Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Gezi - Turizm

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 14-09-2007, 10:01 AM   #1 (permalink)
kaya22
Technical Admin
 
kaya22'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: Hayal Gözlüm
Mesajlar: 29,165
Sonbahara Amsterdam'da girmek lazım



Amstel nehri, Amsterdam’daki kanallar boyunca akıyor ve şehri su üstünde gezmek isteyen turistler için ideal bir ortam sağlıyor.


17. yüzyılda inşa edilmiş binaların arasında yürürken Amsterdam'da bir şehri gezmenin mutluluğu tarihle birleşiyor. Öğrencilerin, turistlerin ve eğlence meraklılarının şehrinde herkes kendi havasında..
Amsterdam'da olduğumu söyleyince herkesin sorduğu ilk soru partilerin nasıl olduğu, ikinci soru ise Red Light District'te neler olup bittiğiydi. Pek çok kişinin aklında parti kültürü ve vitrinleri 'süsleyen' kadınlarla iç içe girmiş olan Amsterdam şehri, bir yandan bunları içermekle birlikte, aslında gayet sessiz, huzurlu ve entelektüel bir yer. Şehrin nüfusu 700 bin kadar; ancak Amsterdam'ı sürekli gezmekte olan turistlerle bu sayı neredeyse iki katına çıkıyor. Çünkü ilginç biçimde, belli bir anda Amsterdam'da bulunan her iki kişiden birinin turist olması gibi tuhaf bir durum söz konusu. Şehirde yürürken fark edeceğiniz ilk şey de, muhtemelen, sizin de aslında bir üyesi olduğunuz bu turistler olacak: her tarafa yayılan otellerin girişlerinde, kafile halinde otobüse binerken, grup oluşturup alışveriş merkezi Kalverstraat'ı arşınlarken... Gözleriniz turistlere alıştıktan sonra, bu sefer burnunuz ortalıktaki yosun kokusuna alışacak. 12. yüzyılda bir balıkçı kasabası olarak kurulan Amsterdam, bugünkü yapısına büyük oranda Hollanda'nın altın çağı olarak adlandırılan 17. yüzyılda ulaştı. Zaten binaların pek çoğunun üzerinde 'ANNO' ibaresiyle birlikte, 1600'lerden kalma bir tarih yazıyor ve bu da şehir merkezindeki neredeyse her sokakta, 400 yıllık binaların arasında yürüdüğünü insana hatırlatıyor. Amsterdam Üniversitesi de bu dönemde, 1632'de kurulmuş.

MÜZE KAÇAMAĞI
Pek çok farklı müzeye sahip olan Amsterdam'ın en önemli iki müzesi aynı yerde, Museumplein'da yer alıyor. 2003 yılında restorasyon çalışmalarına başlanan ve 2010'a kadar bu yüzden ancak seçme bir koleksiyonla seyirci karşısına çıkacak Rijksmuseum'da, Rembrandt'ın Gece Bekçisi tablosunun yanı sıra Vermeer'in çeşitli tabloları da sergileniyor. Ancak bu ressamlara meraklı olanların iki saat mesafedeki Lahey'e gidip orada bulunan müzelerdeki koleksiyonları ziyaret etmeleri daha doğru olur. Van Gogh Müzesi ise şu anda Amsterdam'ın en ilginç sergilerine ev sahipliği yapıyor. Van Gogh'un yaptığı resimlerin neredeyse tamamını görebileceğiniz Van Gogh Müzesi'nde eylül sonuna dek 'Barcelona 1900' isimli bir sergi var. Ayrıca Nazi işgali sırasında kendini askerlerden gizleyen Musevi kızı Anne Frank'ın evini ziyaret etmekte de fayda var. Hollandalılar Nazilere teslim etmiş, toplama kampına gönderilen 15 yaşındaki Frank burada ölmüştü.

CAZ KARARGÂHI
1973 yılında kurulan ve Amsterdam'daki emprovize müzik ve caz meraklıları için bir buluşma noktasına dönüşen Bimhuis geçtiğimiz yıllarda Piet Heinkade'deki yeni binasına taşındı. Sahnenin arkasındaki dev pencereden Amsterdam'ın gece manzarasının tadını çıkarabileceğiniz bir yer burası.Yaşayan en parlak gitaristlerden Bill Frisell de dünyadaki en iyi caz kulübünün 'Bimhuis' olduğunu söylemişti.

SAHAFLAR VE KALVERSTRAAT
Üniversite şehirlerine hâkim olan özgür ve eğlenceli havayı bir öğrenci olarak tadarken, her cuma günü şehir merkezindeki Spui'de tezgahlarını açan sahaflara da uğrardım. Spui'nin çok yakınındaki Kalverstraat ise, şehrin en güzel İngilizce kitapçısı American Book Store kadar en güzel mağazaları da içinde barındıran bir sokaktı. Burada mücevher, kıyafet, oyuncak ve cep telefonu alanında en büyük markaların dükkanları yan yana dizilerek şehrin simgesi Dam'dan bir diğer uçtaki Munt Meydanı'na kadar devam ediyor. Art Deco tarzı olağanüstü sinema binası Pathe Tuschinski de, 1921'de inşa edilmiş muhteşem bir sinemada film izlemek isteyenler için ilginç olabilir. Şehirde bir metro sistemi bulunmakla birlikte ulaşım için insanlar en çok bisikleti ve tramvayı tercih ediyor. Amsterdam'ın her sokağına girip çıkan tramvaylarla hem belki hiç uğramayacağınız bölgeleri görmek, hem de hızlıca istediğiniz yere gitmek mümkün.
kaya22 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 14-09-2007, 10:19 AM   #2 (permalink)
best54™
Co Administrators
 
best54™'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mekan: Hendek-Beyazsaray
Mesajlar: 11,624
Rüyalarda bile görsek yeter.teşekkürler hocam.
best54™ Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.18084 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (49419)