaman da sorular artmaktadır. Hangi düşünülebilir mekanizma, yer kabuğunun çapını etkileyip, litosferi bozacak kadar etkilemektedir? Bilinen jeolojik açıklamalar yeterli midir? En iyi cevabı yine Einstein´ın önsözünde buluyoruz; "Kutup bölgesinde, sürekli buz birikmektedir ama bu birikim simetrik değildir, dünyanın dönüş rotası nedeniyle kütlesel birikimler simetrik değildir ve oluşan santrifuj momentum dünyanın katı kabuğunu etkilemektedir. Bu sabit artış süregelmektedir, doğal bir noktaya ulaştığında dünyanın kabuğunu hareket ettirecek bir momentum oluşacak ve dünyanın kalan bölgelerini de etkileyecektir. "

Geçmişi neden öğrenemiyoruz?

Piri Reis haritası, daha birçok sürprizlerle doludur; Günümüzde de, Antartika´dan kopan bazı dev buzul parçaları daha güneye doğru kaymaya devam etmektedir ama bu süreç MÖ 4.000´de başlamıştır. Yani haritada görüldüğü kadarıyla bu kayış veya kopuş sürecinin bir bölümü yansıtılmıştır. Ama bunu bilmenin tek yolu bilimdir ama hangi uygarlık tarafından bu yapılmıştır? Bunu öğrenmenin tek yolu işi kolaylaştırmaktır ve akademik bir uzlaşma gerektirecektir; Ama hangi alanda ve nasıl? Bilindiği kadarıyla uygarlık ilk kez Orta Doğu´nun verimli alanlarında başlamıştır. Uygarlık MÖ 4.000´lerde Sümer ve Mısır´da ortaya çıkmıştır, MÖ 3.000´lerde başlayan İndüs Vadisi ve Çin uygarlığı bunu izlemiştir. Bundan 1.500 yıl sonra da, spontane ve bağımsız olarak Amerika kıtaları ortaya çıkmıştır. Bu süreçler içersinde uygarlık gelişmiş, evrimleşmiş ve daha arı, kompleks ve yaratıcı bir hale gelmiştir. Fakat gizem açıklanamamaktadır; Sümerli astronomların normalötesi astronomi bilgileri, Piramitlerin gizemi, uzak geçmişten kalan ve arkeolojinin ortaya çıkardığı garip araçlar hala karanlıktadır. Sonuçta soru bellidir; ilkel teknoloji nedir ve nasıl öğrenilecektir? Ve Piri Reis´in haritası bu sorunun karşısında durmaktadır. Şimdi biraz da Reis´e dönelim;

Bir deniz ustasının hazin sonu

Yaşadığı dönemde Piri Reis, iyi tanınan önemli bir denizciydi, hatta adı Akdeniz denizciliğinin simgesiydi. Osmanlı Donanması´nda amiraldi. Sayısız deniz savaşında bulunmuş ve komuta etmişti. Ama en önemlisi, Piri Reis Akdeniz´in kendisinin, kıyılarının ve adalarının gerçek bir uzmanıydı; "Kitabı Bahriye" adlı kitabı çok ünlüdür ve dünya denizcilik literatürünün baş yapıtlarındandır. "Kitabı Bahriye", Akdeniz´deki koyları, limanları, akıntıları, derinlikleri, sulanma ve sığınma yerlerini, boğazları ve adaları uzun uzun anlatmaktadır. Ama ne yazık ki Piri Reis´in yaşamı 1554´de kötü bir saray entrikasının sonucunda cellatın elinde son bulmuştur. Haritanın kaynağı 1513´dür; İmparatorluğun büyük bir arşivi ve kitaplığı vardı. Ve tabii ki Piri Reis gibi önemli bir denizci bu kaynaklardan yararlanma imtiyazına sahipti. Yararlandığı kaynakları bilmiyoruz veya henüz ortaya çıkarılamadı hatta Piri Reis´in gazal derisi üzerine çizilmiş haritası bile 1929´da tozlu bir rafta bir raslantı sonucunda bulundu.

Ya Kolomb´un haritası kimindi?

Şaşırtıcıdır ama Teğmen Colonel Ohlmeyer adlı bir denizci 1960´da Prof. Hapgood´a yazdığı bir mektupta Piri Reis´in haritasındaki topografik durumu belirtiyordu. Eğer Piri Reis´in haritası yeterince incelenirse, Antartika´nın durumu büyük ağırlık taşımaktadır. Birçok kişiye göre bu bir gizemdir veya bir raslantıdır. Elbetteki Piri Reis, söz konusu imkansız ve açıklanamayan coğrafi bilgiye sahip olan tek kişi değildi. Hapgood, bir yeraltı akıntısı gibi bilginin çağlar boyunca kültürden kültüre aktığını söylüyordu. Hangi nedenle olursa olsun birçok haritacı aynı sırrı paylaştılar ve aynı gizem derneğinin üyesiydiler. Belki de geçmişin haritacıları bilerek veya bilmeyerek kayıp bir mitolojik uygarlığın sınırsız biliminin bir parçasını paylaşıyorlardı. Unutulmamalı ki Kolomb´u okyanuslara götüren inancın kökeninde de, yine küçük ama kaynağı bilinmeyen bir harita vardı.
__________________
http://www.thehungersite.com/ Aç Çocuklara Yardım Kampanyası.(Ücretsiz.Sadece Tıklayın.)
tayfuncum Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 05-08-2006, 02:44 PM   #2 (permalink)
ByKuzguN
Co Administrators
 
ByKuzguN'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 24,336
bilgiler için teşekkürler..
ByKuzguN Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-08-2006, 03:02 PM   #3 (permalink)
TOROMAN
Senior Member
 
TOROMAN'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: İSTANBUL...Yada heran bir vatan köşesinde..ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
Mesajlar: 2,857
Piri resis in haritası ve kişiliğiyle ilgili yerli bir arştırmacımızın kitabı var...nASA ilede bu bilgileri paylaşmış ve kabul görmüştür...

Kendi değelerimize sahip çıkmak ve gelecek kuşaklara aktarmak lazım.Bu konuda buna bir hizmettir...Çok teşekkürler tayfuncum...
TOROMAN Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-08-2006, 04:50 PM   #4 (permalink)
yusufdal
Senior Member
 
yusufdal'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2006
Mekan: tekirdağ
Mesajlar: 2,305
benim anlamdığım ve kabullenemediğim şey; acaba ortaçağ avrupası cenneti parselleyip satmakla meşgulken el biruni'ler, ibn-i cabirol'ler, harezmi'ler, en modern rasthanelerde en ileri cebir ve matematik yöntemleriyle astronomi yapıp, rasthanelerde ayın ve güneşin hareketlerini hesaplamışken; sonradan neler oldu da biz gerilediğimiz gibi, batıdan gelmeye başlayan bilgilere gıpta edip onlara bedeller ödemeye başladık?
yusufdal Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-08-2006, 03:04 PM   #5 (permalink)
drysrky
Senior Member
 
drysrky'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 100
daha öncede bu konu hakkında birkaç makale okumuştum.ama bu kadar derine inmemiştim.arkadaşım teşekkürler bilgilerin için.....
drysrky Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-08-2006, 12:21 AM   #6 (permalink)
cengaver
Member
 
cengaver'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 49
Teşekkürler paylaşım için.....
cengaver Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2006, 05:33 PM   #7 (permalink)
müb@rek
Senior Member
 
müb@rek'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 270
bilgiler için teşekkürler..
müb@rek Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.13591 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (94620)