|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 24,632
|
Yıllarca ampullerin ışık yaydığına inandık. Ancak kısaca UBAK olarak bilinen Ulusal Bilim Araştırmaları Kurumunun yürüttüğü araştırmalar sonucunda durumun böyle olmadığı artık anlaşılmış bulunuyor. Elektrik ampulleri ışık yaymıyor, karanlığı emiyormuş. Artık bu önemli bulgudan sonra ampullere karanlık emiciler demek daha doğru olacaktır. UBAK sözcüsüne göre bu karanlık emicisi teorisi, karanlığın ışıktan daha büyük bir kütlesinin olduğunu ve karanlığın ışıktan daha hızlı yayıldığını kanıtlıyor.
Teorinin esası da şöyle: Elektrik ampulleri ışık yaymaz, karanlık emer. Örnek olarak odanızdaki karanlık emicisini ele alalım. Odanızda, başka yerlere göre daha az karanlık bulunur. Karanlık emici ne kadar büyükse karanlık emme kapasitesi o kadar fazladır. Stadyumlardaki karanlık emicileri odanızdakilerden daha fazla karanlık emme kapasitesine sahiptir. Her şey gibi karanlık emiciler de sonsuza kadar sürmez. Karanlığa doyduklarında artık daha fazla karanlık ememezler. Bu flüoresan tipi doymuş bir karanlık emicide siyah noktalar halinde ortaya çıkar. Yine armut biçimli karanlık emiciler doyma durumunda koparak çatladıklarını belli ederler. Deneyler elektrik lambaları üzerinde yapılmış olmasına rağmen, bu teori yanlış olarak aydınlatma araçları diye bilinen diğer karanlık emicilere de kolaylıkla genelleştirilebilir. İdare lambası olarak bilinen ilkel bir karanlık emiciye bakın, karanlık emmeye devam ettikçe camın karardığını göreceksiniz. Yine bir mum alevine kalem gibi bir cisim tutarsanız, kalemin karardığını göreceksiniz. Bu basit deneyler aydınlatma araçları olarak bilinen bütün araçların aslında birer karanlık emici olduğunu kanıtlamaktadır. Hırsız fenerleri gibi karanlık emiciler tek başlarına karanlığı ememediklerinden, onlara yardımcı olmak üzere adına pil denen fakat aslında karanlık depoları olan parçaların eklenmesi gerekmektedir. Bu depolar da dolar. Bu durumda onların boş depolarla değiştirilmesi gerekir. Karanlığın bir kütlesi de vardır. Karanlık bir karanlık emiciye girerken, sürtünme nedeniyle ısınır. Bu da karanlık emicilerin aynı zamanda neden sıcak olduğunu açıklar. Mumun emdiği karanlık, cam yerine katı fitilden geçmek zorunda olduğundan, bu fitillere dokunmak insanın canını yakar. Karanlık ışıktan daha ağırdır. Bunu anlamak için denize dalmak yeterlidir. Derinlere indikçe ortalığın gittikçe karanlıklaşması da gösterir ki karanlık ışıktan ağır olduğu için dibe çökmüş ve daha hafif olan ışık üstte kalmıştır. Yaklaşık 15 m aşağısı göz gözü görmeyecek kadar karanlıktır. Karanlığın gücünden yararlanmak için yapay göller yapılarak adına baraj denmiştir. Barajlarda dibe çöken karanlık türbinlerden geçirilerek güvenli bir şekilde dünyanın en büyük karanlık depoları olan deniz ve okyanuslara ulaştırılır. Yan ürün olarak da karanlık emicilerin çalışmasını sağlayan enerji elde edilir. Nehirlerdeki akış yönü deniz ve okyanuslara doğrudur. Bu aynı zamanda karanlık maddesinin de akış yönü olduğundan ilkel çağlardan bu yana nehirleri ulaşım için kullanan herkes akıntıyla aynı yönde yüzerken veya kürek çekerken bunu karanlığın akış düzenini bozmamak için yavaş yavaş yapar, zıt yöndeyse akışı hızlandırmak için hızlı hızlı yapar. Karanlık ışıktan hızlıdır da. Bunu anlamak için şöyle bir deney yapabilirsiniz: Salon aydınlıkken kapısı kapalı karanlık bir odanın kapısını hızla açın. Odanın aydınlandığını görecek, fakat karanlığın kaybolduğunu göremeyeceksiniz. Demek ki karanlık ışıktan daha hızlıdır. Sonuç olarak UBAK karanlık emicilerin hayatımızı kolaylaştırmak amacıyla yapılmış araçlar olduklarını belirtiyor. Bir daha bir lambaya bakarken bir karanlık emiciye baktığınızı unutmayın.
__________________
![]() |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |