Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Pratik Bilgiler

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 16-04-2006, 12:20 AM   #1 (permalink)
kızıltılkı
Co Administrators
 
kızıltılkı'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 9,608
KEFİR--MUCİZE İÇECEK (mutlaka okuyun)

KEFİR--MUCİZE İÇECEK (mutlaka okuyun)


http://www.kefir.com.tr


[b]

Kefir Orta Asya’da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler tarafından 5000 yıl önce bulunmuştur. Hayvanları ilk evcilleştirdikleri zaman onların sütlerinden yararlanan Türkler yaşamlarının her alanında mayaladıkları süt ürünlerini her yere taşımışlardır. Sürekli yanlarında bulunan atlardan,keçi ve koyunlardan yararlanmışlar ; at sütünden kımız , keçi veya koyun sütünden kefir üretmişlerdir.

Daha çok yerleşik topluluklar tarafından üretilen peynirden, yoğurttan önce kefir üretilmiş ve insanların temel besin maddesi olmuştur.Sürekli göç eden topluluklar Orta Asya’dan gelerek Avrupa’ya yaptıkları akınlarda beslenmeleri ile Avrupalıların dikkatini çekmişlerdir.

Bu yüzden Avrupalılar Türklere ‘’Laktafagüs’’( süt obur) adını vermişlerdir.

Beyinsel ve fiziksel gücü yüksek , protein beslenmesi fazla , çok güçlü ve sağlıklı vücut yapıları ile araştırmacıların ilgi odağında olmuşlardır.

Avrupa’nın salgın hastalıklardan kitlesel ölümleri yaşadığı zaman diliminde, büyük Hun imparatoru Atilla’nın orduları Roma’ya saldırdığı tarihlerde Türklerin hastalıklara karşı dirençli olmaları Avrupalılar için hep soru işareti olmuştur.Türklerin beslenmelerinde dikkat çeken kefir; Avrupalı tarihçiler tarafından o tarihlerdeki kayıtlara sihirli,mucizevi içecek olarak geçmiştir. Macaristan , Polonya ve İskandinav ülkelerinde bugün yerel olarak çok yaygın olan kefir Orta Asya’dan gelen Türkler tarafından getirilmiştir.

Ünlü gezgin Marko Polo seyahatlerinde kefirden söz etmekte , ancak bir türlü elde edemediğinden Avrupa’ya getiremediğini belirtmektedir.Tibet’te budist rahiplerin elde ettikleri kefiri sürekli mayalayarak tapınaklarında gelen ziyaretçilere şifa olarak dağıttıkları , hastaları kefirle iyileştirdikleri bilinmektedir.Kefir bütün dünyada dilden dile dolaşarak bir efsane haline gelmiştir.

Rusların uzun yıllar kefiri elde etmek için Türk toplulukları ile mücadele ettikleri ve bir türlü kefiri alamadıkları yine efsaneler arasındadır.5000 yıllık tarihsel gelenek Kafkasya’daki Elbruz dağlarındaki Türklerin geleneklerini sürdürmeleri sonucu günümüze ulaşabilmiştir.

Kefirin üretilmesinde kullanılan orijinal kefir daneleri babadan oğula geçen bir miras gibi değer taşımış, bir mücevher gibi diğer topluluklardan korunmuştur. Sürekli göç edenlerin kendi çadırlarının yanında özel topluluğa ait kefir çadırları kurdukları bilinmektedir.

Hastalıklara şifa olması nedeniyle kefir ‘’ Peygamber danesi, peygamber darısı‘’ gibi isimler almıştır. Kefir isminin Kafkas dillerinde ‘’en iyi yapıldı’’,Orta Asya Türkçesinde ve Arapça’da ***if veren, çoşturan anlamında ‘’***f’’ veya köpük anlamında ‘’kef’’sözcüklerinden türediği öne sürülmektedir.

Uzun yıllar saklanan kefir ;dilden dile dolaşan hikayeleri ile Kafkasyalıların Gençlik İksiri olarak anılmıştır. Uzun yaşam öyküleri olan , sık sık anlatılan bir asrı devirmiş 120- 140 yaşındaki Kafkaslılar ile yapılan söyleşilerde su yerine kefir içtiklerini belirtmişlerdir. Kafkasya’da hiçbir kanser vakasına rastlanmaması , hastalıkların çok az olması kefiri bin bir derde deva şifa kaynağı ve sağlık mucizesi olarak benimsenmesini sağlamıştır.



TIP DÜNYASINDA KEFİR VE PROBİOTİKLER



1900 ‘lü yılların başında Kafkasyalıların uzun ve sağlıklı yaşamları bilim dünyasınında ilgisini çekmiştir. Rus bilim adamı Elie Metchnikoff’un Kafkaslarda yaptığı araştırmalarda kefir keşfedilmiştir .

Laboratuarlarda yapılan analizlerde probiotik özellikleri ortaya çıkmıştır. Probiotik bakteri ve maya zenginliği itibariyle kefir, sağlık yönünden yararları olan doğal fermente bir süt ürünü olarak literatürlere geçmiştir.Tedavileri destekleyici yönüyle çok önemli bir besin maddesi olarak sürekli önerilmiştir.

Elie Metchnikoff Tıp dünyasında Probiotiklerin kaşifi sayılmış ve bu alandaki çalışmaları ile 1908 yılında Nobel tıp ödülünü kazanmıştır.Bu alandaki çalışmalarını Paris’te Pastör ile paylaşmış , fermente süt ürünlerinin üretiminde yaptığı araştırmalar üreticilere kaynaklık etmiştir.



Kefir ; yoğurt gibi Türklerin bulduğu ve bütün dünyada bir Türk buluşu olarak tanınan bir süt ürünüdür. Orijinal adı ile tüm dünya dillerinde yer edinmiştir. Orta Asya’dan ve Kafkaslar’dan Rusya, İskandinav ülkeleri ile Avrupa ve Amerika’ya yayılmıştır.Probiotik doğal bir süt ürünü olarak fonksiyonel gıdalara kaynaklık eden kefir ; günümüzde doğal ürünlere yönelimin öncüsü olmuştur. Her geçen gün daha fazla artan ilgi ile karşılanan kefir bütün dünyada yaygınlaşmaktadır.Hastanelerde ve kliniklerde tedavilerin desteklenmesinde temel besin olarak hastalara verilmektedir.



TÜRKİYE’DE KEFİR

Türkiye’de evlerde yapılan ve çoğalan mayasının elden ele dağıtılması ile yaygınlaşan kefir, bu geleneksel yöntemle günümüze gelme şansı bulmuştur.

1966 yılında Prof. Dr. Hasan YAYGIN ’ın Almanya’dan kefir danelerini Türkiye’ye getirmesi ile üniversiteler kefir ile ilgili akademik çalışmalara başlamışlardır. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinde başlayan ve bugün halen devam eden çalışmalar diğer üniversitelere yayılmıştır. Bugün İstanbul, Akdeniz, Uludağ, Ankara ve Kars üniversitelerinde kefir ile ilgili araştırmalar sürmektedir.

Tıp dünyası yurtdışında çok yaygın olarak yapılmış olan klinik deneyleri ülkemizde yapmak için çalışmalara başlamıştır. Çeşitli üniversitelerde sürdürülen bu çalışmalar artarak devam etmektedir.



ALTINKILIÇ olarak bu çalışmalara destek vererek, Türkiye’de Kefir’in tedavileri destekleyici rolünün ve sağlık yönünden faydalarının bilinmesini amaçlıyoruz.



Türkiye’de ilk defa endüstriyel olarak, Türklerin ilk süt içeceği Kefir’in üretilmesini gerçekleştiren ALTINKILIÇ ; Türkiye’nin tüm ulusal ve yerel marketlerine yaygın olarak dağıtımını yapmaktadır.





Yaşamın her anında her zaman içilmesi için bütün satış noktalarına ulaşmayı hedefliyoruz.



Kefir ; bizim geleneğimiz ve tarihsel bir mirasımızdır.

Geçmişten günümüze uzanan sağlık kaynağımızdır.

Türkiye’de artık ALTINKILIÇ KEFİR var.





ÖNEMİ







İnsanoğlunun biyolojik yapısında ve metabolizmasında süt ürünlerinin yadsınamaz büyük bir rolü vardır.Asırlardır beslenme zincirinde süregelen çok önemli biotik enerji kaynağına bugün daha fazla ihtiyacımız var.

Sentetik, katkılı, yapay içeceklerin sağlığımızı ciddi derecede etkilediği, zihinsel ve fiziksel gelişime hiçbir olumlu etki yapmadığı gibi zararlarının hayli fazla olduğu günümüzde ,sağlıklı ve uzun yaşama mucizevi derecede olumlu etkiler yapan kefir sağlık yönünden toplumsal bir ihtiyaçtır.

Kefir yeni nesillerin doğru ve sağlıklı beslenmesi açısından sosyal bir gereksinimdir.

Anti-Aging (Gençlik bilimi) üzerine araştırma yapanlar aktif ve sağlıklı bir bedende en yüksek biyolojik yaş sınırının 120 olduğunu saptamışlardır. Suni ,sentetik besinlerle; bize armağan edilen bedenimizi kendi ellerimizle hızla yaşlandırmaktayız.

Doğalın yerini kesinlikle tutmayan,hiçbir şekilde özdeş olmayan sahte besinler ömrümüzün törpüsüdür.Hastalıklara çıkartılan davetiyedir.Vücudumuza doldurduğumuz zararlı maddeler hızla çoğalmakta ve sağlığımızı kemirmektedir. Mutlu yaşamımız ,acı içinde kıvrandığımız azap çektiğimiz bir işkenceye dönüşmektedir.



Kefir ; sentetik içeceklere alternatif % 100 doğal enerji içeceğidir.

Kefir ; unutturulan ve unutulmaya yüz tutmuş doğal besinler adına

bugün hatırlamamız gereken gelenekselliğin bir simgesidir.

Kefir ; doğaya dönüşün parolasıdır.



KEFİR NEDİR ?

Kefir fermente bir süt içeceğidir.Koyu ayrana veya sulu yoğurda benzeyen hafif ekşimsi aroması,ferahlatıcı tadıyla nefis bir süt ürünü. Mucizevi sırları ise içerdiği maya ve bakterilerde gizli.Bunlarda fermantasyon sırasında oluşuyor.

Dost bakteriler olarak adlandırılan , bağırsak sisteminde tutunma özelliği olan probiotik bakteriler içeriyor.Bir kaşık kefirde

70-100 milyon arası probiotik bakteri bulunmaktadır.

Kefirde doğal olarak bulunan işbirlikçi bakteriler bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu özelliği ile simbiotik bir etkileşim alanı oluşturuyor.

Düzenli kullanım halinde simbiotik güç evrimsel çevrime yol açıyor.

İçerdiği diğer vitamin, mineral ve proteinler kolay ve tamamen sindirildiği için enfeksiyonlara karşı koruyucu, doğal antibiotik görevini yerine getiriyor.



Kefir ; doğal sağlık iksiridir.

Kefirin yoğurttan artı olarak özelliği; sindirim sistemini temiz tutarak konakçı olan diğer faydalı organizmalar için besin sağlamasının yanı sıra sindirim sistemini kolonize etmesidir.

Kefirde, yoğurtta bulunmayan faydalı bakterilerden Lactobacillus cancasus,Leuconostoc Acetobacter türleri

ve Streptococcus türleri bulunmaktadır.

Kefirin yapısı ; vücut için yıkıcı patojen özellikte olan mayaların gelişimini kontrol altına alan ve emiline eden Saccharomyces kefir ile Torula kefir gibi mayalarıda içermektedir. Kefir; sindirim sisteminde zararlı bakteri ve mayaların bulunduğu ortamda mukoz asta yapı oluşturarak ortamı temizler ve bağırsakların direncini arttırır. Bu nedenle Escherichia coli gibi patojenlere ve diğer bağırsak parazitlerine karşı daha dirençli bir yapı oluşturur.

Kefir ; sindirim sisteminde tam beslenme sağlamaktadır.

Kefirde bulunan bakteri ve mayalar ,tam olarak parçalanmamış besinlerin sindirimine etkin bir şekilde yardımcı olarak besin kaybını önlemektedir. Kefirin ; yoğurda nazaran daha ince tanecikli yapıda olması nedeniyle gerek bebekler gerek yaşlılar gerekse sindirim bozuklukları olanlar için kullanımı kolaylaşmaktadır. Mide ve bağırsaklarda şişkinlik yapmamaktadır.

Kefirdeki laktoz oranı fermente işleminden sonra süte nazaran çok azalmaktadır. Laktoza duyarlı kişiler rahatlıkla içebilirler.

Ayrıca kefirde bulunan CO2 ‘de sindirimi kolaylaştırıcı etki yapmaktadır.

Başta B12 olmak üzere B grubu vitaminleri sentezlemiş olarak barındıran kefirdeki L(+) süt asidi kolayca sindirilmektedir.

Bileşiminde Eksogen yağ asitleri ve aminoasitleri ‘de bulunmaktadır.

Kefir ; her derde deva şifa kaynağıdır.

Kefirde bol miktarda bulunan ve Esansiyel aminoasitlerden birisi olan Triptofan , mineral maddelerden Kalsiyum ve Magnezyum sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etki yapmaktadır.Mineraller ayrıca kemik ve kas yapısını güçlendirmektedir. Kefirdeki vitaminler kan dolaşımını düzenleyip, kan bozukluklarını giderir. Kandaki antikorları kuvvetlendirip attırırlar.

Kefir ; Hepatit A ve B hastalıklarının tedavisinde yardımcı rol oynamaktadır.



Kefir ; doğal enerji kaynağıdır.

Diğer ikinci önemli mineral madde olan Fosfor ; hücre gelişimi ve enerji ihtiyacı için karbon hidratların ,yağların ve proteinlerin vücuda yararlı olması için büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Tansiyon üzerine renin-anjiotensin etkisi yaparak düzenleme görevi görür. Kefirdeki fosfor hücrelerin büyüme,bakım ve onarım işlemleri için protein sentezine katılır.

Kefir ; doğal antibiotiktir.

Kefirde oluşan Asetik asit , H2O2 gibi antibakteriyel maddeler ve doğal antibiotikler ; E.coli ( Tüberküloz – Verem ), Salmonella

( Malta Humması ) gibi patojen bakterilere karşı koruyucu kalkan etkisi yapmaktadır.

Bileşimindeki bulunan mucize mineral; Selenyum,hücreler üzerinde antioksidatif etki göstermektedir. Kansere karşı çok önemli faktör olarak değerlendirilen selenyum etkisi , kalp hastalıklarını önlemekte, yaşlanmayı yavaşlatmakta,cinsel gücün devamlılığında popüler bir antioksidan olarak günümüzde öne çıkmıştır.

Kefir ; doğal gençlik iksiridir.

Yaşamımız boyunca mükemmel olarak işleyen vücudumuz , yaşımız ilerledikçe dışarıdan gelen saldırılara karşı koruyucu kalkanlarını yitirmektedir. Toksik maddeler,cildi tahrip eden serbest radikaller,ağır metaller,hava kirliliğinden oluşan karbon monoksit gibi zararlı gazlar vücudumuzu bir nevi paslandırmaktadır. Kanser tümörü oluşumu aşamasında oksidasyon sonucu oluşan hücre dışı yapılar hücre bozulmalarına yol açmaktadır.

Doğru beslenme ile alacağımız vitamin ve mineraller paslanmayı giderir ve güçlü bir temizlik işlemi yapar. Dolayısıyla yaşlanmayı yavaşlatır ve birçok hastalığın oluşumunu engeller. Kefirdeki Anti oksidan vitamin ve mineraller hücre yenilenmesini sağlar.

Kefir; biolojik olarak insan metabolizmasının sürekli yenilenmesini sağlar.

Kefir sağlıklı ve doğal beslenmeyi sistemize ettiğinden çeşitli hormonların seviyelerini dengeler ve normalleştirir.Başta üreme hormonları olmak üzere kortizol,ensülin ve beyinde önemli işlevi olan serotonin (mutluluk) hormonu ile adrenalin hormonu üzerinde

olumlu etkiler yapar.

Kefir mide ve pankreas gibi bazı organların salgılarını arttırarak başta ülser olmak üzere sindirim rahatsızlıklarına karşı iyileştirici rol oynar.
__________________
TEK BİR İMZA YETER


kızıltılkı Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 16-04-2006, 12:21 AM   #2 (permalink)
kızıltılkı
Co Administrators
 
kızıltılkı'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 9,608
KEFİR HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI , KEFİR HAKKINDA AKADEMİK ARAŞTIRMA , MAKALE VE YAZILAR

Türklerin ilk süt içeceği olan kefiri , bilim dünyası 1900’lü yılların başlarında tanımaya ve incelemeye başlamıştır.Mucizevi özellikleri nedeniyle araştırmacıların ilgisini çeken kefir ; sayısız araştırma ve incelemeye konu olmuştur.
Toplum sağlığı ve doğal beslenme alanında çok önemli yer tutan kefir , bütün ülkelerde toplumsal ve sosyal gelişim açısından önemli bir olgu olmuştur.
Tıp,gıda ve sağlık alanlarında kefir ile ilgili dünya ülkelerinde yayınlanmış yüzlerce makale ve yazılar bulunmaktadır.
Türkiye’de maalesef bu konuda sınırlı yayın bulunmaktadır. Üniversitelerde ve hastanelerde saygıdeğer bilim adamlarının ve araştırmacıların yazıları kısıtlıda olsa ülkemizde kefir hakkında bilgilere ulaşmamızı sağlamaktadır.
Altınkılıç olarak web sayfamızı bilim dünyasına açarak; kefir konusunda araştırma yapanların sesini duyurmak , yayınlarını yayınlayabilecekleri bir alan ve forum haline getirmek amacını taşıyoruz.Bu alanı kefir hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin bir başvuru kaynağı olmasını istiyoruz.

Üniversitelerde ; tıp ve gıda dünyasında ,kefir ile ilgilenenleri akademik yazılar yazmaya ve araştırmalarını bizimle paylaşmaya davet ediyiruz..

Prof.Dr. Ahmet AYDIN ( Cerrahpaşa Tıp Fakültesi )
KEFİR VE DİĞER PROBİYOTİKLERİN İNSAN SAĞLIĞINDAKİ ÖNEMİ

Prof.Dr.Hasan Yaygın ( Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi , Gıda Bilimi Ve Teknolojisi Bölümü )
KEFİR VE ÖZLELLİKLERİ

Doç. Dr. Cem KARAGÖZLÜ ( Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü )
PROBİYOTİK FERMENTE BİR SÜT İÇECEĞİ : KEFİR

Zafer Alpkent, Muammer Demir ( Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü )
KEFİR VE KEFİRİN SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ

Dr.Oğuz Gürsoy, Prof.Dr.Özer Kınık & Deniz Çağında ( Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Süt Teknolojisi Bölümü,)
SÜT ÜRÜNLERİ VE AĞIZ SAĞLIĞI İLİŞKİSİ

Dr.Oğuz Gürsoy, Prof.Dr.Özer Kınık ( Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Süt Teknolojisi Bölümü,)
MAGNEZYUM VE SAĞLIK : SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ PERSPEKTİFİ

Dr.Oğuz Gürsoy, Prof.Dr.Özer Kınık ( Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Süt Teknolojisi Bölümü,)
PROBİYOTİKLER VE KALP - DAMAR HASTALIKLARI

Dr.Oğuz Gürsoy, Prof.Dr.Özer Kınık ( Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Süt Teknolojisi Bölümü,)
SÜT YAĞININ ANTİKANSEROJENİK AJANLARI :SFİNGOLİPİTLER

Dr.Oğuz Gürsoy, Prof.Dr.Özer Kınık & İbak Gönen ( Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Süt Teknolojisi Bölümü -- Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı)
ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ ve OSTEOPOROZ İLİŞKİSİ
__________________
TEK BİR İMZA YETER


kızıltılkı Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-03-2007, 09:27 PM   #3 (permalink)
OKURT
Senior Member
 
OKURT'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,227
Paylaşım için Teşekkürler...
OKURT Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-03-2007, 10:05 PM   #4 (permalink)
bal650
Super Moderator
 
bal650'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: May 2005
Mesajlar: 15,141
Paylaşım için Teşekkürler
bal650 Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.11472 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (79695)