|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Technical Admin
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: Hayal Gözlüm
Mesajlar: 30,556
|
TÜSİAD'dan Anayasa uyarısı
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa V. Koç, Anayasa konusunda uzlaşma sağlanması gerektiğini belirterek, "84 yıllık kazanımlarımızı ve laik demokratik yapımızı basamak yaparak, özgürlükçü, eşitlikçi, katılımcı, girişimci, hukuka saygılı, bireyi yücelten, devlet-toplum-birey dengesini doğru kuran, toplumsal katılımla şekillendirilmiş bir Anayasa yapmalıyız" dedi.
Türk insanının geleceğine güvenle bakabilmeye ihtiyacı olduğunu kaydeden Koç, "Bu istikrar ve huzur ortamının yaratılmasının önüne engel çıkaran herkes tarih önünde sorumlu olacaktır" diye konuştu. Koç, TÜSİAD'ın Ankara'da gerçekleştirilen Yüksek İstişare Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisindeki gelişmelerle bağlantılı olarak Türkiye ekonomisinin gücünün artırılması için çalışılırken, iç çekişmelerle zaman ve enerji yitirmenin, ilerde telafisi mümkün olmayacak kayıplara neden olabileceğini söyledi. Koç, şöyle konuştu: ANAYASA'DA LAİKLİK KORUNMALI "Bu yüzden, önümüzdeki Anayasa tartışmalarını toplumsal ve siyasal uzlaşmanın bir zemini haline getirmeliyiz. 84 yıllık kazanımlarımızı ve laik demokratik yapımızı basamak yaparak, özgürlükçü, eşitlikçi, katılımcı, girişimci, hukuka saygılı, bireyi yücelten, devlet-toplum-birey dengesini doğru kuran, toplumsal katılımla şekillendirilmiş bir Anayasa yapmalıyız. Türk insanının geleceğine güvenle bakabilmeye, huzur içinde geleceğini şekillendirmeye ihtiyacı var. Bu istikrar ve huzur ortamının yaratılmasının önüne engel çıkaran herkes tarih önünde sorumlu olacaktır." MORTGAGE KRİZİ YABANCI GİRİŞİNİ SEKTEYE UĞRATABİLİR Türkiye ekonomisinin kırılganlığını daha da azaltmaya ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Koç, "Önemli bir risk unsuru olan cari açığı sürekli üreten ekonomik yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Yılda yüzde 7 civarında bir büyümeyi garanti altına almamız lazım. İstihdam dostu bir büyüme gerçekleştirmemiz lazım" dedi. "Mortgage Krizi" dolayısıyla küresel kredi piyasasında daralma meydana gelirse, bunun, son yıllarda Türkiye'nin önemli kaynak girişlerinden birini sağlayan şirket satın alma faaliyetlerini de sekteye uğratabileceği uyarısında bulunan Koç, "Bu da özelleştirmelerin tamamlanması konusunda hızlı davranmamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Öte yandan özelleştirme portföyünün de sonuna yaklaştığımızın göz önünde bulundurulması ve ihtiyaç duyulan yabancı kaynak girişi için, sıfırdan yabancı sermaye yatırımlarının önünün biraz daha açılması gerekiyor" diye konuştu. Koç, Çin'in ekonomik gelişmesine işaret ederken, "Çin'i yalnızca bir tehdit olarak görmek son derece yanlış. Burada çok büyük bir fırsat yatıyor ve eğer doğru yönetilirse, bu ül***le gerçek anlamda bir kazan-kazan ilişkisi kurmak mümkün. Dolayısıyla Türkiye'nin gelecek tasarımları ve stratejileri içinde Çin'in mutlaka yer alması gerekiyor" dedi. ABD'deki mortgage krizinin getirdiği soru işaretlerinin 2008 açısından bazı güçlü risklerin varlığına işaret ettiğini kaydeden Koç, "Özellikle büyümelerini önemli ölçüde dış kaynakla finanse eden bizim gibi ülkelerin, ekonomik kırılganlıklarını minimuma indirmek üzere, politika ve stratejilerini dikkatli bir biçimde gözden geçirmeleri gerekiyor" dedi. TÜRKİYE'NİN ABD İLE İLİŞKİLERİ DAHA DA ÖNEM KAZANACAK Irak ile ilgili belirsizliğin de süreceğini öngören Koç, PKK terörü konusunda yakın zamana kadar, müttefik ABD'den beklenilen anlayışı göremediklerini ifade etti. İran ile ilgili gelişmelere de işaret eden Koç, "İran konusu ABD ile aramızdaki ilişkileri daha da gerebilir" yorumunu yaptı. Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinde 1 Mart tezkeresinden bu yana yeni ve her iki taraf için de memnuniyet verici olmayan bir süreç yaşandığını kaydeden Koç, ilişkilerin sağlıklı bir zeminde yürüyebilmesi için her iki tarafın da kazanması esasına dayanan formüllerin üretilmesi gerektiğini ifade etti. AB'de dengeler yeniden kurulduğunu belirten Koç, "Tıpkı kendi Anayasaları için olduğu gibi, genelde genişleme süreci, özelde ise Türkiye'nin tam üyeliği konusunda da bugün geçerli gibi gözüken eğilimlerin, yarın çok farklı şekillenebileceğini gözden uzak tutmamak gerekiyor. Özellikle güçlü bir Kuzey Atlantik ekseni oluşmasından söz ediyorsak, Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinin çok daha fazla önem kazanacağını da burada parantez içinde belirtmekte yarar var" diye konuştu. TAM ÜYELİKTEN TAVİZ VERMEYİZ 14 Aralık'taki AB Zirvesinin sonuç bildirgesinde Türkiye ile ilgili olarak "Katılım" ifadesinin çıkarılmasının ciddi bir gelişme olduğunu vurgulayan Koç, şöyle konuştu: "AB'nin tarih önündeki sorumluluğunu gündeme getirecek nitelikteki bu girişim Türk AB yakınlaşmasına hizmet etmemektedir... Bazı AB'li politikacıların kısır iç politika oyunlarını soğukkanlılıkla değerlendirmemiz gerekiyor. Müzakere sürecinin başlaması ile Türkiye için artık bazı kazanılmış haklar söz konusudur. Büyük bir ülke olan Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunun kolay ve zahmetsiz olmasını kimse beklememektedir. Bu gelişmenin yolumuza çıkan ne ilk ne de son engel olacağı bilmemiz gerekiyor. Ancak bu yolu izlerken asla taviz vermemiz gereken bir nokta vardır. O da tam üyeliktir. Herhangi bir tanımı dahi olmayan 'Ayrıcalıklı Ortaklık' seçeneğinin her fırsatta önümüze çıkarılması ve tam üyeliğe bir alternatif olarak gösterilmesi asla kabul etmememiz gereken bir anlayıştır. Hükümetimizin bu tür girişimlere karşı gerekli tepkileri zamanında vermesi büyük önem taşımaktadır." (ANKA)
__________________
YU-MA-TU-NEXT&NEXTSTAR-DREAMBOX LÜTFEN SORUNLARINIZI PM İLE SORMAYIN FORUMA YAZIN BİRLİKTE PAYLAŞALIM PM İLE SORULAN SORULARA KESİNLİKLE CEVAPLANMAYACAKTIR.
|
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Technical Admin
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: Hayal Gözlüm
Mesajlar: 30,556
|
İlgi: TÜSİAD'dan Anayasa uyarısı
MÜSİAD'ın Anayasa raporunda "asker" ve "laiklik" vurgusu
Hükümetin yeni anayasa taslağı hazırlamak üzere başlattığı çalışmaların 15 Aralık'ta tamamlanması beklenirken, yeni anayasaya ilişkin görüş ve önerilerini açıklayan STK'lar kervanına MÜSİAD da katıldı. MÜSİAD'ın hazırladığı "Anayasa Raporu"nda din, vicdan ve ifade özgürlüğü alanındaki yasakların kaldırılması ve devlet işleyişinde sivil otoritenin üstünlüğünün sağlanması gibi noktalar öne çıktı. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Bolat, Türkiye'nin daha sivil, daha katılımcı ve daha güçlü bir hukuk devleti olmasını sağlayacak bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirterek, "Yasalar üzerindeki askeri vesayet kaldırılmalı. Laiklik gerekçesi ile insanların inanma ve inandığı gibi yaşama hürriyetine sınırlama getirilmemeli" dedi. "KÖKLÜ BİR ANAYASA REFORMU GEREKLİ" MÜSİAD Başkanı Bolat, MÜSİAD Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Dr. Şükrü Kocatepe başkanlığındaki bir çalışma grubu tarafından hazırlanan "Anayasa Raporu"nun ayrıntılarını basın mensupları ile paylaştı. Türkiye'nin insan hakları, yargı, güvenlik, hukuk devleti ve yüksek öğretim gibi konularda toplumsal krize sebep olan sorunları aşabilmek için köklü bir Anayasa reformu gerektiğini vurgulayan Bolat, "Türkiye'de anayasaları, devlet gücünü kullanarak belli bir ideoloji doğrultusunda kontrol etmeyi amaçlayan bürokrat ve aydınlar yapmıştır. Ümit ediyoruz ki ilk kez, Türkiye bu dönemde sivil bir anayasayı hazırlamayı başaracaktır" diye konuştu. "82 ANAYASASI İÇİN BİLE 2 BİN TEKLİF ALINMIŞ" Yeni anayasa hazırlık çalışmalarında tüm toplum kesimlerinin görüş bildirmesinin önemine değinen Bolat, "12 Eylül anayasası hazırlanırken bile 2 bin teklif alınmış. Görüşü ve inancı ne olursa olsun tüm kesimlerin yeni anayasa hazırlık çalışmasına katılması çok önemlidir" görüşünü aktardı. MÜSİAD olarak, TOBB tarafından düzenlenen anayasa çalıştayına katıldıklarını hatırlatan Bolat, "Yeni anayasa, A,B,C gruplarının kendi istediği doğrultuda çıkamaz. TOBB ile birlikte hareket ediyoruz ama uygun görmediğimiz maddelerin üzerine şerhimizi koyacağız. Önemli olan bu sürecin içinde olmamız ve katkı sunmamızdır" dedi. "HER TÜRLÜ BARIŞÇIL DÜŞÜNCE İFADE EDİLMELİ" Bolat, hazırladıkları "Anayasa Raporu"nu Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, siyasi partiler ve TOBB'a sunduklarını kaydederek, raporda yer alan görüş ve önerileri şöyle sıraladı: "-Yeni Anayasa,, teröre ve şiddete karşı olan tüm siyasi düşünce eğilimlerin açıklanmasına, örgütlenmesine ve partiler kurarak ülke yönetimi için serbestçe yarışmasına izin vermelidir. "DEVLETİN İDEOLOJİSİ OLMAMALI" -Yeni Anayasa, devlet için resmi bir ideoloji tarif etmemeli, tüm düşüncelerin eşit şartlarda yarışarak siyaset yapmasına izin vermelidir. -Genel ahlaka aykırı olmamak kaydıyla, kamuda kıyafet yasağını sona erdirecek bir düzenlemenin yapılması zorunludur. "DİNDARLARA BASKIYA CEVAZ VEREN HÜKÜMLER KALKMALI" -Devletin laik olduğu gerekçesiyle, insanların inanma ve inandığı gibi yaşama hürriyetine sınırlama getirilemez. Din adına önü sürülen her türlü talebe "irtica" damgası vurulması alışkanlığı terk edilmeli, "gerici" yaftalamasıyla dindarlara baskı yapılmasına cevaz veren Anayasa hükümleri kaldırılmalıdır. -Diyanet İşleri özerk bir kuruma dönüştürülmeli ve Vakıflar İdaresi de Diyanet'e bağlanmalıdır. "ASKERİ MAHKEMELERİN YETKİLERİ DARALTILMALI" -Sivil otoritenin üstünlüğü sağlanmalı, yeni anayasada Milli Güvenlik Kurulu kaldırılmalıdır. -Askeri mahkemelerin yetkileri daraltılmalı, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına son verilmelidir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Askeri Yargıtay kaldırılmalıdır. -Yeni Anayasa metnini parlamento üyelerinden oluşacak Anayasa Hazırlama Komisyonu hazırlamalı, komisyon gerekli gördüğü konularda uzmanlardan yardım almalıdır. -Merkez Bankası'nın bağımsızlığı anayasal güvence altına alınmalıdır. Merkez Bankası'nın asli görevinin "ekonomik büyüme ve istihdamı göz önünde bulundurarak fiyat istikrarı" olduğu belirtilmelidir. " (ANKA)
__________________
YU-MA-TU-NEXT&NEXTSTAR-DREAMBOX LÜTFEN SORUNLARINIZI PM İLE SORMAYIN FORUMA YAZIN BİRLİKTE PAYLAŞALIM PM İLE SORULAN SORULARA KESİNLİKLE CEVAPLANMAYACAKTIR.
|
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |