|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Special Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,269
|
Çanakkale
GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 9.737 km² İl Trafik No: 17 Kıyılarıyla Avrupa ve Asya'yı birleştiren Marmara ve Ege Denizini birbirini bağlayan Çanakkale savaşlarının en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği, çok sayıda şehitlik, anıt ve mezarlıkların bulunduğu Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Troya, Assos gibi eski uygarlık merkezlerinin beşiği olan il iç ve dış turizmde önemli bir yer almaktadır. İLÇELER Çanakkale ilinin ilçeleri; Ayvacık, Biga, Bozcaada, Çan, Eceabat, Ezine, Gelibolu, Gökçeada, Lapseki ve Yenice'dir. Gelibolu: Gelibolu, Marmara Bölgesi'nin batısında, Çanakkale Boğazı'nın kuzeyinde, Avrupa yakasında, Gelibolu Yarımadası üzerinde kurulmuştur. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Gallipoli olarak da bilinen Gelibolu'da hayatlarını kaybeden 500,000 asker anısına kurulmuştur. Parkta abideler, eserler ve mezarlıklara ilaveten Tuz Gölü ve doğal güzelliği ile Arıburnu Kayalıkları yer alır. Yeşil tepelerdeki güzellikler, kumsallar ve mavi sular bu tarihi savaşta cesurca çarpışan askerlere şeref dolu bir dinlenme ortamı sağlamaktadır. Bayramiç: Bayramiç ve yöresinin geçmiş çağlarda Troya krallığının sınırları içerisinde olduğu bilinmektedir. İlçe merkezinin bu dönemlerine ilişkin bilgiler, bugün ilçe sınırları içinde kalan bazı eski yerleşim merkezlerinden elde edilmektedir. 1356 yılında Osmanlılar, bugün Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan ve resterasyonu yapılan halk arasında "Hadımoğulları konağı" olarak tanınan binayı yaptırmışlardır. Eceabat: Bugünkü Eceabat ilçesinin sınırları içinde, Maydos (Madytos), Sestos (Akbaş), Kynossema (Kilitbahir), Idaion (Bigalı kalesi) Traklarca kurulan önemli yerleşim merkezleridir. Anıtsal Osmanlı kaleleriyle ünlüdür. Antik dönemde Maydos (Madikuz) adlarıyla bilinmektedir. Ezine: Antik Çağ'da Neandria olarak bilinen Ezine, Hamaksitosun kuzeyinde bir Aiolya yerleşim merkezidir. Orhan Gazi döneminde, Türk boylarının bölgeye gelişlerinden sonra Ezine Osmanlı topraklarına katıldı. Bugün Neandria, sankrea ve Alexandreia-Troas gibi Antik Dönemin yerleşme merkezlerinden bir kısmını da hudutları içerisinde barındıran Ezine'de Orhan Gazi döneminden, ahi Yunus Zaviye ve Türbesi, Murad-ı Hüdavendigar döneminden Asılhan Bey Cami ve Kabri,Yıldırım Bayezid Han döneminden Seferşah Hamamı önemli tarihi varlıkları olarak dimdik ayakta durmaktadır. NASIL GİDİLİR Karayolu: Şehir merkezindeki otobüs terminalinden günün her saatinde ilçelere otobüs ve minibüs seferleri yapılmaktadır. Demiryolu: Tren garı şehir merkezinde olup, şehir içi minibüsleriyle ilin her yerinden rahatlıkla gara, gardan da tüm Türkiye'ye ulaşım sağlanmaktadır. Denizyolu: Çanakkale'den Gökçeada'ya direkt feribot seferleri vardır. Çanakkale'den Bozcaada'ya gidebilmek için Ezine-Geyikliye oradan Yüklük iskelesine gidilerek ulaşım sağlanır. GEZİLECEK YERLER Assos (Behramkale) Ayvacık ilçesinde yeralan Assos dört mevsim yerli ve yabancı turistleri konuk etmektedir. Akropol denizden 238 m. yüksekliğindedir. Athena Tapınağı M.Ö. 6ncı yüzyılda burada aynı yerde yapılmıştır. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi'ni koruması özelliği yanında, eski ihtişamı nedeniyle bu Dorik tapınak restore edilmiştir. Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek için bir süre kalıp beklenebilir ya da sabah erkenden kalkıp güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin yukarısından Edremit Körfezi'nin şahane görüntüsü izlenebilir ve böylece bu cennet köşesinin neden seçildiği anlaşılır. Tepelerden denize doğru agoralar, bir tiyatro ve bir de Jimnasyum yer almaktadır. Akropol'un kuzey köşesinden, hepsi de 14 üncü yüzyılda Osmanlı Sultanı I. Murat zamanında yapılan bir cami, bir köprü ve bir de kale görülür. Aşağısında ufak ve sevimli bir liman bulunmaktadır. Behramkale'nin 25 km. batısında, Gülpınar köyünde M.Ö. 2nci yüzyılda Apollon Smintheus Tapınağı'nın yapıldığı tarihi şehir Chryse yer almaktadır. Gülpınar'ın 15 km. batısında, işaretleri bulunmayan sivri kayalıklı bir sahil boyunca uzanan yolda, denize inen dik yamaçtaki hoş köy evleriyle, Babakale bulunmaktadır. Bozcaada Çevresi 14 mil tutan Bozcaada, önemli bir turistik merkezdir. Etrafındaki irili ufaklı adacıklarla çevrili olan ada, Çanakkale Boğazı'na 15 mil, Limni'ye 30 mil, Midilli'ye 33 mil mesafededir. Ulaşımın sağlandığı Ezine ilçesi Geyikli beldesi Yükyeri Feribot İskelesine ise 3,4 mil uzaklıktadır. Adada Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz Limanı, Çanak Limanı, Çapraz Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma Koyu, Sulubahçe Koyu, Habbeli Koyu olmak üzere on iki adet cennet benzeri koyu vardır. Bu koylara Adadaki dalış merkezi tarafından koylarında dalış turları düzenlenmektedir. Bozcaada'ya yaklaşıldığında bir Venedik kalesi dikkat çeker. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı'nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde esaslı bir şekilde onarılmıştır.Adanın şarabı suyu kadar boldur; bir tur atıldığında birçok bağ ve şaraphaneler görülür. Adanın batısındaki yeldeğirmenleri adanın olduğu kadan çevrenin de önemli ölçüde elektrik enerjisini sağlamaktadır. Adada konaklamak için her talebe uygun otel ve pansiyon bulunmaktadır. Gökçeada Türk adalarının en büyüklerinden biri olan Gökçeada körfezlerle çevrilidir. Farklı tonlardaki çam ve zeytin ağaçları ile kaplı tepelerinde yer yer kutsal pınarlar ve manastırlar bulunmaktadır. Buraya, Çanakkale ve Kabatepe'den tarifeli, muntazam araba vapuru seferleri yapılmaktadır. Gökçeada (Kuzu limanı), Çanakkale'den izlenen rotaya göre 32 mil, Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 mil, Bozcaada'ya 33 mil, Ege denizinde bulunan Yunan adalarından Limni'ye 16 mil, Semadirek adasına 14 mil uzaklıktadır. Tatlı su kaynakları bakımından dünyanın en zengin adalarından biridir. Adanın koylarına dalış turları düzenlenmektedir. Truva İntepe Bucağı, Tevfikiye Köyü yakınında, Çanakkale'ye 30 km. uzaklıkta, Hisarlıktadır. Arkeolojik kazılar farklı zamanlardaki yerleşim mekanlarını, şehir surlarını, ev temellerini, bir tapınak ve tiyatroyu ortaya çıkarmıştır. Tahtadan sembolik bir at eski savaşı hatırlatmaktadır. Tarihi limanı Alexandria - Troas M.Ö. 3. yüzyılda yaptırılmıştı. St. Paul burayı iki kere ziyaret etmiş, ve üçüncü misyonerlik yolculuğuna, Assos'a yine buradan başlamıştır. Dardanos Çanakkale'ye 11 km. uzaklıkta Kalabaklı Çayı kıyısında, Maltepe'dedir. Bu mezar anıtı, bir koridor, ön oda ve ana mezar odasında oluşmaktadır. İçinde bir çok iskeletle, altın takılar, bronz ve pişmiş topraktan gereçler, kandiller, gözyaşı şişleri, müzik araçları bulunmuştur. Mezarda Arkaik İyonik ve Roma dönemlerinden yapılar vardı. Gülpınar Ayvacık çevresinde kalıntıları bulunan antik eserlerden İlyada Destanı'nın birinci bölümünün geçtiği Apollon Smintheus Tapınağı, Gülpınar'da bulunmaktadır. Tapınak kalıntıları ve tapınaktan çıkan eserler buradaki müzede sergilenmektedir. Bölgede bulunan müzede Tapınağa ait rölyeflerde bu sahneleri görülebilmektedir. Zeus Altarı Küçükkuyu beldesine bağlı Adatepe Köyünün üst tarafında bulunan,ön tarafı diklemesine uçurum olan mağara, Zeus'un mağarası olarak bilinmektedir. Alexandreia Dalyan Köyündedir. M.Ö 310'da 'Sgia' adlı küçük bir köyün yerine kurulmuştur. Güçlü ve zengin bir ticaret merkezi olarak gelişen kent Romalılar döneminde de önemini korumuştur. Neandria Kayacı Köyü yakınında Çığrı Dağı'ndadır. Kenti çevreleyen surlar 3 m. Kalınlıkta ve 3200 m uzunluktadır.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
|
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Special Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,269
|
Sestos
Eceabat'a 4 km. uzaklıkta,Yalova köyündedir. Akbaş Limanı'nın güneyinde kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet Kilitbahir Kalesi'ni yaptırırken, Sestos kalesinin taşları kullanılmıştır. Troia Örenyeri Kaleler Sultan Kale (Kale-Yi Sultaniye) Kente adını veren önemli ve görkemli bir anıt niteliğindir. XV. yy. ortalarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış 1551'de Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılmıştır. Gelibolu Kalesi Antik dönemde kurulduğu bilinen kaleyi, Bizans İmparatoru I. Justiniaus onartmıştır. Evliya Çelebinin anlattıklarına göre, dik ve ke*** kayalarla kurulu 6 köşeli bir kaleydi. Kazdağı (Ayazma) Bayramiç ilçesi, Evciler köyünden sonra 5 km. mesafededir. Kazdağı'na özgü uzun ağaçları, gürül gürül akan suları ve piknik yerleri ile ilimizin en güzel mesire yerlerinden birisidir. Kazdağı'nda (Ayazma) her yıl ağustos ayı içinde Geleneksel Kazdağı Güzellik Yarışması düzenlenmektedir. 1774 m. yüksekliğindeki Kaz Dağı (Ida Dağı) muhteşem manzarası, sakin yeşil alanları ve sıcak su kaynaklarıyla Kaz Dağı Milli Parkı'nın yanında, Çanakkale'nin güney ucundadır. Bayramiç ve Evcilerden geçerek Kaz Dağı Milli Parkı'na ulaşan kuzey girişinde gündüz kampingleri için birçok imkan mevcuttur. Çanakkale'ye 60 km olan Bayramiç'te 18 inci yüzyıl güzel Hadimoğulları Konağı (Osmanlı evi), içindeki etnografya müzesi ile yer almaktadır. Milli Parklar Çanakkale - Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Yeri: 1973'te kurulmuş ve Birleşmiş Milletler Milli Parklar ve Koruma Alanları listesinde olan Park, Çanakkale ili sınırları içerisinde, Gelibolu Yarımadasının güney ucunda, Çanakkale Boğazı'nın Avrupa yakasında 33.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Ulaşım: Park'a Edirne ve İstanbul'dan Tekirdağ ve Gelibolu yolu ile;Ankara, Bursa ve İzmir'den ise Çanakkale'den Kilitbahir ve Eceabat'a düzenlenen feribot seferiyle ulaşılır. En yakın havaalanı Çanakkale'dedir ancak tarifeli sefer yapılmamaktadır. Özelliği: Birinci Dünya Savaşı Çanakkale Deniz ve Kara Muharebelerinin yapıldığı yerler Park içerisindedir. Ayrıca Batık gemiler, toplar, sperler, kaleler ve burçlardan ve savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra 250.000'i aşan Türk Şehidinin ve yine 250.000'i aşan Avustralya,Yeni Zelenda, İngiliz ve Fransız askerlerinin savaş mezarları ve anıtları buradadır. Muharebe alanları,savaş mezarları,,anıtlar ve savaşlı ilgili kalıntılar "tarihi sit alanı" ve "kültürel varlık" olarak tescil edilmiştir. Ayrıca MÖ 4000 tarihine dek giden birçok "Arkeolojik sit alanı ve anıtı"vardır. Çok çeşitli "doğal sit alanları ve anıtlar" içerisinde ise kumsallar, koyaklar, Akdeniz çalıları(maki) ile karışık koru parçaları, çarpıcı görünümlü jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar,bir tuz gölü(yakın zamana kadar bir kıyı gölüydü)ve 15. yüzyıl askeri mimarisinin eşsiz örneklerini içeren ilginç bir "kültürel miras" kolleksiyonu vardır. Görülebilecek Yerler: Gelibolu Yarımadası, denizlerin kendine has akıntıları, az yükseltili, dik yamaçlı kıyıları ,oya gibi işlenmiş girintili çıkıntılı koyları,uzun kumsalları ile yörenin ormanlık tepeleri, vadileri savaşın akışında etkili rol oynamıştır. Milli Parkta; Kilitbahirtaş Yaylası,Seddülbahir Savaş Alanı,Maeste Koyu,Tekke Köyü,Ertuğrul Koyu, İkizler Koyu, Hisarlık Tepe, Alçı Tepe,Zığındere, Kereviz Dere, Arıburnu, Anafartalar Savaş Alanlarında Kaba Tepe, Kanlı Şist, Conkbayırı,Savla ovası, Kakma Dağı ayrıca Türk Şehitlik ve Anıtları, Yabancı Mezarlık ve Anıtlar, Savaş kalıntıları (Tabyalar-silahlar, siperler, batıklar) Arkeolojik ve Tarihi Sitler,Müzeler ve Yerleşmeler görülmesi gerekli yerlerdir. Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Tabii çevrenin zengin güzellikleri ve savaş alanları dışında, Kabatepe'deki müze, piknik ve kamp alanlarından faydalanılabilinir. Ayrıca Eceabat İdare ve Ziyaretçi Merkezi ile buradaki günübirlik alan ve kır gazinosundan faydalanmak mümkündür. Çadır ve karavanla konaklama imkanı mevcuttur. Kaplıcalar Kestanbol Termal Turizm Merkezi Yeri: Çanakkale iline bağlı Ezine ilçesindedir. Özellikleri: Hipotermal , hipertonik, radyoaktif, Ana Kaynak, İkinci Kaynak, Çamur Suyu, Hipotermal , hipertonik, Hamam Kaynağı, Hipotermal , hipotonik, Göz Suyu Kaynağı, Klorür, sodyum, demir, Ana Kaynak, İkinci Kaynak, Hamam Kaynağı, Klorür, sodyum, demir, karbondioksit, Çamur Suyu, Klorür, sodyum, kalsiyum, Göz Suyu Kaynağı Yararlanma Şekilleri: Banyo, Çamur banyosu, inhalasyon, serpinti kürleri Tedavi Ettiği Hastalıklar: İltihaplı kadın hastalıkları, romatizma, siyatik, kireçlenme, bazı kemik tüberkülozları, küçük çocuklardaki lenf bezleri şişkinlikleri, üst teneffüs yollarının spazmodik astmatiform sendromları ve serpinti (serosol) tarzında ve antibiyotikler yaparak üst teneffüs yolları ve akciğer hastalıklarında etkilidir. Konaklama Tesisleri:100 yatak kapasiteli konaklama tesisi mevcuttur. Sportif Aktiviteler Çanakkale Dalış Bölgeleri Çanakkale Orman Kampları Çanakkale Gençlik Kampları COĞRAFYA Çanakkale, Türkiye'nin kuzeybatı yönüne düşen Balkan Yarımadası'nın Doğu Trakya topraklarına bir kıstakla bağlanmış, Gelibolu Yarımadası ile Anadolu'nun uzantısı olan Biga Yarımadası üzerinde toprakları bulunan bir ilimizdir. Kent doğu ve güneydoğu yönünde Balıkesir ili, batıda Ege denizi, kuzeyde Tekirdağ İli ile Marmara denizi tarafından çevrelenmiştir. Çanakkale ilinde, Akdeniz ve Karadeniz iklimlerinin geçiş iklim hüküm sürmektedir. Yağışlar genellikle bahar ve kış aylarında olmaktadır. Turizm sezonunda, iklim mutedil olup, deniz suyu sıcaklığı temmuz ve ağustos aylarında maksimum seviyeye çıkmaktadır. TARİHÇE Eski çağlarda adı Hellespontos ve Dardanel olarak anılan boğazın iki yakasında topraklara sahip olan Çanakkale tarihinin ilk devirlerinde başlayarak sürekli iskan edilmiştir. İlk şehir medeniyeti MÖ 3000'de Troya'da kurulmuş 2500'e kadar devam etmiştir. Daha sonra Lidye, Pers, Bergama Krallığı, Roma, Bizans ve Osmanlı hakimiyetine girmiştir. NE YENİR Her kenarından denize kıyısı olan Çanakkale ve ilçeleri tam bir deniz ürünleri cennetidir. Her mevsin taze balık ve deniz ürünleri bulmak mümkündür. Gökçeada ve Bozcaada üzümleri ve burada yetişen üzümlerden geleneksel yöntemlerle imal edilen şarapları tadılmalıdır. NE ALINIR Çanakkale'den eski el sanatları ürünlerinden, seramik çanak, çömlek imalatları almadan, Bozcaada ve Gökçeada'da imal edilen şaraplardan satın almadan dönmeyin. YAPMADAN DÖNME Gelibolu'yu görmeden, Şehitlikleri ziyaret etmeden, Kaz dağını gezmeden, Assos'ta gün batımı izlemeden, görsel sanatlar festivalini görmeden, Truva'yı gezmeden, tahta ata çıkmadan, Bozcaada'da şaraplarını tatmadan Gökçeada'nın koylarında dalış yapmadan, ...Dönmeyin
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Special Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,269
|
Tarihi
Çanakkale ili birçok uygarlığa beşiklik etmiş, yöreye yerleşmek için gelenler olduğu gibi istila amacıyla gelenler de olmuştur. Mitolojide Hellespontos adıyla anılan Çanakkale Boğazı'nın kuzeybatısında yer alan Gelibolu Yarımadası eskiden Khersonesos (Hersonesos), Biga Ya- rımadası'ndaki topraklar ise Troas olarak bilinirdi. Yapılan kazı ve araştırmalar Çanakkale ilinin Troas bölümünde ilk yerleşme yerlerinin İ.Ö 3500 de kurulduğunu göstermiştir. İl toprakları üzerinde Truva, Dardanos, Abydos, Asos, Sestos ve Gallipolis gibi önemli ilk çağ kenleri kuruldu. Akha, Dor, Trak, Aiol, Frig ve Lidya egemenliklerinden sonra Troas İ.Ö 6. yy. da Persler' in eline geçti. Çanakkale yöresi birsüre Spar-talılar, Atinalılar ve Persler arasında el değiştirdikten sonra İ.Ö 4. yy da Büyük İskender' in egemenliğine girdi. Büyük İskender Pers ordula-rını bu topraklar üzerinde eski adı Granikos olan Kocabaş (Biga) Çayı kıyısında yapılan bir savaşta yenilgiye uğrattı. Yöre Serevkos, Pontos ve Roma egemenliklerinden sonra Bizans yönetimi döneminde, İS 5. yy da Hunlar' ın 8. yy da da Araplar' ın istilasına uğradı. Daha sonra, bir süre Haçlılar' ın ve Venedikliler' in egemenliğinde kalan il toprakları 14. yy başlarında Karesioğulları' nın, aynı yüzyılın ikinci yarısında da Os-manlılar'ın eline geçti. Çanakkale Boğazı' nın sık sık batıdan gelen yabancı donanmalar tarafından tehdit edildiğini gören Fatih Sultan Meh-met, İstanbul' u altıktan sonra denetimi sağlama amacı ile boğaz kıyılarında kaleler yaptırdı. Daha sonra Köprülü Mehmet Paşa' nın da bazı önlemler almasına karşın Çanakkale Boğazı Cumhuriyet dönemine kadar yabancı donanmaların birçok kez saldırısına uğradı. ÇANAKKALE SAVAŞLARI : I. Dünya Savaşı' nda İngilizler ile Fransızlar' ın Çanakkale Boğazı' nı ele geçirmek amacıyla Osmanlı Devleti' ne karşı açtıkları savaşlar-dan oluşur. 1915 yılı boyunca denizde başlayıp karada süren savaşlar boğazı geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransız kuvvetlerinin geri çekilmeleri ile son bulmuştur. I. Dünya Savaşı' nda İngiltere ve Fransa kendileri aynı safta yer alan Rusya' ya yardım etmek istiyorlardı. Bu yardımı karada Avrupa Kıtasındaki güçlü Almanya engelini aşmadıklarından, deniz yolu ile gerçekleştirmeye karar verdiler. Aşmalrı gereken ilk engel ve ele geçirmeleri gereken ilk geçit Çanakkale Boğazı' ydı. Bu boğazı aşarlarsa İstanbul Boğazı' da kolaylıkla ele geçirilebilir düşün- cesindeydiler. Böylelikle Akdeniz - Karadeniz yolu İngiltere- Fransa ve Rusya' nın denetimine girecek, başkenti İstanbul2 u bile yitiren Os-manlı Devleti' de savaş dışı kalmış olacaktı. İngiliz - Fransız donanması Osmanlı Devleti ile savaşa girdikleri Ağustos 1914' ten başlayarak Çanakkale Boğazı' na giriş çıkışı denetimi altına almışlardı. Kasım - Aralık 1914' te boğazı savunan Türk tabyalarına karşı birkaç da saldırı düzenlediler. Ama asıl deniz harekatı 19 Şu-bat 1915' te başladı. 40 gemiden oluşan İngiliz-Fransız filosunun saldırısını Türk topçuları boğazın iki yakasından açtıkları şiddetli ateşle geri püskürttüler. 25 Şubat 1915' teki ikinci büyük saldırılarında boğazı savunan dış tabyaları susturmayı başardılarsa da iç tabyaların direnmesi karşısında boğaza giremediler. Bu durum karşısında ellerindeki bütün güçleri toplayarak kesin sonuç almak için bir harekat düzenlemeye ka-rar verdiler. Böyle bir gelişmeyi bekleyen Türkler' de boğazın iki yakasındaki savunma güçlerini artırdılar. Boğazın sularına da çok miktarda mayın döktüler. 18 mart 1915 günü başlayan büyük saldırının daha başlangıcında İngiliz-Fransız filosunda dört zırhlı mayınlara çarptı. Bun-lardan ikisi battı, ikisi de hareketsiz kaldı. Birkaç küçük gemi de kıyıdan açılan ateş sonucu savaş dışı kaldı. Bu gelişmeler üzerine geri çekil-meye çalışan iki Fransız zırhlısı da mayına çarparak ağır yara aldı. Uzun hazırlıklar sonunda giriştikleri saldırının daha ilk gününde böylesi bir yenilgiye uğrayınca İngiliz-Fransız filosu Çanakkale Boğazı' dan çekilmek zorunda kaldı. Denizden boğazı geçemeyeceklerini anlayan İtilaf Devletleri, 25 Nisan' da İngiliz, Fransız,Avusturya ve Yeni Zelanda (Anzak) askerlerinden oluşan 70 bin kişilik bir kuvveti Gelibolu Yarımadası' nda Seddülbahir ve Arıburnu' na çıkardılar. Çanakkale Şavaşları' nın en kanlı dönemi bunda sonra başladı. Arıburnu' nda karaya çıkan ve Conkbayırı' na doğru ilerleyen İngiliz birliklerini Mustafa Kemal' in komuta ettiği 19. Tümen karşıladı ve bir karşı saldırı ile geri püskürttü. Ama saldırıların ardı arkası kesilmedi. Mayıs, Haziran, Temmuz ayları boyun-ca göğüs göğüse çarpışmalar sürüp gitti. Ağustos ayı başlarında savaş bir ara durakladıysa da Çanakkale' yi kesinkes geçmeyi amaçlayan İngiltere hükümetinin bakısı sonucu yeni bir saldırı planlandı. Donanmanın koruması altında yeni bir güçle 9 Ağustos da Anafartalar yö-resine büyük bir çıkarma yaptılar. O sırada Anafartalar Grubu komutanlığına atanmış olan Mustafa Kemal bu saldırıyı da püskürttü. 20 Ağustos' taki ikinci saldırı da itilaf güçlerinin geri çekilmesi ile sonuçlandı. Çanakkale' yi karadan da geçemeyeceklerini anlayan İngilizler ve Fransızlar, bir iki ay daha küçük saldırılarla oyalandıktan sonra savaşı sona erdirmeyi kararlaştırdılar. Şubat 1916 ya gelindiğinde Gelibolu Yarımadasında hiçbir İngiliz-Fransız askeri kalmamıştı.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
|
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |