|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
Başvuru Merkezleri
ADANA Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Tel: 0 322 239 04 77 ANKARA Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Bölümü, Tel: 0 312 319 21 60 Numune Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, Tel: 0 312 310 30 30 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Bölümü, Tel: 0 312 310 86 93 Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Bölümü, Tel: 0 312 214 10 88 DENİZLİ Devlet Hastanesi, Psikiyatri Kliniği, Tel: 0 258 261 92 06 ELAZIĞ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Tel: 0 424 233 08 86 İSTANBUL Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, AMATEM, Tel: 0 212 543 65 65 / 588 veya 660 00 26 Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi (ÇEMATEM) Tel: 0212 543 65 65 / 452 YENİDEN Bağımlılık ve Tedavi Merkezi, 0 212 292 99 90 MENTHA Psikiyatri ve Psikoterapi, 0 216 450 14 99 İZMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri bölümü, MANİSA Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Tel: 0 236 231 46 24 SAMSUN Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Tel: 0 362 431 78 53 ADSIZ ALKOLİKLER (AA) Ankara 0 312 433 46 07 İ stanbul 0 212 250 34 70 İzmir 0 232 421 64 22 Bursa 0 224 235 25 01 Tekirdağ 0 282 261 43 03 |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
İlgili Yasalar
TÜRK CEZA KANUNU MADDELERİ GEÇİCİ NEDENLER, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE ETKİSİNDE OLMA MADDE 34. - • (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. • (2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. AKIL HASTALARINA ÖZGÜ GÜVENLİK TEDBİRLERİ MADDE 57. - • (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar. • (2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir. • (3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir. • (4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır. • (5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır. • (6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. • (7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir. SUÇTA TEKERRÜR VE ÖZEL TEHLİKELİ SUÇLULAR MADDE 58. - • (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. • (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİ***E SOKMA MADDE 179. - • (3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ MADDE 188. - • (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. • (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir. • (3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. • (4) Uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfin olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. • (5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. • (6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. • (7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ül***e ithal eden, imal eden, satan, satın alan, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, dört yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. • (8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. TÜZEL KİŞİLER HAKKINDA GÜVENLİK TEDBİRİ UYGULANMASI MADDE 189. - • (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE KULLANILMASINI KOLAYLAŞTIRMA MADDE 190. - • (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için; o a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, o b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan, o c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren, Kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. • (2) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. • (3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SATIN ALMAK, KABUL ETMEK VEYA BULUNDURMAK MADDE 191. - • (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır. • (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. • (3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir. • (4) Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan fazla olamaz. • (5) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması halinde infaz edilir. Kişi etkin pişmanlıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur. ETKİN PİŞMANLIK MADDE 192. - • (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. • (2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. • (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. • (4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. SAĞLIK İÇİN TEHLİKELİ MADDE TEMİNİ MADDE 194. - • (1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. AİLE HUKUKUNDAN KAYNAKLANAN YÜKÜMLÜLÜĞÜN İHLALİ MADDE 233. - • (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. • (2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. • (3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehli***e sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İNFAZ KURUMUNA VEYA TUTUKEVİNE YASAK EŞYA SOKMAK MADDE 297. - • (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır. MEDENİ KANUN MADDELERİ II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim Madde 406.- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. I. İlgilinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporu Madde 409.- Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. Madde 432.- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. Bu konuda kişinin çevresine getirdiği külfet de göz önünde tutulur. İlgili kişi durumu elverir elvermez kurumdan çıkarılır. Madde 436.- Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir: 1. Karar verilirken ilgilinin bunun sebepleri hakkında bilgilendirilmesi ve karara karşı denetim makamına itiraz edebileceğine yazılı olarak dikkatinin çekilmesi zorunludur. 2. Bir kuruma yerleştirilen kişiye, alıkonulma kararına veya kurumdan çıkarılma isteminin reddine karşı en geç on gün içinde denetim makamına itiraz edebileceği derhal yazılı olarak bildirilir. 3. Mahkeme kararını gerektiren her istem, gecikmeksizin yetkili hâkime ulaştırılır. 4. Yerleştirme kararı veren vesayet makamı veya hâkim durumun özelliklerine göre bu istemin görüşülmesini erteleyebilir. 5. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalığı olanlar hakkında, ancak resmî sağlık kurulu raporu alındıktan sonra karar verilebilir. Vesayet makamının daha önceden bilirkişiye başvurmuş olması hâlinde denetim makamı bundan vazgeçebilir. 3. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimde Madde 475.- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Farmokolojik Tedavi
İlaç tedavilerini hiçbiri doğrudan kişide madde kullanmaya yol açan etkeni tedavi etmek için değildir. İlaçlar, bağımlılığa eşlik eden diğer ruhsal belirtileri azaltmak için, kullandığı maddenin yerine geçmek için veya madde gereksinimin azaltmak içindir. Uyku, ağrı gibi bedensel yoksunluk belirtileri için ilgili ilaçlar kulanılabilir. Kişide anksiyete veya depresyon varsa, bunları düzeltmek için anksiyete veya depresyon giderici ilaçlar verilebilir. Disülfiram, piyasada antabus adıyla bulunan bir ilaçtır. Bu ilaç alkolün karaciğerde işlenmesi sırasında bazı enzimleri engelleyerek ortaya bazı maddelerin çıkmasına neden olmaktadır. Bu maddeler ise çarpıntı, yüzde kırmızılık, fenalık hissi yaratmaktadır. Bu etkileri nedeniyle alkol alımı konusunda kendisini engelleyemeyen hastalara verilmektedir. Alkol kullanan kişi bu ilacı kullandığı zaman süresi içinde alkol kullanırsa, kendisinde bu etkilerin ortaya çıkacağını bilmektedir. Bu nedenle alkolle karşılaştığı zaman alkol kullanmamak durumunda kalmaktadır. Campral ismiyle satılan akamprosat, alkol alımını azalttığı için kişi alkolü bıraktıktan sonra kullanılan bir ilaçtır. Naltrexone bir opiyat antagonistidir. Opiyatların bedendeki etkisini ortadan kaldırır. Kişi bu ilacı kullandığı sürece kullandıkları maddenin etkisini yaşamaz. Böylece yanlışlıkla kullanım sonucu başlayan bağımlılık süreci engellenmiş olur. Ancak karaciğer üstüne ciddi yan etkiler yaptığı bilinmektedir. Yerine koyma tedavisi, eroin yerine daha az yan etkileri olan ve kullanım kolaylığı getiren başka maddelerin kullanılma esasına dayanır. Sonuçta bu tedaviler ile kişinin bağımlılığı değiştirilememektedir. Bunların en tanınanı metadon'dur. Metadon ağız yoluyla alınan, 24 saat etkili bir opiyat agonistidir. Sadece eroini bırakamayan eroin bağımlılarının tedavisinde kullanılır. Eroin bağımlısına metadon devlet arafından verilir, böylece kişi madde satın almak için yasal olmayan yollara başvurma ihtiyacı duymaz. Metadon eroine göre çok daha güvenli bir maddedir. Buprenorfin, subutex ve temgesic adıyla bulunan, parsiyel bir opiyat agonistidir. Eroin bağımlılığı tedavisinde uzun yıllardan beri Fransa ve Belçika'da kullanılmaktadır. Son zamanlarda Avrupa'nın diğer ülkelerinde de kullanıma girmiştir. L-AMM, (L alfa metil methadol) bir tür metadondur. Metadona göre en önemli farklılığı daha uzun yarılanma ömrü olması ve hergün ilaç alma gereksiniminin kalkmasıdır. Haftanın üç günü L-AMM uygulaması hasta için yeterli olmaktadır. Morfin Sülfat uzun etkili bir opiyattır. Bağımlılıktan kurtulamayan kişiye kontrollü olarak morfin verilmektedir. Morfin sülfat uzun etkili olduğu için sık sık ilacın yenilenmesi gerekmemektedir. Aynı zamanda diğer ilaçlar ile kıyaslandığında oldukça ucuzdur. Sigara bırakmak için ise farklı ilaçlar vardır. Bunlardan birisi sigarayı bıraktıktan sonra kişide meydana gelebilecek sorunları azaltmaya yarayan piyasada zyban adıyla satılan bupropion maddesidir. Ayrıca kişideki nikotin yoksunluğunu azaltmak için nikotin içeren ilaçlar da verilebilir. Bu da bir tür yerine koyma tedavisidir |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Tedavide Temel İlkeler
Öncelikle bağımlılığın tedavi edilebilir bir durum olduğunu vurgulamak gerekir. Genelde madde bağımlılığından kurtuluşun olmadığı inancı yaygındır. Ancak bu yaygın kanının aksine madde bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bağımlılık tedavisindeki başarı kişiye, çevreye, yönteme ve iyileşme ölçütüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin bir ay iyileşme ile 12 ay iyileşme arasındaki oranlar çok çeşitli biçimlerde yorumlanabilir. Tedavide başarıyı artıran faktörlerden en önemlisi kişinin istekli ve kararlı olmasıdır. Bağımlı kendini değiştirmeye çalışırken, ailesi de değişimlere uğramayı kabul etmelidir. Bu noktada ailenin desteği önemlidir. Özellikle eroin gibi bağımlılık potansiyeli yüksek olan maddelerde uzun süreli tedavi, başarı şansını artırmaktadır. Ağır kişilik bozukluklarının olması tedavinin başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bağımlılığın tedavisi her tip madde kullanımı için aynıdır. Bağımlılık bir hastalık olduğu için kişi sigara, kullanmış, alkol kullanmış, eroin kullanmış fark etmez. Karar Vermek Tedaviye karar vermek bağımlı için çok önemli bir süreçtir. Karar verme tek bir aşamadan oluşmaz. Kişi önce madde kullanımının kendisine getirdiği zararların haberi yoktur ya da bunların farkında değildir. Daha sonra farkındalık dönemi gelir. Kişi artık madde kullanımının kendisi için zararlı olduğunu kabul etmektedir. Ancak henüz bırakıp bırakmamaya karar verememişti. Bu noktadan sonra madde kullanmayı bırakmaya karar verme aşaması gelir. Karar vermiştir ancak bunun için bir eylemde bulunmamıştır. Daha sonra bırakmak için girişimlerde bulunur ve bırakır. Bıraktıktan sonra ise, tekrar başlamamak için karar vermesi ve bu yönde adımlar atması gereklidir. İstekli Olmak Kişinin maddeyi bırakmaya istekli olması gerekir. Birçok bağımlı madde kullanmayı bırakma isteğini belirtmektedir. Ancak isteğin belirtilmesi yeterli değildir. Çünkü, bırakma isteği bazı koşulları içerir. Örneğin benim görüştüğüm bir bağımlı eroini bırakmaya kesin kararlı olduğunu söylüyordu. Eroini bırakacaktı, ancak esrar kullanmayı sürdürecekti. Hatta benim ona bunu teklif bile etmememi söylemişti. Halbuki eroini tek başına bırakmak biliyoruz ki yeterli değildir. Sonuçta esrarda bağımlılık yapan bir madde. Esrarı kullandığı sürece, eroine başlama olasılığı çok yüksektir. Bu noktada başvuran bu bağımlının aslında yeterince istekli olmadığı söylenebilir. Çünkü eroini bırakmaya istekli olmakla birlikte aslında bağımlılıktan uzaklaşmak gibi bir niyeti olmadığı düşünülebilir. Değişmeye Karar Vermek Bağımlılık tedavisinde esas olan kişinin yaşamını ve kendisini tümüyle değiştirmeye karar vermesidir. Yukarıda verilen örnekte olduğu gibi, kişi sadece bağımlı olduğu tek bir maddeyi bırakarak tedaviyi başaramaz. Çünkü bağımlılık bir bütündür. Kişinin bütün yaşamı içine girmiştir. Yaşadığı ortam, arkadaşları, ailesi ve işi önemli belirleyicilerdir. Sözkonusu olan bu dış etkenler ötesinde kişi kendi düşünce ve davranışlarını değiştirmeyi ve duygularını yönlendirmeyi öğrenmelidir. Örneğin bir bağımlı hasta, belli bir yaşam biçimi kurmuştu. Çalışmıyordu, annesinin yardımı ile geçiniyordu, sadece arkadaşları ile konuşuyordu. Hergün gittiği belli yerler ve yaptığı işler vardı. Bunların hiçbirini değiştirmeye yanaşmadı. Ancak yaptığı tüm bu davranışları eroin ortamı içindeydi. Dolayısıyla bunları değiştirmeliydi. Bu yaşam biçiminden uzaklaşmadığı sürece başarılı olması mümkün değildi. Nitekim başarılı olamadı. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Tedavide Aşamalar
Öncelikle bağımlılığın tedavi edilebilir bir durum olduğunu vurgulamak gerekir. Genelde madde bağımlılığından kurtuluşun olmadığı inancı yaygındır. Ancak bu yaygın kanının aksine madde bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bağımlılık tedavisindeki başarı kişiye, çevreye, yönteme ve iyileşme ölçütüne göre değişkenlik gösterir. Örneğin bir ay iyileşme ile 12 ay iyileşme arasındaki oranlar çok çeşitli biçimlerde yorumlanabilir. Tedavide başarıyı artıran faktörlerden en önemlisi kişinin istekli ve kararlı olmasıdır. Bağımlı kendini değiştirmeye çalışırken, ailesi de değişimlere uğramayı kabul etmelidir. Bu noktada ailenin desteği önemlidir. Özellikle eroin gibi bağımlılık potansiyeli yüksek olan maddelerde uzun süreli tedavi, başarı şansını artırmaktadır. Ağır kişilik bozukluklarının olması tedavinin başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bağımlılığın tedavisi her tip madde kullanımı için aynıdır. Bağımlılık bir hastalık olduğu için kişi sigara, kullanmış, alkol kullanmış, eroin kullanmış fark etmez. Karar Vermek Tedaviye karar vermek bağımlı için çok önemli bir süreçtir. Karar verme tek bir aşamadan oluşmaz. Kişi önce madde kullanımının kendisine getirdiği zararların haberi yoktur ya da bunların farkında değildir. Daha sonra farkındalık dönemi gelir. Kişi artık madde kullanımının kendisi için zararlı olduğunu kabul etmektedir. Ancak henüz bırakıp bırakmamaya karar verememişti. Bu noktadan sonra madde kullanmayı bırakmaya karar verme aşaması gelir. Karar vermiştir ancak bunun için bir eylemde bulunmamıştır. Daha sonra bırakmak için girişimlerde bulunur ve bırakır. Bıraktıktan sonra ise, tekrar başlamamak için karar vermesi ve bu yönde adımlar atması gereklidir. İstekli Olmak Kişinin maddeyi bırakmaya istekli olması gerekir. Birçok bağımlı madde kullanmayı bırakma isteğini belirtmektedir. Ancak isteğin belirtilmesi yeterli değildir. Çünkü, bırakma isteği bazı koşulları içerir. Örneğin benim görüştüğüm bir bağımlı eroini bırakmaya kesin kararlı olduğunu söylüyordu. Eroini bırakacaktı, ancak esrar kullanmayı sürdürecekti. Hatta benim ona bunu teklif bile etmememi söylemişti. Halbuki eroini tek başına bırakmak biliyoruz ki yeterli değildir. Sonuçta esrarda bağımlılık yapan bir madde. Esrarı kullandığı sürece, eroine başlama olasılığı çok yüksektir. Bu noktada başvuran bu bağımlının aslında yeterince istekli olmadığı söylenebilir. Çünkü eroini bırakmaya istekli olmakla birlikte aslında bağımlılıktan uzaklaşmak gibi bir niyeti olmadığı düşünülebilir. Değişmeye Karar Vermek Bağımlılık tedavisinde esas olan kişinin yaşamını ve kendisini tümüyle değiştirmeye karar vermesidir. Yukarıda verilen örnekte olduğu gibi, kişi sadece bağımlı olduğu tek bir maddeyi bırakarak tedaviyi başaramaz. Çünkü bağımlılık bir bütündür. Kişinin bütün yaşamı içine girmiştir. Yaşadığı ortam, arkadaşları, ailesi ve işi önemli belirleyicilerdir. Sözkonusu olan bu dış etkenler ötesinde kişi kendi düşünce ve davranışlarını değiştirmeyi ve duygularını yönlendirmeyi öğrenmelidir. Örneğin bir bağımlı hasta, belli bir yaşam biçimi kurmuştu. Çalışmıyordu, annesinin yardımı ile geçiniyordu, sadece arkadaşları ile konuşuyordu. Hergün gittiği belli yerler ve yaptığı işler vardı. Bunların hiçbirini değiştirmeye yanaşmadı. Ancak yaptığı tüm bu davranışları eroin ortamı içindeydi. Dolayısıyla bunları değiştirmeliydi. Bu yaşam biçiminden uzaklaşmadığı sürece başarılı olması mümkün değildi. Nitekim başarılı olamadı. BAĞIMLILIKTA TEDAVİNİN AŞAMALARI Madde bağımlılığının tedavisi oldukça güç ve zahmetli bir iştir. Bağımlılık tedavisinde bugün çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin birbirine olan üstünlüğü henüz ispatlanabilmiş değildir. Bağımlılığın tedavisinden söz edildiğinde tek bir tedaviden ve aşamadan söz etmek mümkün değildir. Tedavi uzun bir süreç olduğu için, bu süreç içinde çeşitli aşamaların sırayla geçilmesi gerekir. Bu aşamalar şöyle özetlenebilir: 1. Tedaviye yönlendirme: Tedaviye yönlenme oldukça önemli bir aşamadır. Kişi kendisi istemedikçe ona zorla kullandığı maddeyi bıraktırma şansı yoktur. Bu nedenle kişinin maddeyi bırakma yönünde motive olması gerekir. Motivasyonel görüşme teknikleri ve tedavisi son yıllarda büyük önem kazanmıştır. Kısa süreli bir yöntem olan motivasyonel artırma tedavisi, madde kullanan kişinin maddeyi bırakmaya karar vermesini sağlamak için iyi bir araç olmaktadır. 2. Detoksifikasyon (arındırma) Detoksifikasyon tıbbi bir dönemdir. Kullanılan maddenin bırakıldıktan sonra ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin kaldırılmasını hedefler. Her maddenin yoksunluk belirtisinin niteliği ve şiddeti farklıdır. Yoksunluk belirtilerinin şiddeti kişiden kişiye de değişebilir. Madde kullanımı sırasında bedenin kurduğu denge, madde bırakıldıktan sonra yeni bir denge oluşturmaya çalışır. İşte bu dönemde önemli bedensel sorunlar yaşanabilir. Bu bedensel belirtileri gidermek için tıbbi müdahaleler gerekir. Detoksifikasyon süreci tek başına tedavi değildir. Detoksifikasyon aşamasını takiben terapi ve rehabilitasyon sürecinin başlaması, iyilik sürecini uzatacaktır. 3. Bağımlılığın terapisi Terapi kişinin kendini tanıması, anlaması ve kendini değerlendirme yetisini kazanmasını, madde kullanmaya başlama nedenlerinin araştırılmasını ve bununla ilgili etkenlerin ortadan kaldırılmaya çalışılmasını (kişilik sorunları, güvensizlik vb), sözkonusu maddelerin kendisinde yarattığı etkileri tanımasını, tekrar kullanmaya başlamasının engellenmesi için gerekli bilgileri ve yetileri kazanmasını, dış dünyaya karşı kendisini hazırlamasını sağlamaya yöneliktir. 4. Rehabilitasyon Rehabilitasyon, bağımlılığın getirdiği davranış kalıplarının yıkılıp yerlerine yeni davranış biçimlerinin yerleşmesini, içinde bulunduğu ortamda diğer insanlar ile ilişki kurmaya başlamasını ve yeni ilişki biçimlerinin kurulması, madde kullandığı süreç içinde bozulan aile ve çevre ilişkilerinin tekrar düzenlenmesini içerir. Kişinin tekrar topluma dönmesinin sağlanması, bozulan dengelerinin kurulması, yeni bir hayat ve davranış biçimini kazanması oldukça zaman alan bir uğraştır. Yeni bir hayat kurma, kurulan bu yeni hayata alışma bu dönemde öğrenilir. Bu dönemde aynı zamanda başlanan terapiler devam etmelidir. Kişinin yeni bir çevre edinmesi önemlidir. Bu çevre içinde kişi yaşamayı öğrenecektir. Kendisine bir iş bulacaktır ya da çeşitli yardım kuruluşlarının desteği ile ona bir iş bulunacak ve çalışması sağlanacaktır. |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Madde Kullanan Kişiyi Tedaviye Yönlendirme
Kişinin bir yakını madde kullanıyor ise, bu konuda ne yapılabileceği iki ayrı düzlemde ele alınabilir. Birincisi, anne ve babalar, ikincisi ise arkadaşlar. Genellikle aileler çocuklarının madde kullandığını öğrendikleri an büyük bir şok geçirirler. Geçirdikleri bu şokun altında birçok etken vardır. Çocuklarından büyük beklentileri olan, çocukları için bir gelecek düşleyen anne baba, bir anda ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaya başlar. bütün düşleri, umutları, planları yok olmuştur. Çocuğu kendisine ve anne babasına bunu nasıl yapmaktadır? "Hadi kendini düşünmedin, anne babanı da mı düşünmedin?". Ardından çevre baskısını düşünmeye başlarlar. Çevredeki diğer insanlar, arkadaşlar, yakınlar ne düşünecektir? Onlara bu durumu nasıl anlatacaktır? Anne baba kendini de suçlamaya başlar. Bu duygu giderek bir öf***e dönüşür. Kendine ve çocuğuna duyduğu öfke, gösterilen ilk tepkidir. Kimi zaman anne ve babalar durumu kabul etmek istemeyebilir. Bunu bir sorun olarak algılamayabilir. Onun bir bağımlı olduğunu ya da olabileceğini düşünmez, ona konduramazlar. Sözkonusu durumu bir anlamda inkar ederler. Tüm bu nedenlerden dolayı, olayın öğrenilmesini takiben soğukkanlı davranabilmek olayın bütün gidişini etkileyip, değiştirebilir. Sakin olmak, iyice düşünmek ondan sonra harekete geçmek doğru olacaktır. Eğer anne baba kendini, bu konuyu çocuğu ile konuşmaya hazır hissetmiyorsa, konuşmaması daha doğru olacaktır. Yanlış hareket etmektense, hiç bir şey yapmamak sorunun çözümü için daha uygundur. Anne baba önce kendini suçlamaktan vazgeçmelidir. Ebeveynin kendini suçlaması, kendine ve çocuğuna karşı öf***e dönüşebilir. Unutulmamalıdır ki, madde kullanımı ne kadar önce tespit edilir, ne kadar önce bu sorun ile yüz yüze gelinir ise, kişiye o kadar çok yardım edilebilir. Öncelikle genç madde etkisi altında iken tartışmaya girilmemelidir. Tamamen ayılması, kendine gelmesi ve düşünebilecek, olanları muhakeme edebilecek düzeye gelmesi beklenmelidir. Madde etkisi altında sağlıklı bir tartışma olması hemen hemen imkansızdır. Bu dönemde bir iletişim sorunu ortaya çıkabilir ve sonrasında bununla baş etmek çok güç olabilir. Konuşmaktan çekinmemeli ve konuşmaktan çekinmediğini ebeveyn belli etmelidir. Konuşmaktan korkmak sorunu çözmeyi değil, ertelemeyi getirir. Kuşkular ve nedenleri anlatılmalı, gencin kendisini anlatması için cesaret verilmelidir. Anne baba, destek ve yardımcı olduğunu, bu amaçla konuyu konuşmak istediğini belirtmelidir. Ancak konuşurken karşısındakini korkutmamak gereklidir. Tartışma sırasında genç korkutulur ise, yalan söylemek zorunda kalabilir. Örneğin, "eğer madde kullandığını duyayım seni öldürürüm, bacaklarını kırarım" ya da "eğer madde kullanıyor isen, ailemizi mahvedersin, annenin ölümüne yol açarsın" gibi. Tartışmaktan ve kendini anlatmaktan çekinebilir. böyle bir durumda anlaşılmadığını düşünecektir. Madde kullanmakta haklı olduğu düşüncesi uyanacaktır. Baskı altında kalması tekrar maddeye yönelmesine yol açabilir. Karşılıklı konuşmak kadar, birbirini dinlemekte çok önemlidir. Özellikle genç kendisinin dinlendiğinin, kendisine önem verildiğinin farkına varmalıdır. Onu anlamaya çalışmak çok zor ama gerekli bir uğraştır. Bu noktada anne babanın kendini gencin yerine koyması ve onun yaşadıklarını, hissettiklerini ve düşündüklerini anlayabilmesi önemlidir. Olaylara sadece kendi açısından bakmak, geçmişte yapılan hatalara devam etmektir. Karşısındaki insanın sınırlarına girmeden ve onun özgürlüklerini ve en önemlisi varlığını yadsımadan onu anlamak çözümdür. En çok yapılan hatalardan biri onu yargılamaktır. Madde kullanması, davranışları, daha önce söyledikleri, yaşadıkları bir anda yargılanmaya başlar ve hemen oracıkta bir mahkeme kurulur. Yer ve zaman mahkeme (!) kurmak için uygun değildir. Amaç hızla sorunun üstüne gitmektir. Çözüm için ne yapılması gerekiyor ise o yapılmalıdır. Hesaplaşma sonraya, hatta çok sonraya bırakılmalıdır. Sorun anlaşıldıktan, karşılıklı iletişim ve güven sağlandıktan sonra sıra ne yapılacağına gelmiştir. İşte bu noktada onun fikri sorulmalıdır. Maddenin kendisinden götürecekleri ve sonunu ne olduğu iyice anlatılmalıdır. Ancak aile her ne olursa olsun, her zaman onun yanında olacağını belirtmelidir. Maddeyi bırakması istenmelidir. Bağımlı kişilerin maddeden kurtulmanın mümkün olmadığına dair bir inançları vardır. Bırakmak ve kurtulma çabasından çekinirler. Çünkü çok zahmetli bir iştir. Yapılması gereken bağımlının tüm yaşamını değiştirmesidir. Bu nedenle kişi cesaretlendirilmelidir. Soruna bir çözüm bulunabileceği anlatılmalıdır. İlk başta bir tedavi kurumuna başvurmak istemeyebilir. Özellikle hastanede yatmak ve bağımlı olarak etiketlenmekten korkabilir. Ancak, profesyonel bir sağlık personeline danışılması soruna birçok yeni açılım getirecek, bazı noktalardaki gölgeleri ve kuşkuları yok edecektir. Israrlı bir tutum takınmak gerekli olabilir. Ancak bu bıktırıcı değil, özendirici olmalıdır. Aile ile daha önce yaşanan çatışmalar var ise, bunları unutmak, en azından şimdilik kaydı ile ertelemek gence bir tür ödül gibi olacak, madde sorununa odaklanmak ise sorunun önemini vurgulayacaktır. Eğer kişi kullanmaya bıraktıysa onu sürekli bir suçlu gibi izlemek, potansiyel bir tehlike olarak değerlendirmek, geçen günleri sık sık gündeme getirip onu suçlamak büyük hatadır. Tekrar başlaması için zemin hazırlamaktır. İzleme özen ve dikkat gösterilerek sessizce ve gencin onurunu kırmadan yapılmalıdır. Tam olarak bağımlılık gelişti ve kişi tedavi olmaya ya da bırakmaya niyetlenmiyor ise onu artık zorlamak iyi olacaktır. Bu zorlama, zor kullanarak onu tedaviyi götürmek anlamında değildir. Onun imkanlarını, seçeneklerini daraltmak, gösterilen hoşgörünün sınırlı olduğunu hissettirmek, indirek baskı yöntemleri kullanmak çoğu zaman kişiyi tedaviye zorlar. Bunların ötesinde daha fazla birşey yapmak, kişiye herhangi bir şey kazandırmayacaktır. Kendi istemediği taktirde, kimse bağımlı kişiye madde kullanmayı bıraktıramaz. O kendi sorumluluğunu almadığı sürece, başkalarının onun sorumluluğunu onun yerine üstlenmesi çözüm yaratmaz. Aksine sorun giderek karmaşıklaşır. Bu nedenle kişinin kendi sorumluluğunu üstlenmesini sağlamak iyi bir seçenektir. Kendi başına ve kendi isteği ile bırakması, tekrar başlamasını da engelleyecektir. Gençler arasında yapılan bir hata ise, arkadaşını maddeden kurtarmak için kendini ateşe atma davranışıdır. Birçok kişi madde kullanan arkadaşını bu sorundan kurtarmak ister. Onun sorundan uzaklaşması için yapması gerekenden ve yapabileceğinin üstünde çaba göstermeye başlar. Kimi zaman o kadar yakınlaşır ki kendisi de madde kullanmaya başlar. Bu durumlar klinik pratikte sıklıkla gözlenmektedir. Bu nedenle, madde kullanan kişiye yaklaşılırken kişi kendi sınırlarını zorlamamalı, sorunu tek başına çözebileceği inancına kapılmamalı ve yardım istemelidir. Kişinin ailesinden ya da sağlık kuruluşlarından istenecek yardımdan kaçınılmamalıdır. |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Bağımlılığın Önlenmesi
Önlemenin Önemi Önleme, insanların madde kullanmasını ve eğer kullandıysa bağımlı hale gelmesini engellemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerine verilen addır. Tüm dünyada önleme programları giderek önem kazanmaktadır. Çünkü; •Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır. Kişilerin bağımlılıktan kurtulma isteği tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktördür. Ancak buna rağmen tam temiz kalmayı başarma oranı oldukça düşüktür. •Bağımlılığın başlangıcından tedavisine kadar geçen sürede topluma yansıyan olumsuz yanları çok büyüktür. Bağımlılığın getirdiği sosyal ve ekonomik zorluklar sonucu insanlar yasal olmayan eylemler yapabilmekte ve suç işlemektedirler. Para kazanabilmek için kadınlar fuhuş yapmak zorunda kalmaktadır. Kullandığı mala para yetiştirebilmek için kimi zaman bağımlı kişiler madde satışına yönelebilmektedir. Kullanıcılar kullanmayan insanlara birer kötü örnek oluşturmakta ve yeni kullanıcıların ortaya çıkışını kolaylaştırabilmektedir. •Uygulanan uzun süreli tedavilerin topluma maliyeti çok yüksektir. Altı ay ve daha uzun süren tedavilerin madde bağımlılığında daha etkin olduğu gösterilmiştir. Bu kadar uzun süreli tedaviler için fiziksel mekanlar yaratmak, personel çalıştırmak, rehabilitasyon alanları açmak, iş bulmak oldukça yüklü bir organizasyondur. •İyileştikten sonra yineleme oranı çok yüksektir. Kişinin tekrar madde kullanmaya başlamasını etkileyen bir faktör vardır. Tüm bu faktörleri minimal düzeye indirmek oldukça ciddi bir uğraş gerektirmektedir. Tüm bunlar yerine getirilse bile beklenmeyen olaylardan dolayı tekrar kullanımın görülmesi seyrek değildir. •Öte yandan her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir. Önleme Çalışmasının Yöntemleri Önleme çalışmaları iki ayrı başlıkta toplanabilir: 1.Toplumda madde talebini azaltmak 2.Maddenin arzını yani bulunabilirliğini azaltmak İkinci yöntem tamamen polisi ilgilendiren, yasal çalışmalardır. Bu bölümde daha çok toplumda madde talebini azaltmaya yönelik yapılabilecek çalışmalardan söz edilecektir. Madde kullanımı ile mücadele ve koruma çalışmalarında üç önleme yöntemi vardır. 1. Birincil önleme (primary prevention): Burada hedef henüz hiç kullanmamış ama risk taşıyan gruplardır (Ergenler, işyerleri vb). Eğitim yolu ile madde kullanımının engellenmesine çalışılmaktadır. Kitle iletişim araçlarının bu amaçla kullanımı önem taşımaktadır. Ergenlere yönelik eğitim ise çeşitli basamakları içerir. 2. İkincil önleme (secondary prevention): Bu aşama erken tanı koymayı, bağımlılık gelişmeden önlemlerin alınmasını içerir. 3. Üçüncül önleme (tertiary prevention) : Bu aşamada amaç madde kullanan kişilerin madde kullanmayı bırakması ve bıraktıktan sonra tekrar bu maddeleri kullanmaya başlanmasının önlenmesidir. Bunun bir diğer parçası ise, madde kullanımı ile ortaya çıkan zararların önlenmesidir. Burada amaç, bulaşıcı enfeksiyonlardan korunmak, suça iten nedenleri azaltmak ve diğer fiziksel zararlardan korunmak, en azından bu zararları düşük düzeye indirmektir. Bedava enjektör dağıtımı, kullananlara yönelik eğitim programları, Metadon tedavisi de bu önleme dönemi içinde yer almaktadır. Önleme Çalışmasının Biçimleri Önlemeye yönelik çeşitli çalışmalar yürütülebilir. 1. Bilgilendirme: Bunlardan birincisi ve belki de en sık kullanılanı 'Caydırıcı' yöntemdir. Burada amaç, kişiyi uyuşturucu madde kullanımını tehlikelerine karşı uyarmak, olumsuz bir tutum geliştirmek ve madde kullanmaktan korkmasını sağlamaktır. Bu yönteme örnek olarak "uyuşturucu öldürür" sloganı verilebilir. Uyuşturucu kullananların yakalandıkları zaman, yasal olarak cezalandırılmaları ve cezaevlerine gönderilmeleri de bir tür caydırma amacını taşır. Gerçekçi bilgilendirme yöntemi ise, madde kullanımının etkileri ve sonuçları hakkında insanları bilgilendirmek, merakı gidermek, yanlış inançları düzeltmek ve madde kullanan insanlara karşı olumsuz tavrı gidermek amaçlarını taşır. 2. Eğitim: Programlı eğitim yaklaşımı standart biçimde hazırlanmış paket eğitim programlarının uygulanmasını içerir. Birleştirilmiş eğitim yaklaşımı, diğer dersler içinde uyuşturucu maddeler hakkında bilgi verilmesidir. Örneğin kimya, biyoloji, yurttaşlık derslerinde uyuşturucu ile ilgili bilgilerin yeri geldikçe ulaştırılmasıdır.Uyuşturucu madde konusunda eğitimin, genel sağlık eğitimi içinde yer almasının çok daha etkili olduğu bildirilmektedir. Bireysel geliştirme yaklaşımında amaç bireyin, kendine olan güvenini ve sosyal becerilerini artırmak, karar verme yetisini geliştirmek, sorunları ile başa çıkmasını öğretmek, insanlar arası ilişkilerini düzenlemektir. 3. Toplumsal çalışmalar: Toplumsal çalışmalar tüm topluma yönelik etkinlikleri kapsamaktadır. Bunlar içinde, kamuoyuna yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları, kamuoyunda madde karşıtı bir değer geliştirmek sayılabilir. Danışma merkezlerinin kurulması da toplumun bilinçlendirilmesinde büyük önem taşır. Özel kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin desteğinin sağlanması, yardım ve bakım evlerinin oluşturulması ve bilgi ve alternatif aktivitelerin geliştirilmesi uyuşturucunun toplumda yayılmasını önleyecek çalışmalardır. Tüm bu çalışmalar tek tek ya da birarada yapılabilir. Ancak bu tür çalışmalarda süreklilik ve gönüllü katılım çok önemlidir. Önleyici Yaklaşımlara Temel Bir Bakış Müdahale Odaklanma Yöntemler Geleneksel Bilgilendirme:Uyuşturucu hakkında ve uyuşturucu kullanımına karşı tavırların teşvik edilmesinin sonuçları hakkında bilgilendirmenin artırılması Didaktik eğitim, tartışma, görsel-işitsel sunumlar, posterler, vs... Caydırma Tütün, alkol ve uyuşturucu kullanımına bağlı risklerin göz önüne serilmesi Uyuşturucuların tehlikeli olduğuna dair açık, muğlak olmayan mesajların verilmesi Ahlaki Girişimler Ahlaki ya da etik yolla madde zararlarını önlemeye çalışılması Sigaranın, alkolün ve uyuşturucunun zararları üzerine ders verilmesi Etkili eğitim Kendine saygıyı, sorumluluğu, karar vermeyi, etkileşimli büyümeyi, az bilgilendirme ya da hiç bilgilendirmemeyi artırma; sıkıntıyı ve yabancılık hissini azaltmak için alternatifler sunulması Didaktik eğitim, tartışma, deneyimsel aktiviteler, problem çözücü gruplara verilen halk hizmetleri ve mesleki eğitim merkezleri Psikososyal Direniş Becerileri Sigara, içki ve uyuşturucuya karşı sosyal etki farkındalığını artırma, direniş becerileri geliştirme, madde kullanıcılarının ani negatif sonuçlar hakkında bilgisini artırma Direniş becerisi eğitimi, davranışsal anlatım, genişletilmiş pratik yapma ödevleri, eski sınıf arkadaşı liderlerinden yararlanma Kişisel Ve Sosyal Beceriler Eğitimi Karar vermeyi, kişisel davranış değişimini, endişenin azaltılmasını, iletişimi, sosyal ve savunma becerilerini artırmayı; madde kullanımı etkilerine direnmek için genel becerilerin uygulanması Sınıf tartışma, idraki-davranışsal beceri eğitimi (bilgilendirme, demonstrasyon, pratik, geri besleme, ve güçlendirme) Önleme Çalışmasının Başarısını Etkileyen Faktörler: Aşağıda sayılan faktörler önleme çalışmalarının başarısı üstüne doğrudan etki gösterir. •Süreklilik sağlanmadığı sürece bu çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanması kaçınılmazdır. Anlık etkinliklerin, kampanyaların başarılı oamadığı gösterilmiştir. •Gönülllü insanların bu çalışmalarda yeralması başarıyı artırmaktadır. •Özendirmeden kaçınmak gerekir. Bilinçsizce yapılan birçok etkinlikte kişiler maddeye karşı özendirilebilmektedir. •Merak uyandırmamak gerekir. •Risk gruplarını oluşturan kişilerin (örneğin gençlerin) doğrudan etkinlikler içinde yeralmasının sağlanması başarıyı artırmaktadır. •Toplumun katılımı ve işbirliği sağlanmalıdır. •Her kültüre uygun mesajların seçilmesi ve kullanılması gerekir. Böylece mesajların insanlara ulaşımı daha kolay olabilmektedir. Tüm toplumu sarabilecek tek bir mesaj bulmak imkansızdır. |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Site Admin
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mekan: San Francisco
Mesajlar: 46,323
|
İlgi: Bağımlılık Problemleri..
Türkiye'de Madde Kullanımı Türkiye' de çocuk ve ergenler arasında madde kullanımının yaygınlığı Araştırmalar ülkemizde madde kullanım yaygınlığının giderek arttığını göstermektedir. Bunu anlatmak için 2001 ve 2004 yılında yaptığımız iki araştırmanın sonuçlarını karşılaştırmaya çalışacağım. 2001 Yılı Araştırması Araştırma 9 ilde ilköğretim ve ortaöğretim gençleri arasında 24,000 kişiye ankete uygulanmıştır. Sonuçlara göre genel olarak madde kullanımı en yüksek, İzmir ilinde bulunmuştur. Esrar kullanımı ise Diyarbakır ilinde diğer illere göre oldukça yüksektir. İlköğretimde yaşamı boyunca en az bir kez tütün kullanan öğrencilerin %16.1 olduğu saptanmıştır. Bu oran alkol için %15.4, uçucu ve uyuşturucu maddeler için %1.7'dir. Ortaöğretimde yaşamı boyunca en az bir kez tütün kullanımı %55.9, alkol kullanımı %45.0, esrar kullanımı %4.0, uçucu madde kullanımı %5.1, eroin ve ecstasy kullanım yaygınlığı %2.5'dir. İlk ve ortaöğretimde tütün, alkol ve diğer maddelerin kullanım yaygınlığı erkekler arasında daha fazladır. Özel okulda okuyanlarda madde kullanım riski devlet okulunda okuyanlara göre daha yüksek bulunmuştur. İlköğretim öğrencileri arasında yaşamı boyunca en az bir kez tütün kullandığını belirtenlerin oranı %16.1'dir. Tütünden sonra en sık kullanılan maddeler sırasıyla alkol, uçucu maddeler ve esrardır. "Uyuşturucu madde" kullandığını belirtenlerin yaygınlığı daha düşük oranda bulunmuştur. Ortaöğretim öğrencilerinde tütün yine en sık kullanılan maddedir. Tütünü alkol, uçucu maddeler ve esrar takip etmektedir. Eroin ve ecstasy kullanım yaygınlığı benzer orandadır. Tuzak madde kullanım sorusunda tuzak maddeyi kullandığını belirtenler genel değerlendirmeden çıkarıldığında, özellikle tütün ve alkol dışında kalan maddelerin kullanım yaygınlıklarında belirgin bir düşüş olduğu gözlenmektedir. İllere göre madde kullanım yaygınlıklarına bakıldığında ilköğretimde, tütün, alkol, esrar ve uçucu madde kullanımının en yüksek Eskişehir'de olduğu belirlenmiştir. Tütün ve uçucu madde kullanımının en düşük olduğu il ise Adana'dır. Alkol kullanım yaygınlığı en düşük Diyarbakır'da , esrar kullanım yaygınlığı en düşük İzmir ilindeki öğrenciler arasında bulunmuştur. Ortaöğretim öğrencilerinde madde kullanım yaygınlıkları illere göre değerlendirildiğinde ise tütün kullanımı %45.9 ile %63.8 arasında değişirken, uçucu madde, eroin, ecstasy kullanımının en yaygın olduğu il İzmir'dir. Esrar kullanımında, Diyarbakır %7.3 ile ilk sırada bulunmaktadır. Madde kullanım yaygınlıklarının en düşük olduğu illere bakıldığında, esrar ve eroin kullanım yaygınlığının en düşük Sivas'ta olduğu görülmüştür. Tütün kullanımının en düşük olduğu il Adana, uçucu madde kullanımının en düşük olduğu il ise Kocaeli'dir. Araştırma sonuçları, madde kullanımına başlamada en önemli faktörün "merak" olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları en kolay ulaşılan maddelerin uçucu maddeler ve sakinleştirici haplar olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Gençlerin büyük çoğunluğu ilk olarak denedikleri maddeyi kendisinden yaşça büyük ya da kendi yaşlarında bir arkadaş tarafından verildiğini veya bir grup arkadaş tarafından paylaşıldığını belirtmiştir. Madde kullanan gençlerin büyük bir çoğunluğu; madde kullanımının ruhsal ve bedensel sorunlara yol açmasının, bağımlı olmanın, kontrolden çıkmanın madde kullanımından uzak durmada önemli etkenler olduğunu belirtmiştir. Bu etkenleri önemli bulmalarına rağmen madde kullanmaları; bu olumsuz etkilerin kullanımı bırakmakta çok büyük etkilerinin olmadığını göstermektedir.öğrencilerden madde ile ilgili bilgilendirme etkinliklerine katılanlar ile katılmayanlar arasından madde kullanım olan ve olmayanlar arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Ögel K, Çorapçıoğlu A, Sır A, Tamar M, Tot S, Doğan O, Uğuz S, Yenilmez C, Bilici M, Tamar D, Liman O. Türkiye'deDokuz İlde İlk ve Ortaöğretim Öğrencilerinde Tütün, Alkol Ve Madde Kullanım Yaygınlığ |