|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 15,101
|
Hayat bu işte...
>>>
>>> >>>> >>>> >>>> >>>>>Rahmetli Vehbi Koç ile yapılan bir televizyon röportajıydı. Yıllar >>>>>>>önce... "Param var, malım var, şanım ver, mevkim var; ama gel gör ki, >>>>>>>iki kaşık bulgur pilavı yiyemiyorum" demişti üzüntüyle. Domatesli >>>>>>>bulgur pilavının yanında turşu ve soğan çok uzun zaman önce yaşak >>>>>>>edilmişti ünlü işadamına. "Çok şükür bugünleri de gördüm ama..."diye >>>>>>>konuşmasını sürdüren ünlü sanayici "dünyanın en kudretli adamı da >>>>>>>olsan fark etmiyor..."diye eklemişti. Bir soğan, bir bulgur bazen >>>>>>>nelere bedel oluyor... >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>Emel Sayın'ın hayatının anlatıldığı bir programdı. Çok genç yaşta >>>>>>>başlayan yolculuğunda gücü, başarısı ve ışıltısından sonra bugün >>>>>>>geldiği nokta konuşuluyordu. Pek çok kadının yerinde olmak istediği >>>>>>>güzel, başarılı ve ünlü sanatçı "Bir tek şeye sızlıyor içim... Keşke >>>>>>>bir çocuğum olsaydı" derken gözleri dolu doluydu. "Bana hep daha çok >>>>>>>gençsin, önce işin,önce sanatın, daha şöhretin başındasın dediler ama >>>>>>>keşke kimseyi dinlemeseydim. Keşke kimseyi dinlemeseydim..." >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>Gani Müjde ile söyleşi yaptığım bir programdaydık. "Çok küçüktüm ve >>>>>>>babam kendi koşulları içinde beni şımartmaya uğraşıyordu"diye başladı >>>>>>>anlatmaya. "Bir bayram arifesiydi. Galiba kendi takım elbisesini >>>>>>>verip bana bir elbise yaptırmış. Çok mutluydu o bayram; bana bir şey >>>>>>>giydirebildiği için. Ama ben elbiseden hiç hoşlanmamıştım. Ağlamaya >>>>>>>başladım, ben bu çirkin şeyi giymem diye. Babamın bana bakışını hiç >>>>>>>unutamam. Galiba en fazla altı yedi yaşındaydım. Birden hiç >>>>>>>beklemediğim bir şey oldu ve babam bana hayatımdaki ilk ve son ve çok >>>>>>>şiddetli tokadını attı. Çok gücenmişti bana. Aradan yıllar geçti. >>>>>>>Şimdi İstanbul'un güzel manzaralı evlerinden birinde oturabiliyor ve >>>>>>>istediğimi alabiliyorum. Baba olduktan sonra bir gün, babamın o >>>>>>>bakışı geldi aklıma. Keşke geri dönüp o sayfayı silebilsem, öyle >>>>>>>isterdim ki... Babamı mutlu edebilseydim." >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>Üzerinden çok zaman geçti ama yine de tereddüt ettim şimdi yazıp >>>>>>>yazmamakta... Bir cesaret yazıyorum;Yeşim Salkım- Uzan idi o zamanki >>>>>>>soyadı-Levent'te yeşil bir villada, görkemli mobilyaların içinde >>>>>>>görkemli duvarların arasında ve görkemli bir masanın ardında >>>>>>>oturuyordu. Yapmak istediklerini anlatırken, çok çok uzun siyah >>>>>>>saçları kollarını, belini, boynunu örtüyordu ve gözlerinde adını tam >>>>>>>da koyamadığım bir siyah şey vardı. Keder? Yalnızlık? Öfke? >>>>>>>Yorgunluk? Her şey, her şey elinin altındaydı ama mutsuzdu >>>>>>>besbelli... Sonra zaman geçti . Soyadlarından birini sildi. Saçlarını >>>>>>>kestirdi.Geçenlerde bir akşam gördüm onu. O beni görmedi. Yan >>>>>>>yanaydık oysa. Geçip gittik birbirimize değmeden. Kısacık saçları, >>>>>>>gecenin karanlığına rağmen ışıldayan gözleri vardı. Sevdiği adamın, >>>>>>>kocasının elinden tutmuş, deniz kenarına doğru yürüyordu. Yanından >>>>>>>geçip kendi yoluma devam ederken düşündüm de... Hayat bu kadar basit >>>>>>>bir şeydi işte. Yaptıklarımız, yapmak istediklerimiz, özlediklerimiz, >>>>>>>pişman olduklarımız, onardıklarımız, onaramadıklarımız... >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça, >>>>>>>çözemedikçe,yenemedikçe bize kocaman geliyordu. Kitlelerin sevgisi, >>>>>>>para,ün,güç... Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu, özlemini çektiğimiz >>>>>>>o şey her ne idiyse.... >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>Bir çocuk, >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>sevildiğini bilmek, >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>bir vicdan rahatlığı, >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>bir tabak pilav, >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>bir sağlıklı nefes... >>>>>>> >>>>>>> >>>>>>>Hayat bu işte; basit, küçük bir hadise.... >>>>> >>>>> >>>> >>>> >>> >>> >> |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |