|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
Barış Manço Şarkı Sözleri
KAYALARIN OGLU
1923`ün ılık bir ekim sabahında Kayaların toprağa dikine saplandığı yerde doğdum Toprak anayla kaya babanın oğluyum ben Toprak anam sevgi dolu, bereket dolu Toprak anam sessiz, ama toprak anam dopdolu Toprak anam toprak anam Anadolu Babamsa sağı solu belli olmaz Bir gürledimi yer yerinden oynar Göğsünde çatırdamalar olurmuş Onun için derdi, onun için sayısız irili ufaklı Kaya parçaları vardır bu topraklarda Ve sen benim oğlum Ve sen kayaların oğlu Bu taşı toprağı birarada tutacaksın Kolay değil kayaların oğlu olmak Kuzeyden esen rüzgara Güneyden gelen kavurucu sıcağa Karşı koruyacaksın onları Kolay değil, kolay değil Kayaların oğlu olmak 2023`ün ılık bir ekim sabahında Bacaklarımda hafif bir uyuşma ile uyandım Ve sankı yüz yıllık ulu bir çınar gibi Kök salmaya başladım o sabah Ve ilk kez sağımda solumda asırlardır Durmakta olan diğer çınarları farkettim Doğudan hafif bir seher yeli yükseldi Ve asırlık çınarlar benide aralarına aldılar Ve 2023`ün ılık bir ekim sabahında Yeni bir kayaların oğlunun doğuşunu Beraberce seyre koyulduk... |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
IRGAT
Yare Haber saldim, döner gelir diye Sabanimla tarlaya ismini kazdim Toprak Toprak Oy Yarilmis tabanlarim catlamis ellerim kara yazilmis yazim, cilveli nazlim Yeter Yeter oy Hic umudum yok iken Haber almis gökkubbe Selamini yollamis yagmur ile |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
HALIL IBRAHIM SOFRASI
Insanoglu haddin bilir kem söz söylemez iken Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken Bir sofra kurulmus ki Halil Ibrahim adina Ortada bir tencere bos mu dolu mu bilen yok Buyurun dostlar buyurun Halil Ibrahim Sofrasina Daha çatal biçak kasik icat edilmemisken Ismail‘e inen koç kurban edilmemisken Bir kavga baslamis ki nasip kismet ugruna Kapagi ver kulbu al kurbani hic soran yok Buyurun dostlar buyurun Halil Ibrahim Sofrasina Yillardir sürüp giden bir pay alma cabasi Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgasi Bazen durur bakarim bu ibret tablosuna Kimi tatli pesinde kimininse tuzu yok Buyurun dostlar buyurun Halil Ibrahim Sofrasina Alni acik gözü toklar buyursunlar bas köseye Kula kulluk edenlerse ömur boyu tas dösege Nefsine hakim olursan kurulursun tahtina Calakasik saldirirsan ne çikarsa bahtina Halat gibi bilegiyle yayla gibi yüregiyle Çoluk çocuk geçindirir haram nedir bilmeyenler Buyurun siz de buyurun buyurun dostlar buyurun BARIS der her bir yanin altin gümüs tas olsa Dalkavuklar etrafinda el pence divan dursa Sapa kulba kapaga itibar etme dostum Içi bos tencerenin bu sofrada yeri yok Para pula ihtisama aldanip kanma dostum Içi bos insanlarin bu dünyada yeri yok... |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
GÜLPEMBE
Sen gülünce güller açar Gülpembe Bülbüller seni söyler biz dinlerdik Gülpembe Sen gelince bahar gelir Gülpembe Dereler seni çaglar sevinirdik Gülpembe Güz yagmurlariyla bir gün göçtün gittin Ìnanamadik Gülpembe Bizim iller sessiz bizim iller sensiz Olamadi Gülpembe Dudagimda son bir türkü Gülpembe Hala hep seni söyler seni çagirir Gülpembe Gözlerimde son bir bulut Gülpembe Hala hep seni arar seni bekler Gülpembe... |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
GÖNÜL FERMAN DINLEMIYOR
Diyar diyar dolastim ben Yollara düstüm derdinden Her cicekte gördüm seni Kara toprak ver yarimi Yaza yaza bitti kalem Bir gün elbet dolar cilem Ben bu yola kurban olam Kara toprak ver yarimi Gönül ferman dinlemiyor Bu ayrilik cok aci Gönül ferman dinlemiyor Yok mu bunun ilaci Geri ver geri ver kara toprak ver yarimi Bir sabah ansizin elimden aldigin gibi Bir gün olur devran döner Vade gelir yollar biter Zengin fakir burdan gecer Kara toprak ver yarimi Deli gönül costu caglar Derdime dayanmaz daglar Gelen aglar giden aglar Kara toprak ver yarimi Bak su dünyanin haline Meyletme dünya malina Razi oldu hayaline Kara toprak ver yarimi Kimi alir kimi satir Hepsi de yan yana yatar BARIS derdine dert katar Kara toprak ver yarimi... |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
GIBI GIBI
Ben yarali kurt sen kinali kuzu Biraz cilve askin biberi tuzu Sanki biraz naz ediyorsun ama Senin bana gönlün var gibi gibi Yüzüme karsi git diyorsun ama Sanki gözlerin kal der gibi gibi Yeter cektigim insaf et gayri Senin bana gönlün var gibi gibi Arpa bugday yanyana orak istemez Yavuz at sahlandimi durak dinlemez Sende biraz naz ediyorsun ama Senin bana gönlün var gibi gibi Yüzüme karsi git diyorsun ama Sanki gözlerin kal der gibi gibi Yeter cektigim insaf et gayri Senin bana gönlün var gibi gibi Zehirin sifasi su ile incir Ellerim kelepce yüregim zincir Sanki fazla naz ediyorsun ama Senin bana gönlün var gibi gibi Yüzüme karsi git diyorsun ama Sanki gözlerin kal der gibi gibi Yeter cektigim insaf et gayri Senin bana gönlün var gibi gibi Kimse sevmez benim gibi seni Kirk yilda bir gelir BARIS gibisin Sen de biraz naz ediyorsun ama Yine de bana gönlün var gibi gibi Yüzüme karsi git diyorsun ama Sanki gözlerin kal der gibi gibi Yeter cektigim insaf et gayri Senin bana gönlün var gibi gibi... |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
FIL ILE KURBAGA
Cok zamanlar önce kara orman icinde Yalniz basina tek bir erkek fil yasardi Bir gün dolasirken nehrin kenarinda Kendi gibi yalniz kurbagaya rastladi Gözleri birlesti kalpleri birlesti sevgiyle Elele verdiler yanyana geldiler sevgiyle Bütün kuslar sustu akan irmaklar durdu Iki kalp ile carpti bütün orman bir anda Nehrin kenarina uzandilar yanyana Rüzgar fisildarken dallarda yapraklarda Hayaller kurdular her sevisen mutlu bir cift gibi Uyuya kaldilar rüyaya daldilar onlar gibi Birden sicradi fil uykudan uyandi Bos yere yaninda kurbagayi aradi Kabus zannettigi korkunc rüya dogruydu Sevgilisi yaninda cansiz yatiyordu Bir fil ancak kendi cinsinden bir fili severdi Koskoca aski vücudu gibi cok agir geldi... |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
ESKI BIR FINCAN
Dinle oglum cok eskiden bir konakta Aksamlari gaz lambasi isiginda Pasa dedesinden kalan bu fincanla Ninem eliyle kahve sunarmis Apti Beye Yillar sonra 43 - 44 harp ortasi Ekmek karnesi ve yoksulluk yillari Kayinvalidesinden kalan bu fincanla Bu kez annem eliyle kahve sunarmis Hakki Bey‘e Eski konak yillar önce yandi gitti Ekmek karneli zor günler coktan bitti Apti ve Hakki Bey‘ler rahmetlik oldu Bir tek bu fincan kaldi yüz yillik sevdalarla Bir gün senin olacak birikmis anilariyla Düsüp kirilsa bile topla tamir et oglum Kahve yasin gelecek Bu fincani iyi sakla... |
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
UNUTAMADIM
Dün yine yapayalniz dolastim yollarda Yagmurlarda islanan bombos sokaklarda Gözlerimde yas kalbimde sizi unutmadim seni Unutamadim unutamadim ne olur anla beni Unutmak kolay demistin alisirsin demistin Öyleyse sen unut beni yeter ki benden isteme Gözlerimde yas kalbimde sizi unutmadim seni Unutamadim unutamadim ne olur anla beni Yillar ikimizden de cok seyler götürmüs Sen yeni yuva yaparken beni paramparça bölmüs Gözlerimde yas kalbimde sizi unutmadim seni Unutamadim unutamadim ne olur anla beni... |
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
YOL VERIN AGALAR BEYLER
Selam olsun agalar beyler Mor sümbüllü alaca daglar Yol verin hele bir yol geçeyim Yol verin yare kavusayim Yol verin agalar beyler Bitsin bu hasret Bekledim tam yedi iklim geçti Bekledim bag bahçe bozuldu Yol verin agalar beyler Bitsin bu hasret Yol verin yol verin agalar beyler Seherde eser ilik rüzgar hasretligi çekenler anlar Yol verin hele bir yol geceyim Yol verin yare kavusayim Yol verin agalar beyler Bitsin bu hasret... |
|
|
|
|
|
#11 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
YINE YOL GÖRÜNDÜ GURBETE
Yine yol göründü gurbete Güz geldi yapraklar döküldü Martilar göc etti turnalar süzüldü Yine yol göründü gurbete Köyüme karakis cökse de Asiklar boynunu bükse de Desem ki nazli yar insafa gelse de Yine yol göründü gurbete Aci keder hep bana Kardes baci ana baba Benim olsa bütün dünya yetmezki Derdimi kimlere söyleyeyim Ben garip BARIS‘im neyleyim Anadan babadan yuvadan uzakta Yine yol göründü gurbete Aci keder hep bana Kardes baci ana baba Benim olsa bütün dünya yetmez ki.. |
|
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
YOL
Ucsuz bucaksiz bir yolda yürüyorum tek basima Herkes hakkini helal etsin kalmasin tek bir lokma Bu yolda ölmek var belki de dönmemek Ömür bitse bile yol bitmeyecek Bazen buz gibi bir pinardan iciyorum kana kana Bazen kizgin kumlar üstünde yürüyorum yana yana Dünya hanci biz garip yolcu haydi bastir be oglum Allah`a bir can borcumuz var bir tek ona güven Yolun acik olsun Baki kalan bu kubbede hos bir seda biliyorsun Binin yarisi besyüz daha ne düsünüyorsun Topraktan geldi insan yine topraga dönecek Iki lokma ekmek icin ömür boyu dövüsecek... |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 3,563
|
TELL ME OLDMAN
Tell me old man why do the winds blow? Tell me old man where do the winds go? The winds tell me they know their way Ringing the changes from day to day North turns to South East turns to west They go where they have go to Tell me old man why is the sky grey Tell me old man what do the clouds say They tell me rain has its season Life has it sadness for a good reason And all their darkness Just hides their treasure Sunlight and rain for the earth Tell me old man why do the birds sing Tell me old man what does their song bring Their song is the voice of love Falling to earth from the skies above And every note has Its ring of meaning..... Happines and joy to earth |
|
|