Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Sağlık

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 10-02-2006, 02:07 PM   #1 (permalink)
cebedexx
Special Member
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,227
Akciğer Hipertansiyonu

Genel Bakış
Yaklaşık 50 milyon Amerikalıda, kanın, vücuttaki atardamarlardan sağlıklı bir insan için fazla yüksek bir basınçla dolaştığı bir rahatsızlık olan yüksek tansiyon (hipertansiyon) bulunmaktadır. Yüksek tansiyonun çok daha az yaygın olan bir türü sadece akciğerlerdeki atardamarları etkiler. Akciğer hipertansiyonu olarak bilinen bu ciddi hastalık, gitgide daha vahim hale gelir ve nihai anlamda öldürücü olabilir.
Akciğer hipertansiyonu, akciğerleriniz içerisindeki minik atardamarların daralması veya tıkanması ile meydana gelir. Bu durum, akciğerlerinizde kan akışına karşı direncin artmasına yol açar, bu da akciğer atardamarları içerisindeki basıncı yükseltir. Basınç biriktikçe, kalbinizin sağ karıncığının, akciğerleriniz içerisinden kan pompalaması için daha çok çalışması gerekecek,buda en sonunda kalp kasının zayıflamasına, zaman zaman da bütünüyle durmasına neden olur.
Birincil akciğer hipertansiyonu için şu anda hiçbir tedavi yoktur, ancak ilaç tedavileri semptomların azaltılmasına yardımcı olabilir ve bu rahatsızlığı taşıyan kişilerin yaşam kalitesini iyileştirebilir.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
cebedexx Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 10-02-2006, 02:09 PM   #2 (permalink)
cebedexx
Special Member
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,227
Bulgu ve Belirtiler

Akciğer hipertansiyonunun belirtileri ve semptomları hastalığın erken aşamalarında belirsizdir ve aylar, hatta yıllar boyunca görülmeyebilir. Hastalık ilerledikçe, belirti ve semptomlar daha fark edilebilir hale gelir. Aralarında şunlar bulunur:
· Nefes kesikliği (dispne). Başlangıçta, sadece kendinizi fiziksel olarak yorduğunuz zaman nefes nefese sıklıkla kaldığınızı fark edebilirsiniz ama en sonunda nefes kesikliğini yaşayabilirsiniz.
· Yorgunluk.
· Baş dönmesi veya bayılma nöbetleri (senkop).
· Göğüste baskı veya ağrı.
· Ayak bileklerinizde, bacaklarınızda ve en sonunda karnınızda şişme (ödem).
· Dudaklarınızda ve teninizde mavimsi renk (siyanoz).
· Nabız artışı veya kalp atışında hızlanma.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
cebedexx Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-02-2006, 02:09 PM   #3 (permalink)
cebedexx
Special Member
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,227
Sebepleri

Sebepleri
Normal şartlar altında, akciğerlerinizdeki kan damarları kan akışına karşı, vücudunuzun geri kalan kısmındaki damarlara göre daha fazla direnç sağlar. Bu nedenle, kan basıncı genellikle akciğerlerinizdeki damarlarda çok daha düşük olur. Akciğerlerinizdeki normal sistolik basınç, siz dinlenme halindeyken yaklaşık olarak 14 milimetre cıvadır (mm Hg). Akciğer hipertansiyonu sistolik akciğer tansiyonunun, dinlenme halinde iken 25 mm Hg, egzersiz halinde iken 30 mm Hg olması olarak tanımlanır.
Akciğer hipertansiyonunda, kan basıncındaki genel yükseliş, akciğer atardamarları boyunca uzanan endoteliyal hücrelerdeki değişikliklerle başlayan bir sürecin nihai sonucudur. Bu değişiklikler, nihai anlamda kan damarlarını daraltan veya bütünüyle tıkayan ek bir dokunun oluşmasına neden olur. Yaralanma (fibroz) da genellikle meydana gelerek, atardamarın sertleşmesinin yanı sıra daralmasına da neden olur. Bu durum kan akışına karşı direncin artmasına neden olarak, akciğer atardamarlarındaki basıncı artırır.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
cebedexx Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-02-2006, 02:12 PM   #4 (permalink)
cebedexx
Special Member
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,227
Tarama ve tanı

Bazı vakalarda, doktorunuz göğüs röntgeni veya, kalbiniz içerisinden geçen elektrik itkilerini ölçen, cerrahi olmayan bir test olan elektrokardiyogram (ECG) sonuçlarına dayalı olarak, sizde akciğer hipertansiyonu olduğundan şüphelenebilir. Ancak çoğu zaman, akciğer hipertansiyonu erken safhalarında kolayca tespit edilemez.
Bunun nedenlerinden biri, en erken semptomlardan olan nefes kesikliğinin başka bir sağlık sorunu olmayan genç bir insanda her zaman ciddiye alınmamasıdır. Hafif bir astım tanısı konabilir, hatta sinirsel bir tepki olarak bile geçiştirilebilir. Nefes darlığı, başlangıcında fark edilmesi zor ve ağır olsa da, akciğer hipertansiyonu yıllar boyunca doğru biçimde teşhis edilmeyebilir.
Hastalık daha fazla ilerlemiş olsa bile, belirtileri ve semptomları çoğu zaman kalp ve akciğer rahatsızlıklarınınkilere benzer. Bu nedenle, doktorunuz muhtemelen sorununuzun olası diğer nedenlerini olasılık dışı bırakmak için bir veya daha fazla test tavsiye edebilir. Bu testlere şunlar dahildir:
· Ekokardiyografi (ultrasonik kardiyografi). Cerrahi müdahale içermeyen bu testte, doktorunuz kalbinizi neşter kullanmadan görmesine imkan veren zararsız ses dalgaları kullanılır. Bu işlem esnasında, dönüştürücü adı verilen, küçük, plastik bir alet göğsünüz üzerine konur. Kalbinizden yansıyan ses dalgalarını (ekolar) toplayarak, bunları, atmakta olan kalbinizin görüntülerini ekranda oluşturmak için ses dalgalarından yararlanan bir makineye iletir. Bu görüntülerde, kalbinizin ne kadar iyi işlemekte olduğu gösterilir ve kaydedilen resimler sayesinde doktorunuz, kalp kasınızın büyüklüğünü ve kalınlığını ölçebilir. Zaman zaman doktorunuz kalbinizin stres altında ne kadar iyi çalıştığının belirlenmesi için egzersiz ekokardiyogramı tavsiye edecektir. Bu durumda, sabit bir bisiklet veya koşu bandı üzerinde egzersiz yapmadan önce ekokardiyogramınız çekilir, hemen sonrasında da başka bir teste tabi tutulursunuz. Geleneksel ekokardiyogramlar emniyetli ve genellikle acısızdır. Egzersiz ekokardiyogamı hafif bir kalp krizi riski taşır, ancak doktorlar bu testi, emniyetli olduğunu düşündükleri zaman salık verirler.
· Akciğer fonksiyonu testleri. Cerrahi olmayan bu testler de, akciğerlerinizin ne kadar hava tutabildiğini, akciğerlerinize giren ve çıkan hava akışını ölçer. Aynı zamanda, akciğer çeperiniz ile kılcal damar zarı arasındaki zar üzerinde değiş tokuşu yapılan gazların miktarını da ölçebilirler. Buradaki bir anomali, PPH’nin ilk işareti olabilir. Testler esnasında, sizden büyük olasılıkla spirometre adı verilen basit bir aletin içerisine üflemeniz istenecektir.
· Serum verme ile akciğer taraması. Bu testte, akciğerleriniz içerisindeki kan akışını incelemek için az miktarda radyoaktif izleyici (radyoizotoplar) kullanılır. Radyoizotoplar, kolunuzdaki bir damara enjekte edilen, radyofarmasötikler olarak bilinen maddelere bağlanır. Hemen ardından, özel bir kamera (gama kamerası), akciğerlerinizin kan damarlarındaki kan akışının resimlerini çeker. Akciğer taraması, genellikle kan pıhtılarının akciğer hipertansiyonu semptomlarına neden olup olmadığının belirlenmesinde kullanılır. Genellikle havalandırma taraması olarak bilinen başka bir testle birlikte gerçekleştirilir. Bu testte, siz az miktarda radyofarmasötiği içinize çekerken, bir gama kamerası da havanın akciğerleriniz içine doğru olan hareketini kaydeder. İşlemin tamamı genellikle bir saatten daha kısa sürer. Radyoaktif materyale maruz kalmanız sizde bazı kaygılar doğurabilse de, radyoaktivite miktarı, yan etkilere veya komplikasyonlara neden olmayacak kadar küçüktür.
· Sağ kalp kateterizasyonu. Lokal anestezi kullanılarak ayakta tedavi temelinde gerçekleştirilen bu test, çoğu zaman akciğer hipertansiyonunun belirlenmesindeki en güvenilir yoldur. Bu uygulama esnasında, doktorunuz, boynunuzda veya kasığınızdaki bir damara ince, esnek bir tüp (kateter) yerleştirir. Daha sonra kateter sağ karıncığınızın ve akciğer atardamarınızın içine dikkatlice uzatılır. Sağ kalp kateterizasyonu sayesinde doktorunuz, ana akciğer atardamarları ve sağ karıncıktaki basıncı doğrudan ölçebilir. Bu uygulama aynı zamanda doktorunuzun, sizin için en etkili tedaviyi bulmak amacıyla farklı ilaçların kalbiniz üzerindeki etkisini değerlendirmesine de yardımcı olur. Uygulamanın olası riskleri arasında, kateterin sokulduğu damarda travma meydana gelmesi, kateterin ucunda kan pıhtılarının oluşması, kalp krizi ve çarpıntısı yer almaktadır.
· Hızlı bilgisayar tomografisi (CT). CT taraması sayesinde doktorunuz, organlarınızı iki boyutlu ‘dilimler’ halinde görebilir. Saliselik bilgisayar işlemleriyle, vücudunuz içerisinden bir dizi çok ince röntgen ışını geçerken bu görüntüleri meydana getirir. Bu bölgenin görüntülenmesine yardımcı olmak amacıyla yaygın olarak boya (kontrast aracı) kullanılır. Bazı hastanelerde artık CT makinesi olarak bilinen alet kullanılmaktadır. Bu makine, standart CT ile 20 dakika veya daha uzun süren işlemin aksine, atardamarlarınızı 20 saniyeden daha kısa süre içerisinde tarayabilir. Bu hız önemlidir, çünkü boya hala atardamarlarınızın içerisindeyken görüntülenebilmesine imkan verir.
· Manyetik rezonans görüntüleme (MRI). Bu testte hiç röntgen ışını kullanılmaz. Bunun yerine, bilgisayarda güçlü manyetik alan ve radyo dalgalarınca üretilen verilerden gelen doku 'dilimleri' üretilir. Akciğer hipertansiyonu teşhisinin konmasında henüz yaygın olarak kullanılmasa da, akciğer atardamarlarının değerlendirilmesinde son derece değerli olduğu görülmektedir. Öte yandan, PPH'yi kontrol etmek için ilaç alıyorsanız gerekli bir uygulama olan, atardamar basıncı ölçümünü yerine getiremez.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
cebedexx Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-02-2006, 02:22 PM   #5 (permalink)
cebedexx
Special Member
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,227
Komplikasyonlar

Akciğer hipertansiyonu, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi komplikasyona neden olabilir:
· Sağ karıncıkta büyüme (kor pulmonal). Bu rahatsızlıkta, kalbinizin sağ karıncığı büyür ve en sonunda çalışmamaya başlar. Sol karıncıktan çok daha kaslı olan sağ karıncığın, kanı tıkanan veya engellenen akciğer atardamarları içerisinden hareket etmesi için, normalden daha güçlü pompalaması gerektiği zaman meydana gelir. Başlangıçta, kalp, çeperlerini kalınlaştırarak ve sağ karıncık odacığını, içinde tutabildiği kan miktarını artırmak için genişleterek telafi etmeye çalışır. Ancak bu önlem sadece geçici olarak işe yarar ve en sonunda sağ karıncık baskı fazlasından ötürü çalışmamaya başlar.
· Kan pıhtıları. Bunlar, yararlanan kan damarlarını onaran renksiz kan hücreleri olan, protein (fibrin) ve kan hücreleri ağına gömülü pıhtı hücrelerinin tıpalarıdır. Pıhtılar, yaralanmanızdan sonra kanamayı durdurmaya yardımcı olan karmaşık bir işlemin nihai ürünleridir. Ancak zaman zaman pıhtılar, kendilerine ihtiyaç olmayan yerlerde meydana gelir. Akciğer hipertansiyonunuzun olması, akciğerlerinizdeki küçük atardamarlarda pıhtı gelişmesi olasılığını artırarak, kan damarlarındaki daralmayı ya da tıkanmayı daha kötü hale getirir.
· Akciğerler içindeki sıvı (akciğer ödemi). Ölüm tehlikesi olasılığı bulunan bu rahatsızlık, akciğerlerinizdeki damar ve kılcal damarlar içerisinde bulunan basıncın, kılcal damarlardaki sıvıyı, akciğer keseciklerine doğru iterek, akciğerlerinizin sıvı ile dolmasına neden olması ile meydana gelir. Bu durum, akciğerlerinizin vücudunuza oksijen sağlamasını ve karbondioksiti ortadan kaldırmasını zorlaştırır.
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
cebedexx Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-02-2006, 02:23 PM   #6 (permalink)
cebedexx
Special Member
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mekan: İZMİR/KSK
Mesajlar: 2,227
Kişisel bakım


Tıbbi tedavi, akciğer hipertansiyonunu tedavi edemese de, semptomlarını azaltabilir. Aşağıdaki sağlık önlemlerini izleyerek de yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.
· Bol bol dinlenin. Bol bol dinlenmek, akciğer hipertansiyonuna eşlik edebilecek olan yorgunluğa karşı savaşılmasına yardımcı olabilir.
· Besleyici bir diyet izleyin ve sağlıklı bir kiloda kalın. Yağsız tavuğa, balığa, tam tahıllara, taze meyvelere ve sebzelere ağırlık verin. Kalbinizin sağlığı için, her türlü yağ alımınızı, günlük kalorilerinizin yüzde 30'undan daha fazla olmayacak şekilde sınırlayın. Hayvani (doymuş) ve trans yağları (hidrojenli yağlar) yüzde 10 veya daha azı ile sınırlayın.
· Sigara içmeyin. Sigara içiyorsanız, kalbiniz ve akciğerleriniz için yapabileceğiniz yegane iyi şey bırakmak olacaktır. Sigarayı kendi kendinize bırakamıyorsanız, doktorunuzdan, bırakmanıza yardımcı olacak bir tedavi planı salık vermesini isteyin. Araştırmacılar, pasif veya ortama bağlı sigara içme olarak da bilinen, dolaylı sigara içmenin, akciğer hipertansiyonunda bir rolü olup olmadığını bilmemektedir. Öte yandan, ortamda sigara dumanına maruz kalmanın, akciğer kanseri ve kalp krizi de dahil olmak üzere bir dizi sağlık sorununa neden olabileceği de bilinmektedir.
· Mümkün olduğunca hareketli kalın. En hafif hareket biçimleri bile akciğer hipertansiyonu olan bazı insanlar için fazla yorucu olabilir. Diğerleri için, yürüyüş gibi orta düzeydeki egzersizler büyük yarar sağlayabilir. Bayılma riskini artırabilecek olan ağırlık kaldırma ve merdiven çıkmadan kaçının. Doktorunuz uygun bir egzersiz programı planlamanıza yardımcı olabilir.
· Hamile kalmaktan veya doğum kontrol hapları kullanmaktan kaçının. Eğer çocuk doğurabilecek yaşta bir kadın iseniz, hamile kalmaktan kaçının. Hamilelik hem sizin için hem de bebeğiniz için hayati tehlike taşıyabilir. Ayrıca, kan pıhtılaşması riskinizi artırabilecek olan doğrum kontrol hapları kullanımından kaçının. Doktorunuzla, alternatif doğum kontrol biçimlerini görüşün.
· Yüksek rakımda seyahat etmekten veya yaşamaktan kaçının. Yüksek rakım, akciğer hipertansiyonu semptomlarını daha da kötüleştirebilir. Eğer yüksek rakımda yaşıyorsanız, doktorunuz daha düşük rakımlı bir yere taşınmanızı tavsiye edebilir.
· Stresi azaltmanın yollarını bulun. Bu yollar, yogadan meditasyona ve biyo-geribildirimden sıcak banyolara, müzikten iyi bir kitaba kadar çeşitlilik gösterebilir. Rahatlatıcı bulduğunuz bir faaliyete günde en az 30 dakika ayırmaya çalışın. Akciğer hipertansiyonu bulunan birçok insan, sadece stresi azaltmanın yaşam kalitelerini büyük ölçüde yükselttiğini fark etmiştir.

TEŞHİS VE TEDAVİ İÇİN DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ!
__________________
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni Üstünde çubuklu formalar vardı Bir anda tutuldum aşık oldum ben Hayatın anlamı siyah-beyazdı Ölümle yaşamı ayıran çizgi Siyahla beyazı ayıramaz ki Her yolun sonunda ölüm olsa da Sevenleri kimse ayıramaz ki
cebedexx Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.2 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 RC7
Design by HTWoRKS
eXTReMe Tracker
Page generated in 0.12841 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (88996)