Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Pratik Bilgiler

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 21-06-2006, 01:02 AM   #1 (permalink)
ByKuzguN
Co Administrators
 
ByKuzguN'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 24,632
Arrow "efsane"ler. Yaşanmiş Garip Olaylar

4 FEET 8,5 INCH

Dünyanın en gelişmiş ulaşım sistemi olan uzay gemilerinin füzelerinin genişliği 4 feet 8,5 inch imiş. Yani yaklaşık 1 metre 42 santim. Böyle modern araç için tuhaf olan bu rakamın ilginç bir hikayesi var.

ABD’de demiryollarının ray arası uzunluğu 4 feet 8,5 inch’miş. Niye 4 feet gibi düz bir rakam değil de, hesabı zorlaştıran küsürlü bir rakam seçilmiş?

Bu garip uzunluk ABD’de ilk demiryolları inşaatını yapanların İngiliz göçmenleri olmasına bağlanıyor. Çünkü İngiltere'de de rayların genişliği bu uzunluktaymış.

İngiltere’de demiryolu inşaatı tüm ölçülerini tramvay inşa geleneğinden devralmış. Yani eskinin tramvaycıları yeninin trencileri olmuş. Bu yüzden de ray genişliği 4 feet 8,5 inch kalmış.

Peki tramvay raylarının arası neden 4 feet 8,5 inch’miş? Çünkü bu uzunluk at arabalarının şaşe genişliğiymiş.

Zamanında tramvayın şasesi at arabalarının iki tekerlek arası uzunluğu baz alınarak belirlenmiş. O zamanlar iki tekerlek arası denince akla 4 feet 8,5 inch geliyormuş.

Vazgeçilmesi çok güç bir gelenekmiş bu. Çünkü malum uzunluğun İngiltere’deki tarihi taa Roma İmparatorluğu’nun adayı işgaline kadar uzanıyormuş.

O zamana kadar atlı araba görmeyen adanın yarı medeni insanları, atların araba çekebileceğini Roma savaş arabalarında görmüş. Dolayısıyla İngiltere’nin ilk yolları Romalı askerlerin savaş arabaları tarafından açılmış.

İki derin tekerlek izinden oluşan bu yollar, sonraları İngilizler tarafından yapılan at arabalarının şaşe genişliğini de belirlemiş. Şaseyi kırmak istemiyorsan, yoldaki at arabası izinin uzunluğunu ölçüp tekerlekleri de bu uzunluğa göre yerleştirmek zorundaymışsın.

Aynı şekilde Avrupa’da da tüm yollar standart olarak 4 feet 8,5 inch genişliğindeymiş.

Peki Romalılar bu uzunluğu nereden çıkarmış? Arabaya koştukları atın kıçından! İki atın kalça genişliği 4 feet 8,5 inch tutuyormuş.

Başa dönelim. Tüm bunların füze rampasıyla ilgisi ne?

Solid Rocket Boosters adı verilen füzeler dünyada sadece tek bir firma tarafından yapılıyormuş. Thiokol adındaki firmanın mühendisleri füzeleri ilk tasarladığında daha geniş bir şey yapmışlar ama hemen o vazgeçilemeyen 4 feet 8,5 inch genişliğine dönmek zorunda kalmışlar. Çünkü Utah’taki fabrikada üretilen füzeler tren yoluyla taşınıyormuş. Demiryolu üzerindeki tünellerin genişliği de iki atın kıçının genişliğinden biraz fazlaymış.

Kısacası ulaşım tarihi boyunca at kıçından bir türlü kurtulamamışız!

TUVALETTE ACI SÜRPRİZ

Bir arkadaşım İstanbul'a sevgilisi ile buluşmaya gideceği gün ishal olmuş. Fakat ne çare ki gitmek zorunda. Deniz otobüsüyle zorlu bir yolculuktan sonra (habire tuvalete taşınarak) buluşma yerine ulaşmış. Beklemeye başlamış.
Çok sıkıştığı bir anda tam tuvalet arayacakken kız arkadaşının geldiğini görünce gidememiş. Ancak o sırada epey bir miktar altına kaçırmış. Renk vermemek için, "Buraya kadar gelmişken gel bir pantolon alalım" diyerek kızı bir mağazaya götürmüş.

Tezgahtarın tüm ısrarına rağmen hiç denemeden mağazadan bir pantolon alıp ayrılmış. Gittikleri bir kafede, "İçime sinmedi. Ben şunu tuvalette bir deneyeyim" demiş. Hemen kirlenmiş çamaşırını ve pantolonunu daracık havalandırma boşluğundan atmış.

Rahatlamanın verdiği huzurla çantanın içindeki poşette duran yeni pantolonu almak üzere eğilmiş. Fakat o da ne! Poşette bir kazak varmış! Gözlerine inanamayan arkadaşım hemen kafasını havalandırmadan sokarak eski pantolonuna ulaşmaya çalışmış ama becerememiş.

Bu arada tuvaletin önünde uzun bir kuyruk oluşmuş. Kapıyı vurmalarına rağmen içeriden tepki gelmeyince kafenin işletmecisi, "Bir delikanlı tuvalete girdi, çıkmıyor. Sanırım içeride eroin kullandı" diyerek polis çağırmış. Emniyet güçleri geldiğinde tabii acı gerçek ortaya çıkmış!

ÇOK SOĞUKTU VE...

Amerika'nın kuzeyinde bir yerlerde yeni tanışmış iki genç haftasonu kaçamağı için bir kayak merkezine gidiyorlarmış. Dışarıda fena bir soğuk varmış, acayip de kar yağmaktaymış. Çift tanışma çabaları içinde hafiften flört vaziyette, kikirdeyerek, oynaşarak hava koşullarının elverdiği ölçüde yol almaktaymış.

Ancak kızın çişi gelmiş. Delikanlı biraz dayanmasını rica etmiş. Bir süre daha gitmişler ama kız dayanamaz hale gelmiş: "Duralım, ben arabanın arkasında hallederim" demiş. Durmuşlar, kız inmiş arabayı kendisine siper etmiş, pantolonunu indirip işini görmeye başlamış. Çocuk centilmen bir tavır içinde kafasını çevirip bir kez bile bakmadan kızı beklemiş. Beklemiş... Beklemiş...

Kızcağız işini bitirmiş ama ayağa kalkmaya çabalıyor, ama bir türlü kalkamıyormuş. Çünkü çömelirken kalçasını metal tampona yaslamış, hava sıfırın altında olduğundan yapışıp kalmışmış. Pantolonu inik bir vaziyette olduğundan, yeni tanıştığı çocuğa da seslenip yardım istemekten utanıyormuş. Arabayı itmiş, montunu çıkarıp, kalçasına sürterek ısıtmaya çabalamış ama nafile... En sonunda can havliyle "İmdaaat" diye haykırmış.

Delikanlı zaten iyice meraklandığından kopup gelmiş ki, manzara fena. Bir süre apışıp kaldıktan sonra, durumu anlayıp kızı kurtarmaya çabalamış. Ne yaptılarsa olmamış. En sonunda çocuğu aklına bir fikir gelmiş, ama bu yaşadıkları rezaleti ikiye katlayacağından, söyleyemiyormuş. Kız yerde kıçı-başı açık otururken donma raddesine geldiğinden, fazla dayanamamış ve aklına gelen çözümü kıza açmış. Kız haliyle duyar duymaz "Hayıır! Olamaz" şeklinde nida etse de; biraz düşününce başka çare olmadığını kabul etmiş. Böylece delikanlı fermuarını indirip, kızın kalçasına işemeye başlamış. Sonuçta kız kurtulmuş. Ama çift kayak merkezine kadar birbirleriyle tek kelime konuşmadan gitmiş ve ayrı odalar tutmuşlar. Böylece muhtemel bir beraberlik, son yılların en garip sakarlığı yüzünden başlamadan bitmiş.

ÖĞK! BU KOKU DA NE?

Daha 16'sında olan bir kız, büyük uğraşlardan sonra kendine bir sevgili edinmiş. Ama gelgelelim kızın babası bu delikanlıdan hoşlanmadığı ve kızının daha çok küçük olduğunu düşündüğünden, kızı göz hapsine almış. Ama kızın kanı kaynıyormuş, ne yapmış etmiş erkek arkadaşını gece vakti evine gelmeye ikna etmiş. Ama çocuk eve girmeye tırsıyormuş. Kız evin önünde park halinde olan babasının arabasını kullanmaya ikna etmiş çocuğu. Gizlice babasının cebinden arabanın anahtarlarını almış. Gece geç vakit evde herkes uyuyunca dışarıda bekleyen sevgilisiyle arabaya girmişler.

Kızın babasın her ne kadar ahlakçı gibi görünse de uzun zamadır karısını aldatıyormuş. Gençler sevişmek için arabayı kullanmaya karar verdikleri gece baba gizlice yatağından kalkıp, sevgilisine gitmeye karar vermiş. Ancak arabasının anahtarlarını bir türlü bulamamış. Karısına yakalanma telaşıyla yedek anahtarı alıp arabasına atlamış.

Adam arabaya girdiğinde gençler ön koltukta rahat edemediklerinden işlerine arka koltukta devam ediyorlarmış. Baba arabaya binince üst üste yatakalmışlar. Baba telaşlı olduğu için arkada yatanları farketmeden yola koyulmuş. Cep telefonuyla sevgilisini arayıp "Geliyorum canım, yarım saatim var" demiş. Erotik birkaç cümle daha kurduktan sonra telefonu kapatmış.

***if içinde şarkı söylemeye başlamış. Arkadakiler put gibi duruyorlarmış. Biraz daha dayanırlarsa büyük bir rezalet olmadan kurtulacaklarmış ama tam o sırada baba gürültüyle yellenince, kızın sevgilisi elinde olmadan "Öğk" demiş. Baba gece karanlığında arabanın arkasından gelen sesi duyunca paniğe kapılmış, arabanın hakimiyetini kaybedip bir telefon direğine bindirmiş. Gece yarısı kaçamak yapan üçlü hafif yaralarla hastaneye kaldırılmış.

TRUVA ATI

Yaz tatiline çıkan zengin bir aile evlerine göz kulak olması, arada sırada havalandırması için evlerinin anahtarlarını her yıl olduğu gibi komşularına bırakmış. Güle oynaya tatile çıkmışlar. Aradan bir iki hafta geçmiş, zengin çiftin dönmesine az bir süre kala komşunun kapısı çalınmış. Kapıda ellerinde şık bir kanepe olan iki adam varmış. "Efendim" demişler, "biz falanca mobilya şirketinden geliyoruz. Komşunuzun bir çekyat siparişi vardı Ancak evde yoklar". Komşu kadın da tatilde olduklarını söylemiş.

Bunun üzerine adamlar "Sizde ya da bir başka komşuda anahtar varsa bırakıp gidebilir miyiz? Yardımcı olursanız hem bizi getir götür zahmetinden kurtarmış, hem de komşunuzun eve geldiğinde çekyatlarını hazır bulmalarına yardım etmiş olursunuz" demişler. Kadın önce tereddüt etmiş, ama sonuçta adamlar hem kendi gözetiminde eve gireceklerinden, hem evden bir şey almayıp aksine bırakacaklarından kabul etmiş. Adamlar çekyatı bırakıp gitmişler.

Ama adamlar 2-3 saat sonra geri gelmişler. Aynı komşunun zilini birkez daha çalmışlar. Bu sefer özürler dileyerek "Efendim, çok büyük bir yanlışlık oldu, teslimati yanlış adrese yapmışız, çekyatı geri alabilir miyiz" demişler. Kadın bilmiş bilmiş "Ben zaten bir yanlışlık olduğunu bildim di" diyerek komşusunun kapısını bir kez daha açmış. Adamlar binlerce kez özür dileyerek çekyatı alıp gitmişler.

Bizim zengin çift tatilden dönüp evlerine girdiklerinde şok olmuşlar. Çünkü, evlerinde yükte hafif pahada ağır ne varsa çalınmış olduğunu görmüşler. Zengin çift dikkatsizliği yüzünden komşularını suçlamış ve kavga çıkmış. Olay polise intikal etmiş. Buna benzer vakalarla daha önce de karşılaşmış olan polis, durumu hemmen çakmış. Meğerse akıllı hırsızlar böyle aileleri yakından takip ederlermiş. Anahtarları kime verdiklerini çok iyi bilirlermiş. Çekyatın içinde hırsızların suç ortağı olurmuş. Tam truva taktigi yani.

ALOO! KİME DİYOM (KISA KISA)

Adamın teki yabancısı olduğu bir mahallede otobüs durağını arıyormuş. Sabah erken bi vakit olduğundan sokaklarda in cin çift kale maç yapıyormuş.Adam bir hayli dolaşmış. Allahtan sabah devriyesindeki bir trafik polis otosuna denk gelmiş. Polislere en yakın otobüs durağını sormuş. Polis işgüzar bir adam çıkmış "Şu bakkalı geç, ilerdeki ağacın ordan sağa kır, ordan sola.." falan diye uzun bir tarif vermiş. Adam sabah sabah o kadar tarifi alınca kafası karışmış ama bi şey de diyememiş. Teşekkür edip başlamış yürümeye. Birazdan arkadan trafik polisi megafondan bağırmaya başlamış "Birader ağacın ordan sağa kıvırsana. Aloo kime diyom?" Adam otobüs durağına kadar arkasından bağıran trafik polisi eşliğinde yürümek zorunda kalmış.

Ankara'da bir trafik polisi aracından şöyle bir anons duyulmuş. "Ticari devam et! MN 489 bekleme yapma kardeşim! İşitme engelli devam et".

İstanbul'da yoğun trafik var. Trafik polisi otosu kırmızıda geçen araca megafondan seslenmiş "34 PTS lütfen sağa çek!". O sırada oradan geçmekte olan bir başka polis otosundan "Lütfenini yiyim senin, bu ne kibarlık len Mistafaa!" sesi yükselmiş.

HİPOKRAT YEMİNİ Mİ? O DA NE?

Bu olayın İzmir'de bir hastanede gerçekten olduğu söyleniyor. Kadının biri kocasına rahatsız olduğunu, kasıklarına doğru bir sancı hissettiğini söylemiş. Adam da hastanede görevli bir doktor arkadaşından randevu alıp karısını muayeneye götürmüş. Kadın doktorun odasına girmiş, adam beklemeye başlamış.

Çok geçmeden doktor dışarı çıkmış ve arkadaşına odasına gelmesini rica etmiş. Odaya girdiklerinde doktor "Telaşlanacak bir şey yok" demiş ve eklemiş "ama biraz dikkatli olmanız gerekiyor". Bu sırada elindeki kaptan cımbızla tutarak bir parça göstermiş. Adam "Bu ne ki" diye sorunca, doktor bıyık altından sırıtarak "Prezervatif parçası. Bunu yengenin vajinasından çıkardım. Hafif bir enfeksiyon kapmış. Bir antibiyotik verecem hemen geçer" demiş. Ama bu sırada adam patlıcan misali mosmor olmuş kekeleyerek "Ama, ama ben hiç prezervatif kullanmam ki" diyebilmiş.

Adam ertesi gün boşanma davası açmış ve tek celsede boşanmış. Ancak daha sonra kadın da doktor aleyhinde tazminat davası açmış. Kadının avukatı davada hastanın izni olmadan sırrını başkasına açıklamakla suçlamış doktoru. Gerçekten de hipokrat yeminine göre; bir doktor hastasının iznini almadan bir başkasına açıklama yapamazmış. Kadın yüklü bir tazminat kazanmış. Doktor da meslekten ihraç edilmiş.

SAATİNİZ KAÇ?

İzmir'de genç güzel bir kadın otobüs durağında gündüz saatinde bekliyormuş. Durakta kendinden başka üç adam daha varmış. Derken adamlardan iyi giyinimli olanı yanına gelmiş ve "Buranın yabancısıyım. Balçova'ya buradan otobüs var mı?" diye sormuş. Kız "Var" deyip otobüsün numarasını falan söylemiş. Adam teşekkür edip diğer adamların yanına gitmiş.

Biraz sonra yeniden kızın yanına gelmiş "Afedersiniz. Sanırım randevuma geç kalıyorum. Saatim de yok. Saat kaç acaba?" demiş. Kız saatine bakıp söylemiş. Adam "geç kalmışım" demeş ve bir taksiye binip gitmiş. Taksi uzaklaşır uzaklaşmaz diğer iki adam kızın yanına gelip "Eee! Hadi gidelim" diyerek kızın kollarına girmişler. Kız şaşırmış taabi "Ne oluyor? Ne yapıyorsunuz?" diye bağırmaya başlamış.

Adamlar pişkin pişkin, "Peşin ödedik, nazlanma" filan diyorlarmış ki; kız çığlığ koyvermiş. Esnaf kızın imdadına yetişmiş, adamları kıskıvrak yakalamışlar. Polis gelmiş, iki adamı ve kızı karakola götürmüş.

Karakolda komiser gündüz vakti şehrin göbeğinden kız kaldırmaya kalkışan densizleri hemen sorguya almış doğal olarak. Ama adamlar taksiyle giden adamın 100 dolar karşılığında bu kızı pazarladığını hatta "Ne zaman gidebiliriz?" sorusuna da kızın saate bakıp yanıt verdiğini söylemişler. Yemin billah ediyorlarmış. O kadar şaşkınlarmış ki, komiser bu kez kızdan şüphelenmiş.

Kızın ifadesi ise iyice şüphe uyandırmış. "Adamın biri otobüs sordu, sonra da saat kaç dedi ve gitti" diyormuş kız. Ama bir türlü komiseri ikna edememiş. Çalıştığı şirketin genel müdürnü filan aratmış, şirketten arkadaşları gelmiş araya girmişler, kız karakoldan zorla çıkmış. Onlar karakoldan çıkarken iki kafadar hala "Peki bizim paramız ne olacak diye" dert yanıyorlarmış.
__________________
ByKuzguN Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 21-06-2006, 02:30 AM   #2 (permalink)
tayfuncum
Super Moderator
 
tayfuncum'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2006
Mekan: rfactor(no aids)
Mesajlar: 7,913
bunların herbiri birbirinden güzel,elinize sağlık.teşekkürler.
tayfuncum şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.10038 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (60912)