Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Sağlık

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 25-01-2008, 12:38 AM   #1 (permalink)
•ђд¥дŁ£T گђ
Moderator
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 49,440
Exclamation Türkiye’de 4 binin üzerinde talasemili var Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik H

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Yeşim Aydınok, Türkiye'de bir milyon 400 bin taşıyıcı ve dört binin üzerinde Talasemi hastası bulunduğunu belirterek, “Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, dünyada yaklaşık 266 milyon taşıyıcı var ve her yıl yaklaşık 300 bin hasta çocuk doğuyor” dedi.

Prof.Dr.Aydınok yaptığı açıklamada, Akdeniz Anemisi olarak da bilinen Talasemi'nin dünyada 15 milyon kişiyi etkileyen, önlenmesi kolay ancak tedavi edilmediğinde erken yaşta ölümlere neden olan kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu vurguladı. Aydınok, “Talasemi ile mücadelede hastaların bilinç düzeyleri, yaşam kalitelerinin arttırılması ve yaşam sürelerinin uzatılmalarında önemli rol oynuyor” dedi.

-“ÖNCELİKLİ BİR HALK HASTALIĞI”-

Talasemi'nin Türkiye için öncelikli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Aydınok, Talasemi'nin tedavisinin oldukça maliyetli aynı zamanda hasta ve aile için zor bir hastalık olduğunu belirtti. Aydınok, bir hastanın bir yıllık tedavi maliyeti ile 2 bin kişinin taranabileceğini ve yaklaşık 400 taşıyıcının saptanabileceğini kaydetti. Doğum öncesi tanı yöntemlerini de kullanarak yaklaşık 25 hasta çocuğun doğumunu önlemenin mümkün olduğunu ifade eden Aydınok, “Talasemi ile mücadelede en önemli nokta, yeni hasta doğmasını önlemek için yapılan koruyucu önlemlerdir” dedi.

Korunmada en etkili yöntemlerin, toplum eğitimi, taşıyıcıların taranması, genetik danışma ve doğum öncesi tanı yöntemleri olduğunu vurgulayan Aydınok, başta KKTC, Güney Kıbrıs, Yunanistan, İtalya olmak üzere diğer Akdeniz ülkelerinde Talasemi sorununun çözüldüğünü ve yeni hasta doğumunun önlendiğini bildirdi.
Talasemi tedavisinde hayati önem taşıyan kan transfüzyonu sonucu vücutta biriken demirin organ fonksiyonlarını bozduğunu belirten Aydınok, “Demir birikimini önlemek amacıyla genellikle üç yaşından itibaren özel bir pompa ile haftanın beş günü demir bağlayıcı ilaç alınması zorunludur. Son yıllarda ağızdan kullanılan tabletler ile hastaların yaşamları kolaylaşmış ve yaşam kaliteleri artmıştır. Hastalar düzenli takip edilirse normal yaşamlarını sürdürebilir” dedi.
•ђд¥дŁ£T گђ Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.10025 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (42315)