|
||
|
|
#1451 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
SENİ ARIYORUM
Bu sehrin butun sokaklarina sinmis yalnizligim Sensizligin kosebaslarindayim Avuclarimda kirik dokuk pismanliklar Avuntusuz cikmazlara dogru yuruyorum Butun umutsuzluklarima inat Yine seni ariyorum Dudaklarimda bildigin o islik Sokak lambalarina siginiyorum Hafifden bir yagmur agliyor benimle Bir deli ruzgar saclarimda Yalnizlikdan usuyorum Bulamiyacagimi bile bile Yine seni ariyorum Anlatacak nelerim var bir bilsen Icimde ihtilaller kopmus Kendimi surgune verdim Mutlulugum coktan iflas etmis Beni savunmak sana dustu Seni ariyorum Yarim kalmis siirlerim gibisin Yasanmamis cocuklugumsun anilarimda Oylesine eksigim sensiz Oylesine sahipsiz Iste butun umutlara havlu attim gidiyorum Icimde gec kalmisligin caresizligi Cocuklar gibi agliyorum... Ve gel gor ki her damla gozyasimda Yine seni ariyorum..... AHMET SELCUK ILHAN... |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#1452 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır.
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor. Sende, seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim. Senden kopardım çiçeklerin en solmazını. Toprakların en beceriklisini sende sürdüm. Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin: Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan. Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra birgün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Ve neden sonra Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede, Hatırla ki mahşer günüdür, Ortalığa düşmüş seni arıyorum. Cahit Sıtkı TARANCI |
|
|
|
|
|
#1453 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen. Hicrinle sararıp solan ömrümden, Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen. Sefiller gücünü bende sınadı, Kimi kaçık dedi, kimi bunadı; Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı, Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen. Ar ettim sakladım uğraşlarımı, Haberdâr etmedim sırdaşlarımı. Gizlemek isterken gözyaşlarımı, Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen. Felsefe böyledir dîvânelerde, Teselli aranır bahanelerde, Bir kadeh mey için meyhânelerde, Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen. Ateşe su dedim göz göre göre, Aklım zavallıydı duyguma göre, Bahtına şükretti Mecnûn bin kere, Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen. Cemal Safi |
|
|
|
|
|
#1454 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
Ah Şu Şairliğim...
Elimle kuyumu kazdırdı bana, Ah şu şairliğim olmaz olaydı! Aklına eseni yazdırdı bana, Bütün sırlarımı aleme yaydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ona her gün güzel, her hava hoştu, Sevgisiz hayatın manası boştu, Gördüğü kısrağın peşinden koştu, Uslanmak bilmeyen bir deli taydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Evimden barkımdan çözdürdü beni, İşimden gücümden bezdirdi beni, Bulutlar üstünde gezdirdi beni, Bastığım yıldızlar hüsrana kaydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Ak yazımı baht-ı siyah eyledi, Gençliğime yazık, günah eyledi, Nerde akşam, orda sabah eyledi, Serseri hayatı marifet saydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Alnım da açıktı, yüzüm de aktı, Kimseye verecek hesabım yoktu, Günah kervanımı pazara çekti, Yükümde ne varsa, hepsini saydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Hayal aleminde gezmem dese de, Seni bundan böyle üzmem dese de, Bu gece, tek hece, yazmam dese de, Sabaha çıkmadan sözünden caydı; Ah şu şairliğim olmaz olaydı! ... Cemal Safi |
|
|
|
|
|
#1455 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BELKİ BİRGÜN DUYARSIN DİYE
Bu nasıl sevgi böyle? Bu nasıl tutku? Bu nasıl özlem? Ne zaman gözlerini görsem Bir çoğalıyorum, bir eksiliyorum Mutluyum varsın diye Al uzattım ellerimi Seni sarsın diye Ceylanım! Belki bir gün duyarsın diye Çıkmışım bir dağ başına sana türkü söylüyorum Ne güzel ellerin var incecik Ne güzel saçların var sapsarı Anlasana o yalansız gözleri O kirpikleri, o dudakları Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorum Al desem, sana ömrümü versem Korkarsın, alamazsın ki Dur desem, kaçarsın yine ceylanım Gül desem, ağlarsın Gel desem, gelmeyeceksin, biliyorum Bu engeller bana göre değil oysa Ben bu dağları aşarım Geçerim bu denizleri, korkma İşte düştüm yollara Dur, bekle beni, geliyorum Sevmek inancım, tutkum benim en eski Dağıtsam dünyalara yeterdi bu sevgi Düşünsene, anlasana ceylanım Sen yoksan ne farkeder ki Ha öyle ölmüşüm, ha böyle ölüyorum ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1456 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BEN YİNE GELECEĞİM
Kucağımda bir yığın Meyvası ayrılığın, Ben yine geleceğim Benim küçük meleğim. O ela gözlerinde Parlıyacak bir inci, Ve bütün sözlerinde Kavuşmanın sevinci. Gönle hasret sinecek, Islanacak mendilim. Fakat bir gün dinecek Kalbimizin özlemi, Ve bu küçücük gemi, Açılacak engine Geleceğim ben yine, Sen üzülme sevgilim. Çekip bütün günleri Bir uzun sicim gibi. İnan temiz meleğim Böyle gittiğim gibi Ben yine geleceğim. Yalnız güzel çocuğum; Dua et ki çok uzun Sürmesin yolculuğum. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1457 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BEN EYLÜL SEN HAZİRAN
Bir eylüldü başlayan içimde Ağaçlar dökmüştü yapraklarını Çimenler sararmıştı Rengi solmuştu tüm çiçeklerin Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı Katar gidiyordu kuşlar uzaklara Deli deli esiyordu rüzgar Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmişliğim, sevilmişliğim O heyheyler, o delişmenlikler neydi Ne bu kadere boyun eğmişliğim Ne bu acıdan korlaşan yürek Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer oldu güldüğün yerde Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi Oldurduğun yemişlerin ağırlığından Dallarım yere değiyor Güneşi batmadan saçlarının Bir dolunay doğuyor bakışlarından Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan Ölebilirim artık Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Baksana; parmak uçlarım ateş Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalım on üçüncü aylara ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1458 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BENİ UNUTMA
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Hala duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda da olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün Beni unutma.. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1459 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BENİM KORKUM ÖLÜM DEĞİL
Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime Ölüm! Kaçınılmaz sonuç, o soğuk kelime Bir gün ucuz bir fahişe gibi koynuma girecek Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek Biliyorum, üzüleceksin, ama ölüm bir gerçek Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak gibi Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar Er geç uzanır bir el, son kampanayı çalar Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi Ansızın toprakla dolması gözlerimizin Kanımıza o çirkin böceklerin girmesi Kimbilir ölüm bir çilenin sona ermesi Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözlerle bakmak Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1460 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BEŞİNCİ MEKTUP
Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var. Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun? Güneş çoktan doğdu. Uyanmış olmalısın. Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi? Öyleyse ayrılmadık. Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz. Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın. Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar, Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini... Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını, Kanunlara saygı göstermesini, İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar. Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun. Ya o? Ya o? İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat, Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor, Saadet bekliyor yaşamaktan. Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık. Aradıklarının çoğunu bulamamış, Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak Göçüp gidiyor bu dünyadan. İşte yaşamak maceramız bu. Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak Ve yaşayıp beklerken ölmek! Özleme bir diyeceğim yok. O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası. O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı. O tek güzel yönü bekleyişlerimizin. İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı, Yaşantımız özlemlerle güzel. Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz. Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; Seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; Seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, Yine seni özlediğim içindir. Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki! ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1461 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BEYAZ GÜL
seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin başladığı yerde, sana sesleniyorum, duyuyor musun? beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladım ki bu ömür sensiz geçmeyecek. odamı süsleyen ellerini uzat, hazzından dile gelsin bastığın halı.. açılsın sevincinden perdeler kat kat.. ışık ve ateş senin için yanmalı.. sonra çevir düğmesini, radyonun sevdiğin musiki dolsun odama, dinle şarkısını büyük koronun, beni düşün! beni düşün ağlama.. içimden bir ses diyor ki sabret.. sonu gelecek bu yalnızlığın, bütün aynalar gülecek elbet, açılacak kapılar ansızın.. yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm , o beyaz hayalsin uzakta.. yakınsın yalnızlık kadar, uzaksın yakınmış gibi, sensiz yaşadığım yıllar bu kadar güzel değildi. yeter.. gel artık yeter.. karanfiller açtı gel kış bahçesinde , güller beyaz güller açtı gel !! ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|
|
|
#1462 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: usta34
Mesajlar: 19,201
|
BİLDİĞİM BİR ŞARKI VAR
Merhametsiz karanlıklar içindeyim Ne zaman güneş doğacak bilmiyorum Mavi denizlere mor dağlara karşı Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum Bütün şarkılar gibi kederli Sokaklar, caddeler, evler bomboş Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa ***ürmez karanlığımı Şimdi bin güneş doğsa ***ürmez karanlığımı Yanmaz elinin değmediği ışıklar Gel, o şarkıyı beraber söyleyelim Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar Tut ellerimden beni aydınlığa çıkar Yumdum gözlerimi seni düşünüyorum Mavi denizlere, mor dağlara karşı Bildiğim bir şarkı var onu söylüyorum ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
|
|
|