Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Gezi - Turizm

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 21-09-2005, 03:41 PM   #1 (permalink)
TRessam
Co Administrators
 
TRessam'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mekan: Samsun
Mesajlar: 14,176
Anadolu'nun Tıcaret Başkentı Kayserı

ANADOLU'NUN TıCARET BAşKENTı KAYSERı
ESKı çAğLARDAN BUGüNE ANADOLU'NUN TıCARET MERKEZı OLAN KAYSERı, TABıı VE TARıHı GüZELLıKLERı ıLE GöRüLMEYE DEğER. ERCıYES DAğI'NDA KAYAK, PASTIRMA, BıR DE BüNYAN HALISI, KAYSERı DEYıNCE AKLA GELENLER...
Kayseri tarih boyunca Anadolu'nun önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur. Ticaretin yanı sıra, görkemli Erciyes Dağı ve gelişen kış turizmi potansiyeli ve lezzetli yemekleriyle görülmeye değer bir orta Anadolu şehridir.
Kayseri (merkez), Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, ıncesu, Kocasinan, Melikgazi, özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı, Yeşilhisar'dır.
Kayseri çevresindeki en eski yerleşim alanı, şehrin 20 km kuzey doğusunda bulunan Kaniş Höyüğü'dür. M.ö. 2800 tarihinden Helenistik çağ'a kadar önemini koruyan merkezde, eski Tunç Devri, Asur Ticaret Kolonileri ve Hitit çağları'na ait bir çok belge bulunmuştur.
Hititler'den sonra bölge Frig hakimiyetine geçmiş, daha ziyade Kızılırmak Havzası'nda egemen olan Frigler zamanında Mazaka ön plana çıkmıştır.
M.ö 676 tarihinde Anadolu' ya gelen Kimmerler'in Kaniş ve Mazaka'yı tahrip ederek, Frig hakimiyetine son verdikleri tarihi kaynaklarda belirtilmektedir.
Kaniş'in önemini kaybetmesinden sonra, bölgenin kutsal dağı kabul edilen Argaios'un (Erciyes) kuzey eteğindeki Mazaka ön plana çıkmıştır. Kimmerler'in Asur ve Lidyalılar tarafından Anadolu'dan atılmaları ile Mazaka, Lidya ve Med hakimiyetine girmiş ve devrin önemli ticaret merkezi olmuştur.
M.ö 590 yılında Pers Kralı Kyros'un Lidya Kralı Krisos'u yenmesi ile bütün Anadolu ile birlikte Mazaka da Pers hakimiyetine girmiştir. ıran'dan bölgeye göç eden halk, kendi ülkelerine benzettikleri Argaios (Erciyes) ve çevresine yerleşmişlerdir.
KAPPADOKıA KRALLIğI
M.ö 332 yıllarında Ariarathes I , ilk Kappadokia Kralı olarak bağımsızlığını ilan etmiştir. M.S 17 tarihine kadar 349 sene hüküm süren bu krallığın başkenti Mazaka iken, Ariarathes V zamanında şehrin adı Eusebia olarak değiştirilmiştir. M.ö 8 yılı içinde tekrar bir değişiklik yapılarak , Roma ımparatoru Ceasar'ın adına izafeten CEASAREA ismi verilmiştir. O günden beri, 2000 senedir Kayseri ismi ile anılmaktadır.
ROMA DöNEMı
M.S 193-211 tarihleri arasında şehir stadyumu yapılmış ve önemli Roma şehirlerinde olduğu gibi bir çok yarışmaların merkezi olmuştur. şehir surları ise , Roma ımparatoru Gordianus III zamanında (M.S 241) yıllarında yaptırılmıştır. Roma ımparatorluğu'nun Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmesi ile Kayseri doğuda kaldığı için Bizans şehri olmuştur. Bizans zamanında Arap ve ıran ordularının yaptığı ıstanbul seferleri sırasında Kayseri defalarca el değiştirmiştir.
KAYSERı'NıN TüRKLEşMESı
Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1071 tarihinde Malazgirt'te Bizans ordularını yenmesiyle Anadolu kapıları Türklere açıldı. Bu tarihten 15 sene sonra , 1085 yıllarında Kayseri'yi artık bir Türk ve Müslüman şehri olarak görmekteyiz. Müslüman Türklerin hakimiyetinde Kayseri'nin eski halkı olan Rum ve Ermenilerin birer mahallede toplandıkları ve ticarette yavaş yavaş hakimiyetlerini kaybettikleri görülmüştür.
şehir, süratle yapılan camii, han, medrese, hamam ve çeşmelerle kısa bir sürede tam bir ıslam şehri kimliği kazanmıştır. Bir müddet Danişmendliler'e merkez olan Kayseri özellikle Selçuklu Sultanı Uluğ ***kubad (1. Alaeddin ***kubad) zamanında Türkiye Selçuklu Devleti'nin Konya ve Sivas'la beraber üç baş şehrinden birisi olmuştur. Danişmendi ve Selçuklu yönetimleri zamanında yapılan görkemli yapıların en önemlileri olarak; Camii Kebir, Güllük Camii ve Hamamı, Hunat Külliyesi, şifaiye – Gıyasiye Medresesi, Hacı Kılıç Külliyesi, Lala Muhlisiddin Camisi, Sahabiye Medresesi, Kale Surları ve Yoğunburç sayılabilir.
MOğOL HAKıMıYETı
Selçuklu ordusunun 1243 tarihinde yapılan Kösedağ Meydan Savaşı ile Moğol ordusuna yenilmesi, Türk tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve artık Anadolu'da Moğol hakimiyeti başlamıştır. Gönderdikleri Valilerle Anadolu'yu denetleyen Moğollar, 150 sene müddetle Kayseri ve Anadolu'nun bütün maddi ve manevi kaynaklarını yağmalamışlardır. Moğol sömürüsü altında ezilen Selçuklu Devleti, bütün gücünü kaybetmiş ve II. Mesud'dan sonra dağılarak, yerini beyliklere bırakmıştır.
OSMANLI DöNEMı
Fatih Sultan Mehmet zamanında, Gedik Ahmet Paşa tarafından Karamanoğulları Beyliği'ne son verilerek, Karaman, Konya ve Kayseri Bölgeleri Osmanlı toprağına katıldı. Kayseri 1476‘dan itibaren Karaman eyaletine bağlı bir sancak merkezi oldu. 1839 tarihinde Bozok Eyaleti'nde, 1867 tarihinde de bağımsız sancak merkezi olarak Osmanlı idari taksimatında yerini aldı.
YAKIN DöNEM
Cumhuriyet döneminde 1924 tarihinde yapılan yeni anayasa ile vilayet yapıldı. Bilinen en eski dönemlerinden beri ticaret merkezi olan Kayseri'de devletin öncülüğünde sanayileşme başlatıldı. Sırayla Sümerbank Dokuma Fabrikası, Tayyare Fabrikası, Anatamir Bakım Fabrikası, Askeri Dikim Evi kuruldu. 1950'den sonra Kayserili ticaretten sağladığı tasarruflarını sanayiye dönüştürmeye başladı. Bugün Kayseri, ortalama büyüklükte bir ticaret ve sanayi şehridir. Güçlenen üniversitesi ile giderek bir kültür merkezi haline gelerek, eski ününü yakalama yolundadır.
Kayseri Müzesi: 1930 yılında Hunat Hatun Medresesi'nde kurulmuş, 1969 yılında Gültepe Mahallesi, Kışla Caddesi'nde yeni yapılan bugünkü binasına taşınmıştır. Eserler kronolojik bir düzen içerisinde iki büyük salon ve bahçede sergilenmektedir.
Birinci salonda; ilkin Eski Tunç çağı'nın boyalı ve boyasız seramikleri ile su mermeri (alabastron) idollerinden örnekler, sonra da Kültepe kazılarında elde edilen Assur Ticaret Kolonileri çağına ait eserler tipolojik olarak sergilenmektedir.
Bunların arasında çivi yazılı tabletler, pişmiş topraktan yapılmış yuvarlak, gaga ve yonca ağızlı testiler, çömlekler, vazolar, meyvelikler, kantharoslar, hayvan biçimli içki kapları (rython), kalıplar, madeni eşyalar, damga-silindir mühür ve mühür baskıları sayılabilir. Aynı salonun güney bölümünde Geç Hitit çağı'nın taş heykelleri ve hiyeroglifli stelleri bulunmaktadır. ıkinci salonda; geçiş koridorunda Frig çağı'nın boyalı ve boyasız seramiklerinden sonra Hellenistik, Roma ve Bizans çağlarının Kayseri çevresinden derlenmiş eserleri, Beştepeler ve Garipler tümülüslerinden ele geçen mezar hediyeleri sergilenmektedir. Bahçede; Hellenistik, Roma ve Bizans çağlarının mermer heykelleri, mezar stelleri, lahitler ve pişmiş toprak iri küpler açıkta sunulmaktadır.
KAYSERı'NıN MüZELERı
Kayseri Arkeoloji Müzesi: Müze inşaatına
1965 yılında başlanmış olup 26 Haziran
1969 yılında teşhir ve tanzim çalışmaları bitirilerek hizmete açılmıştır. Müze, 8704 m_lik bahçesi içerisinde 580 m_lik iki katlı bir kullanım alanı üzerine oturmaktadır. Bina iki büyük salon, bir koridor ve çalışma odaları ve depodan oluşmaktadır.
Kayseri Etnografya Müzesi: Güpgüpoğlu Konağının selâmlık bölümünde yer almakta olup doğuda dış kale duvarlarına yaslanmaktadır. ıki katlı yoğun bir kütleye sahiptir. Hayvanlara ait olan alt katı, bugün sergi salonu olarak düzenlenmiştir. Müzede Kayseri yöresinin özelliklerini yansıtan Türk ıslâm kültürünün çini, silah, ahşap, maden, el yazma, halı, kilim, erkek ve kadın giysileri ile takı ve süs eşyaları sergilenmektedir. Ayrıca Türk-ıslâm çağlarının, altın, gümüş ve bronzdan yapılmış sikkeleri kronolojik bir düzen içerisinde sunulmaktadır.
Güpgüpoğlu Konağı: Kayseri ıli, Melikgazi ılçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Tennuri Caddesi üzerinde bulunmaktadır. 1417-1419 tarihleri arasında yapılmıştır. Haremlik ve selamlık olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Selamlık bölümü, konağa daha sonra eklenmiş olup, bugün Etnografya Müzesi olarak kullanılmaktadır. Haremlik bölümü, harem odası, sofa, gelin odası, mutfak, hizmetli odası, misafir odası, günlük oda ve gelin-damat odası olarak yapılmıştır.
Kayseri'nin tarihinde de yazıldığı gibi 1419'da Mısır Kralı El Müeyeddin'in yardımı ile burada Zülkadiroğulları devleti kurulmuştur. Mısır'da o zamanlar Memlûkler saltanat sürüyordu. Memlûkler zamanında Kahire'de yapılan camilere bakarsak sofa'nın içinde, pencere kenarlarında kullanılan sütunların, onların zamanında yapılanlarla aynı olduğunu görürüz; ayrıca kapı üzerindeki siyah-beyaz taşlarla örülen kemerde ve kapı yanlarındaki taşa oyulan nişciklerdende bir Arap havası sezmek mümkündür. Fatih Sultan Mehmet 1468 de burayı bir Osmanlı eyaleti haline getirmişti. Kayseri bedesteninin kuzey tarafındaki eski Pamukçular çarşısı'na açılan kapının üzerindeki mermer kitabeden banisinin Kayseri Emiri Mustafa Bin Abdullah Bey olduğu ve binanın 1497 yılında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme sicillerindeki kayıtlarla, vakfiyesinde yazılı bilgilerden bu zatın Bursalı olduğu yazılmaktadır. Buradan da Bursalı ustaların Kayseri'de çalıştıklarını anlıyoruz. Evin yapılış tarihi: 1419-1497 yılları arasıdır.
çifte Medrese (Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi) : Kayseri'de çifte Medrese adıyla tanınan bina birbirine bitişik, açık avlulu iki yapıdan teşekkül eder. Birinin diğerinden daha enli olması dışında her iki bina da tipik medrese şemasına sahiptir. Ancak form bakımından görülen benzerlik fonksiyon bakımından görülmez; çünkü batıdaki bina bir şifahane, doğudaki tıp medresesidir. Diğer bir deyişle biri sağlık, öbürü eğitim kurumudur. çifte Medrese bugün Mimar Sinan Parkı içinde kalmakta olup Erciyes üniversitesi'ne bağlı Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılmaktadır.
MESıRE YERLERı
Kapuzbaşı Takım şelaleri: Yahyalı ılçesine 76 km . uzaklıkta olan ve boyları 30- 50 m . arasında değişen yedi ayrı dizi halinde akan Yahyalı şelaleleri Zamantı nehrine karışmakta ve bu nehirlerle birlikte Seyhan'a ulaşmaktadır. Debisi ve yüksekliği ile dünyanın belli başlı şelalelerinden olan Yahyalı şelaleleri, görüntüsü ile insanları büyüleyen bir tabiat harikasıdır.
Sultansazlığı Tabiatı Koruma Alanı: Kayseri ili, Develi-Yahyalı ve Yeşilhisar ilçeleri, Sultansazlığı mevkiinde yer almaktadır. Alanın büyüklüğü;
3650 Ha . Yay Gölü 1900 Ha .,Kebir Sazlığı
3300 Ha . Sultansazlığı,8350 Ha. Otluk Alan olmak üzere toplam 17.200 Ha .dır.
Milletlerarası öneme sahip sulak saha habitatın da nesli tehli***e düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türü bulunması, 85 kuş türünün kuluçka yaptığı Türkiye'nin en önemli kuluçka alanlarından biri oluşu , tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu, Avrupa'da turna, Flamingo, balıkçıl, kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçka yaptığı tek alan olması, göç yolları üzerindeki önemli bir kuş toplama yeri oluşu özelliklerini oluşturmaktadır.
Sahada saz, kamış(Prakmites communic), üç köşe (Scirpus ssp.), Kındıra (Carex ssp.), sulak saha içinde Nilüfer, Göl Sarmaşığı ve yosunlar bulunmaktadır.
Memelilerden; su faresi,yarasa, adalarda tilki ve tavşan, balıklardan; sazan ve bazı küçük balıklar, sürüngenlerden; su yılanı ve kertenkele, adalarda su kaplumbağası, kurbağa ve sülük bulunmaktadır.
HAN VE KERVANSARAYLAR
Sultanhanı Kervansarayı: Kayseri-Sivas karayolunun 50.km.sinde bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı 1. Alaattin ***kubat zamanında (1232-1236) yapılmıştır. Kervansaray kapı süslemesi ve iç mimarisi ile ön plana çıkmıştır.
Karatay Kervansarayı: Bünyan ılçesi, Karadayı köyünde bulunan Kervansarayı 1255 yılında Selçuklu vezirlerinden Celalettin Karatay yaptırmıştır.Türbe ve sütunlarındaki kabartmalar Selçuklu taş işlemeciliğinin güzel örneklerindendir
Kara Mustafa Paşa Kervansarayı: ıncesu ilçesinde bulunan ve camisi, medresesi otuz dükkanlık alışveriş yeri ile bir külliye olan bu eseri, 1660 yılında Osmanlı vezirlerinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa yaptırmıştır.
Vezir Han: şehir içi Kapalıçarşı'nın yanında bulunan bu iki katlı han, Damat ıbrahim Paşa tarafından 1727 yılında yaptırılmıştır. ılginç mimarisi ile dikkati çeken hanın ortasında bir çeşme vardır.
Bedesten: Kapalıçarşı'nın içinde bulunan bedestenin, üç büyük kubbe ve kubbeciklerden meydana gelen tavan örtüsü mevcuttur. 1497 yılında yaptırılmıştır.
Kapalıçarşı: Türkiye'nin dört büyük kapalı çarşısından biri olan ve dört giriş kapısı bulunan Kayseri Kapalı çarşısı, 1859 yılında halk tarafından yaptırılmıştır.
NE ALINIR?
Bünyan ve Yahyalı halısı ile ünlü olan Kayseri'de pastırma ve sucuk alınması gereken yiyecek malzemeleridir.
NE YENıR?
Pastırma ve Sucuk, Kayseri'nin meşhur mantısı (yağ, tepsi, vs) mutlaka tadılmalıdır.
KUTU
EVLıYA çELEBı'NıN SEYAHATNAMESı'NDE KAYSERı
Hazirlayan: Yücel DAğLI
Evliya çelebi (1611-1684) tatlı dili ve hoş anlatışı ile Kayseri şehrini 10 ciltlik eserinde yer yer öylesine anlatmıştır ki sanki küçük bir kitap oluşturmuştur. Mahallelerin isimlerinden, içindeki eserlere, okullara, diline vb. herşeyi bize anlatır neredeyse Osmanlı Kayserisinin o dönemini bize yaşatır. Kayserilinin o keskin zekası onun dilinde daha bir güzelleşir. Seyahatnamesinin Kayseri'yi anlattığı 3. cildinden (105-113) kısa bir bölüm:
Kayseri'nin cana can katan güzel esen havasının anlatılması: şehrin zemini Erciyes dağı eteğinde olduğundan şehrin bütün hanelerinin yüzü kuzey tarafa dönüktür. O yüzden saba rüzgarı gibi bir tür ruhlara rahatlık veren havası vardır ki seher vakti kalkan can havayı kokladığında nesim havasını müşahede eder.
Evlerdeki tatlı su kuyularının anlatılması: Tamamı
3.000 adet hayat suyu kuyularıdır. Elbette ve elbette her hanede birer ve ikişer kuyular bulunur.
Tatlı su nehirlerinin anlatılması: Bu Kayseri şehrinin dört tarafında yüz 17 adet arklar, kaynak ve akarsular vardır. Genellikle bu şehre eğimli olan Erciyes dağı yaylasından doğan akarsulardır. Ama şehrin alt yanında Koyun köprüsü suyuna Gerizler Suyu derler. Adı geçen Koyun köprüsünden geçip akarak Mazlumoğlu köprüsünden iner, Ali köprüsüne varır. Ondan akıp Saz'a karışır. Ondan Yalınızgöz köprüsü yanında büyük nehir Kızılırmak'a katılır.
Kayseri'nin hamamların anlatılması: Kadı hamamı iç kalede gayet iç açıcı hoş havalı ve çifte hamamdır.
Gürcü hamamı iç kalede tekli aydınlık hamamdır.
Yine iç kalede Yeni Kadı hamamı yeni yapı güzel bir hamamdır.
Taşra varoşta Hundî Hanım hamamı gayet eski hamamdır.
Yine aşağı kalede Hüseyin Paşa hamamı Süleyman Han asrında Koca Mimar Sinan yapısı olduğundan gayet san'atlı güzel tarhlı hoş yapı aydınlık bir hamamdır.
Salahaddin hamamı gayet hoş eski hamamdır. Kadınlar için ona bitişik bir hamam daha vardır. Bu hamam önünde kale hendeği kenarında bir ırem bağı gibi Cennet bahçesinden nişan verir bir bahçesi vardır. Hamamdan sonra nice canlar bu bahçede cananlarıyla can sohbeti ederler.
Gerez Paşa hamamı Tekke yakınında müftünün yeni hamamı oldukça iç açıcı, rahat, geniş, pâk ve aydınlık temiz hamamdır.
San'atları ve kazançlarının anlatıması: Bu şehirde gerçi bütün san'at ehli mevcut olup işleri ve san'atları beğenilir ama dağlarında mazısı gayet çok olduğundan debbâğlar keçi derisini tabaklayıp sarı sahtiyan yaparlar, sanki altun sarısıdır ki insanın yüzünün rengi belli olur. Hattâ halk dilinde darb-ı meseldir ki "Kayseri sahtiyanı gibi gıcır gıcır öter" derler. Pabucu, mesti ve içi dârâyili sarı tabanlı çizmesi yeryüzünde yoktur. Bütün vezirlere hediye gider.
Yiyeceklerinin anlatılması: Evvelâ hâs ve beyaz ekmeği, lavaşa yufkası, katmer çöreği, katmerli baharatlı böreği, lahm-ı kadid (kurutulmuş et) adıyla meşhur olan kimyonlu ve baharatlı sığır pastırması ve kokulu et sucuğu yeryüzünde yoktur. Padişahlara hediye gider.
ırem bağları gibi mesire yerlerinin anlatılması: Tamamı 103 adet gezinti yeri, dinlenme yeri ve seyir yeri vardır.
Hisarcık mesire yeri: şehrin (---) tarafında Erciyes dağının eteğinde âbıhayat sulu ve çemenzârlı bir ağaçlıklı teferrüc yeridir ki Rum, Arap ve Acem'de türlü türlü kirazı meşhurdur.
şehir içinde yaşlı insanlara Mevlevîhane mesire yeri.
Atlılara eski Kayseri'de BektaşÃ® Tekkesi mesire yeri.
Yine yaşlı insanlara Namazgâh mesire yeri: Bütün ileri gelenler, küçükler, büyükler bu musallâya istiskâ duasına (yağmur duasına) çıkarlar bir yeşillik ibâdetgâhdır.
Alâeddin Köşkü mesire yeri: Ferahlık verici yeşillik bir yerdir.
Alidağı dinlenme yeri: Ahmed Tayerânî hazretleri orada medfundur.
Ases dağı mesire yeri: Hazret-i Resul zamanında Kur'ân-ı azime nazîre diyen mel'un ımrü'l-Kays Hazret-i ömer korkusundan Harkil Kayser krala kaçıp öldüğünde bu dağa gömülmüştü, bu dağda maşadı vardır.
Eski sultanların kabirleri yakınında Ziyaretçiler Kasrı mesire yeri.
Erciyes dağında Baba Riten yaylası ve Baba Riten-i Hindî 800 sene yaşamış olup sahâbe-i kiramdan seçkin kimsedir.
Yuvarlak Dede ziyareti yakınında Kuşçu Paşa tepesinde Cirit meydanı mesire yeri: şehrin bütün at binici şahbaz gençleri bu vadide silâhşörlük edip cirit oynarlar. Sanki bir dümdüz ovadır.
Yılanlıdağı'nda Koyun Baba Tekkesi mesire yeri her yeri gören güzel bir tekkedir.
Efza mesire yeri adında maarif erbabı, sadık âşıklar mekanı bir dinlenme yeridir ki şehrin genellikle ileri gelenleri, seçkinleri yaşlı ve gençleri, şairleri ve meddahları, gazelhan, hanende ve sâzendeleri tatil günleri bu iç açıcı Efza mekanıma gelip içip eğlenirer, köşe köşe Harzemşah nevruzu sohbetleri edip felekten zerre kadar kâm aldık zann ederler. Efzâ adında bir her yerin seyredildiği bir Meram bağıdır.


SU DüNYASI DERGıSıNDEN ALINMIşTIR
__________________


Birleşmek başlangıçtır,
Birliği sürdürmek gelişmedir,

Birlikte çalışmak başarıdır.

TRessam Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 28-01-2006, 09:58 PM   #2 (permalink)
berk
Member
 
berk'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 95
güzel bir çalışma yapmışsın teşekkürler.
berk Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 31-01-2006, 09:08 PM   #3 (permalink)
tottq
Senior Member
 
tottq'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 217
Kayseride çok güzel illerimizden birtanesi.Kayseri deyince mis gibi pastırma çekiyor canım.Zaten hastayım arkadaş neden yazdın kayseriyi. Ellerine sağlık..
tottq Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.12139 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (70144)