|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Guest
Mesajlar: n/a
|
GÜmÜŞhane Karaca MaĞarasi
GÜMÜŞHANE KARACA MAĞARASI
1996 YILINDA TURİZME AÇILAN GÜMÜŞHANE KARACA MAĞARASI, ÖZELLİKLE DAMLATAŞLARININ GÜZELLİĞİ SEBEBİYLE DE YERLİ VE YABANCI TURİSTLERİN AKININA UĞRUYOR. KARACA MAĞARASI'NIN BİR DİĞER ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ İSE, AYNI ZAMANDA UNESCO'NUN “DÜNYA MİRAS LİSTESİ”NDE YER ALMASI... İnsanoğlunun ilk barınakları olduğu bilinen mağaralar, her zaman araştırmacıların dikkatini çekerek ayrıntılı araştırmaların yapılmasına sebebiyet verdi. Bunun yanı sıra gizemli güzelliklerin keşfi ve doyumsuz seyri de mağaraların heyecan verici özellerinden biri oldu. Bütün bu gelişmeler ve nedenler, bağımsız bir bilim dalı olan mağara biliminin (speleoloji) oluşmasını ve yüksek düzeyde alaka görmesini sağladı. MAĞARA CENNETİ TÜRKİYE Dünyadaki diğer ülkelerle kıyaslandığında Türkiye'nin bir “mağara cenneti” olduğunu söylemek yanlış olmaz; zira ülkemizde yaklaşık 40 bin mağara olduğu bilinmektedir. Mağara oluşumları bakımından önemli bir jeolojik-jeomorfolojik nitelik olan karstlaşma (karstik alanlar) ülkemizde Batı ve Orta Toros dağlarında (Muğla, Antalya, Isparta, Burdur, Konya, Karaman, İçel ve Adana ) yer alır. Türkiye'nin en uzun (Beyşehir Gölü batısındaki Pınarözü Mağarası, 16 km ) ve en derin mağaraları (Anamur'un kuzeyinde Çukurpınar Düdeni, 1880m) bu dağ kuşağı üzerindedir. Ülkemizde mağara araştırmaları 1964 yılında kurulan Mağara Araştırma Derneği (MAD) tarafından başlatıldı. Daha sonra ilk üniversite kulübü olan 1973 yılında Boğaziçi Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü (BÜMAK) kuruldu. 1979 yılında MTA Jeoloji Etütleri Dairesi bünyesinde kurulan Karst ve Mağara Araştırmaları Birimi, bugün mağara araştırmalarının büyük bir bölümünü gerçekleştirmekte. Günümüze kadar tüm yerli ve yabancı mağaracı gruplarının inceleyerek belgelendirdiği mağara sayısı 800'dür. MAĞARA TURİZMİ VE KARACA MAĞARASI Gümüşhane ilimizin Torul ilçesine bağlı Cebeli Köyü sınırları içerisinde barındırdığı Karaca Mağarası da, yöre halkı tarafından bilinmesine rağmen, bilimsel anlamda Cebeli Köyü Karaca Mahallesi'ndeki Jeoloji Mühendisi Şükrü Eröz'ün 1983-1990 yılları arasında yapmış olduğu çalışmalar ile ilk kez turizme kazandırıldı. Karaca Mağarası ile ilgili bilimsel çalışmalarda Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Remzi Dilek ve ekibinin yoğun çabaları oldu. Mağarada yapılan bilimsel çalışmalar sonucu Turizm Müdürlüğü'ne bildirilerek tescili yapılıp 1996 yılında turizme açıldı. Gümüşhane'in Torul ilçesindeki Cebeli köyü sınırları içerisindeki Karaca Mağarası, Gümüşhane turizminin lokomotifi durumundadır. Mağaranın damlataşı şekilleri, sarkıtlar, dikitler, sütunlar, bayrak şekilleri, org desenli duvarlar, mağara çiçekleri, mağara incileri ve traverten basamakları eşine rastlanmaz güzelliktedir. Şehir merkezine 17 km . mesafede, denizden 1550 m . yükseklikte olan Karaca Mağarası, Gümüşhane-Trabzon karayolunun yani ana güzergâhının 12. kilometresinde kuzeye ayrılan 4 km .'lik yolu takiben ulaşılır. Ana tur güzergâhından sonraki 4 km .'lik yol çift şerit ve asfaltlanmış, tur otobüslerinin rahatça gittiği bir yoldur. Mağaranın bulunduğu yerde kır kahvesi, dinlenme tesisleri gibi ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri öncül tesisler mevcuttur. Mağara, damlataşı şekillerinin en güzel ve görkemli, görenleri büyüleyici örneklerine sahiptir. UNESCO'NUN DÜNYA MİRAS LİSTESİ'NDE Gümüşhane Karaca Mağarası, görenlerin tekrar görmek istedikleri, UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'ne girecek güzellikte ve değerde bir mekândır. Bu nedenle Gümüşhane turizminin adeta dinamosu durumundadır. Sağlık turizmi yönünden özellikle solunum rahatsızlıklarına (astım gibi) iyi gelmektedir. Karaca Mağarası 1996 yılında turizme açılmış ve bu güne kadar mağara 600 binin üzerinde yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edildi. Karaca Mağarası'nı görmek gerçekten insanlarımızın gezi envanterlerinde apayrı, gizem dolu, seyrine doyum olmayacak bir sayfa açmaktadır. MEYDANA GELİŞ HİKÂYESİ Karaca Mağarası damlataşı oluşumları bakımından oldukça zengindir. Bu damlataşları çok çeşitli renk ve şekiller arz eder. Mağara içerisinde sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri ve perde damlataşları, mağara çiçekleri, mağara incileri, fil kulakları, traverten havuzları, traverten basamakları, ayrıca mağara gülleri damlataşı havuzlarının kenarlarında hatta havuzlardan çıkan küçük dikitlerin üzerlerinde oluşmuşlardır. Mağara damlataşı havuzları büyük boyutlara ulaşmıştır. Özellikle mağaranın son bölümlerinde bu havuzların derinliği 1. km .'yi bulmaktadır. Gümüşhane Torul arasındaki sahada üstretase formasyonları geniş bir yayılışa sahiptir. Bunlar genellikle andezitik ve bazaltik lavlar ile lüflerden ve aglomeralardan oluşmaktadır. Bu serinin toplam kalınlığı 1000 m .'yi bulmakta ve içerisinde yer yer kalker, marn ve grelerden oluşan ve kalınlığı 100 m . ile 200 m . arasında değişen arakatkılar dikkati çekmektedir. Karaca Mağarası da bu seri içerisinde karakterli volkanitlerin çevrelediği bol çatlaklı masif kalkerler içerisinde gelişme olanağı bulmuştur. Mağara içerisinde çok yoğun ve zengin olarak bulunan bu çeşitli damlataşı şekilleri ve oluşumlar yeraltındaki gizemli ve uyumlu görünümlerinin seyri adeta insanları büyülemektedir. Mağara içerisindeki beyazdan laciverte kadar çeşitli renklerdeki travertenlerin varlığı ise traventenleri oluşturan suyun içerisindeki demir ve magnezyum gibi erimiş mineral maddelerinin çok yoğun olduğunu göstermektedir. MAĞARANIN ŞEKLİ Mağara yatay yönde gelişme göstermiş, elipse benzeyen dört ayrı salonun birbirine birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu salonlardan ikisi çatlak sistemlerinden sızan suların oluşturduğu duvar damlataşları ile ikiye bölünmüş ve salon sayısı altıya çıkmıştır. Mağaranın girişi bir insan boyu yükseklikte başlayıp içeriye doğru gidildikçe bir huni şeklinde genişlemektedir. Karaca Mağarası'nı bir bütün olarak ele aldığımızda, giriş noktasından en uç noktaya 105 m . Uzunlukta olduğunu görürüz. Tavan yüksekliği ise ortalama 18 m .'dir. Mağaranın toplam iç alanı ise 1500 m2'dir. GÜMÜŞHANE Gümüşhane, Çin-Trabzon tarihi ipekyolu güzergâhı üzerinde tarih ile tabiatın kucaklaştığı, efsane ile gerçeğin buluştuğu, zengin gümüş madeni ocaklarından dolayı Gümüşhane adını alan bir ildir. Tarih öncesi dönemlerden beri yerleşim merkezi olan Gümüşhane adeti bir kavimler mozaiğinin oluştuğu M.Ö. 3000 yılında kurulmuştur. Doğu Karadeniz Bölgesi'nin iç kesiminde bulunan ve denize uzaklığı 100 km . olan Gümüşhane, doğusunda Bayburt, batısında Giresun, kuzeyinde Trabzon, güneyinde Erzincan illeri ile çevrilmiştir. İl merkezi denizden 1153 m . Yükseklikte olup, Harşit Çayı'nın iki yakasında vadi boyunca uzanan bir yerleşim yeridir. İlin toplam yüzölçümü 6437 km2'dir. Merkez ile birlikte altı ilçesi vardır. Başta altın ve gümüş olmak üzere madenler bakımından oldukça zenginder. Gümüşhane mağaraları, kayak merkezleri, yaylaları, şelaleleri, antik kentleri, çok çeşitli faunası ve florası ile olağanüstü bakir bir turizm potansiyeline sahiptir. NASIL GİDİLİR? Karaca Mağarası, Gümüşhane'nin 17 km kuzeybatısında, Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünün Karaca mahallesinin yakınlarındaki Kırantaş mevkiinde, denizden 1550 m yükseklikte yer almaktadır. Mağaraya Gümüşhane-Trabzon karayolunun 12 km .'sinden kuzeye Korum deresi vadisine ayrılan yol ile gidilir. Bu yolda 5 km . ilerledikten sonra Karaca mahallesindeki mağaraya ulaşılır. Karaca Mağarası, şehir merkezine 17. km mesafede olup, yol türlü araç ulaşımına müsaittir. Karaca Mağarası Danışma Tel: 0 456 626 50 70 GÜMÜŞHANE'NİN DİĞER TURİSTİK MAĞARALARI Akçakale, İki Su, Arılı, Ardıçlı, Üç Bacalı, Köroğlu, Altıntaş, Kartalkaya Buz, Kabanbaşı, Arsa, Kırkgöz, Köprübaşı, Ambela, Taşbaşı, Üstüaçık Yaylım, Isgan, İnönü, Geremezini, Mamatlar, Cingora, Karşı |
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |