Geri Git   Number 1 Forum Group > SERBEST KÜRSÜ > Tartışma Grupları > Çevrecilik

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 04-06-2006, 10:09 PM   #1 (permalink)
bal650
Super Moderator
 
bal650'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 15,056
Dünya'mızda ısıların yükselmesi

İçinde yaşadığımız dünya değişiyor, soluk aldığımız hava sanki eskisinden daha ağır. Kutuplardaki buzullar bu yıl biraz daha küçülmüş, yağmurlar ve seller insan ölümlerini artırıyor, aksine kimi yerlerde kuraklık hüküm sürüyor, sera etkisi iklimleri altüst ediyor.........

Ülkemizde son yıllarda yaşanan kuraklık, ister istemez iklim değişikliği ve küresel ısınma tartışmalarını aklımıza getiriyor. Oysa, henüz ikisi arasında bilimsel açıdan bir neden sonuç ilişkisi kuracak durumda değiliz. Ne yazık ki konu üzerinde yeterli araştırma yapılmış ve gerekli veriler toplanmış değil. İklim değişikliğinin zaman içinde ortaya çıkacak etkilerine hazırlıklı olmak ve gerekli önlemler alabilmek için ilk etapta bir bilimsel araştırma seferberliği başlatmak gerekiyor.


1. Atmosferde doğal olarak bulunan ve dünyamızın aşırı soğumasını engelleyen sera gazlarının salınımı- özellikle karbon dioksit, metan ve nitrojen oksit - sanayi devriminden bu yana insan faaliyetleri sonucu artış gösterdi. Doğal geri emme süreçleri zorlanmış ve atmosferdeki sera gazı konsantrasyonları sürekli olarak yükselmiş ; sonuç olarak da küresel ısınma dediğimiz dünyamızın yüzeyinde ortalama sıcaklığın giderek artması oluşumu yaşanmaya başlanmış.

2. ABD petrol ve otomobil lobilerinin büyük çabaları sonucu, yıllarca konuya şüphe ile bakılmış, böyle bir oluşumun sadece bir varsayım olduğu iddiaları öne sürülmüştür.

3. Çeşitli ülkelerden 2500 bilim adamının katkıda bulunduğu Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) araştırmaları sonucu, 1995 yılından bu yana iklim değişikliği ve küresel ısınmanın inkar edilemez gerçekler olduğu ancak kabul edilebilmiş.

4. 2000 yılı bitiminde açıklanan en son raporu, ısınmanın önceleri sanıldığından daha hızlı ilerlediğini ve bu yüzyıl içinde yüzeysel ısının ortalama 6. C derece artabileceğini öne sürmüştür. Dünyada taşkınlar ve fırtınalar gibi doğal afetlerdeki artışlar olabilecektir. Ülkemizin yer aldığı Akdeniz ve Orta Doğu bölgesinde ise aksine bir gelişim, yani kuraklık artışı ve tarımsal verimde düşüş mümkün görülüyor.

5. Yüzlerce sayfa tutan İklim Değişikliği Paneli'nin Raporu, Türkiye'de birçok bitki ve meyvenin yabani atalarının anavatanı olduğu için, bu genlerin korunması açısından iklim değişikliğinin buradaki etkilerinin özenle araştırılması gerektiğinin altını çiziyor.

6. Bölgemizde zaten su kıtlığı, kuraklık ve toprak erozyonu sorunlarının ciddi boyutlarda olması nedeni ile, küresel ısınmanın ZARARLI ETKİLERİNİ EN ÖNCE VE EN ŞİDDETLİ BİÇİMDE yaşayabileceğine dikkat çekilmektedir. Bu zararların da en kurak değil, yarı kurak yörelerin mera ve tarım arazilerinde en çok etkili olacağı tahmin edilmektedir.

8. Bilim adamlarına göre küresel ısınmanın geri döndürülmesi çok zor. Atmosferde biriken sera gazları yüzlerce yıl orada kalacaklar ve konsantrasyonların orta vadede düşürülmesi için fosil yakımı ve sanayiden kaynaklanan emisyonların yüzde 50 ila 70 oranında aşağı çekilmesi gerekiyor.

Bu da bildiğimiz üretim ve tüketim sistemlerinin kökünden değiştirilmesi gibi siyasi ve ekonomik uygulama şansı, hiç değilse günümüzde, hiç bulunmayan bir senaryo ortaya koyuyor. Bunun gerçekleşmesi için kalkınmış ülkeler yaşam biçimlerinde radikal değişiklikler yaparken, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan devlerin kalkınma heveslerinden tümüyle vazgeçmeleri gerekiyor. Tam bir olmayacak duaya amin tablosu ortaya çıkıyor. Ümitlerini koruyan Uzmanlara göre temiz enerji yatırımları çok daha cazip hale gelecek. Yeni teknolojiler için araştırma geliştirme fonları artırılacak, zaman için de maliyetler düşecek ve bu teknolojilerin uygulanması ekonomik olmaya başlayacak.

9. Bu arada, orta vadede , hatta belki de uzun vadede, tek seçeneğimiz değişen iklim koşulları altında yaşamayı, tarım yapmayı, su kullanmayı öğrenmek. Bunun yolu da hem toprağı, hem suyu, israf etmeden, kirletmeden, bozmadan, kullanmayı öğrenmekten geçiyor. İsrail'de üniversiteler, tropikal iklimlerde yetişen farklı türlerdeki pek çok bitkiyi, gelecekte kendilerini bekleyen iklim değişikliklerine hazırlanmak gayesiyle yetiştirmeye başlamışlar. Geniş alanlarda yaptıkları ekimlerden normal büyüklüklerinde ağaçlar ve bu ağaçların meyvelerini, farklı türleri birleştirerek yeni ve çöl ikliminde dahi yetişebilecek bitki türleri elde etmişler.

10. Dünyamızın zaten giderek büyüyen bir sorunu olan su kıtlığının, küresel ısınma sonucu vahim boyutlara varacağını düşünen uzmanlar var. Küresel nüfusun 1.7 milyarı su kıtlığı çekerken, bu rakamın 2025 yılında 5 milyarı aşacağı tahmin ediliyor. Bu şartlarda, aşırı su kıtlığı çekmeyen ama sandığımız gibi su zengini de olmayan ülkemizin ileriye yönelik önlemler almada gecikmesi, kıtlık, açlık ve sosyal patlamalara bile yol açabilir, ne yazık ki.
bal650 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.2 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 RC7
Design by HTWoRKS
eXTReMe Tracker
Page generated in 0.11034 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (41995)