|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
BAFA GÖLÜ
![]() Söke - Milas yolu üzerinde bulunan Bafa Gölü doğanın ilginç oluşumlarından birisi. M.Ö. 4. yy.da Heraklia kentinin limanının bulunduğu Latmos körfezi zamanla, Büyük Menderes ırmağının getirdiği alüvyonlar nedeniyle, denizle bağlantısını kaybetmiş ve Ege'nin tuzlu en büyük gölü haline gelmiştir. Körfez göl olduktan sonra deniz ticareti için hiç değer taşımamaya başladı. Böylece yöre bir zamanlar çok zengin ve hareketliyken terkedilip ıssızlaşmıştır. Bu unutulmuşluk Bizans dönemine kadar devam etti. Arap istilasından kaçan bazı keşiş ve rahipler Bafa Gölü'nün çevresindeki sarp kayaları mesken tuttular. 10.yy.da Bafa Gölü'ndeki adalarda ve yakın çevresinde en azından onüç adet manastırın varlığı biliniyor. Bir kısmının kalıntıları hala mevcut. Bu manastırlar ancak 11. ve 12. yy.larda terkedilmiş . Manastıların yanısıra dağın eteklerinde, doğal olarak oluşmuş kaya oyuklarında yaşamış olan bazı keşişlerin mekanları daha sonraları Fresko'larla (dini resimler) süslenmiş ve bugüne kadar gelebilmiştir. Ancak bu mağaralarda sadece dini resimler yer almamış, 80'li yıllardan bu yana devam eden araştırmaların sonunda tarih öncesi çağlara (8.000 - 10.000) ait mağara resimleri de bulunmuştur. Bu buluntular yörenin tarihi önemini birkez dahaortaya koymaktadır.
__________________
![]() |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Efes
![]() EFES (EPHESUS) 100 yılı aşkın süredir araştırmacılara ve arkeologlara ev sahipliği yapan Efes bu anlamda anadolu'nun en geniş kazı alanı, döneminde Asya'nın da en büyük ticaret merkezi olmuştur. Roma dönemi Küçük Asya eyaletinin başkenti olmasının yanı sıra, dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı'nın da inşa edildiği yerdir. İlk kez Amazonlar tarafından kurulduğu söylenen Efes sadece ticarette değil aynı zamanda kültürel ve sanatsal alanda da önderliğini elinde tutuyordu. Yüzyıllar boyu Eefs farklı dinlerin yayılmasında da önemli rol oynamıştır. Örneğin Selçuk'taki müzede bulunan Artemis Heykeli, Pagan (çok tanrılı din) inncının temsilcisi, Efes'teki St. Jean Kilisesi ise Hıristiyanlığın en yoğun şekilde buradan yayıldığının kanıtıdır. Efes, zaman içinde Küçük Menderes Irmağı'nın taşıdığı alüvyonlarla limanı dolunca ticari liderliğini İstanbul'a (Constantinopolis) kaptırmıştır. Günümüzde Efes, kıyıdan 5 km. içeride bulunmaktadır. "O, Atina kadar eski, Roma kadar yeni, Kudüs kadar dindar, ama günahkarların da limanıydı."
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Priene
![]() PRIENE Söke'ye 20 km uzaklıkta,Samsun Dağı'nın (Dilek Milli Parkı) güney ya macında Menderes Ovası'na hakim bir konumda bulunan Ege'nin en güzel antik şehirlerinden biri ve 12 şehirden kurulu olan İon birliğinin de üyesi Priene Şehri. M.Ö. 450 yıllarında Pers saldırısında yok edilen şehir, M.Ö. 350'de Atina' nın da yardımıyla şimdiki yerinde yeniden kuruldu. Priene eski görkemine hiç ulaşamadı; ama günümüzde Roma etkisinden korunarak Yunan ve Anadolu kültürü karışımı mimari kimliğini en iyi yansıtan ören yeri olmuştur. Priene, planı önceden çizilerek inşa edilmiş bir şehirdir. Birbirini dik kesen sokakların altındaki su şebekesi hala görülebilmektedir. Bilinen ilk içme suyu ve arıtma havuzları da yine burada bulunmaktadır. Kentin aşağı kısmındaki okulun (gymnasium) duvarında öğrencilerin isimleri kazılı. Görülüyorki "grafitti"yeni bir sanat dalı değil !
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Milet (miletos)
![]() MILET (MILETOS) Günümüz biliminin temel taşları M.Ö. 600 - 450 yılları arasında burada konuldu. M.Ö. 582'de güneş tutulmasını önceden hesaplayan Thales, varoluşu açıklamaya çalışan Anaximenes ve Anaximendros, şehir planlamacısı Hyppodamos olmasaydı acaba günümüz bilimi bugün nerede olurdu? Yetiştirdiği bilginlerin yanı sıra Milet gerçekten görülmeye değer bir antik şehirdir. Milet, döneminde Anadolu'nun en önemli bilim, kültür, ve ticaret merkeziydi. Kendisi bir koloni şehri olarak kurulmuşken Milet, Karadeniz kıyısında, içinde Trabzon ve Sinop'un da olduğu kendine bağlı 90 adet koloni kenti kurarak muhteşem bir güce ulaşmıştır. Bu durum Pers istilasına kadar sürmüştür. Günümüzde görülen kalıntılar daha çok Roma Dönemi'ne ait. 15.000 seyirci alabilen tiyatrosu, Anadolu'nun en büyük Roma hamamı, şaşırtıcı büyüklükteki pazar yeri Milet'in görkemini gözler önüne serer.
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Didim
![]() DİDİM (DIDYMA) Didim, bugün şehir yaşantısında sıkışıp kalan insanların tatil yaptığı bir sayfiye beldesi olarak bilinir. Ama aslında ismini, tarihin en büyük bilicilik merkezi olan Apollon Tapınağı olarak da bilinen Didyma'dan almıştır. Persler tarafından imha edilen ilk tapınağın yerine Büyük İskender'in emri ve desteğiyle eskisinden daha büyük, daha muhteşem bir tapınak yapılmış; ancak 600 yıl çalışılmasına karşın bitirilememiş. Çünkü burada köleler yerine maaşlı işçiler çalışmış ve işçiler de maaşlarını yeterli bulmayınca tarihin ilk grevi burada yaşanmış! Zaman zaman yaşanan bu grevler nedeniyle 70 ton ağırlığında mermerlerin taşınması, işlenmesi ve yerine konması aksamış. M.S. 350'li yıllarda ise Hıristiyanlık iyice yayıldığından böyle bir bilicilik merkezine gerek kalmamış. Tapınak, antik çağ mimarisinin baş yapıtlarından biri. 20 m. yüksekliğinde, 2 m.den fazla çapı olan 122 adet İon düzeninde sütun mermer blokları 40 km. ilerideki Beş Parmak Dağları'nın eteklerinde bulunan Heraklia'dan getirilmiş. Bu tapınak bitirilebilseydi dünya'nın 8. harikası olabilirmiş.
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Heraklia
![]() HERAKLİA Heraklia M.Ö. 350'de Karia kralı Mausolos'un emriyle kurulmuş bir liman şehri. Latmos Körfezi'ne (Bugünkü Bafa Gölü) adını veren Latmos şehrindeki insanlar buraya zorla yerleştirilmiş. Bu insanların en önemli geçim kaynağı kendi ocaklarından çıkardıkları mermeri Miletos ve Didyma'ya satmakmış. Ancak Büyük Menderes Irmağı'nın getirdiği alüvyonların körfezin ağzını kapatması nedeniyle Heraklia önemini yitirmiş. Bugüne kalanlarsa, oldukça iyi korunmuş Athena Tapınağı ve Helen Dönemi'nde yapılan uzun şehir surları... Beş Parmak Dağları ve Bafa Gölü birbirini tamamlayan öyle harika bir belde ki Tanrı Zeus'un kızı Ay Tanrıçası Selen bile burada çoban Endymion ile büyük bir aşk yaşamış!
__________________
![]() |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Euromos
![]() EUROMOS Söke-Milas-Bodrum karayolu üzerinde; ama çoğu kez yanından geçip gidilen talihsiz bir Karia şehri "Euromos". Ama görülmeye değer bir yer. 16 Korinth düzeninde sütun üzerinde yükselen Zeus Tapınağı, bölgede meydana gelen onca depreme rağmen oldukça iyi korunmuş. Ve çağırıyor yoldan geçenleri: "Gelin, görün ve dinleyin hikayemi". |
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Iasos
![]() IASOS İassos M.Ö. 9.yy.'da Argos'lu Argonantlar tarafından kurulmuş ve daha sonra Miletos'un egemenliğine girmiş.M.Ö. 5.yy.'da Atina'ya, M.Ö. 4.yy'da Halikarnas Kralı Mausolos'a bağlanmış. Roma Dönemi'nde ise Küçük Asya eyaletinin vergi memurluğu merkezi olarak biliniyor.Zengin bir kent olan Iassos özellikle tuzlu balık ticareti yaparmış.Balık pazarı öylesine önemliymiş ki şehirde konser veren ünlü bir müzisyenin konseri, balık pazarının açıldığını duyuranzilin çalmasıyla yarım kalmış; çünkü tiyatroda kimse kalmamış! |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 5,480
|
Milas
![]() MİLAS (MYLASSA) Milas, Söke ile Bodrum arasında yer alan şirin bir Batı Anadolu kasabası. Kasaba, nüfusu göç nedeniyle artmış olsa da geleneklerinden ve özelliklerinden hiçbir şey kaybetmemiştir.Bugün bile az sayıda kalmış cumbalı evleri, sakin sokakları görülmeye değer. Salı günleri burada Ege'nin en büyük pazarı kurulur. Milas bir zamanlar Karia Krallığının başşehriymiş.M.Ö.350'de Kral Mausolos' un kararıyla bu ünvanını Halikarnassos'a (Bodrum) kaptırmış; çünkü limanı yokmuş. Ancak tarih boyunca hiç terk edilmemiş. |
|
|