|
||
|
|
#1551 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,138
|
DIGITURK'ÜN HALKA ARZI DURDURULDU
Digiturk Genel Müdürü Ertan Özerdem, Digiturk'ün halka arzında gerekli piyasa koşulları oluşmadığı için durdurulduğunu belirtti. Ertan Özerdem yaptığı yazılı açıklamada, Digiturk'ün yurt dışında yüzde 25 oranında halka arzı planlandığını belirterek, "Ancak satış için gerekli piyasa koşulları oluşmadığı için işlemler tarafımızdan durdurulmuştur. Şirketimiz hissedarları Digitürk'ün giderek artan değerine inanmakta ve halka arz için herhangi bir zamanlama baskısı altında olmadıklarından hisselerini gerçek değeri altına satmak yerine Digiturk'e yatırım yapmaya devam etmeyi tercih etmektedirler" dedi. Digiturk planladığı halka arzda, 50 milyon GDR'a (global depositary receipts) kadar hisseleri tanesi 9-11 dolar arasında fiyatla halka arz etmeyi planladığını Ekim sonunda açıklamıştı. Halka arzın global koordinatörleri Credit Suisse, JPMorgan ve Lehman Brothers olarak belirlenmişti. (IHA)
__________________
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#1552 (permalink) | |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 5,082
|
Alıntı:
2010 nasıl gödüğünü şöyle yorumlayabiliriz.bugün kü duruma göre ben ce. ABD iranı vurur. kuzey ıraktaki durum. ABD SURİYE arası bir sorun. bunları 2010 kadar yok saymış. |
|
|
|
|
|
#1560 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 3,404
|
Sayın Başbakan,
Birbirinden başarılı iki oğul babasısınız. Oğlunuz Burak alnının teriyle genç yaşta gemi aldı. Diğer oğlunuz Bilal, Dünya Bankası'ndaki başarılarıyla stratejik ortağınız Amerikan başkanı Bush'un bile iltifatlarına mazhar oldu. İkisi de pırlanta gibi, Allah bağışlasın. Demem o ki, bir evlat nasıl yetişir, bir baba evladına baktığında nasıl içi titrer, nasıl burnunun direği sızlayarak sever biliyorsunuz... Ama oğlu ertesi gün askerlik kurası çekecek bir baba o geceyi nasıl geçirir, Güneydoğu'yu çeken oğlunu otobüse nasıl bindirir, 15 ay boyunca geceyi gündüze nasıl ekler, saat başı haberlerini nasıl içi içini yiyerek seyreder, telefonda konuştuğunda "Operasyona gidiyoruz, hakkını helal et baba" diyen oğluna ne cevap verir, bilmiyorsunuz. Çünkü dediğim gibi oğullarınızdan biri armatör oldu. Güneydoğu'da deniz yok, Atatürk Barajı da oğlunuzun gemisi için pek küçük kalır, yakışık almaz. Yani Burak güvende. Allah bağışlasın. E diğer oğlunuz Bilal de dediğim gibi Dünya bankası'ndaydı. Şimdi ise Dünya Bankası her nedense sözleşmesini yenilemediği için The Brooking Institution'da. İşi düşünce üretmek olan bu kuruluş da geçenlerde Diyarbakır'ın belediye başkanı Sayın !!!! Osman Baydemir'i ağırlamıştı, hatırlatırım. Yani sözün kısası Bilal de Washington'da, güvende. Allah bağışlasın. O yüzden de "Artık şehit cenazeleri görmek istemiyoruz" diyen bir vatandaşa gönül rahatlığıyla "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, canım kardeşim" diyebiliyorsunuz. Ben de artık şehit cenazeleri görmek istemeyenlerdenim, bu yüzden ben de sizin "Canım kardeşim" diye hitap edebildiklerinizdenim. Can kardeşliğin verdiği samimiyet hissiyle, olanca içtenliğimle merak ediyorum. Sayın Başbakan, 5 ayda verilen 50 şehidin ardından, "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" dediğiniz için; şehitlere "kelle" dediğiniz için hiç mi utanmıyorsunuz? Bırakın politikaya devam etmeyi, meydanlarda büyük büyük laflar etmeyi; hala nasıl sokağa çıkabiliyorsunuz? Artık neredeyse her gün kalkan cenazelerde o kadar kişi tek bir ağızdan sizi ve bakanlarınızı yuhalarken ne hissediyorsunuz? Yani mesela, "Yan gelip değil, can verip yattılar" diye bağırırken binlerce kişi, "Yer yarılsa da içine girsem" diyebiliyor musunuz? Orada, şehitlerin cenazesinde, Ajan Smith gözlüklerinizle gizlerken yüzünüzü, neye daha çok üzülüyorsunuz? Şehitlere mi, düştüğünüz hale mi? İktidarınızın ilk günlerinde terör sıfırken dört buçuk yılın sonunda gelinen durum nedeniyle hiç mi suçluluk duymuyorsunuz? Şimdi sürekli "şehitlik üzerinden siyaset yapmayın" diyorsunuz ya meydanlarda. Peki, o zaman tam seçim arifesinde niye şehit aileleri ile gazilere TOKİ aracılığıyla kurasız ucuz konut veriyorsunuz? Bu durumda asıl siz şehitler üzerinden siyaset yapmış olmuyor musunuz? Sayın Başbakan, bir baba olarak soruyorum size. Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz? Akşam yastığa başınızı koyduğunuzda uyuyabiliyor musunuz? Kelle deyip geçtiklerinizin ahından korkmuyor musunuz? O mağrur, çocuk bakışlı erler, onların babasız evlatları, anaların ağıtları, babaların "Vatan Sağ olsun" derken titreyen dudakları hiç mi rüyanıza girmiyor? Bir "canım kardeşiniz" olarak olanca samimiyetimle soruyorum. Bu kadar sevilmemek nasıl bir duygu Sayın Başbakan? Ha, bu arada. Bir oğlunuz, Bilal, hani stratejik ortağınız Bush'un iltifatlarına mazhar olan, askere gitmedi. Diğeri, Burak, hani alnının teriyle gemi alan ise çürük raporu almış. Askerlik yapmayacakmış. Ne diyeyim. Bilal de, Burak da pırlanta gibi çocuklar. Allah bağışlasın. |
|
|
|
|
#1561 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 17,138
|
Dağdaki askerlerimizi almaya giden DTP'li vekillerden biri olan Fatma Kurtulan'a "dağdaki eşi" soruldu. Kurtulan soruya cevap vermedi.
“Eşiniz şu anda dağda mı?” sorusuna cevap DTP'li milletvkillerinden geldi. Soruya sinirlenen Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, “İnsanların özel konumlarıyla ilgili soru sorma hakkınız yok. Bu yanlıştır, etik değildir” diye tepki gösterdi. Diyarbakır Milletvekili Gülten Kışanak ise “Bu tarz doğru değil” dedi. DTP'liler Kurtulan'ın eşinden boşandığını, yıllardır kendisinden haber alınmadığını söylese de Meclis kayıtlarında Kurtulan evli görünüyor.
__________________
|
|
|