|
||
|
|
#26 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Sigarayı Neden Bırakmalıyım?
Sigaranın içinde 4000’den fazla madde vardır ve bunların en az 43 tanesinin kansere sebep olduğu bilinmektedir. Sigara bugün önlenebilir ölüm sebeplerinde birinci sırayı almaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletlerinde ölümlerin %20’sinden sigara sorumludur. Sigara içenlerin % 45’i sigaradan kaynaklanan bir hastalıktan ölecektir. A.B.D.’de her yıl 400.000 kişi sigaraya bağlı sebeplerden ölmektedir. Sigara kullanımı sonucu görülen akciğer kanseri sıklığı kadınlarda meme kanseri sıklığını aşmıştır ve yılda 140.000 kadın sigaraya bağlı sağlık problemlerinden ölmektedir (A.B.D). Sigara kullanımı kalp damarlarının tıkanması sonucu gelişen kalp krizine (enfarktüs) sebep olur. Bunu damarların iç yapısını bozarak, kolesterol taşıyan lipoproteinleri ve estrojen düzeylerini azaltarak ve kan şekerini yükselterek yapar. Kalp hastalığı ve felç sıklığı sigara içip doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda daha da yükselir. Yılda 53.000 kişi sigara içenlerin yanında bulunduğundan ölür (A.B.D.). Özellikle küçük çocuklar yakınlarında sigara içilmesinden etkilenirler ve bu çocuklarda solunum yolu rahatsızlıkları daha sık görülür. Sigara kullanımı adet düzensizliklerine sebep olur (premenstrüel sendrom dışında), kadınlık hormonlarından östrojeni azaltarak erken menopoza ve osteoporoza sebep olur. Kadının doğurganlığı azalır ve hamileyken düşük yapma riski artar. Gebeliğinde sigara içen kadınların çocukları düşük kilo ile doğarlar, büyümeleri yavaştır ve okulda öğrenme güçlükleri yaşarlar. Daha çok genç yaştaki kadınlarda görülen doğum yolu kanserleri (serviks) sigara kullananlarda daha sıktır. Sigara kullanımının ciltte kırışıklıkların artmasına, tırnakların kolay kırılmasına sebep olduğu bilinmektedir. |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#27 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Sigaranın Etkileri Nedir?
Kullanımın başında: Nefes darlığı, astım ataklarının sıklaşmasına, impotans, kısırlık, kanda karbonmonoksit düzeylerinin artmasına sebep olur. Uzun süreli kullanımda: Kalp krizi, felç, akciğer ve diğer organ kanserleri (gırtlak, ağız içi, farinks, yemek borusu, pankreas, serviks ve kemik iliği), kronik bronşit ve amfizem görülür. Çevreye olan: Eşte ve çocuklarda akciğer kanseri riski artar, çocukların sigaraya başlama riski artar, sigara içenlerin çocuklarında yeni doğan ani ölümü, astım, orta kulak iltihabı, ve solunum yolu hastalıkları daha sık görülür. Sigarayı Bırakmaya Karar Verdim, Nelere Dikkat Etmeliyim? Kullanılan sigaranın miktarı arttıkça sigaranın bırakılmasıyla ortaya çıkan yoksunluk bulguları artar. Bu da nikotin bandı gibi tedavilerin gerekliliğine işaret eder. Depresyon, alkolizm, ve diğer bağımlılıklar sigarayı bırakmayı zorlaştırır. Bunların tedavisi de ya sigarayı bırakmadan önce ya da sırasında sağlanmalıdır.Ailede ve işyerinde sigara içenlerin olması kişinin sigarayı hayatından çıkarmasını engeller. Eşlerin sigara bırakıldıktan sonra bu konudaki olumlu destekleri çok önemlidir. Bağımlının eşi bu dönemde aile içi çatışmaları azaltabilmeli, problemlerin çözümünde yardımcı olabilmeli, bazı sorumlulukları üzerine alabilmelidir. Kişinin yaşamında sıkınıtılı bir dönemde olması ya da yaşantısında ciddi değişiklikler yaşıyor olması (boşanma, iş değişikliği gibi) sigarayı bırakmayı zorlaştırır. Sigaraya yönelik grup tedavileri özellikle kadınlarda daha faydalıdır. Depresyon sigara kullanımını ve tedavisini etkiler mi? Ruhsal rahatsızlıkların içinde özellikle depresyon sigaranın bırakılmasını zorlaştırır. Sigara içenlerde depresyon şikayetleri sık görülür. Depresyonun şiddeti arttıkça sigarayı bırakmak zorlaşır. Depresyon geçiren insanlar (bunların arasında özellikle genç kızlar) sigara kullanarak depresif duygularını azaltmaya çalışırlar. |
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Sigarayı Bıraktıktan Hemen Sonra Ne Hissedeceğim?
Sigara bırakılınca bir nikotin yoksunluk tablosu ortaya çıkabilir. Bu yaşamı tehdit etmez, ancak tekrar başlamaya sebep olabilir. Yoksunluk şikayetleri; sigara içme isteği, tatlı gıdaları yeme ihtiyacı, özellikle dikkat isteyen işlerde performans kaybı, huzursuzluk, sinirlilik, uykusuzluk vd. Bunlar bir kaç saatte başlayıp, 24-48 saatte en şiddetli hale gelir. Çoğu şikayet 4 haftadan sonra kaybolur, ancak açlık hissi ve sigara içme isteği 6 ay veya daha çok sürebilir. Sigara bırakılınca karaciğerden yıkılan ilaçların vücuttaki miktarları değişebilir. Bunun için kişi bırakmadan evvel bazı ilaçlar; örneğin psikiyatrik ilaçlar kullanıyorsa, bunlar doz ayarlamaları için gözden geçirilmelidir. Sigarayı Bıraktıktan Sonra Ne Gibi Olumlu Değişiklikler Olur? - Sağlığınız düzelir. - Tad duyunuz yerine gelir. - Kokuları daha iyi ayırt edebilirsiniz. - Tasarruf edersiniz. - Kendinize saygınız artar. - Bir maddenin kontrolü altından çıkabildiğinizi bilirsiniz. - Ev, araba ve nefesiniz daha iyi kokacaktır. - Bırakmayı düşünmekten kurtulursunuz. - Çocuklarınız için iyi bir örnek olursunuz. - Yakınlarınızı sigara dumanından kurtarırsınız. - Fiziksel olarak daha iyi hissedersiniz. - Spordaki performansınız artar. |
|
|
|
|
|
#29 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Sigarayı Bıraktıktan Sonra Kilo Almaktan Korkuyorum
Sigara bırakıldıktan sonra ortalama 5 kilo alınır. Bırakanların %10’unda 15 kilo kadar kilo artışı görülür. Kilo alma riskini taşıyanlar: kadınlar, 55 yaşın altındakiler, günde 25 sigaradan fazla içenlerdir. Özellikle kadınlarda kilo problemi sigaraya başlamada ve devam etmede önemli bir sebeptir. Kilo artışı ile gelebilecek sağlık sorunları sigara içmeye kıyasla çok azdır. Sıkı diyet gibi önlemlerin sigarayı bırakmayı güçleştirdiği gözlenmiştir. Nikotin yerine koyma tedavisi, kilo artışını geciktirir. Kullanılan nikotin bandının dozu arttıkça kilo artışı azalır. Ancak nikotin yerine koyma tedavisi sonlandırıldıktan sonra kilo artışı tedavi öncesindeki hızla devam eder. Nüks olursa (bir süre kullanmadıktan sonra tekrar başlanırsa) kazanılan bütün kilolar verilir. Sigara tedavisinde kullanılan bir ilaç olan Bupropionun 7 haftalık bir uygulamadan sonra özellikle kadınlarda kilo artışını azaltmakta olumlu etkileri saptanmıştır. Kilo artışında hem yemenin hem de metabolik faktörlerin etkisi vardır. Yani kişi eskisinden fazla yemese de kilo kazanabilir. Kişinin sigarayı bıraktıktan sonra sağlıklı ve aktif bir yaşantıya girmesi kilo artışını engelleyebilir. |
|
|
|
|
|
#30 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Nikotin Bağımlılığında Kadın ile Erkek Arasında Farklılıklar Var Mıdır?
Kadınlar erkeklere göre daha az sayıda sigara içer, nikotini daha az olan sigaraları tercih ederler. Ancak bu bağımlılığın daha az olduğu anlamına gelmez. Kadınların sigaradaki nikotin miktarı değiştiğinde farklılığı daha az anlayabildikleri ve sigaranın kokusu, görüntüsü gibi faktörlerin kadınlarda daha önemli olduğu saptanmıştır. Uluslararası sigara üreticilerinin kadınları da hedef almalarıyla sigaraya bağımsızlık, kadınların toplumdaki rollerini değiştirme, olgunluk ve güzellik gibi anlamlar yüklenmiştir. Çalışmalar kadınların sigarayı bırakmaya daha az teşebbüs ettiğini gösteriyor. Bırakmayı çalışan kadınların tekrar başlama riski erkeğe göre daha yüksektir. Bunun nedeni kilo alımının daha fazla ve kaygı verici olması ya da kadınların yoksunluk bulgularının daha şiddetli olmasındandır.Yerine koyma tedavileri (nikotin bant) kadınlarda sigara içme isteğini yeterince azaltamayabilir. Bütün bunlardan sigarayı bırakma tedavilerinde kadınlara farklı yöntemler uygulanması gereği ortaya çıkmaktadır. Ancak değişmeyen bir gerçek vardır; sigara içen kadınlar erkekler gibi ölür. |
|
|
|
|
|
#31 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Nikotin Bağımlılığından Kurtulma Tedavileri
Son yıllarda sigara bağımlılığından kurtulmak için çeşitli tedaviler denenmiş ve bu tedavilerin kişinin kendi başına sigarayı bırakmasına göre 2 misli etkili olduğu gösterilmiştir. Tedavide ilk hedef yoksunluk şikayetlerinin giderilmesidir. Bunlar 4 hafta kadar sürebilir ancak açlık hissi ve arama hissi 6 ay veya daha çok devam edebilir. Bu tedaviler genelde 6-12 hafta uygulanıp başlıca ikiye ayrılır: 1- İlaçlar A-Nikotin içerenler: Nikotin bandı, vücuda yapıştırılarak 24 saat boyunca kişiye nikotin sağlar. Yan etkileri sadece deride tahriş ve uykusuzluktur. Ancak kalp veya ülser rahatsızlığı olanlar doktor kontrolü altında kullanmalıdır. Nikotin bandı ile beraber fazla miktarda sigaranın içilmesi nikotin zehirlenmesine sebep olur, ve acil tedavi gerektirebilir. Nikotin sprey ve nikotin sakız ülkemizde bulunmamktadır ancak nikotin bantından daha üstün değillerdir; insanlara farklı kullanım seçenekleri sunması açısndan önemlidirler. B-Nikotin İçermeyenler: Amerikada bir süredir kullanılan ve yakınlarda İngilterede sigara tedavisinde kullanımına başlanan Bupropion bir antidepresan olup sigarayı arama hissini azaltır, bu etkisi depresyonu tedavi edici etkisinden bağımsızdır yani ilacın faydalı olması için kişinin depresyonda olması gerekmez. Yan etkiler ağız kuruluğu ve uykusuzluktan ibarettir. Bu ilac 300 mg. üzerinde kullanıldığında epileptik nöbetlere sebep olduğu bildirilmiştir. Sigarayı bırakmadan 1 hafta önce başlanıp 6-12 hafta kullanılır. 2- Bilişsel/Davranışçı Tedavi Bu tedavi bireysel veya grup halinde uygulanabilir. Kişinin nikotine bağımlılığının gelişmesinde ve devamında öğrenmenin önemi vurgulanır. Davranışçı tedavide kişiyi gün içinde sigara kullanımına iten faktörler; stres, arkadaş grubu, kişinin kendisine karşı olumsuz düşünceleri vd. bulunarak bunlarla sigarasız baş etmenin yolları aranılır. Tedavide kişi kendini içmediği durumlarda ödüllendirir. Başlangıçta yüksek riskli durumlardan tamamen kaçınılır, giderek bu durumlarla baş etmek için stratejiler geliştirilir. Bunun için kişiye özgü kullanım riskinin yüksek olduğu durumlarda nasıl davranılabileceği tedavide öğretilir. Ayrıca egzersiz, yürüyüşe çıkmak gibi yeni davranışlar ödev olarak verilebilir. Sigarayı Bırakmakta Faydalı Olduğu Düşünülen Tedavi Yöntemleri : Sigara grup tedavileri, Nikotin bandı, Bupropion, Egzersiz, Hipnoz |
|
|
|
|
|
#32 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Uyuşturucu Maddeler ve Etkileri
İnsanoğlu, fiziksel ve beyinsel işlevlerinin kendisini rahatsız eder bir niteliğe dönüşmesi ve bu rahatsızlık verici durumları ortadan kaldırmak istemesinin sonucu olarak uyuşturucu maddelerle tanışmıştır. insanlık tarihi boyunca ortaya çıkan hastalıklar ve bunların tedavisi ile ilgili çalışmalar, tıp ve eczacılığı geliştirmiş, çeşitli drog ve ilaçlar bulunarak tedavide kullanılmıştır. Bazı drogların amaç dışı kullanımında ortaya çıkan etkileri insanoğlunun hoşuna gitmiş ve bunlara da tıpkı ilk çağlardan beri kullanılan bitkiler gibi alışmış ve müptela olmuştur. Drogların tedavi dışı bu kullanımına , amaç dışı kullanım veya suistimal denir. Bazı droglar, kişisel ve duygusal gereksinimlerin drog olarak giderilmeye çalışılması nedeniyle psikolojik bağımlılık, bazıları ise hem psikolojik hem de uzun süreli kullanımlarda drogun kesilmesi durumunda yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ile belirlenen, organizmada droga karşı gelişen, bireylerin sağlığı ve toplumun geleceği için tehlikeli olan fizyolojik bağımlılık yaparlar. Narkotik Maddeler Morfin türü ağrı kesici doğal, yarı yapay ve yapay drogların tümüne narkotikler, narkotik analjezikler veya opiyatlar denir. Narkotik terimi Yunanca “Narkotikos”kelimesinden gelir. Uyuşukluk, rehavet, miskinlik durumunu ifade eder. Farmakologlar narkotik drogları acı dindiren, hafifleten ve uyku veren maddeler olarak sınıflandırırlar. Ancak drogların hepsinin narkotik (uyuşturucu) özelliğe sahip olmadıkları da bilinmelidir. Örneğin, kokain uyarıcı, esrar halusinojen etkiye sahiptir. Yanlış bir tanımlama olmakla birlikte psikolojik ve fizyolojik bağımlılık yapan drogların hepsine uyuşturucu madde denmesi gelenek haline gelmiştir. Narkotik droglar merkezi sinir sistemi üzerine deprese etki göstererek acıyı dindirir, uyuşukluk ve uyku verirler. Narkotik drogların düzenli kullanımı daima korkunç sonucu olan fiziksel bağımlılığa götürür. Göz pupillalarında iğne başı kadar daralma, solunum yetersizliği, uyuşukluk gibi belirtiler görülürse morfin ve benzeri zehirlenmelerden şüphe edilebilir. Çoğu analjezik narkotiklerin kaynağı olan afyon sakızı, haşhaş bitkisinin kapsülünden elde edilir. Afyon sakızı renk olarak siyah-kahverengidir. Muhtevasında başlıca morfin, kodein, noskapin, papaverin, tebain ve mekonik asit bulunur. Ham afyondan elde edilen morfin tedavide ameliyatlarda kullanılır. Eroin, morfinin asetil klorür veya asetik anhidrid ile tepkimeye sokulmasıyla sentetik olarak elde edilir. Suda kolay çözündüğünden damara kolayca enjekte edilebilir. Ayrıca deri altına verilebilir ve buruna çekilebilir. Yüksek derecede psikolojik ve fizyolojik bağımlılık yapar. Bağımlılar arasında sıkça kullanılan uyuşturucu maddelerden bir tanesidir. Depresanlar Barbitüratlar, tedavide ağrı kesici, uyutucu, anestetik olarak ve kasılmalara karşı kullanılır. Genelde ağız yoluyla alınır. Uzun süre sıkca kullanımları fiziksel bağımlılık yapabilir. Uzun, orta ,kısa ve çok kısa olmak üzere etki süreleri farklıdır. Tıpta en çok kullanım alanı bulan barbitüratlar amobarbital, sekobarbital, fenobarbital, pentobarbital ve bütabarbital’dır. 2500 den fazla türevi vardır. Bunlardan 50 kadarı klinikte kullanılmaktadır. Sadece 12 tanesi uluslararası kontrol altına alınmıştır. Alkol, MSN üzerine depresen etki yapar. Adli açıdan kişinin ne miktar alkol aldığı ve bunun hangi miktarının dokularda bulunduğu önemlidir. Araç sürücülerinin alkollü olup olmadığının kontrolü için kanda, nefeste ve bazı koşullarda idrarda alkole bakılabilir. Benzodiazepinler, tedavide teskin edici, uyutucu ve adale gevşetici olarak kullanılır. Yasa dışı üretildiğine dair delil yoktur. Ancak yasal olarak üretilenler suistimal edilmektedir. Son olarak 33 benzodiazepin türevi uluslararası kontrol altına alınmıştır. Bunlar arasında en çok Flunitrazepam (Rohypnol-ROCHE), Clonazepam (Rivotril-ROCHE), diazem ve Klordiazepoksit suistimal edilmektedir. Halusinojenler Esrar, hint keneviri bitkisinden elde edilir. Esrar, değişen oranlarda kenevir bitkisinin çiçek veren tomurcuklu tepelerinden, sap ve yapraklarından, toz, plaka ve sıvı şeklinde hazırlanır. Esrar aktif maddeleri dişi ve erkek bitkinin her tarafında en çok reçine, çiçek ve yapraklarda bulunur. Tohumda bulunmaz. Kenevir bitkisi yaklaşık 400 madde sentezler. Bunların %60’ı kannabinoid yapılıdır. Esrar tütüne ya da tömbekiye karıştırılarak sigara veya nargile şeklinde içilebilir. Bir esrar sigarası en etkili tütün sigarasından daha çok kansere neden olan aktif maddeler içerir. Bazen bal, reçel veya lokuma konularak yutulabilir. Sıvısı damara ya da deri altına enjekte edilebilir. Halusinasyonlar, afrodizyak, uyutucu ve ağrı kesici etkilere sahiptir. LSD (Lysergide), bilinen halusinojenik maddelerin en önemlilerinden biridir. Lysergic asitten sentezlenir. Lysergic asit çavdar mahmuzundan türeyen bir maddedir. Çavdar mahmuzu (ergot) bazı çimen, çayır ve ağaçlara musallat olan mantar veya küfün bir tipidir. LSD’nin 25 mg’dan daha azı görsel halusinasyonlar için yeterlidir. Kesme şeker, bisküvi, emici kağıtlara damlatılarak, etken olmayan ilaç katkı maddelerine emdirilerek boş jelatin kapsül içinde çeşitli boyut, şekil ve renklerde tabletler halinde pazarlanır. Uyarıcılar Amfetaminler, sentetik olarak elde edilirler. MSN üzerine uyarıcı etki yaparlar. Fiziksel performansı yükselttiğinden günümüzde sıklıkla başvurulan bir doping maddesidir. Etkileri kokaine benzer. En sık rastlanılan tipi fenitilin, metamfetamin veya amfetamin+kloramfenikol içerebilen “CAPTAGON” adı altında satılan tablet formlarıdır. Kokain, koka ağacının yapraklarından özütlenir. Koka ağacı Peru kökenli bodur bir bitkidir. 1000-3000 m yükseklikte yetişir. 3-5 cm uzunluktaki yaprakları yılda birkaç kez toplanır. Yaprakları %0.6-1.8 arasında kokain içerir. Güçlü bir uyarıcı olan kokain, ağız yoluyla, kamış ile buruna çekilerek ya da sigara ile içilebilir. Koklama Kimyasalları Kimyasalların farklı bir gurubunu oluştururlar ve psikoaktif buharlar çıkarırlar. Bunlar modern uçak yapıştırıcıları, aerosoller, çakmak gazı ve kuru temizleme sıvısı yaygın kullanılan ürünlerdir. Bu kimyasallar MSN üzerine depresan etki yaparlar. Koklayanlar kalp, beyin hasarına uğrar ve özellikle halojenli solventlerin koklanması ölüm riski taşır. Koklama kimyasalları arasında en sık kullanılan ve karşılaşılan, çözücüsü toluen olan yapıştırıcılardır. |
|
|
|
|
|
#33 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Ne Kadar İçmek Normaldir?
Günde 1-2 kadeh içki almanın kalp hastalığı riskini azaltabileceğine işaret eden bilimsel araştırmalar bulunmasına rağmen bazıları için alkol kullanımı kontrol edilemeyen bir saplantıya dönüşür. Sonuçları itibariyle alkol kullanımı geniş bir yelpaze oluşturur. Alkolü, seyrek olarak az miktarda problemsiz olarak kullanan pek çok insan olduğu gibi bu nedenle zaman zaman başı derde giren kişiler ve yelpazenin en ucunda alkosüz yaşayamaz hale gelen, bu yüzden hayatı felç olmuş insanlar vardır. Alkol; beyin, sinir sistemi, mide, sindirim sistemi, karaciğer, kemik iliği gibi hayati merkezler başta olmak üzere bütün vücudu etkiler. Etkinin şiddeti alınan alkolün miktarına ve sıklığına göre değişir. Alkolün neden olabildiği toplumsal, ruhsal, adli vb kötü sonuçlar bu sütunlara sığmayacak kadar fazladır. Alkol kullanımının tıbbi olarak kabul edilen normal sınırı günde erkekler için 2, kadınlar için 1 içkidir. Birim olarak 1 içki, kabaca, bir kutu yada şişe biraya, bir bardak şaraba ya da 45 ml’lik bir “tek” sert içkiye (votka, viski vb) eşittir. Bu şekilde hesaplandığında alınan içkinin türünün hiç bir önemi yoktur. Yani üç bira içmekle üç duble votka içmek aynı miktarda alkol alınmasını sağlar ve aynı etkiyi yapar. Dolayısıyla birayı bu bağlamda zararsız bir meşrubat gibi görmek anlamsızdır. |
|
|
|
|
|
#34 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Alkol Kullanımı Ne Zaman Problemdir?
Alkol kullanmanın problem haline dönüşmesi için kişinin sürekli alkol alıyor olması gerekmez. Kişi, zaman zaman kullansa da, alkol almaya bağlı olarak aşağıdaki problemlerden birisini dahi tekrar tekrar yaşıyorsa profesyonel yardımı gerektirecek düzeyde alkol kullanma problemi var demektir: 1. İşte, okulda ya da evde üstüne düşen görevleri tekrarlayıcı bir biçimde aksatma: Kişi alkol nedeniyle zaman zaman işe ya da okula gidemez ya da başarılı olamaz, okulu asabilir ya da bu yüzden ceza alabilir. 2. Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda yineleyici biçimde alkol kullanımı: örneğin alkol etkisinde iken araba ya da makine kullanmak. 3. Alkol ile ilişkili ortaya çıkan yasal sorunlar: örneğin alkollü iken kavgaya karışıp göz altına alınma. 4. Alkolün neden olduğu ya da alevlendirdiği sürekli ya da tekrarlayıcı insanlararası sorunlar: örneğin alkollü iken eşle tartışmalara girmek ya da kavga etmek. Unutulmamalı ki bu durumlar kişinin alkol aldığı zamanların hepsinde değil bazılarında olabilir ama tekrar tekrar oluyorsa bu kişi içkinin zararlı sonuçlarını kontrol edemiyor ve alkolle başı dertte demektir. Bu duruma tıpta “alkol kötüye kullanımı” adı verilir. Fazla miktarlarda ve uzun süre, sık sık ya da sürekli alkol aldığı halde yukarıdaki problemleri yaşamayan insanlar da vardır. Bunların uzun vadede alkole bağlı tıbbi problemler geliştirme riskleri fazladır. Bu duruma “problemli alkol kullanımı” denilir |
|
|
|
|
|
#35 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Alkolik Kime Denir?
Alkolizm deyince bir çok insanın zihninde, parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları canlanır ve kolayca kendilerinde “alkol problemi olmadığını” söylerler. Bazı kişilerde alkol kullanımı ileri boyutlarda problemlere yol açar. Aşağıdakilerden en az üçü varsa alkol bağımlısı tanısı koyarız: 1. Niyetlendiğinden daha fazla miktar ve sürede alkol almak. Örneğin kişi bir bardak içmek için başlar, ama bir şişe bitirmeden kalkamaz. 2. Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye başlar. Zaman zaman bir kaç gün ya da ay içmeyebilir. Bunu ‘istediği zaman bırakabildiğinin’ kanıtı olarak göstermeye çalışabilir. 3. İçkiye fazla vakit ayırır. Bazıları gün içinde kimseye farkettirmemeye çalışarak içebilir. 4. İçki içmeye fırsat bulamadığı sosyal faaliyetleri, hobileri, başka zevk verici aktiviteleri azaltır ya da terkeder. 5. Alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel (karaciğer hastalığı, yüksek tansiyon, gastirit vb), ya da psikolojik (depresyon, annksiyete, uyku bozukluğu vb) problemler yaşamasına rağmen içmeye devam eder. 6. Aynı etkiyi almak için içtiği miktarı arttırır ya da başkaları için çok sayılacak miktarlarda içtiği halde etkilenmez (bunu, yanlış olarak iyi bir şeymiş gibi, alkole dayanıklı olduğunun kanıtı olarak öne sürebilir). 7. Alkol almadığı zaman titreme, terleme, çarpıntı gibi şikayetler yaşar. |
|
|
|
|
|
#36 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Alkolik Olduğumu Nasıl İtiraf Ederim?
Öncelikle buna karar vermek gereklidir. Bir çok alkoliğe çevresi, hatta doktorlar tarafından alkolik olmadığı, tek ihtiyaç duyduğu şeyin biraz daha irade gücü, çevre değişikliği, istirahat ve yeni hobiler olduğu söylenmiştir. Zaten alkolikler de alkol problemi olduğunu inkar etme eğiliminde olduğu için bu yorumları severek kabul eder. Ama zaman içinde artan problemler gerçeği ortaya çıkarır. Bir çok kişi alkol karşısında aciz olduğunu ve yenik düştüğünü itiraf edene kadar korkunç deneyimler yaşar, maddi ve manevi büyük kayıplara uğrarlar. İnsanlarla ilişkileri bozulur, çalışma hayatları alt üst olur, ruhsal çöküntü yaşarlar. Oysa bu kadar ağır bir bedel ödemeden, alkol içmeyi kontrol edemediğinin farkına varıp yardım arayışına girmek en iyisidir. |
|
|