|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 217
|
Türklerin Türküsü Dilek yolunda ölmek Türklere olmaz tasa,Türke boyun egdirir yanliz türeyle yasa; Yedi ordu birlesip karsimizda parlasa Onu kanla söndürüp parçalariz , yeneriz . Biz Tufani yarattik uyku uyurken bati, Nuh dogmadan kisnedi ordularimizin ati. Sorsan söyle diyecek gök denilen su çati : Türk gücü bir yildirim Türk bilgisi bir deniz. Delinse yer ,çökse gök yansa kül olsa dört yan, Yüce dilege dogru yine yürürüz yayan. Yildirimdan tipiden kasirgadan yilmayan, Ölümlerle eylenen tunç yürekli Türkleriz.... Hüseyin Nihal Atsiz (1931) TOPA YOLLARIN SONU Bugün yollanirken bir gurbete yeniden Belki bir kisi bile gelmeyecektir bizle. Bir kemigin ardindan saatlerce yol giden Itler bile gülecek kimsesizligimize. Gidiyorum: Gönlümde acisi yaniklarin... Ordularla yenilmez bir gayiz var kanimda. Dün benimle gülen tanidiklarin Yanliz bir hatirasi kaldi ariik yanimda . Yufka yürerklilerle çetin yollar asilmaz ; Çünkü bu yol kutludur gider Tanri Dagina. Halbuki yoldasini birakip dönenlerin Degisilir topuda bir sokak kaltagina. Ister düsün... Kendini ister hayale kaptir... Uzar,uzar çünkü hiç sonu yoktur yollarin. Bakarsin aldanmisdin,gördügün bir seraptir Sevimli bir hayale açilirken kollarin. Ey dogunun anlgmg serinleten rüzgari ! Ey karanlikta bana arkadaslik eden ay ! Arzularim bir oktur asar ulu daglari.. Düstügü yer uzakta "Dilek" adli bir saray. O sarayda bulunca devlesen erleri Artik gözüm arkaya birdaha dönmeyecek. Hepsi sussa da "Kür Sad" uzatarak elini: "Hos geldin oglum ATSIZ,kutlu olsun!" diyecek. Hüseyin Nihal Atsiz (1932) Tarifi imkansız hisler içinde Seviniyor, coşuyorum şu anda Turan görünüyor sisler içinde Yollarına düşüyorum şu anda Niyyet ettim daha yola girmeden Geçilir mi Nahçıcan'ı görmeden Nahcıvan'da bir çay içip durmadan Bakü'deyim şaşıyorum şu anda Bakü'de düğümü çözer gibiyim Sanki İstanbul'da gezer gibiyim Bakü'yü okşayan Hazar gibiyim Kabarıyor ,şişiyorum şu anda Can Azerbaycan'da kabaran yürek Durmaz artık yolcu yolunda gerek Ver elini Türkmenistan diyerek Aşkabat'ı aşıyorum şu anda Aşkabat'tan çıkıp Taşkent yoluna Semerkant, Buhara, Özbek eline Amu-Derya olup Aral gölüne Dolup, dolup taşıyorum şu anda Ben taşarken Tacikistan susuyor Bişkek'e varmasam Kırgız küsüyor Tanrı Dağları'nda rüzgar esiyor Tatlı tatlı üşüyorum şu anda Üşüsemde gidiyorum öteye Kazakistan yani Almaata'ya Mazideki gibi binip bir taya Yesi'deyip koşuyorum şu anda Çünkü Yesi bir mübarek kucaktır Ana kucağından daha sıcaktır Ahmet Yesevi'ye ait ocaktır O Ocakta pişiyorum şu anda Horasan'ın erleride pişmişler Anadolu Rumeliye düşmüşler Onlar bir ışık bir güneşmişler Nurlarında ışıyorum şu anda Nurlarında ışıyorken işte tam Gam bürüyor yüreğimi yine gam Doğu Türkistanım, Batı Trakyam Yaranızı deşiyorum şu anda Mezar eşmek korkutmuyor beni pek Ne mezarlar eştim bugünlere dek Kırım'a, Musul'a , Kerkük'e tek tek Ay Yıldızı döşüyorum şu anda Ay Yıldız örtüsü kızıl Elma'nın Arif doruğunda murat almanın Ülkücü olmanın ,Bozkurt olmanın Gururunu yaşıyorum şu anda... Ozan ARİF |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |