Geri Git   Number 1 Forum Group > SERBEST KÜRSÜ > Tartışma Grupları > Politika

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 17-03-2006, 07:24 PM   #1 (permalink)
vehbi70
Senior Member
 
Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 118
Atatürk İhtilali - 1

ATATÜRK İHTİLALİ -1
Cumhuriyetin ilk yıllarında yürütülen “Türk devrimi” hareketinin ilk saflarında bulunan, bilhassa hukuk inkılabının mümessili olan, Atatürk’ün en yakınlarından olan, İzmir mebusu, Adalet vekili ve inkılap Enstitüsü Profesörü Dr. Mahmut Esat Bozkurt, Türk inkılabı Tarihi Enstitüsünde, Atatürk’ün desteğinde verdiği dersler 1937 yılının 15 Eylülünde Atatürk’e ithaf edilmiştir. Bir anlamda “Türk Devriminin temel ilkeleri”ni ortaya koyan ve “Atatürk’ün samimi görüşleri” olarak ifade edilen bu kitaptan bazı bölümler sunuyoruz.

“Türk’ün en kötüsü, Türk olmayanın en iyisinden iyidir. Geçmişte Osmanlı imparatorluğunun bahtsızlığı ekseriya mukadderatını Türklerden başkasının idare etmiş olmasıdır.”[1]
“Naima gibi devletin resim bir tarihçesi bile, tarihinin birçok yerlerinde Türk’ten bahsederken “Etraki bi idrak” tabirini kullanır ve bunu kullanmakta beis görmez. Milli şuur, bundan başka daha nasıl yok edilebilir. ... dejenereliğin bu derecesi nerede görülmüş?
Zaman oldu ki Rum’u, Ermeni’si, hatta Yahudi’si bile Osmanlılığı benimsemedi. Ne oldukları sorulduğu zaman, “Rum’um”, “Ermeni’yim”, “Yahudi’yim”, hatta “Çingene’yim” demekten çekinmediler. Fakat Türk, milletlerin en asili olan bu varlık, “Türküm”, diyemiyor... O sadece: “Osmanlıyım, elhamdülillah Müslümanım!” diyebiliyordu.
Türkün, dindaşları olan, Arnavuda, Araba, Çerkeze gelince bunlar da bunlar da kendilerine sorulunca: Göğüslerini gererek: “Arnavudum”, “Arabım”, “Çerkez’im” diye cevap veriyorlardı.
Hiç unutmam, meşrutiyette sadrazam İbrahim Hakkı Paşa, henüz Türk süngüsüyle bastırılan Arnavut isyanından Osmanlı meclisinde bahsederken şöyle demişti: “Arnavutlar, Osmanlı İmparatorluğu tacının en kıymetli bir pırlantasıdır.” Acaba Türkler bu tacın nesi idi? Onu düşünen, akla getiren bile yoktu. Araplar ise “Kavmi Necip Arap” ünvanını taşıyorlardı.
Meşrutiyet ilan olunur olunmaz, İstanbul’un Divan yolunda bir alay kulüpler belirmişti, “Kürt Teavün cemiyeti”, “Çerkes Teavün cemiyeti”, “Arnavut Başkım kulübü”, “Arap Birliği” ..... vesaire.
Beyoğlu’nda: “Etnikieterya”, “Adelfiya”, “Taşnaksutyon kulüpleri”, Rum ve Ermenileri temsil ediyorlardı. Yahudilerin bile “Alynas İzraelitleri” vardı.
Türk kulübü, Türk birliği diye bir şeye tesadüf olunmuyordu. Sadece İttihad ve Terakki Cemiyeti vardı. Fakat ne ittihadı, ne terakkisi bunu bilen bile yoktu. Mevhum Osmanlılığın İttihadı ve Terakkisi!. Türk ocakları bile Türk olmayan unsurların müthiş itirazlarıyla karşılandı.”[2]
“İşlerin başına da Türk’ten başkalarını getirdik, uzak gitmeğe ne hacet? 1908 de meşrutiyet ilan edildiği vakit, iş başında Sadrazam olarak Avlonyalı Arnavut Ferit Paşa bulunuyordu. Sarayın en nafiz adamları, İzzet Halalar, Selim Melhameler idi.
Türk devleti işlerinde Türk’ten başkasına inanmayalım. Türk devleti işlerinin başına öz Türk’ten başkası geçmemelidir.
Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen “Türk devrimi” onun ebediyete intikali sonrası yapılan bir karşı devrimle son bulmuş Türk çocukları tasfiye edilerek yerine dönme, devşirme, gayri Türk kişilerin bir aşiret olgusuyla meydana getirdikleri yapılanma Tüm sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere, sermayeye, bürokrasiye hakim hale getirilmiştir.
Akabinde Milli Devlet politikaları bir kenara itilerek ABD ile yapılan ikili anlaşmalar, AB, ABD, İMF ve diğer Emperyal oluşumlarla yapılan sözleşmeler ve meclislerden ülke aleyhine “Zafer” nidalarıyla geçirilen yasalar neticesinde ortalama her yıl 200 Milyar dolar kaynak ve imkanımız, banka, şirket, borsa, para, faiz ve diğer oyunlarla elimizden alınarak, Türkiye emperyalizmin av sahası durumuna, Türk milleti ise müstemleke haline getirilmiştir.
Artık oyunun son perdesi oynanmakta “Egemenlik” haklarımız elimizden alınarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti sonlanmaktadır.
Irakta yaşanan vahşetin ülkemizde de yaşanmasını istemiyorsak milli birlik ve beraberlik içerisinde el ele vererek hukuk kuralları dışına taşmadan toplumsal bir diriliş ve direniş hareketi göstermemiz gereklidir.
Bu misyonu biz üstlendik.
Atatürk’ün “TÜRK DEVRİMİ” ni yeniden hayata geçirmek, Tam bağımsız milli devleti yeniden tesis ederek Milli şuur sahibi Türk gençlerini yetiştirmek Türkiye’yi yönetir hale getirmek kararlılığındayız.
Bu amaçlar doğrultusunda çalışan derneğimiz illerde, ilçelerde, köylerde hatta mahallelerde bile teşkilatlan kısa bir sürede 140 şube ile Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu haline gelmiştir. Ülkemizin kurtuluşu için tek bilek tek yürek mücadele vermek isteyen bütün vatandaşlarımızı derneğimizin üyesi olmaya, teşkilatlarını kurmaya, derneğimizin çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz

taner ünal beyden alıntıdır:www.vkgb.com
vehbi70 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 17-03-2006, 07:28 PM   #2 (permalink)
vehbi70
Senior Member
 
Giriş Tarihi: Dec 2005
Mesajlar: 118
atatürk ihtilali-2

ATATÜRK İHTİLALİ -2

Cumhuriyetin ilk yıllarında yürütülen “Türk devrimi” hareketinin ilk saflarında bulunan, bilhassa hukuk inkılabının mümessili olan, Atatürk’ün en yakınlarından olan, İzmir mebusu, Adalet vekili ve inkılap Enstitüsü Profesörü Dr. Mahmut Esat Bozkurt, Türk inkılabı Tarihi Enstitüsünde, Atatürk’ün desteğinde verdiği dersler 1937 yılının 15 Eylülünde Atatürk’e ithaf edilmiştir.
Bir anlamda “Türk Devriminin temel ilkeleri”ni ortaya koyan ve “Atatürk’ün samimi görüşleri” olarak ifade edilen bu kitaptan dünkü ilanımızda bazı bölümler sunmuştuk. Atatürk Devriminin ne olduğunun anlaşılabilmesi bakımından bu gün diğer görüşlerini aktarıyoruz.

Balkan muharebesinde Osmanlı devletinin hariciye nazırı Nura Dunkyan idi!
Avusturya hariciye nazırı Baron Erentfal bu sıralarda Yunanistan hakkında Osmanlı hükümetine bazı malumat vermek istemiş, fakat Viyana büyük elçimiz Mavrekordate olduğundan işi ona açamamış. “Nasıl açayım? Rumdur. Yunanistan’a haber verir” demiş.
Halimizi düşününüz bir kere!...
Hiç unutmam, istiklal savaşları sırasında Londra konferansına Ankara Hükümeti tarafından gönderilen murahhas heyeti arasında İzmir mebusu sıfatıyla bende bulunuyordum. Reisimiz olan Çerkez Bekir Sami’nin ilk işi Kafkasya’da bir Çerkes devleti kurdurmak olmuştu. Halbuki biz Türk istiklalini kurmaya, kurtarmaya memur idik.
..Ali Seydi rahmetli merak etmiş. Devleti Osmaniye tarihinde bir istatistik çıkarmış, buna göre (200) kadar sadrazamdan %10’u Türk olup üst tarafı yabancı milletlerdendir.
Bu hallere göre, kötü idareden şikayet biz Türklerin hakkı iken, talihin en hazin bir cilvesidir ki fenalıkların belli başlı sebebi olan gayrı Türkler, Türk’ten şikayetçi olmuşlardır.
Devlet işlerinin başına devletin kurucusu olan kavimden başkaları geçince o devlet inkıraz bulur. Yani millet, istiklalini kaybeder.
Misal mi istersiniz? İşte Abbasiler, işte Endülüs ve işte Osmanlılar.
Yeni Türk Cumhuriyetinin devlet işleri başında mutlaka Türkler bulunacaktır. Türk’ten başkasına inanmayacağız.
Atatürk ihtilalinin farikası TÜRK OLMAKTIR. Maziyi bu prensip tasfiye etti. Yeniliği bu prensip getirdi. Bütün Türk ihtilali bütün eserleriyle bu prensibe dayanıyor. Bundan en küçük bir inhiraf geriliğe avdettir. VE ÖLÜMDÜR.”[1] . M.Esat Bozkurt

Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen “Türk devrimi” onun ebediyete intikali sonrası yapılan bir karşı devrimle son bulmuş Türk çocukları tasfiye edilerek yerine dönme, devşirme, gayri Türklerin bir aşiret olgusuyla meydana getirdikleri yapılanma Tüm sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere, sermayeye, bürokrasiye hakim hale getirilmiştir.
Akabinde Milli Devlet politikaları bir kenara itilerek ABD ile yapılan ikili anlaşmalar, AB, ABD, İMF ve diğer Emperyal oluşumlarla yapılan sözleşmeler ve meclislerden ülke aleyhine “Zafer” nidalarıyla geçirilen yasalar neticesinde ortalama her yıl 200 Milyar dolar kaynak ve imkanımız, banka, şirket, borsa, para, faiz ve diğer oyunlarla elimizden alınarak, Türkiye emperyalizmin av sahası durumuna, Türk milleti ise müstemleke haline getirilmiştir.
Artık oyunun son perdesi oynanmakta “Egemenlik” haklarımız elimizden alınarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti sonlanmaktadır.
Irakta yaşanan vahşetin ülkemizde de yaşanmasını istemiyorsak milli birlik ve beraberlik içerisinde el ele vererek hukuk kuralları dışına taşmadan toplumsal bir diriliş ve direniş hareketi göstermemiz gereklidir.
Bu misyonu biz üstlendik.
Atatürk’ün “TÜRK DEVRİMİ” ni yeniden hayata geçirmek, Tam bağımsız milli devleti yeniden tesis ederek Milli şuur sahibi Türk gençlerini yetiştirmek Türkiye’yi yönetir hale getirmek kararlılığındayız.
Bu amaçlar doğrultusunda çalışan derneğimiz illerde, ilçelerde, köylerde hatta mahallelerde bile teşkilatlan kısa bir sürede 140 şube ile Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu haline gelmiştir. Ülkemizin kurtuluşu için tek bilek tek yürek mücadele vermek isteyen bütün vatandaşlarımızı derneğimizin üyesi olmaya, teşkilatlarını kurmaya, derneğimizin çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.
VKGB Genel Başkanı
Taner ÜNAL alıntıdır.
vehbi70 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.11218 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (55555)