Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Dini Konular

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 20-05-2007, 11:26 PM   #1 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
Thumbs up Haccin Fazileti

BİRİNCİ HİKÂYE


Şeyh İbrahim Edhem Hazretleri Mekke-i Mükerreme'nin mübarek halkasına yapışıp: «Ya Rabbî, eğer ben zayıf ve nahif kulunun haccını kabul eyledinse, bütün hüccac-ı müslimîn'in de haccını kabul buyur.» diye tazarrû ve dua eder. Bunun üzerine kendisine: — Ya İbrahim Edhem! İzzet ve celâlim hakkı için, bu Beyt-i Muazzama'yı, kıyamete kadar hac ve tavaf edenlerin haccını kabul ve günahlarını afveyledim, diye hitab olunur.
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 20-05-2007, 11:26 PM   #2 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
İKİNCİ HİKÂYE


Zünnûn-ı Mısrî Hazretleri bir gün dervişleri ile seyahat ederken çölde bir gence tesadüf ederek, nereye gittiğini sorarlar. Genç de: «Bizi yaratan Allahu Tebareke ve Teâlâ Hazretlerinin beytini ziyaret ve hacca gidiyorum.» diye cevap verir. Zünnûn-ı Mısrî Hazretleri, azığın ve bineğin hani, diye sorunca, genç: — Azığım takva, bineğim ayaklarım ve himmetim Hazreti Mev-lay-ı Müteâl diye cevap verir.
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:27 PM   #3 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
ÜÇÜNCÜ HİKÂYE


Salih ve temiz nesebli bir zat, Hacca gider ve hac vazifesini yerine getirerek tekrar döndüğü zaman, arkadaşları latife olarak: «Hani hac ettiğine dâir bir delil ve berâtın. Bilmez misin ki, bir padişaha mutasarrıf olduğun yerin vergisini versen, eline bir kâğıt alırsın. Sen hac yaptın niçin berât almadın?» derler.
Bunun üzerine o kimse tekrar döner ve Beyt-i Muazzama'ya giderek kapısına sarılıp:
— Ya Rabbî, ben kuluna haccetmek takdir buyurdun. Halbuki haccımın kabul olunduğuna dair bir berât vermedin. Lütuf ve inayet ederek, berâtımı bana ihsan eyle, diye pek çok tazarrû ve niyazda bulunur.
Duası biter bitmez, hemen gâibten bir kâğıt gelir. İçerisinde kudret kalemi ile: «İşbu berât, Filan oğlu filanın, haccını kabul ettiğim ve günahlarını afvettiğim içindir.» diye yazılmış. O kimse berâtı alır ve sevinç içerisinde arkadaşlarına getirir. O berâtı onlara gösterince hepsi hayret ve taaccüb içinde kalarak, o kimseden hayır dua niyaz ederler.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür...
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:27 PM   #4 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
DÖRDÜNCÜ HİKÂYE


Mâlik Bin Dinar Hazretleri, bir sene arafatta vakfe'de iken, bütün hüccac «Lebbeyk» diye feryad ediyorlardı. Bu arada bir kimseyi gördü ki, hiç bir şey söylemiyor ve dua etmiyor. Mâlik Bin Dinar Hazretleri o kimseye:
— Ey kişi, senin halin nedir? Her makamın bir sözü vardır. Burada niçin «Lebbeyk» diye dua etmiyorsun? der. O da:
— Ya Mâlik, söyleyecek dilim yoktur, diye cevap verir.
Mâlik Bin Dinar, gözünü o kimseden ayırmayarak, devamlı takib eder. Güneş batmaya yakın bir zamanda o kimse, Cenabı Hak'ka müteveccih olup:
— Ya Rabbî, benim lisanım, kalbim ve bütün azalarım kusurludur Bunlar ile huzurundayım. Allahümme Lebbeyk! Deyince, hatiftan da: — Lebbeyk ya abdî! Ben de sana yakın ve hâzırım. Duanı ve haccını kabul ettim, diye hitab-ı izzet olunur
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür...
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:27 PM   #5 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
BEŞİNCİ HİKÂYE


Sulehâdan bir kimse, veda etmek üzere Kâbe-i Şerifin örtüsüne sarılıp:
— Ya İlâhî! Bu aciz kulun, yollarda nice zahmet ve meşakkat çekerek geldim. Şimdi ise vatanıma gideceğim. Beni mahzun gönderme. Kabileme vardığımda «Rabbin sana ne eyledi? Sana ikramda bulundu mu?» diye sordukları zaman ne cevap vereyim. Emir senindir. Bütün eşya taht-ı kudretindedir. Her ne dilersen kaadirsin. Azab ile ikaab, adlin, af ile rahmetin de keremindir. Sen Ekramü'l-Ekramîn'sin, diye yalvarır. O esnada hatiftan: — Ben seni, dünya ve âhirette azab ve ikaabdan ve cehennemden azad edip, haccını da kabul eyledim. Ehl-i iyaline vardığın zaman, benim Erhamü'r-Rahimîn olduğumu söyle, diye sırrına hitab olunmuştur
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür...
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:28 PM   #6 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
ALTINCI HİKAYE

Ebü'l-Kaasım Nasr Âbâdî Hazretleri, Kâbe-i Muazzama'da bulunduğu sırada, şimal rüzgârı esdikçe, Beyt-i Şerifin örtüsü de rüzgâr istikâmetinde hareket ederek kalkıp inermiş. Ebü'l-Kaasım Hazretleri, Kâbe-i Şerifin örtüsüne yapışarak: «Ya Ra'na ve Ya Şerif! Sakin ol. Bu hareketin nedir? Hak Celle ve Âlâ Hazretleri sana bir kerre «Tahha-ra beytî» buyurdu ise, bana 80 kerre «Ya abdî» diye buyurdu, demiştir
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:28 PM   #7 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
YEDİNCİ HİKÂYE


Şeyh Ebû Abdullah Hazretlerinden rivayet edilmiştir:
Adaletli emirlerden biri olan Hasan Hazretleri hacca gittiği zaman, maiyyetinde her birinin elbise ve silahı biner akçe olan 20 kölesi vardı. Emîr Hasan Hazretleri, Mekke-i Mükerreme'ye girerek Beyt-i Muazzama'yi görünce, yanındaki kölelerine hitaben: Hepinizi Allahu Teâlâ ve Tebarek Hazretleri için âzad ettim. Üzerinizde bulunan şeyler de sizlerin olsun, diyerek muhabbetullahın galebesinden, kendinden geçinceye kadar ağlamışlardır
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:28 PM   #8 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
SEKİZİNCİ HİKÂYE


Yine Şeyh Ebü'l-Kaasım Hazretleri 60 defa haccetmişti. Son haccında hepsini iki ekmeğe satıp, ekmekleri de fukaraya tasadduk ettikten sonra Kâbe-i Şerifin halkasına yapışarak: — Ya Rabbî! Bütün sırı ima vakıf ve haberdarsın. Şimdiye kadar ibadetimden 60 haccım vardır diye dava ederdim. Şimdi ise ondan da beri olarak müflis oldum. İflasımı esirge ve günahlarımı afveyle. Sen Erhamü'r-Rahimîn ve Ekramîn'sin diye dua eder ve oradan bir adın bile bir tarafa gitmez. Bu hal üzere orada ruhunu teslim eder.
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür...
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:29 PM   #9 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
DOKUZUNCU HİKÂYE


İbrahim Bin Havvas Hazretleri, hacca giderken «Eğer yanımda bir miktar akçe olsaydı, Kâbe-i Şerife vardığımda, bazı yiyecek şeyler alarak iftar ederdim.» diye hatırından geçirir. Bir de bakar ki, dört bir tarafında altunlar görür. Alıp baktığı zaman altunların üzerinde: — Ya Havvas oğlu, seninle beraber altun ve gümüş olmasa, biz seni iftar ettirmeye kaadir değil miyiz zannedersin, diye yazılıdır
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür...
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-05-2007, 11:29 PM   #10 (permalink)
kemalseymen
Super Moderator
 
kemalseymen'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 10,611
ONUNCU HİKÂYE


Şeyh Ebü'l-Kaasım Nasr Âbâdî Hazretleri, hacca giderken yolda Mâveraünnehr ehalisinden bir kimse, kafile reîsi ile münakaşa eder ve bazı kötü sözler söyler. Hz. Şeyh o geçe rüyasında, kötü söz sarfeden o kimseyi görür ki; kötü bir kimse ile münakaşa ediyor. Ve daha sonra Şeyh Hazretlerinin sırrına şöyle hitab olunur:
— Ya Şeyh, şu kimseye muhabbet eyle. Zira 30 yıldan beri, hacıları develerine bindirip benim evime ziyaret ve tavafa getiriyor. Hz. Şeyh uyanınca hemen kafile reisini çağırır ve münakaşa ettiği kimseden özür dilemesini söyler. O da derhal özür dileyip kusurunun bağışlanmasını ister
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,

O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,
O Da Bugündür...
kemalseymen şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.14010 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (110009)