|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Co Administrators
![]() Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 9,595
|
KENE'lere Dikkat!
KENE'lere Dikkat! GÜMÜŞHANE (İHA) - İlkbaharla birlikte ortaya çıkan kenelerin insanları ısırmasıyla birlikte ölümcül olan ve 1956 yılında Kırım'da ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) önlem alınmadığı takdirde beklenmedik ölümlere neden olduğu bildirildi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Doç Dr. Kemalettin Aydın, "Başlangıçta önlem alınması şart. Kenenin ısırması ile birlikte mutlaka doktora gidilmelidir" dedi. Doç. Dr. Kemalettin Aydın, hastalıkla ilgili olarak şimdiye kadar kendilerine gelen vaka sayısının 10 olduğunu belirterek, "Gümüşhane'nin Köse İlçesi'nden başlayarak, Şiran, Kelkit ve Torul İlçeleri ile Artvin ilinin Yusufeli İlçesi, Giresun'un Şebinkarahisar İlçesi ve Kelkit Havzası, Tokat ve Amasya illerinde bu hastalığın daha aktif olduğunu tespit ettik. Korkulacak, büyük paniklere kapılacak bir durum yok. İlk başlangıçta önlem alınırsa ölümcül olmasının önüne geçilebilir" diye konuştu. Kırım Kongo Kanamalı Ateşli hastalığın kanama ve ateşle kendini gösterdiğini belirten Doç Dr. Aydın şunları belirtti: "Hastalık ilk defa 2. Dünya Savaşı sırasında ürün toplamaya yardımcı olan Rus askerlerinde görülmüştü. Ancak, hastalık, hastaların kanında izole olarak kaybolmuştu. Fakat virüs 1956 yılında yeniden Kırım'da ortaya çıkıyor. Virüsün, 850 türü olan kene hayvanının ancak 30 türünden bulaştığı tespit ediliyor. Dişi bir kenenin 10 bin yavru bırakarak öldüğü tespit ediliyor. Eğer kene KKKA virüsü taşıyorsa bıraktığı yumurtalarda doğaya virüslü olarak dağılıyor. Virüsün bulaşmasında en büyük etken kuşlar, yabani hayvanlar, koyun ve sığır gibi hayvanlardır". Başlangıçta tedavi olunmadığı takdirde virüsün ölümcül olabileceğini belirten Doç. Dr. Aydın, "Bu hastalıktan korunmanın tek yolu kenelerin aktif olduğu alanlardan kaçınmak, kapalı ve açık renkli giysiler giyinmek gibi önlemler düşünülebilir" diye konuştu. KAYNAK KENE'yi mutlaka doktor tarafindan vücdunuzdan cikartin, sayet kendiniz cikartacak olursaniz, kesinlikle sikarken kafasini kopartmamaya ve vücudunu patlatmamaya gayret edin. Aksi takdirde Kenenin bagirsak bölgesinde bulunan Borelliose vürüs'ü kan yoluyla vücuda yayilabilir. Borolliose vürüsünun sinsi özeligi, 10 ile 15 sene sonra bile bulastigi vücutta yasiyabilmesi. Bir soguk alginligi gibi, ates ve eklem agrilariyla baslayan hastalik, tedavisi gec baslanmasi halinde, beyin iltihabi ve Felc olmaya sebep olabiliyor Mümkünse Böcegi bir CIMBIZ ile kafa tarafindan tutarak yukariya dogru cekerek cikartin ve Doktora gitmeyide ihmal etmeyin. ![]() Piknik yaparken yada cimlerin üzerine oturdugunuzda bu aylarda dikkatli olun, bilhassa cocuklari eve geldiklerinde iyice kontrol edin. Saygilar.
__________________
TEK BİR İMZA YETER ![]() |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#3 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Nov 2005
Mekan: İSTANBUL...Yada heran bir vatan köşesinde..ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
Mesajlar: 2,857
|
Usta sağolasın bende şu bilgileri ekleyeyim...Ayrı bir konu başlığına gerek yok..
½ cm ile 3 cm. büyüklüğündedir Daha çok kırsal bölgelerde görülüyor. Keneler aracılığıyla insanlara geçiyor. Aniden geliyor ve ölümle neticelenebiliyor. Kırım Kongo kanamalı ateşi (KKKA) hastalığından bahsediyoruz. Türkiye’de ilk kez 2002’de görülen hastalık, içinde bulunduğumuz yaz aylarında ‘alarm’ veriyor. Son olarak Kastamonu’da bir vatandaşın bu hastalık sebebiyle ölmesi, Sağlık ile Tarım ve Köyişleri bakanlıklarını harekete geçirdi. İlk kez 1944-1945 yıllarının yaz aylarında Batı Kırım steplerinde ürün toplamaya yardımcı olan Rus askerlerine musallat olmuş. 1956’da ise Kongo’da görülmüş. Bu yüzden Kırım Kongo kanamalı ateşi adıyla dünya tıp literatürüne_geçmiş. İki aftada öldürüyor KKKA, hayvanlara ve insanlara kenelerin ısırmasıyla geçiyor. Hayvanlarda belirtisiz seyrederken, insanlarda öldürücü olabiliyor. Daha çok, kırsal kesimlerde yaşayan insanlar risk gruplarını oluşturuyor. Hastalık ani başlayan ateş, baş ve kas ağrıları, kırgınlık, halsizlik ve iştahsızlık gibi belirtilerle başlıyor. Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi şikayetlerle devam ediyor. Bunlara daha sonra vücudun muhtelif yerlerinde görülen kanamalar eşlik ediyor. Bunun sebebini Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı ve Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Yardımcı Doç. Dr. Turan Buzgan şöyle açıklıyor: “Vücudumuzda trombosit adı verilen kanama hücreleri var. Bunlar kanamayı önleyici görev yapıyor. Ancak kenelerin ısırmasıyla vücuda giren virüs yüzünden trombositlerin sayısı giderek azalıyor ve damarlarda hasar meydana geliyor. Bu da kanamaya sebep oluyor. Diş eti, burun, kulak kanaması gibi dış kanama ya da vücudun birçok yerinde morarmalar oluşarak iç kanama şeklinde de görülebilir.” Uzmanlar, hastalığın belirtilerinin, kene tarafından ısırılan kişiye virüsün geçmesini müteakip genellikle 1-3 günde ortaya çıktığı görüşünde. Bu süre, en fazla 9 gün olabiliyor. Hastalığa yakalananların hemen hastaneye yatması hayati öneme sahip. İki haftada kaybedilmeyen hastalar, KKKA’ya karşı ömür boyu bağışıklık kazanıyor. Türkiye’de yayılıyor Geçmişe dönük bir bulgudan bahsedilememekle birlikte KKKA, Türkiye’de ilk olarak üç yıl önce görüldü. Tokat’taki bir vakanın ardından Gümüşhane, Sivas gibi illerden de benzer bildirimlerin gelmesi Sağlık Bakanlığı’nı harekete geçirmiş. Hastalığın tıp fakültesi eğitim kitaplarında yer almaması ve ülkemizde ilk defa görülmesi ‘teşhisi’ zorlaştırmış. Kan numunelerinin Fransa’ya gönderilmesiyle, kenelerden geçen bir virüsün hastalığa sebep olduğu ancak anlaşılabilmiş. Ardından, bir komisyon hastalığın görüldüğü illeri taramış. Neticede, virüsün ‘hyalomma’ türü bir kene tarafından bulaştırıldığı ve virüsün ülkemizde de çok yaygın olduğu tespit edilmiş. Bunun üzerine 2004’te Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü devreye sokulmuş. Türkiye’de bugüne kadar 445 KKKA vakası tespit edilirken, Kastamonu’daki son olayla birlikte toplam 21 kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2002-2003’te 150 vaka 6 ölüm, 2004’te 249 vaka 13 ölüm, 2005’te (24.06.2005’e kadar) 55 vaka 1 ölüm gerçekleşti. Tokat, Sivas ve Çorum başta olmak üzere 22 il, hastalık yönünden riskli yerler olarak tespit edildi. Tedavisi mümkün değil Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünivar, KKKA’nın kontrolü için bugün dünyada kabul görmüş bir uygulamanın mevcut olmadığını, hastalığın tedavisinin de bulunmadığını söylüyor. Korunmada kişisel tedbirlerin büyük önem taşıdığını hatırlatarak, “Hastaların uygun şartlara sahip hastane takiplerinin yapılması ve destek tedavisinin sağlanması için gerekli imkanlar sağlanmıştır.” diyor. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar ve Salgın Kontrolü Daire Başkan Vekili Veteriner Hekim Ramazan Uzun, hastalığı önlemek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bir ilaç gönderildiği bilgisini veriyor. İlacın ölümleri engelleyemediğini belirterek, “Etkili olduğu söylenen ilacın böyle olmadığı WHO’ya bildirildi. Hastalık ülkemiz açısından bir vaka. Bakanlığımız çalışmalarını sürdürüyor. Doğadaki keneyi yok etmemiz mümkün değil. Çünkü, kırsalda yaşayan ve orman bitki örtüsünün içine yerleşebilen bir hayvan. Bir kene 5-7 bin arası yumurta üretiyor, virüsü yumurtalarına geçirebiliyor. Bu nedenle kene nüfusunu en aza indirmemiz gerekiyor.” diyor. Konunun diğer tarafı ise Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Bakanlık, hastalığa karşı gerekli önlemlerin alınması amacıyla 81 ilin valiliğine bir genelge gönderdi. Hastalığın yayılmasında rol oynayan kenelerle mücadele konusunda çalışmalar yapıldığını belirten bakanlık yetkilileri, risk taşıyan 22 ilde Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapıldığını söylüyor. KENEYİ ELLE ÖLDÜRMEYİN Sağlık Bakanlığı, KKKA hastalığına karşı alınması gereken tedbirleri broşürlerle halka anlatıyor: Hayvanlardaki kenelerle mücadele edilmeli, hayvanlar kenelere karşı ilaçlanmalı. Çalı, çırpı, su kenarı veya gür otların bulunduğu alanlara piknik veya başka bir amaçlı gitme durumunda pantolon paçaları çorap içine alınmalı ve vücut kene yönünden kontrol edilmeli. Bu tür yerlere gidildiğinde mümkünse çizme giyilmeli. Keneler vücuttan uzaklaştırılırken koparılmamalı, bir cımbızla sağa sola oynatılarak çıkarılmalıdır. Keneler kesinlikle elle öldürülmemeli, patlatılmamalıdır. Vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, gaz yağı vb.) dökülmemelidir. Çünkü bu kimyasal maddeler kenelerin kusmasına sebep olduğundan kusmuktaki virüsler, kenenin kan emmek için ısırdığı yerden vücuda girebilirler.
__________________
ÖNCE VATAN O YOKSA HİÇ BİR ŞEY YOK Kaldır başını,kan uykulardan Böyle yürek,böyle damar... Atmaz olsun. Ses ol..ışık ol..yumruk ol...
|
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |