Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Sağlık

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 01-03-2006, 11:53 PM   #1 (permalink)
ByKuzguN
Co Administrators
 
ByKuzguN'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 24,460
Wink Medİtasyon..

Meditasyonla ilgilenen, yapmak isteyen, deneyen bir çok

kimse kitap veya değişik makaleler gibi bir bilgi kaynağını

alarak veya meditasyon öğrettiğini iddia eden bir yere

mesela bir derneğe giderek işe başlar ve bu kişilerin büyük

bir çoğunluğu da hayal kırıklığına uğrar. Çünkü konu

kendilerine yanlış olarak anlatılır. Yaptığını ve bildiğini

iddia eden kişilerin büyük bir çoğunluğu da kendisine

"Anlamamış geri zekalı" dedirtmemek için yaparmış gibi,

bilirmiş gibi konuşur veya yazar fakat yurdumuzda

yayınlanmış ve anlatılmış meditasyon hakkındaki bilgilerin

hepsi de eksik veya yanlış.

Bu yazıyı okuyanların büyük bir çoğunluğunun da meditasyon

denemesi yaptıklarını ve başarılı olamadıkları için boş

verdiklerini, "Ben beceremiyorum" düşüncelerine

girdiklerini biliyorum. Aslında meditasyon inanamıyacağınız

kadar kolay ve sadece dört beş dakikada ne olduğunu

anlayabileceğiniz, on dakika uğraşırsanız da yapmaya

başlayacağınız birşeydir.

Bütün mesele şimdiye kadar, ne olduğunu bilmeyen kişiler

tarafından yanlış anlatılmış olmasındadır. Meditasyonu

anlatmak ve öğretmek için de ne öyle yüzlerce sayfalık

kitaplara ve ne de saatler ve günlerce süren konuşmalara

gerek vardır.

Benim rastladığım hemen hemen her kaynak meditasyon yapmayı

anlatmaya başlarken işin esası olarak "Zihninizi

durduracaksınız" veya "Zihninizi tamamen boşaltacaksınız"

veya "Hiç bir şey düşünmeyeceksiniz" diye başlıyor. Sonra

da bir sürü şey anlatıyorlar. Fakat bu zihni durdurmak,

boşaltmak, düşünmemek nasıl olabilir? Nedir? buna değinen

yok. Sanki bu zihin durdurmak, gözlerini kapatmak veya

kafayı kaşımak gibi insanın tabii bir işleviymiş gibi

bahsediyorlar. İşte başarısızlıklar da burada başlıyor.

Şimdi iddia ediyorum ki "Zihin durmaz!" Bu mümkün değildir.

Zihni durdurmak, düşünmemek, boşaltmak ancak bir ölünün

beyninde mümkün olabilecek birşeydir. Hatta ölülerin bile

beyin dalgalarının bir süre devam ettiği söylenir. İnsanın

veya hayvanın, fiziksel bir beyni olan bir canlının zihni

durmaz. Boşalmaz. Meditasyon yapmaya kalkıp da bunu

başaracağım diye uğraşan kimselerin de başarısız

olmalarının nedeni bu anlatımdır.

Bu şekilde anlatılmasının da bence tek sebebi o kitapları

yazanların, batıdan ya da isterse doğudan olsun, çeviri

yaparken olayı böyle anlamalarıdır. Tabii ki yurdumuzda da

neyin ne olduğunu anlayan ve uygulayan, uğraşa uğraşa

kendisine göre değişik bir yöntem bulmuş olan insanlar

vardır fakat bu kişiler kendi deneme yanılma deneyleri ile

bir sonuca ulaşmışlardır. Yazılı veya sözlü bir bilgiden

faydalanarak bunu başarmış değillerdir.

Konunun izahına geçmeden önce meditasyonun neden şart

olduğunu ve çalışılması gerektiğini biraz anlatmam

gerekiyor.


Değişik meditasyon teknikleri vardır. Bunların hepsini

bildiğimi iddia etmem bile saflık olur fakat sonuçta hepsi

bir noktada birleşirler. Peki meditasyon nedir, nasıl

yapılır?



ZİHNİ SUSTURMAK

Herşeyden önce bilinmesi gereken "Zihni susturmak"

kavramıdır.

Durup dikkatle kendinizi dinlerseniz farkedersiniz ki,

zihninizden devamlı olark bir takım kelimeler, zihinsel

sesler geçmektedir. Bu düşünürken, farkında olmadan

yaptığımız birşeydir. Birisini dinlerken bile zihin kendisi

kelimeler ve cümleler üretmese bile dinlediğimiz konuşmanın

bazı sözlerini tekrarlar. Hiç bir söz tekrarlamadığı

zamanlarda bile zihnimizden yerli veya yabancı saçma sapan

şarkı sözleri veya müzikler geçer. Bazı zamanlarda da

birisi ile yapacağımız ya da yaptığımız bir konuşmayı

bilerek veya bilmeyerek zihinsel olarak tekrarlarız. Bu

durum zihnin kendi kendisi ile konuşmasıdır. Öyle bir

haldir ki, bunu sesli olarak yapsak, yolda, işte, evde

böyle ilgisiz şeyler söylesek herkes psikiyatrik tedaviye

ihtiyacımız olduğunu düşünür.

İşte "Zİhni susturmak" zihnin bu konuşmasını durdurmaktır.
Bunu yapmak çok kolaydır fakat ilk başlarda sadece birveya

iki saniye sürer ve ne kadar zorlarsanız zorlayın,

kontrolünüz nederece güçlü olursa olsun bir an gelir ki,

zihinsel sesiniz hiç aklınızda olmayan bazı kelimeler

söylemeye, cümleler tekrarlamaya ve hatta küfürler

sıralamaya başlamıştır.

Zihninizi susturmayı başardıktan sonra yapılan çalışmalarla

bunu bir,iki dakikaya kadar uzatmanız çok kolaylaşır.

İşte zihni boşaltmak veya hiç birşey düşünmemekten

kastedilen budur. Zihin susturulur fakat durdurulmaz.

Zihninizin konuşmasını durdurduğunuz zaman da zihin durmuş

olmaz. Gözünüzün önünden bir sürü görüntü geçebilir.

Çevrede olan biteni farkedebilir, sesleri duyabilirsiniz.

Tabii bu meditasyon amacı ile sessiz bir yerde oturmayıp,

yolda yürürken zihninizi susturma denemesi yaptığınız

takdirde geçerlidir.

Şayet oturduğunuz, rahat bir ortamda zihnizi susturmaya

çalışıyorsanız ve gözünüzün önüne olmadık görüntüler

geliyorsa, doğru yoldasınız demektir. Bu görüntüler ister

resim şeklinde gözünüzün önüne gelen şeyler olsun, ister

zihinsel düşünceler olsun hiç farketmeksizin,

durdurulamazlar! Zaten amacımız bunları durdurmak da

değildir. Bu görüntü fışkırmaları bilinçaltımızın

temizlenmesidir. Hatta zaman zaman konsantremizi bozacak

kadar ani ve çarpıcı görünümler de olabilir. Merak etmeyin,

çıldırmıyorsunuz ve hayal de görmüyorsunuz. Sadece

bilinçaltınızda düğümlenmiş kirliliklerden arınıyorsunuz.


ZİHİN NASIL SUSTURULUR?

Bunu yapabilmek her durumda mümkündür ve özel bir hazırlığa

gerek yoktur fakat ilk başlamada durumu tam olarak

yaşayabilmek ve anlayabilmek için "Nefes teknikleri"

yazısında anlatılan birinci nefes tekniğini kullanmak

gerekir.

Rahat bir yerde oturun. Tercihen odanın ortasında ve bağdaş

kurmuş olarak oturmanız iyi olabilir. Bel kemiği zemine 90

derecelik durumda olmalıdır (Çalışma içinde yorulmak ve bu

dikliğin bozulması mümkündür. Bu olursa zarar yoktur). İki

eliniz, iki dizin üzerinde rahat bir konumdadır. Kafa

geriye kalkık veya öne eğilmiş değildir. Kafanın dikliği,

başın arkasının, bel kemiği ile aynı doğrultuda olmasına

yetecek kadardır. Yani sırtınızı ve başınızı, ensenizi bir

duvara dayamış gibi bir dikliktesiniz.

Önce on veya yirmi defa birinci nefes tekniğini

tekrarlayacaksınız. Nefes tekniği yapılırken düşüncelerin

daldan dala atlaması, ilgisiz konularra odaklanmaları

gerekmez fakat zihinsel bir zorlamaya da gerek yoktur.

Burada sadece ciğerler genişletilmekte, hazırlanmakdır.

Fiziksel bir aktivite içindeyiz.

Burundan kısa sürede ve hızla alınan nefes, nefes

tekniklerinde tarif edildiği gibi alınır. Bundan sonra

ağızdan ağır ağır verilir. Nefesin verilişi mümkün olduğu

kadar uzamalıdır. hava boşalınca karın adaleleri kasılıp,

içeriye çekilerek ciğerlerdeki son hava kırıntıları da

dışarıya atılır ve yeniden nefes alınır.

Nefes çalışmasını yaparken yorulduğunuz takdirde

duraklayıp, bir, iki normal nefes alıp vermeniz mümkün ve

gereklidir. Bu nefes tekniği ve zorlamalar ayrıca fazla

sigara içenlere de faydalıdır.

Birinci nefes tekniğini kararlaştırdığınız sayıda yaptıktan

sonra zihin susturma çalışmalarına başlayabilirsiniz.

Burada unutmamanız gereken şey şu anda meditasyon yapmayıp,

zihni susturmayı öğrendiğimizdir.

Önce gene aynı şekilde nefes alacaksınız ve aynı şekilde

nefesi boşaltacaksınız. Herşey birinci nefes tekniğindeki

gibidir. Nefesi boşaltıktan sonra karın adalelerinizi

kasarken normal nefes çalışmasından daha gevşek

davranacaksınız ve içerde çok az miktarda hava kalacak.

Boşalmanın sonunda nefesinizi tutacaksınız. Gözler

kapalıdır. Bu durumda yani ciğerlerde hava yokken nefes

tutmak, nefes aldıktan sonra nefes tutmaktan çok daha zor

ve kısa sürelidir. Nefesinizi tutuğunuz anda da zihninizin

konuşmasını susturacaksınız.

Bu durumun, bu şekilde çalışılmasının nedeni, ciğerler

boşken nefes tutulunca zihnin susturulmasının çok kolay

olmaıdır. Deneyin. Bu durumda iken zihinsel sesinizin

durmasının, normal bir zamanda veya ciğerlerde hava varken

durmasından çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.

İçinde olduğunuz durum en fazla iki veya beş saniye

sürebilir. Bundan sonra ya nefesiniz tüknir ve nefes alma

ihtiyacı duyarsınız veya zihinsel konuşmanız tekrar başlar.

Her iki durumda da nefes alıp, baştan başlayacaksınız.

Zihinsel sesinizi uzun süre sustursanız da nefesinizi

tutmak için zorlamayın. Ciğerlerdeki en ufak zorlanmada

nefes alarak baştan başlayın.İşte nefesinizi tuttuğunuz o

kısacık anda zihinsel sesinizi durdurunca, zihni

susturmanın ne demek olduğunu anlaycaksınız.

Bu çalışmayı günde beş dakika ya da iki dakika yapmanız

yeterlidir. Zihninizi susturma ve nefes tutma süreniz

giderek artacaktır. Bu şekilde onbeşgün, bir ay çalıştıktan

sonra normal meditasyon çalışmalarına başlayabilirsiniz.

MEDİTASYON

Aynı şekilde oturacaksınız ve aynı şekilde önceden birinci

nefes tekniğini az veya çok sayıda uygulayacaksınız. Bundan

sonra normal nefes alış verişne geçeceksiniz. Hatta kısa

kısa ve az nefes almanız gereklidir. Başlarda gene nefes

verdikçe zihinsel sesinizi susturacak, tecrübe kazandıkça

da normal nefes alış verişi sırasında da, nefes gibi

şeylerle hiç uğraşmadan zihninizi susturmaya devam

edeceksiniz. Gözünüzde patlayan ışıklar, renkler,

görüntüler gibi şeyler konsantrenizi bozarsa baştan

konsantre olup devam edeceksiniz. Zihniniz konuşmaya

başlayınca tekrar susturacaksınız. İşte herşey bu kadar.

Bu çalışmaların on dakikadan fazla sürdürülmesi (Baştaki

nefes çalışmaları hariç) hem yorucu hem de gereksizdir.

Bu nefeslere ve meditasyona alışınca ilerki seviyelerde

yeni teknikler mantra ve enerki çekme ve yönlendirme

çalışmalarında kullanılacaktır fakat önce bunlarda ustalık

kazanmanız gereklidir, şarttır.

Meditasyon çalışmanızda görsel etkileri yani zihinsel

imajları durdurmaya çalışmayın. Hatta çalışmadan sonra

aklınızda kalan renk, görüntü gibi şeyleri not edin.

Çalışma sırasında bir mum yakılması, rahatsız etmeyen bir

elektrik ışığında olunması, tam karanlıkta oturulması gibi

şeyler mümkündür. Gözlerin kapalı olması gerekir fakat

tecrübe kazandıkça açık gözle de yapılabilir. Bulunulan

yerde mesela herhangi bir kokudaki bir çubuk tütsünün

yakılıp, yakılmaması tercihinize kalmıştır fakat bu gibi

şeyler, mümkünse çevreye ritüelistik, mabedimsi bir görünüm

kazandırmak açısından insanı motive edici faktörlerdir.

Ama bunlar olmasa da olur.




FİZİKSEL DENEYLER

Zihnizi susturmayı ve meditasyon halini başardığınız zaman

bunu fiziksel yansımalarını çok rahat görebilirsiniz. Örnek

olarak en sevdiğim deney kuş deneyidir. Kentteki büyük

camilerin avlularındaki ya da kuşlara yem atılan

meydanlardaki güvercin sürülerini herkes bilir. Yerdeki

güvercin topluluğuna doğru yürüyün ve zihninizi susturarak

meditasyon haline girin. Şayet kuşları düşünmez, ayağınızla

birisine çarpmaz, tekme atmazsanız normal bir yürüyüşle bir

tek kuşun bile havalanıp kaçmasına sebep olmadan kalabalık

bir kuş sürüsünün içinden yürüyüp geçebilirsiniz.

Şayet korkmuyorsanız mesela İstanbul, Kadıköy sahilindeki

ev hayvanı satılan pazar gibi bir yerde elinizi uzatıp

rahatça bir yılanı tutabilirsiniz. Zihinsel sesiniz

başlamadan yılan kıvranıp, kaçmaya çalışmaz.

Burada önemli olan hayvanları da düşünmeden hareketinizi

yapmanızdır. Bu deneyler yapılması gereken şeyler ve şart

olan şeyler değil. İsteyen deneyip, zihinsel aktivitenin

gerçekten de hayvanlar tarafından hissedildiğini görsün

diye yazıyorum.

Bir, iki yaşlarındaki bir çocuğa, yüzünüzü gözünüzü

buruşturup korkunç olmadan, normal bir yüz ifadesi ile,

hatta gülümseyerek fakat gözlerinizi kırpmadan ve zihninizi

susturarak bakarsanız, çok kısa bir an sonra çocuğun

korktuğunu veya ağlamaya başladığını görebilirsiniz.


ZİHNİN SUSKUN HALİ TABİİ YAPIMIZDIR

Çok yabancı bir şeyden bahsedermiş gibi anlatmama ve size

de tuhaf geldiğini düşünmeme rağmen suskun bir zihin

yaratılıştan sahip olduğumuz tabii durumumuzdur.

Konuşan ve kelimeleri bilen, tekrarlayan fiziksel

beynimizdir. Konuşmak tabii halimiz değil, sonradan

öğrendiğimiz bir şeydir.

Yeni doğmuş bir bebek konuşmayı bilmez. Ana dili dediğimiz

şeyi, hangi dilden olursa olsun dinleyerek ve anne

babasının gayreti ile öğrenir. Bebek önce dünyayı farkeder.

Şekilleri görür. Annelerin çoğu, çocuğu başka odadayken ve

ağlamaya başlamadan önce de onun acıktığını veya altına

yaptığını bilir.Bunun nedeni, bebeğin zihinsel sesinin

olmamasıdır. Bu durumda bebek bir tür telapatik enerji

gönderebilir ama bu durumun farkında değildir. Çocuk çevre

seslerini duydukça beyin bunları tekrarlamaya başlar ve

zihinsel suskunluk kaybolur böylece bebekteki zihinsel

enerji gönderme hali de önce kısmen sonra tamamen kaybolur.

Mantıklı cümleleri ve konuşmaları anlamaya, tekrarlamaya

başladıkça da majikal açılardan tamamen sıyrılırız.

Bu suskun zihin durumu ikinci olarak da ölümden sonra

gerçekleşir. Ruhun fiziksle beyni yoktur. Bu yüzden de

kelimeleri ve zihinsel sesi de yoktur. Bir ruh sadece

imajinasyon görür. Bilgi alınan, konuşmalar yapılan ruhsal

celselere en fazla bu yüzden inanmam.
Arkadaşlar bugüne kadar hakkında bi sürü şey duyduğum meditasyonu ben de henüz yeni anlıyorum ve paylaşmak istedim umarım işinize yarar
__________________
ByKuzguN şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 02-03-2006, 12:18 AM   #2 (permalink)
ozde
Member
 
Giriş Tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 59
faydalı bir bilgi zaman ayırmak lazım teşekkürler.
ozde Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.11345 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (59519)