|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
Malatya Belediyesi tarafından, Atatürk'ün Malatya'ya gelişinin 77. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen "Eğitim ve Bilimin Kalkınmadaki Yeri - Fransa ve Avrupa Örneği Türkiye Hangi Konumda?" konulu panel ilgi gördü.
Belediye Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen panele, Vali Halil İbrahim Daşöz, Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı, Belediye Başkan Vekili Osman Bayram ile çok sayıda vatandaş katıldı. Belediye Başkan Vekili Osman Bayram, kültürel ve sanatsal gelişim olmadan elde edilen gelişmenin eksik ve yetersiz bir kalkınma olduğunu söyledi. Panelde ilk sözü TÜBİTAK Bilim İnsanını Destekleme Dairesi Başkanı Prof. Dr. Cemil Çelik aldı. Prof. Dr. Çelik, 47 yıl önce Hekimhan ilçesi Kocaözü beldesinde Prof. Dr. Cafer Özkul ile aynı sıralarda okuduklarını anlattı. Bilim ve teknolojiyi paraya benzeten Prof. Dr. Çelik, "Bilim ve teknoloji de gerçek para gibidir. Sermaye gücü kimdeyse güçlü odur. Sermayesi geniş olan ülkeler, egemen olan ülkelerdir. İşte günümüzde de bilim ve teknoloji hangi ülkede daha çok gelişmiş ise o ülke en güçlü ülke konumundadır." dedi. İbni Sina'nın bir sözünde 'Bilim ve sanat iltifat görmediği ül***i terk eder' dediğini belirten Çelik, "Evet, bugün içinde bulunduğumuz durum bunu en iyi şekilde ortaya koymaktadır. İçimizden yetişen birçok bilim adamımız maalesef kendi ülkesi yerine yurt dışında kalmaktadır. Çeşitli kaynaklardan edindiğim bilgilere göre sadece ABD'de beş bine yakın Türk bilim ve sanat adamımız bulunuyor. Sadece gel maaşını 10 bin dolar yaptım demekle olmaz. Getireceğimiz bilim adamları için önceden her türlü sosyal ve teknik altyapıyı da sağlamış olmamız lazım." şeklinde konuştu. Türk ekonomisinin, dünyanın en gelişmiş 20 ekonomisi arasında gösterildiğine işaret eden Çelik, şunları söyledi: "Bugün en zengin 100 isim arasında Türk işadamlarımız bulunuyor. Ama maalesef Temel Bilimler dalında Nobel ödülü almış bir bilim adamımız yok. Bu yüzden Üniversitelerin birinci görevinin bilim ve teknik öğretmek olması gerekiyor. İdeoloji ve siyasetle uğraşan üniversiteler tabi ki bilim ve teknoloji üretemezler. İşte bu nedenle teknolojik ve bilimsel çalışmalara önem veren bilim adamlarının dünya görüşleri ne olursa olsun üniversitelerimizde kalmalarını sağlamamız gerekiyor." Fransa'nın Rouen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cafer Özkul ise vasıflı insan yetiştirmenin sadece üniversitede olmayacağını belirterek, vasıflı insan yetiştirmenin 15-20 yıl sürdürüğünü ve buna ilkokuldan başlanılması gerektiğini kaydetti. AB ülkelerinde AR-GE'ye büyük pay ayrıldığına işaret eden Özkul, "Ancak gelişmekte olan ülkelerde herhangi bir ekonomik kriz döneminde ilk zarar gören pay, AR-GE oluyor. Bizim kademeli olarak bütçemizdeki AR-GE payını yükseltmemiz lazım. Türkiye'nin bilgi toplumunda nerede olduğunu ve eksikliklerinin neler olduğunu tespit etmesi lazım. Bizim bilgi çağında kısa sürede uzun mesafeler katetmemiz mümkün. Eğitim toplumu sadece Üniversitelerin değil, bizi yönetenlerin de görevidir." dedi. Yapılan konuşmaların ardından panelistler izleyicilerden gelen soruları da yanıtladı.
__________________
Hatıralar Sayfa Sayfa
Kalbimde Sen , Parça Parça Bu Gidişle En Sonunda Yaşatmaz Beni , ÖLDÜRÜR SEVDAN |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|