Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL FORUM DUYURULARI > Kapalı Konular / Off Topic

 
 
LinkBack Konu araçları
Eski 20-08-2006, 04:35 PM   #1 (permalink)
TOROMAN
Senior Member
 
TOROMAN'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: İSTANBUL...Yada heran bir vatan köşesinde..ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
Mesajlar: 2,857
Smile YeŞİl Devrİm’den Eko Pazara

“….İstanbul’da ilk kez kurulan ekopazara ilgi büyük…. “

“…Buğday derneği girişimiyle kurulan ekopazar her cumartesi Şişli-Bomonti’de kuruluyor…”,”,…..İstanbullular filelerini sertifikalı organik ürünlerle dolduruyor..”,

“Ekopazarda yaş sebze meyveden, kuru bakliyata, kurutulmuş ürünlerden zeytinyağ, bala yumurtaya süte zeytinden baharat çeşitlerine, çocuk mamasına kadar her çeşit sertifikalı ürün var…”…, “.. Üreticiyle tüketiciyi buluşturmayı hedefleyen pazarda fiyatlar makul….”

Geçtiğimiz haftalarda yazılı ve sözlü basın yukarıda özetlediğimiz ekopazar haberlerine geniş yer verdi. Basının yoğun ilgisini çeken eko pazar İstanbulluların ilgi odağıydı. Yaz dolayısıyla çoğunluğun tatilde olmasına diğer taraftan havaların aşırı sıcak gitmesine karşılık ekopazar ‘hatırı sayılır’ alışveriş merkezleri arasına girdi bile. Buğday Derneği yurdun çeşitli yerlerinde sivil toplum kuruluşları yanı sıra tüketicilerin yerel yönetimlere ekopazar kurulması yönünde yoğun istek geldiğini söylüyor.

Eski tadlar nereye gitti…!

Nereden nereye. Kimin aklına gelirdi ki günün birinde elimize fileleri kapıp ekopazara koşacağımız ve tezgahlarda sıra sıra yeralan ‘ sertifika belgeleri’ arasından domates biber patlıcan seçeceğimiz. Sokak satıcılarından, semt pazarlarından, manavlardan, mandıralardan, bahçelerden gönlümüz rahat, hiç sakınmadan satın aldığımız doğal gübreyle yetişen, tertemiz sularla yeşillenen, hormonu, tarım ilacını ‘tanımayan’ o ürünler nerelerde. Her fırsatta biribirimize hatırlattığımız damaklarımızda bir anı olarak kalan domatesler, çilekler, elmalar, salatalıklar ortadan nasıl kayboldu. Genetiği değiştirilmeyen tohumların yani bizim topraklarımıza has binlerce yıldır bu topraklarda yetişen buğday, fasulya, pirinç, kavun, karpuz,üzüm vb çeşitlerimiz nasıl yer ile yeksan oldu.

Madalyonun bir de öteki yüzü var. Satın aldıklarımız ürünler vitaminden, mineralden eksik, hormondan tarım ilacından, katkı maddelerinden zengin olunca bizde hastalıklarla yakından ‘tanış’ olduk. Atalarımızın aynı topraklarda ekip biçtiği sağlıklı ürünleri kaybettikçe daha sağlıksız bir toplum görüntüsü çizmiyormuyuz? Hipokrates ‘aldığın besin ilacın olsun, aldığın ilaç ta besinin olsun’ der. Şimdi aldığımız besinler bizim ilacımız değil hastalık nedenimiz. Kanser vakalarında gözle görülür bir artış olduğunun artık hepimiz ayırdındayız. Özellikle çocuklarda gelişme bozukluklarının artması, sağlıksız bir nesille karşı karşıya olduğumuzun acı bir göstergesi. Kısaca kalitesiz ürünlerle besleniyor ve sağlığımızı riske sokuyoruz.

Yeşil devrim

Bugünlere nasıl geldik. Beslenme döngümüzdeki bu değişimi anlayabilmek için biraz gerilere gitmek gerekiyor. Türkiye tarımında yaşanan süreç dünyadaki diğer ülkelerin yaşadıklarından hiç te farklı değil. Özellikle gelişmiş ülkelerde bugün çok hızlı bir biçimde gelişen organik-bio dinamik tarım üretimi FAO ( Dünya Gıda ve Tarım Örgütü)’nün 1950 yılında tüm dünyada başlattığı ‘Yeşil Devrim’ projesinin sonuçlarına bir tepki olarak doğdu.
FAO 1950- 70 yılları arasında hızla artan dünya nüfusunu beslemek için “Yeşil Devrim” adı altında üretim artırıcı teknikleri tüm dünya ülkelerinin ‘önüne koydu’. Neydi bu ‘yeşil’ teknikler ; Verimi yüksek tohumlar, monokültür (aynı tür ve tek çeşit ) ürünler, tarımsal üretimde yoğun girdi yani pestisit (tarım ilaçları) kullanımı, kimyasal gübre, hayvansal üretimde hormon ve yoğun antibiyotik kullanımı yanı sıra yeni tarım alanlarının açılması, yeni sulama tekniklerinin uygulanması.

Kara devrim

‘Yeşil Devrim’ tüm hızıyla tarım alanlarını ‘sürüp, biçmeye’ başladıktan sonra 1970-1980 arası alarm zilleri çalmaya başladı. Yeşil Devrim’in tarımsal üretim artışı planlarıyla ‘cepheye’ sürdüğü ‘yenilikler’ varlık nedenimiz gezegenimizin ekolojik sistemini altüst etti. Yeşil devrim, kara devrime dönüştü. Tarım ilacı olarak yaygın olarak kullanılan DDT ve benzerleri zararlı haşaratın yanı sıra yararlı hayvan ve bitkilere büyük zarar verdi, insan sağlığını olumsuz etkiledi. Biyolojik çeşitlilik azaldı..Bilinçsiz ilaç kullanımı sonucunda tarım zararlısı canlıların dirençlerinin arttı. Kimyasal gübre kullanımı ardından topraklar çoraklaştı, yüzey ve yer altı suları kimyasal gübre ve tarım ilaçları nedeniyle kirlendi. Hayvansal üretimde kullanılan hormon ve antibiyotiklerin yan etkileri sağlık sorunlarına neden oldu. Sonuçta yeşil devrimin ‘yan’ ürünleri insan bağışıklık sistemini olumsuz etkiledi. Kanser yanı sıra bir çok hastalığın insan sağlığına zarar vermesine yol açtı. Sağlıksız bir nesil ortaya çıkmasına neden oldu. Şimdi öncelikle gelişmiş ülkeler kendi topraklarında organik tarım tekniklerini hızla geliştiriyor. Sivil toplum kuruluşları, bilinçli tüketiciler tarım politikalarına yön verenlere baskı yapıyor. Bu ülkelerde organik tarım ürünlerine talep her geçen gün artıyor. Ürün çeşidi yanı sıra mağazalar, merket zincirleri kuruluyor. Sıra şimdi Türkiye’de. Onlarca yıl ihmal ettiğimiz tarım ve hayvancılığımızı organit ve biodinamik tarım teknikleriyle canlandırıp hem kendimiz hem dünya pazarları için organik ürün çeşitliliğimizi ve miktarını artırabiliriz . Çiftçisi, köylüsü, kentlisi, bilinçli üretici ve bilinçli tüketiciler elele vererek kaybettiğimiz topraklarımızı, hızla yokolan ürün çeşitlerimizi geri kazanabiliriz. Türkiye’de gelişmiş ülkelere bakarak alınan yol belki ‘arpa boyu’ kadar ama bir ucu ekopazara ulaştı bile . Bir yere ulaşma isteği hep tek bir adım atarak başlamaz mı?
__________________
ÖNCE VATAN O YOKSA HİÇ BİR ŞEY YOK
Kaldır başını,kan uykulardan
Böyle yürek,böyle damar...
Atmaz olsun.
Ses ol..ışık ol..yumruk ol...
TOROMAN Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Faydalı Linkler
 

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.08877 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (44132)