Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL FORUM DUYURULARI > Kapalı Konular / Off Topic

 
 
LinkBack Konu araçları
Eski 27-02-2007, 05:16 PM   #1 (permalink)
kızıltılkı
Co Administrators
 
kızıltılkı'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 9,561
Bir Oscar töreni böyle geçti

Bir Oscar töreni böyle geçti

79. Akademi Ödülleri'nin galibi, 4 Oscar ile "Köstebek" filmi ve 3 Oscar ile "Pan'ın Labirenti" oldu. Helen Mirren ve Forest Whitaker, beklendiği gibi En İyi Kadın ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini aldı


Alin Taşçıyan

Bir tarafta Afrika'daki iç savaşları körükleyen elmas kaçakçılığını yeren "Blood Diamond / Kanlı Elmas", öte yanda aktristlerin takıp takıştırdığı pırlantalarla süslü Harry Winston, Chopard, Van Cleef & Arpels mücevherleri... Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sormaz mısınız?
Böyle yaman çelişkilerle dolu olmasa da Amerikan Dram Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin Amerikan film endüstrisine verdiği ama her nedense bütün dünyayı pek ilgilendiren Oscar ödüllerine pek gıcık olurum. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar...
Ekran başında sabahlayanlara Allah'tan akıl fikir dilerken (ertesi akşam mis gibi özet yayınlıyorlar) yazı işlerinden bir "renkli izlenim yazısı" talebi gelmesin mi? Bu talep karşısında benim gözlerimin önünden mor ve kırmızı geçti tabii. Sen hafta boyu Oscar tahmini soran her tür meslektaşını en şirret halinle reddet, sonra sana "Töreni izleyip yazar mısın?" desinler, morarırsın haliyle...
Ama intikam soğuk yenen bir yemektir. Uykusuzluktan kan çanağına dönecek gözlerimle kızıla boyamaz mıyım ben o Kodak Theatre'ı? Buyrun işte:
Önce bitmek bilmeyen kırmızı halıdan kırıtarak yürüme, durup poz ve demeç vermedir gidiyor. Şen şakrak ve adaylardan fazla heyecanlı sunucular ekran başındakiler için ambiyans yaratmaya çırpınıyor. Kim kimi giydirmiş reklamı yapılıyor, şıklar ve rüküşler hakkında sınırsız dedikodu olanağı sunuluyor. Erkekler smokin giydiği için paçayı kurtarıyor. Kadınlar ise hedef tahtası. Fakat ne yapsınlar?

Rüküşlerde bir numara
Anne Hathaway'e bütün göğsünü siyah bir fiyongun kapladığı beyaz askısız elbiseyi giydiren Valentino'nun ta kendisi! Aynı Valentino, Kate Winslet'ı bir içim su yapmıştı. Cameron Diaz'ın beyaz Valentinosu üzerinde öyle bir büzülmüştü ki "Gel beni ütüle!" diye bağırıyordu.
Modacılar bir ileri bir geri gitmiş bu yıl. Gecenin en şık kadını Cate Blanchett ile rüküşlerinden Beyonce Knowles, Armani Prive tarafından giydirilmişti. Penelope Cruz, Versace Atelier'den çıkma organze, tül, ipek, şifon karışımı etekli somon rengi elbisesi içinde egzotik bir kuşa benziyordu. (Övgü değildir!) Gwyneth Paltrow ise nihayet doğru dürüst bir Oscar töreni giysisi edinebilmiş Zac Posen'dan, malumunuz rüküşler listesinde bir numaradır.
Gecenin her anlamda kraliçesi Helen Mirren, Christian Lacroix elbisesiyle göz kamaştırdı. Vera Wang, gecenin en başarılı modacılarındandı. Onun giydirdiği Jodie Foster, fırtına mavisi tiril tiril elbise içinde gece gökyüzünden bir parça gibiydi. Rachel Weisz ise onun tasarladığı lacivert elbise sayesinde hem kibar hem seksi görünebiliyordu.

Espriler yapaydı
"Bir tören izleyene bir defile bedava" kampanyasını bir yana bırakalım, geçelim Kodak Tiyatrosu'ndan içeriye:
Espriler yapaydı ve ezber kokuyordu. Ellen de Generes sempatikti ama özelliksizdi. Takımlarını Billy Crystal'dan ödünç almıştı sanki! Umduğumuz gibi sivri dilli olamadı. Ondan Whoopi Goldberg misali girişkenlik beklerdik doğrusu. (Görüyorsunuz geçmişten gelen bir miktar Oscar birikimim var.)
Elektrikli süpürgeyle yerleri süpürme şakası ise tamamen anlamsızdı.
Her nedense heyecan eksikti. Belki de bütün ödülleri favorilere veren Akademi hiç sürpriz yapmadığındandır. "Babil"i ve "Iwo Jima'dan Mektuplar"ı eli böğründe bırakmak sürpriz sayılmazsa tabii.
Açıkçası tören son derece tekdüzeydi. Gösteri, sunum, ödül, teşekkür karesi içinde dolaşıp durdu.
Ödül kazananlar önceden tembih edilmiş gibi bir edepli, bir ölçülüydü ki sormayın. Sanki bize malzeme çıkarmamak için azami dikkat gösteriyorlardı. "Rüya Kızlar"daki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalının favorisi Jennifer Hudson ya çok iyi oynadı şaşırmış rolünü ya da gerçekten inanamadı kazandığına. Gözyaşları içinde sahneye fırladığında ona ödülü sunan George Clooney'i fırsat bu fırsat deyip öpmediği için ne kadar dövünse azdır. Tamam, annesiyle erkek arkadaşı da salondaymış ama Oscar heyecanından iyi bahane mi olur Clooney'e yumulmak için. Adrien Brody'nin Halle Berry'yi vantuzlamasını hatırlayın...
Forest Whitaker ise "Nihayet bitti bu işkence dolu bekleyiş, kaptım Oscar'ı" havasındaydı. Uzun teşekkür listesinde hızını alamayıp Allah'a bile şükretti.

Oscar nihayet Scorsese'ye güldü

SEMA EMİROĞLU New York
Sinema dünyasının en büyük ödülleri sayılan Oscar'lar, önceki akşam yapılan törenle 79. kez sahiplerini buldu. Gecede, Celine Dion ve Beyonce'un da aralarında bulunduğu şarkıcılar sahne aldı.
Oscar'lara ilk kez 26 yıl önce olmak üzere yedi kez aday gösterilen ünlü yönetmen Martin Scorsese nihayet muradına erdi. Ödülünü almaya sahneye gelirken ayakta alkışlanan Scorsese, "Lütfen zarfı bir kez daha kontrol eder misiniz?" diye espri yaptı. Çok duygulandığını belirten Scorsese, "Yıllardır o kadar çok kişi bunu kazanmamı istedi ki... Doktora gittiğimde, asansörde, röntgen çektirdiğim yerde insanlar hep 'Ödülü kazanmalısın' dediler" diye konuştu.
"The Last King of Scotland" (İskoçya'nın Son Kralı) filmindeki İdi Amin rolüyle en iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan Forest Whitaker, "Bu ödül bana her şeyin mümkün olduğunu söylüyor" dedi.
İngiltere Kraliçesi İkinci Elizabeth'i canlandırdığı "The Queen" (Kraliçe) filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında Oscar kazanan İngiliz aktris Helen Mirren, "Kraliçe'nin cesareti ve tutarlılığını selamlıyor ve teşekkür ediyorum. O olmasaydı, kesinlikle burada olmazdım" dedi.

İkinci Oscar'lı ahbabım Helen Mirren

Helen Mirren ile, kocası Taylor Hackford'dan sonra (1979 En İyi Kısa Film) ikinci Oscarlı ahbabım olarak iftihar ettim. Ne de olsa kendisiyle Antalya'da kokteylde hoş beş etmişliğim, basın toplantısını bizzat yönetmişliğim, kendisinin bana "Ne güzel idare ettin" diye iltifat buyurmuşluğu, kocasını 'uzun konuşup beni çeviri yaparken yoruyor' diye uyarmışlığı var. Öyle kuru bir basın söyleşisi hatırası değil, yani "Space Cowboys" örneğinde Clint Eastwood ile olduğu gibi... (Buradaki renk hafif bir mahcubiyet kızarması). Gelelim gecenin doruğuna: Scorcese favoriydi favori olmasına ama Steven Spielberg, Francis Ford Coppola ve George Lucas üçlüsü sahneye çıktığı anda ödülü onun aldığından emin olduk. Başka kimin için bu kadar zahmete girilir? En İyi Film anonsu için Jack Nicholson ve Diane Keaton da isabet oldu. Diane Keaton'ın tren düdüğü gibi çığlığı eşliğinde "Köstebek" sinema tarihine yazıldı. Dört saatlik çilem de böylece doldu. Ekran başında iki kahve ile sayısız bardak su içebilmeme, bol miktarda kahvaltılık, bir muz ve yarım paket cips tüketebilmeme, birkaç kez tuvalete gidebilmeme şükrettim. O yarı çıplak kadıncağızlar ve papyonlu adamcağızlar orada öyle mum gibi durdu. Bütün kameralar üzerlerine çevrili, acıdım doğrusu.

İŞTE OSCAR'I KUCAKLAYANLAR
En iyi film: Köstebek Graham King
En iyi erkek oyuncu: Forest Whitaker İskoçya'nın Son Kralı
En iyi kadın oyuncu: Helen Mirren Kraliçe
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Alan Arkin Little Miss Sunshine
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Jennifer Hudson Rüya Kızlar
En iyi yönetmen: Martin Scorsese Köstebek
En iyi özgün senaryo: Little Miss Sunshine Michael Arndt
En iyi uyarlama senaryo: Köstebek William Monahan
En iyi görüntü yönetimi: Pan'ın Labirenti Guillermo Navarro
En iyi kurgu Köstebek Thelma Schoonmaker
En iyi sanat yönetimi: Pan'ın Labirenti Eugenio Caballero, Pilar Revuelta
En iyi kostüm tasarımı: Marie Antoinette Milena Canonero
En iyi özgün müzik: Babel Gustavo Santaolalla
En iyi özgün şarkı: "I Need To Wake Up" An Inconvenient Truth - Melissa Etheridge
En iyi makyaj: Pan'ın Labirenti David Martì, Montse Ribé
En iyi ses miksajı: Rüya Kızlar Michael Minkler, Bob Beemer, Willie D. Burton
En iyi ses kurgusu: Iwo Jima'dan Mektuplar Alan Robert Murray, Bub Asman
En iyi görsel efektler: Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı John Knoll, Hal T. Hickel, Charles Gibson, Allen Hall
En iyi canlandırma filmi: Neşeli Ayaklar George Miller
En iyi yabancı dilde film: Başkalarının Hayatı Florian Henckel von Donnersmarck
En iyi belgesel: Uygunsuz Gerçek Da.vis Guggenheim
En iyi kısa belgesel: The Blood of Yingzhou District Ruby Yang, Thomas Lennon
En iyi kısa canlandırma: The Danish Poet Torill Kove
En iyi kısa film: West Bank Story Ari Sandel
__________________
TEK BİR İMZA YETER


kızıltılkı Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Faydalı Linkler
 

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.10480 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (46925)