Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Dini Konular

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 14-07-2006, 11:33 PM   #1 (permalink)
karagun
Special Member
 
karagun'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 1,078
İslam Dini İle Terör aynı satırda Bile yazılamaz!!!

Bilindiği gibi din olgusu bireyler ve toplumlar için kaçınılmaz bir gerçektir. Bu nedenle ilk insan, varolduğu günden bugüne birşeylere inanma ihtiyacı hissetmiştir. İlk zamanlar doğadaki olağanüstü olarak nitelediği varlığa, -güneşe, aya vb.- taparak bu ihtiyacını gideren insanoğlu semavi dinlerle birlikte bu ihtiyacını daha sistemli gidermeye başlamıştır. Din olgusu insanların algılayış, yorumlayış ve yaşayış tarzlarındaki farklılıklardan dolayı bir takım sapmaları da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda din olarak Müslümanlık'ın yaşandığı ülkemizde İslam'ı farklı algılama, yorumlama ve yaşama farklılıklarından kaynaklanan bir takım aşırılıklar ve sapmalar sözkonusudur. İslam dinindeki bu radikal hareketlerin kaynağına baktığımızda bu hareketlerin büyük ölçüde

Ortadoğu’da geliştiği ve İran ile ivme kazandığı görülmektedir. Radikal anlayış ve hareketler menşe olarak büyük ölçüde ekonomik yönden geri kalmış ülkelerde ortaya çıkmakta ve zemin bulmaktadır. Bu ülkelerde yaşayanların sömürü ve baskıya maruz bırakıldıkları şeklinde bir psikolojik yapıya sahip olmaları mevcut yönetimlere karşı güvensizlik ve başkaldırı eğilimlerini ortaya çıkarmaktadır. Bizdeki İslami anlayışlarla büyük ölçüde farklılıklar göstermesine rağmen, yurtdışı kaynaklı radikal hareketlerin kültürel yollardan ülkemize taşınması ve İran’ın yayılmacı devrim ihracı faaliyetlerinden dolayı, ülkemizde bu fikirlerden etkilenen gruplar oluşmuştur. Bu bağlamda, özellikle coğrafi yakınlığın da verdiği avantajla tamamen Şii temele dayanan İran’daki dini anlayışın, ülkemizdeki radikal grupların oluşumunda büyük tesiri olduğu muhakkaktır. İran devrimi ile birlikte dünyada siyasal İslam tartışılmaya başlanmış ve İran pratiğinin başka ülkelerdeki bazı Müslüman gruplara örnek teşkil eder bir nitelik kazandırılmasına çalışılmıştır.



Halbuki İran’ın Şii Müslümanlığı ile bizim yaşadığımız Müslümanlık arasında dağlar kadar farklılıklar vardır. Zira din alimleri de, dünyada İslamın özgürce yaşandığı ülke olarak ülkemizi göstermektedirler. İran ise; tarihten bugüne Şii Müslümanlığı'nı siyasi mülahazalarla sürekli gündemde tutmuş ve bu inancı yayarak başka ülkelerin içerisinde ihtilaf ve karışıklıkların çıkmasına neden olmuş ve olmaktadır. Esasen Şii felsefesindeki mevcut sisteme, yönetime ve idarecilere karşı başkaldırı anlayışından etkilenen başka ülkelerdeki radikal gruplar, gündemlerinin ilk maddesine yaşadıkları ülkenin rejimine başkaldırma stratejisini koymaktadırlar. Dini inançların çok çeşitlilik arzetmesi ve farklı şekillerde yorumlanmaya müsait oluşu suiistimal edilmeye açık bir zemin oluşturmaktadır. Dünyadaki radikal dini hareketler İslamiyet'i siyasi platformlara çekme gayreti içerisindedirler. Bu amaçla tarihte, İslamiyet'i farklı şekilde yorumlayan, ona siyasi bir nitelik kazandıran değişik fikir akımları ortaya çıkmış ve bu fikir akımları paralelinde de çeşitli eserler meydana getirilmiştir.



İran’lı bir yazar, İslam dinini, “kan, ihtilal, gözyaşı ve cihat dinidir” şeklinde tarif ederken, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş Veli ve tarihimizdeki diğer birçok büyük dini şahsiyetler ise İslamiyet'i; sevgi, kardeşlik, hoşgörü ve müsamaha muhteviyatlı olarak anlamış, anlatmış ve yaşamışlardır.

Bu hususta örnek teşkil etmek üzere;


Radikal dini anlayışın referanslarında;


İslam; kan, ihtilal, gözyaşı ve cihat dinidir.(MUTAHHARİ)
Aydınların tarihi ihanetlerle, alimlerin tarihi başkaldırılarla doludur.(ALİ ŞERİATİ)
Hizbullahi mesaj CİHADA dayalı dindarlıktır. (ALİ KORANİ)
şeriat iki rekattır, abdesti ancak KANLA alınır. (HUMEYNİ)
Geleneksel İslami anlayışın referansları ise; · Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir. (KUR'AN-I KERİM) ·
Müslüman; insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.(Hz.MUHAMMED)
Yaratılanı severiz, yaradandan ötürü. (YUNUS EMRE) ·
Gelin canlar bir olalım. (HACI BEKTAŞ VELİ)
Ne olursan ol yine gel. (Hz.MEVLANA) şeklindedir.


Özellikle İran ve Mısır gibi ülkelerde kaleme alınan ve İslamiyet'in hoşgörü ve müsamaha yönünü gözardı eder tarzda İslam dinini adeta kan, savaş ve ihtilalle bütünleştiren eserlerin dilimize çevrilmesi, ülkemizde bu fikirlerin etkisinde kalan grupların ortaya çıkmasına vesile olmuştur.

Önemle vurgulamak gerekirse dinimiz asla kan ve gözyaşı dini değildir. Yüce kitabımız bu konu ile ilgili olarak “Bir insanı öldüren, bütün insanları öldürmüş, bir insanın hayat bulmasına sebep olan, bütün insanlığa hayat sunmuş gibidir.” ifadesini kullanmaktadır. Bu bağlamda dinimiz sevgi, saygı, birlik, beraberlik ve kardeşlik dinidir. Asla ayrılık, gayrılık, çatışma ve savaş dini değildir.
karagun Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.2 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 RC7
Design by HTWoRKS
eXTReMe Tracker
Page generated in 0.09650 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (43023)