![]() |
![]() |
|
|
|
|
#1 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 11.457
REP Gücü : 12219
REP Puanı : 1198553
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Değişen ekonominin sihirli kavramı ”İnovasyon”
Dünya Ekonomisinde yaşanmakta olan vahşi rekabet başta olmak üzere , krizler, piyasaların çok bilinmeyenli değişkenler üzerinde hareketini sürdürmesi,müşteri beklentilerinin doruk yapması , hayal dünyalarının zenginleşmesi ve tatmin duygularının çok farklılaşması “ İnovasyon” kavramını ön plana çıkarmaktadır.
İnovasyon: Dilimize Batı dillerinden girdiği için gerek iş dünyası gerekse halk arasında net olarak algılanamamaktadır. Sözlükte yenilik ,icat,buluş gibi karşılığı olsa da ekonomi literatüründe ekonomik faydaya dönüştürülmüş buluşlar demektir. Bu açıdan bakıldığında bilimsel anlamda icat özelliği taşıyan her buluş ekonomik faydaya dönüştürülemediği sürece İnovasyon kimliği kazanamamaktadır. İşte iş dünyası için önemli olan da bu ince çizgidir. Ekonominin içinde faaliyet gösteren kimi şirketlere göre: Değişen şartlara kolayca adapte olabilmek bir inovasyonken , kimilerine göre ise farklılıkları keşfederek ortaya çıkartmak inovasyondur. Şurası bir gerçek ki günümüz ekonomik şartlarında güçlü olanlar değil, değişen şartlara kolaylıkla ayak uydurabilme kültürüne sahip olan şirketler yaşam avantajını ellerinde tutma şansını yakalayabilmektedirler. Bir diğer gerçek de Şirketlerin İnovasyon atmosferini canlı tutacak ve sürekli besleyecek kültürel alt yapılarının oluşması ve tabi ki yetenekleri ile ön plana çıkan Yetişmiş İnsan Kaynağına sahip olmalarıdır. Yetişmiş Beyinlerin ve bunların huzur içinde çalışmalarını sağlayacak (ideolojik saplantılardan uzak) kültürel alt yapının olmadığı bir yapıdan yaratıcı bir şeyler beklemek pek akıl karı değildir. Özellikle gelişmiş piyasalardan başlayarak tüm dünyayı kasıp kavuran krizlere karşı, ekonomik aktörlerin kullanabilecekleri tek silah ise İnovasyon yetenekleridir. Bugün başta bilişim, elektronik, bankacılık, Otomotiv olmak üzere konfeksiyon , mobilya, inşaat, tekstil gibi ana sektörlerde hayatın akışını şirketlerin İnovasyon yetenekleri belirlemektedir. İnovasyonların açtığı çığır nedeni ile bugün bir Yahoo İnternet arama motoru Türkiye’nin beş yıllık onlarca işletmenin özelleştirmesinden elde ettiği gelirden daha yüksek bir fiyata alıcı bulabilmektedir. Meydana gelen değişimlerle Otomobilden beklentiler değişmiş ve otomobil dendiğinde ilk akla gelen başlıca unsurlar konfor , sürüş zevki ve sürüş emniyeti olmuştur .Tekstil ve konfeksiyonda yıl içinde kışlık ve yazlık, mevsimsel olarak değişen moda akımları bunun en çarpıcı örnekleridir. Daha düne kadar koyu renkli takım elbise ve beyaz gömlekle işine büyük bir ciddiyetle gidip gelen bir bürokrat veya üst düzey bir yönetici; bugün çok çarpıcı renklerde gömlek ve kravat takabilmektedir. Yine herkes normal yatak üretirken bir üretici çıkıp afrodisyak kokular yayan yatak imal ederek kendine kulvar aralamaya çalışmaktadır. İnovasyon’da ortaya çıkan bir diğer önemli husus ise gündemden kopmadan hedef kitlenin kabul edebileceği ve benimseme konusunda sıkıntı yaşamayacağı türden yeniliklere imza atmaktır. Hedef kitlenin zamanı geçmiş bulduğu veya tersi henüz hazır olmadığı ancak ilerleyen yıllarda ihtiyaç duyabileceği yenilikler şirketlere hiçbir fayda temin etmediği gibi çalışan moralini de son derece bozar ve kendine güven unsurunu ortadan kaldırır.Dolayısı ile burada ön plana çıkan bir diğer kavram da “ İnovatif zamanlama’dır.” Sonuç olarak hangi sektörde faaliyet gösterirseniz gösteriniz, ister sanayi, ister hizmet sektörü değişmeyen tek gerçek , değişimin kendisidir. Durum böyle olunca da müşteri beklentilerinin sürekli yükseldiği ,Hedef pazara her koldan (içeriden ve dışarıdan) saldırı bombardımanın olduğu bir ortamda “Kalıcı olmak İddiası Taşıyan “ her şirket için inovatif faaliyetlere hız kesmeden devam etmek tek çıkar yoldur. Yeter ki elde ettiğimiz başarılar bizi sarhoş etmesin . İş felsefemiz iş yerinde rahatlık anlayışı üzerine kurulmasın. İşimiz ve evimizin hayatımızdaki yeri hakkında kafamız karışık olmasın . Dolayısı ile iş yerindeki yorucu ve uğraştırıcı faaliyetlerden de evimizdeki sakinlikten de huzur duymasını ve mutlu olmasını bilelim. Unutmayalım ki “İki günü bir birine eşit olan zarardadır”( Hz. Muhammed S.A.V) anlayışı: Bizim Kültürümüzün meyvesidir. |
|
|
|
| İlgili Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 11.457
REP Gücü : 12219
REP Puanı : 1198553
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
İlgi: Değişen ekonominin sihirli kavramı ”İnovasyon”
Değişen ekonominin sihirli kavramı “İnovasyon 2”
“İnovasyon” hakkında önceki hafta yazdıktan sonra aslında aynı konuda ikinci bir yazıyı kaleme almayı pek düşünmemiştim; ancak okurlarımdan aldığım farklı yorumlar, medyadaki tartışmalar ve 14 Şubat 2008 tarihinde bizzat Sayın Başbakanın katıldığı bir törende Türk Patent Enstitüsü tarafından 2007 yılı Marka, Tasarım, İcat, Patent…. Konularında ödüllerin verilmesi ikinci bir yazıyı mecburi kılmıştır. Önce geleceğimiz için ümit verici olarak gördüğüm inovasyon sürecinin neresindeyiz sorusunun da bir anlamda cevabı niteliğindeki açıklamaları ele alalım: Türk Patent Enstitüsüne 2007 yılında yaklaşık olarak 72000 Marka başvurusu ile Avrupa’da ilk üç ülke arasında yer almışız. Patent başvurularında ise bir önceki yıla göre %80 artış kaydedilmiş. ARGE yatırımlarına toplam GSMH içinde ayrılan pay daha önce binde 6 ile ifade edilirken 2007 de bu rakam %1 e çıkmış.Sayın Başbakanın Liderliğinde bulunan 60. Cumhuriyet Hükümeti 2013 Yılı hedefini, ARGE yatırımlarının GSMH içindeki payının %2’ye çıkarılması olarak açıkladı. Gerçekten son yıllarda ARGE yatırımları ve teşvikleri konusunda, Markalaşma konusunda “ TURQUALITY ” gibi projelerle pek çok somut gelişme kaydedilmiştir. Bu törene bizzat Sayın Başbakanın katılmış olması bile tek başına konuya verilen önemi göstermesi açısından önemlidir. Bütün bu gelişmelere rağmen gelişmiş ülkelere göre yolun başında olduğumuzu ve daha oldukça fazla yapacak işimizin olduğunu bilmemizde yarar vardır. Ayrıca vurgulanmasında yarar gördüğüm ve önemli bulduğum bir diğer gelişme ise ARGE faaliyetlerinin önünü açması açısından “Patent Değerlendirme Ajansı’nın” kurulmasıdır. Sınai mülkiyet haklarının değerlemesinin ve bu hakların ekonomik karşılığını da yine bu ajansın belirleyecek olması oldukça önemlidir. Patentli buluşların ticarileşmesini sağlamak için oluşturulmaya çalışılan bu organizasyon ile Sanayici ve Mucidin bir araya getirilmesi hedeflenmekte olup büyümemizin ivmesini artırıcı ve ülkemiz açısından mutluluk verici, en önemli köşe taşlarından biri olacaktır. Değinmek istediğim ikinci konu ise : İnovasyon konusundaki bir takım yanlış inanış ve bilgilerin etrafımızı kuşatarak bizi içeriye hapsetmesi ve çoğu zaman da içinde yaşadığımız körlüğün farkında olmamamızdan kaynaklanan olumsuzluklardır. Öncelikle inovasyon denildiği zaman ilk akla gelen husus , herhangi bir icat yada buluşun yapılabilmesi için çok büyük paraların harcanmasına, çok büyük bilgi birikimine ve pek çok bilim adamının araştırma yapmasına ihtiyaç olduğu yanlış inancıdır. “İcat ve inovasyon” kavramları ,bizde Dünya için yeni bir şeyler bulmak şeklinde algı oluşturuyor ki bu gelişmemizin önündeki en büyük engeldir. Şüphesiz tabiatı icabı çok fazla emek ve gayret gerektiren ve çok fazla kaynak harcanması gereken büyük projeler ve zor problemler de vardır; ancak bizim konumuz öyle bilimsel ve ileri teknoloji ile alakalı Devlet Bütçelerini gerektirecek çalışma ve faaliyetlerden ziyade günlük hayatımızda ve ekonomi çarkının içindeki icatlardır. İnovasyon için geçen yazımızda müşteri beklentileri, hayalleri, inovatif zamanlama gibi bazı temel tespitleri dile getirmiştik; bugün ise bunlara ekleyeceğimiz bir diğer ilke : “Yalın düşünmek”prensibidir. Kompleks ve karmaşıklaştırarak veya gözümüzde büyüterek hiçbir problemi çözemeyiz.( Burada problem olarak adlandırdığımız husus ihtiyaçlar karşısında geliştirilen buluşlardır). Bilindiği gibi Bilim dünyasının kullana geldiği problem çözme tekniklerinin başında “Yaratıcı Problem Çözme Tekniğinin” babası ünlü Sovyet Bilim Adamı Genrich Altschuller’ in teorisinin dayanağı olan “Yalın Düşünmeyi” buluruz. Bir diğer temel prensip de konulara “Farklı ve Farkındalık” oluşturacak şekilde bakabilmektir. İnsan gözünü rahatsız etmeyen Oto Farlarından tutun da insanlara daha pratik ve kolay hizmet sunmak için “Üçü bir Arada” hazır kahve satışı ile dünya çapında çok büyük cirolar yapan şirketlerin , köyden kente göç olgusu ile gündeme gelen özellikle dar gelirli halk kesimlerinin aynı mekanda hem yatma hem de oturma ihtiyacını görerek bu ihtiyacı gidermeye yönelik olarak Çek-Yat’ı geliştiren ve bunu piyasaya sürerek çok büyük bir boşluğu dolduran üreticilerin ve satıcıların başarısının kaynağı yalın ve basit düşünmektir. Yılın ödüllerinin dağıtıldığı aynı törende bireysel dalda icat ödülü olan genç mucidin tasarladığı merdivende de aynı bakış açısını görmekteyiz .Tasarımcıya ilham kaynağı sorulduğunda: Klasik merdivenlerin bir yere dayanarak kullanılma mecburiyetinin olması,özellikle yükseklik büyüdüğü zaman birkaç kişi ile kullanım mecburiyeti karşısında tek başına taşınılabilen , kurulabilen herhangi bir yere dayama ihtiyacı içinde olmadan ve bozuk yada düzgün zemin ayırımı yapmadan kullanılabilen basit bir merdiven tasarlama ihtiyacından yola çıktığını ifade etmiş , doğrusu başarılı da olmuştur. Kısaca ifade edecek olursak “Düşüncelerimize ve Bakış açılarımıza gem vurarak hiçbir yeniliğe imza atamayız. Yapacağımız tek şey öncelikle problemleri YALINLAŞTIRMAK, Kafamızı ÖNYARGILARDAN arındırmak, Bakışlarımızı FARKLILIK ÜZERİNE inşa etmek olmalıdır. Önceki yazımızda dile getirdiğim üzere Otomotiv sektöründe son 10-15 yılda kat edilen mesafeler ,elektronikte devrim anlamında yapılan buluşlar, bunun en güzel örnekleridir. Günlük hayatımızda kullandığımız ,hayatımızı kolaylaştıran pek çok araçta aslında bunları rahat bir şekilde görebilmekteyiz.Yeter ki Farklılığı görmeye ve farklı olmaya çalışalım. Şahin Nursaçan |
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
Benzer Konular for: Değişen ekonominin sihirli kavramı ”İnovasyon”
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| 4 kişilik bir ailenin “açlık” ve “yoksulluk” sınırları yükselmeye devam ediyor.. | TRessam | Kapalı Konular / Off Topic | 0 | 27-07-2006 02:42 PM |
| E-kolay'dan ”Minicom” bilgisayar sistemi | atilla71® | Sanal Kütüphane | 1 | 13-12-2005 03:13 PM |
| ”Düşen Rum uçağındaki 112 cesede ulaşıldı” | ugurdedek | Kapalı Konular / Off Topic | 0 | 15-08-2005 11:18 AM |
|
Türkiye saatine göre, GMT +3. Saat: 10:11 AM. |