|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Technical Admin
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: Hayal Gözlüm
Mesajlar: 30,556
|
Atagün: Pekin'de yokum
Atagün: Pekin'de yokum
Olimpiyatlarda 17 yaşında madalya kazanıp tarihe geçen Atagün Yalçınkaya, "Kimse bana sahip çıkmadı, Milli Takım'ı bırakıyorum" dedi. Boks Federasyonu Başkanı Doğaneli ise Atagün için yapılanları tek tek anlattı.. 2004 Atina Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazanarak ülkemizi sevince boğan boksör Atagün Yalçınkaya, "Haksızlığa uğruyorum" iddiasıyla Milli Takım'ı bıraktığını ve 2008 Pekin Olimpiyatları'na katılmayarak profesyonelliğe geçeceğini açıkladı. Gençler ve büyüklerde Avrupa şampiyonlukları yaşayan 21 yaşındaki Atagün Yalçınkaya, "17 yaşındayken Olimpiyat Oyunları'nda ikinci oldum. Dünya medyasında yer aldım. Olimpiyatlar'da madalya alan en genç Türk sporcusu unvanını kazandım. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım. Sadece ter değil kan dökerek bunu yaptım. Ama kimse bana 'Ne problemin var?' diye sormuyor. Sorunlarımı kimseye anlatamıyorum" dedi. Erzurum'da kamp yaptığı sırada dizanteriye yakalandığını ve bir arkadaşının sağlık karnesiyle tedavi olabildiğini dile getiren Yalçınkaya, "Dünya Şampiyonası'nda halsiz şekilde maçlara çıkınca elendim. Kayseri'deki kampa ise 45 dakika geciktiğim için kadrodan çıkarıldım. Kayseri'deki ailemi ziyaret etmiştim. Kadıköy Belediyesi bile beni sorgusuz sualsiz işten attı. Kimse bana sahip çıkmadı. Depresyondayım. Milli Takım'ı bırakıyorum. Pekin'de yokum. Spor hayatımı yurtdışında sürdüreceğim. Belki ringde öleceğim ama dünya şampiyonu olacağım" diye konuştu. DOĞANELİ'DEN JET YANITLAR Yalçınkaya'nın suçlamalarına Boks Federasyonu Başkanı Caner Doğaneli hemen yanıt verdi. Doğaneli'nin, "Başarıyı tek başına sahiplenen, başarısızlıkta birden fazla ortak arayan bir sporcuya bu açıklamaları yakıştıramadım" dediği genç boksöre cevapları şöyle oldu: "10 gün önce 'Artık amatör değil profesyonel olarak boks yapacağım. Bu konuda sizin tavsiyelerinize uyacağım' diyerek saygılı bir davranış sergilemişti ama açıklamalarını şaşkınlıkla öğrendim. Fenerbahçe Kulübü ve başkanı Aziz Yıldırım bu sporcumuza kucak açtı. Olimpiyat ödülünden kulübe düşen kısmın tamamına yakını kendisine verildi. Federasyonun sözleşmeli Rus antrenörü Atagün'ü çalıştırmak için İstanbul'a atandı. Fenerbahçe bu antrenöre dayalı döşeli ev tuttu. Yıldırım'ın desteğiyle büyük bir firma sporcumuza sponsor oldu. Kadıköy Belediyesi'nde kadrolu işe başladı. Ama olimpiyat sonrası düşmüş olduğu boşlukta, depresyonlu davranışlarını federasyonumuza ya da GSGM'ye bildirmedi. Medyada hep magazin haberlerle gündeme geldi." Atagün'ün Erzurum kampıyla ilgili sözlerinin gerçek dışı olduğunu söyleyen Doğaneli, "Çalışmadığı için bırakın dünya şampiyonalarını, Avrupa ve 2006 Türkiye Şampiyonası'nda yenildi. 2006 Türkiye Kulüplerarası Şampiyonası'na katılmadığı için Fenerbahçe şampiyon olamadı. Kamplarda kurallara uymadı. Onunla aynı yaşta ve beğenmediği şartlarda çalışan 3 sporcumuz olimpiyat vizesi aldı" diye konuştu.
__________________
YU-MA-TU-NEXT&NEXTSTAR-DREAMBOX LÜTFEN SORUNLARINIZI PM İLE SORMAYIN FORUMA YAZIN BİRLİKTE PAYLAŞALIM PM İLE SORULAN SORULARA KESİNLİKLE CEVAPLANMAYACAKTIR.
|
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,090
|
İlgi: Atagün: Pekin'de yokum
Antrenörleri tarafından 'büyük yetenek' olarak nitelendirilen Atagün'ün, spor kompleksinde hocasının silahına hedef olduğu öğrenildi. Bugüne kadar bazı küçük hadiseler yaşansa da boks camiası bunları her zaman bünyesinde eritmeyi başarmıştı. Bu kez olay karakola kadar intikal edince, gerçekler gün yüzüne çıktı. Gazetemizin iki gündür okuyucularına duyurduğu habere göre, Atagün 5 ay önce Ankara 19 Mayıs Spor Kompleksi'nde milli takım antrenörlerinden biri tarafından saldırıya uğrar. Spor kompleksi içinde yaşanan arbede esnasında silahını çekerek Atagün'ü tehdit eden antrenör, Boks Milli Takımı'ndan Mustafa Karagöllü ve Fırat Karagöllü'ye denk gelir. Her iki sporcuyla da tartışan antrenör, silahını kullanmak ister. Ancak silahı tutukluk yapar. Bu arada güvenlik güçlerinin müdahalesiyle taraflar Solmaz Kılıçtepe Karakolu'na götürülür.
Ankara'nın Ulus semtinde bulunan Solmaz Kılıçtepe Karakolu'ndaki emniyet yetkilileri, 19 Mayıs Spor Kompleksi'nde böyle bir olayın yaşandığını, antrenör ve sporcuların ifadelerinin alındığını doğruladı. Ancak emniyet yetkilileri, konuyla ilgili daha detaylı bilgi aktarmalarının mümkün olmadığını belirtti. Olayda adı geçen sporcular, hadisenin mahkemeye intikal ettiğini, duruşmanın ne zaman olacağını bilmediklerini dile getirdi. O gece yaşananları unuttuklarını anlatan Mustafa Karagöllü, ''Bu olayı biz unuttuk ve tatlıya bağladık. Bu tür şeyler olabilir. Zaten ben de hadiseyi takip etmedim. Yurtdışındaydım. Büyütülecek bir tarafı yok.'' ifadeleriyle olayla ilgili fazla açıklama yapmaktan kaçındı. Yanlış çevrenin kurbanı oldu Milli boksör Atagün Yalçınkaya, 17 yaşında 2004 Atina Olimpiyatları'nda gümüş madalya kazandıktan sonra Türkiye'nin en çok konuşulan sporcusu oldu. Atagün'ün, Ay-Yıldızlı eldivenle uzun yıllar tarihî başarılar kazanacağı umuluyordu. Olimpiyatların akabinde herkes ona büyük ilgi göstermiş, pek çok ödülle mükafatlandırmıştı. Üst üste elde ettiği başarılar ve maddi kazanımları her insanın altından kalkacağı bir yük değildi. İlk etapta ülkesine başarı kazandırmak, ailesine ve kendine faydalı bir sporcu olmak gayesiyle yola çıkan genç yumruğun, kısa sürede çevresinde pek çok arkadaşı olur. Farklı fikir verenler çıkar, ortamı değişir, bu da boksa ve antrenmanlarına konsantrasyonunu olumsuz yönde etkiler. Gençliğinin de verdiği heyecanla büyük değişimler yaşayan Atagün, belki de yaşadığı bu talihsiz olayla ölümün eşiğinden döner
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,090
|
İlgi: Atagün: Pekin'de yokum
Şöhretin yumruğu Atagün'e ağır geldi 2004 Atina Olimpiyat Oyunları'nın sürpriz ismi olan Atagün'ün başarısı uzun soluklu olmadı...
Şöhretin yumruğu Atagün'e ağır geldi 2004 Atina Olimpiyat Oyunları'nın sürpriz ismi olan Atagün'ün başarısı uzun soluklu olmadı. Görünüşüne baktığınızda boks yapmayı bir tarafa bırakın sporcu dahi olduğuna inanmakta zorlanacağınız bir isimdi. Milli Takım'a alındığı zaman arkadaşlarına boks elliği tutar nazarıyla bakılıyordu. Gençler Avrupa şampiyonu olunca biraz sivrilir gibi oldu. Ama dikkati çeken bir kariyeri yoktu. Ancak hocaları çok yetenekli olduğunda hemfikirdi. 2004 Atina Olimpiyatları'na katılma şansını yakalaması dahi büyük başarı niteliğindeydi. Fakat o, olimpiyatlarda herkesi şaşkına çeviren bir performans sergiledi. Evet olimpiyat ikincisi olan Atagün Yalçınkaya'dan bahsediyoruz. Atina'da yaptığı maçlarda olimpiyatların küçük devi olup çıkmıştı. Ufak tefekti ama yerinde durmuyor, yumrukları görünmüyordu. Milli Takım'daki arkadaşları rakiplerine bir bir yenilirken Atagün, fizikçe kendisinden üstün olan nice ünlü eldivenleri ringe sermeyi başarmıştı. Finale kaldığında yer yerinden oynamış, olimpiyatlarda boks gibi zor bir dalda 17 yaşında gümüş madalya kazanma mutluluğunu yaşamıştı. Türk halkı seksenli yıllarda uykusundan fedakârlık edip nasıl sabahlara kadar televizyon başında efsane boksör Muhammed Ali'yi izlediğiyse, bir kez daha televizyon başına geçmiş ve Atagün'ü desteklemişti. 1.67 boyunda, 48 kilo ağırlığındaki milli sporcu, olimpiyatlarda gösterdiği hızlı çıkış nedeniyle dünya boks otoritelerince Muhammed Ali'den sonra gelen en yetenekli boksör unvanını kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Kolay mıydı hiç, daha 17'sinde cesurca dünya ringlerinde yumruk sallayıp, efsane boksör Muhammet Ali'yle birlikte anılmak. Türkiye'ye geldiğinde krallar gibi karşılanmış, haftalarca gazete manşetlerinden düşmemişti. Neredeyse her akşam farklı bir televizyon programında boy gösteriyor, alkış üstüne alkış alıyordu. Devletin sporu desteklemek maksadıyla çıkarttığı ödül yönetmeliğine göre artık zengin bir sporcu da sayılabilirdi. Ankara'nın Keçiören semtinde kenar mahallelerinden birinde 4 kişilik fakir bir aileden çıkarak zengin ve ünlü bir sporcuya dönüşmüştü. Aldığı paralarla ilk önce annesine ev almış, sonra da altına arabasını çekmişti. Buraya kadar her şey çok normal ve takdir edilesiydi. Ancak aradan pek fazla bir zaman geçmemişti ki şampiyon Atagün'de birtakım değişimler oldu. Girdiği bir iki turnuva dışında artık çok iyi dereceler alamıyor, kendisinden beklenen Dünya ve Avrupa şampiyonluklarını kazanamıyor, ruhununu ve bedenini antrenmanlara yansıtamıyordu. Bu durumunda nedeni bir türlü bilinemiyordu. Hocalarının ve onu yakından tanıyanların dile getirdiği ortak cümle ise şöyleydi: "Özünde temiz ve çok yürekli bir delikanlı, fakat şöhreti taşıyamadı." Olimpiyatlardan sonra gerçekleşen şampiyonalar ve turnuvalarda esamesi dahi okunmayan Atagün, son günlerde milli takımda da kendine yer bulamaz hale geldi. Hatta Türkiye'de yapılan organizasyonlara bile dâhil edilmedi. En son geçtiğimiz aylarda yapılan Ahmet Cömert Boks Turnuvası kadrosuna alınmayan Atagün için Boks Federasyonu Başkanı Caner Doğaneli çarpıcı cümleler sarf etti. Doğaneli, "Atagün'ü disiplinsiz davranışlarından dolayı ve ayaklarının yere basması için milli takıma almadık. Hatta Atagün gibi Avrupa Yıldızlar Boks Şampiyonu Sedat Taşçı'nın da son kamptaki disiplinsiz davranışlardan ötürü turnuvaya dâhil etmedik.'' diyor. Boks Federasyonu Başkanı Doğaneli, genç sporcuların bir anda şöhreti yakaladığını ve bunu hazmedemediğini belirterek Atagün'ün bir an önce kendisini toplaması gerektiğini belirtiyor. Genç yumruğun bir anda ekonomik olarak büyük bir rahatlığa kavuşması ve kısa sürede şöhret olmasından dolayı yaşadığı bu sendrom aslında ülkemizde pek çok sporcu için de büyük bir sorun. Günler ayları, aylar yılları kovaladı, 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları Türk sporcuların kapısına dayanır hale geldi. Tabiî ki milli boksör Atagün Yalçınkaya'nın da ismi zikredilmeye başlandı. Fakat olimpiyat madalyalı sporcumuzdan şu ana kadar ses seda çıkmadı.
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |