Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Şiir Defteri

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 12-03-2008, 12:59 PM   #1976 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Uy Havar!


Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çe***im,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dö***im.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...


Ahmed Arif
__________________

ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 12-03-2008, 01:00 PM   #1977 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

YALIN

her seven
sevilenin boy aynasıdır
sevmek
sevilenin o aynaya bakmasıdır...

özdemir asaf
ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:00 PM   #1978 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Senin İçin Buradayım

İçimde bir ümit var onun için burdayım,
Belki gelirsin diye senin için burdayım
Vakit çok geç olsa da gönlüm mahzun kalsa da,
Yine aynı masada senin için burdayım

Burada izlerin var
Islanmış gözlerin var
Verdiğin sözlerin var
Onun için burdayım

İnan ki sensiz canım mutluluğa düşmanım,
Affet beni pişmanım demek için burdayım
Elini elime alıp öylece bir an kalıp,
Sana son kez sarılıp ölmek için burdayım

Burada izlerin var...

Ahmet Selçuk İlkan
ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:01 PM   #1979 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

KEŞKELERİ ÇIKARDIM HAYATIMDAN

keşkeleri çıkardım hayatımdan
eyvallahlar bana göre değil artık
bana göre değil pişmanlıklar
keşkeleri çıkardım hayatımdan.
ben seni unuturum sevdiğim
ela gözlerini bir bardak rakıya gömerim
anıları içime
yıllar önce bir temmuz gecesinde
zamansız bir yağmur altında başlayan
o zamansız aşkımızı unuturum
ben seni unuturum sevdiğim
zaten hayat bir yalan.
gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha
üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorğunluğu
yüreğimin kara kaplı defterinde
sararmış sayfaların arasında
bir adamın yıllar arkasında kalmış
suskunluğu var
ve küskünlüğü hayata
o ki kapanmış bir kapı umutlarıma
çaresizliğe bir geçit
durma hadi gözlerimdende çekip git
çek git gecelerimden
bir daha girme düşlerime
kanıma girme artık
yeter git.
kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım
sokaklar dolusu insan içinde
bir ben bir ben yalnızım.
gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha
ne fırtınalar kopar yine içimde
bu sevda yakar yüreğimi
yıkar derinden
susar içimdeki ağıtlar
geceler inadına susar
ben susarım.
an gelir
zamanlar dolusu ağlarım
ağlarım çocuk gibi
ihanetkarası gecelerde
kıvrandırır bir sancı
kahpe bir kurşun gibi
arkadan vurur yalnızlık
sabahlara kadar ağlarım
ağlarım ölesiye.
neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin
neden geceler umut taşımaz sabaha
ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar
yeter artık yeter
buraya kadar
keşkeleri çıkardım hayatımdan
eyvallahlar bana göre değil
bana göre değil yerli yersiz ağlamak
madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat
kılıcımı çektim kınından
kuşandım cesareti
ve bitirdim esareti
gömdüm denizlere.
keşkeleri çıkardım hayatımdan
eyvallahlar bana göre değil artık
anladım ki insan her an sevebilir
mevsimsiz açan bir çiçek gibi
dirilir yeniden
keşkeleri çıkardım hayatımdan.
geleceksen bugün gel
yarın çok geç olabilir


şebnem KISAPARMAK
__________________

ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:01 PM   #1980 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmıya ya da umudu kesmemeye
Laleli`den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl sarsan o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesareti o alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek pasajında akşam üstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil.

Cemal Süreya
__________________

ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:02 PM   #1981 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

İSTEK

Yanıyor beynimin kanı,
Bilmem nerelere gitsem?
İçime sığmayan canı
Hangi rüzgara es etsem?
Akşam sular karardı mı?
Bir dağa versem ardımı,
İçimi yakan derdimi
Sağır göklere anlatsam

İçiliversem dem gibi,
Kırılıversem cam gibi,
Şamdanda yanan mum gibi,
Sabahı görmeden bitsem

Bir yüce ormana dalıp
Ya bir dağ başına gelip,
Beni yaradanı bulup
Malını başına atsam

Görünmez kollar boynumda.
Yarın hayali koynumda,
Sıcak bir kurşun beynimde,
Bir ağaç dibinde yatsam.

Sabahattin Ali
ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:02 PM   #1982 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi,
Pencereler kapandı,apılar sürmelendi.
Bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar,
Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar...
Son yolcunun gömüldü yolda son adımları,
Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları.
Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda:
Yanan alnım duvarda,sönen gözlerim camda,
Yuvamı çiçekledim,sen bir meleksin diye,
Yollarını bekledim görüneceksin diye.
Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
Resmine sürme çektim kandillerin isinden.
Saksıda incilendi yapraklar senin için,
Söylendi gelmez diye uzaklar senin için...
Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle,
Saatler son gecemin geçti cenazesiyle,
Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü,
Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü...

Faruk Nafiz Çamlıbel
__________________

ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:02 PM   #1983 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

O Sözler Ki

O sözler ki acıdır
Mapusane avlularında
Demirli kırbaçlar gibi şaklar
O sözler ki sırasında
Çiçek açmış bir nar ağacıdır
Dağ ufkuna vuran deniz aydınlığı
Sırasında gizemli bıçaklar

O sözler ki
İmgelem sonsuzluğunun
Ateşten gülüdürler
Kelebek çarpıntılarıyla doğarlar ölürler
O sözler ki kalbimizin üstünde
Dolu bir tabanca gibi
Ölüp ölesiye taşırız
O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
Uğrunda asılırız

Attila İlhan
ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:04 PM   #1984 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Kırda Karanlık

Kırda metalsi bir uçurum kalınlığında
Hiç kimselerin geçmediği sesi
Orda burda yaslı ısınlar. Ötede az
Bir korkuluk; olumun kırçıl çiçeği
Saklı bir seyircini resim kalışındaki leke
Her evin bahçesinde bir lamba yanıyor sanki.

Gündüzler kimi yerde gecedir artık
Bakışım kumdan simdi
Önce yaslı ısınlar, sonra karanlık
Avuçlarımı yüzüme kapatıyorum
Ben kapatır kapatmaz
Evet, biliyorum, iki kere karanlık.

Edip Cansever
ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:08 PM   #1985 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Bir Akşam Üstüdür


Bir akşam üstüdür şarabî
Bahçeler ve dağlar üzre hükümran;
Tam dünyayı dolaşmak saatindesin.
Ay ışığı su içer birazdan.
Kızarmış kalçalarını çanlar
Alabildiğine vurur.
Sen çocuk tulumunda
Matbaa mürekkebi
Rüsva olmuş ellerinin emeği,
kardeş kilometre kilometre yalan
Sallanır durur.

Bir akşam üstüdür katil, muhteşem
Alıp götürmüşler dost dediğini
Almış rüzgârlar içini,
Ümide benzer, sevdaya benzer...
Soğuk bir namludur kör ve pusuda
Ense kökünde zulüm,
Ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur
Burnun dibine hürriyet.
Seviyorum mümkün değil;
Aranızda kurşun, yasak bölge var
Sen genç, sevdan ölünecek kadar güzel
Kanunu yapanlar ihtiyar.


Ahmed Arif
ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:09 PM   #1986 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

Karanlıkta Kar Yağıyor

Ne maveradan ses duymak,
ne satırların nescine koymak o ,
ne bir kuyumcu merakıyla işlemek kafiyeyi,
ne güzel laf, ne derin kelam...
Çok şükür
hepsinin
hepsinin üstündeyim bu aksam.
Bu aksam
bir sokak şarkıcısıyım hünersiz bir sesim var;
sana,
senin işitemeyeceğin bir şarkıyı söyleyen bir ses.
Karanlıkta kar yağıyor,
sen Madrid kapısındasın.
Karşında en güzel şeylerimizi
ümidi, hasreti, hürriyeti
ve çocukları öldüren bir ordu.
Kar yağıyor.
Ve belki bu aksam
ıslak ayakların üşüyordur.
Kar yağıyor,
ve ben şimdi düşünürken seni
şurana bir kurşun saplanabilir
ve artık bir daha
ne kar, ne rüzgar, ne gece...
Kar yağıyor
ve sen böyle deyip
Madrid kapısına dikilmeden önce
herhalde vardın.
Kimdin, nerden geldin, ne yapardın?
Ne bileyim,
mesela;
Astorya kömür ocaklarından gelmiş olabilirsin.
Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki
kuzeyde aldığın yarayı saklamaktadır.
Ve belki varoşlarda son kurşunu atan sendin
motorları yakarken Bilbao`yu.
Veyahut herhangi bir
Konte Fernando Valaskerosi de Kortoba`nin çiftliğinde
ırgatlık etmişindir.
Belki de küçük bir dükkanın vardı,
renkli Ispanyol yemişleri satardın.
Belki hiçbir hünerin yoktu, belki gayet güzeldi sesin.
Belki felsefe talebesi, belki hukuk fakültesindensin
ve parçalandı üniversite mahallesinde
bir Italyan tankının tekerlekleri altında kitapların.
Belki dinsizsin,
belki boynunda bir sicim, bir küçük haç.
Kimsin, adın ne, tevellüdün kaç?
Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim.
Bilmiyorum
belki yüzün hatırlatır
Sibirya`da Kolçak`ı yenenleri
belki yüzünün bir tarafı biraz
bizim Dumlupınar`da yatana benziyordur
ve belki bir parça hatırlatıyorsun Robespiyer`i.
Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim,
adımı duymadın ve hiç duymayacaksın.
Aramızda denizler, dağlar,
benim kahrolası aczim
var. Ben ne senin yanına gelebilir,
ne sana bir kasa kurşun,
bir sandık taze yumurta,
bir çift yün çorap gönderebilirim.
Halbuki biliyorum,
bu soğuk karlı havalarda
iki çıplak çocuk gibi üşümektedir
Madrid kapısını bekleyen ıslak ayakların.
Biliyorum,
ne kadar büyük, ne kadar güzel şey varsa,
insanoğulları daha ne kadar büyük
ne kadar güzel şey yaratacaklarsa,
yani o korkunç hasreti, daussılası içimin
güzel gözlerindedir
Madrid kapısındaki nöbetçimin.
Ve ben ne yarın, ne dün, ne bu akşam
onu sevmekten başka bir şey yapamam.

Nazım Hikmet
__________________

ayhan53 şuan çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-03-2008, 01:10 PM   #1987 (permalink)
ayhan53
Senior Member
 
ayhan53'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2007
Mekan: ne önemi var bu dünyada misafiriz
Mesajlar: 16,776
İlgi: Şiirler ...

EYLÜL

Eylül`ü sevmiyorum !..
Güz`ün hüznü,
Sararıp düşen yaprağın yakarışı,
Göç eden kuşların vedası,
Ya da;
Doğayı saran ölüm sessizliği,
Gül`ün Bülbül`e ihaneti,
Veya;
Yaşamın baharına olan özleminden değil sevmemem...

Eylül`ü sevmiyorum !..
Çünkü,
Eylül`de;
Işığı olmayan,
Hain,
Soğuk bir karanlık,
Çöker içime...
Kişiliğim kırılır,
İradem zedelenir o anda.
Beynimin tüm kıvrımlarına,
Nüfuz eder,
Soğuk bir sıtmaya tutulurum,
Zangır zangır titremeye başlar,
Vücudumun her hücresi.
Ter basar her yanımı,
Gözbebeklerime kadar...

Kovmaya, kaçmaya çalışırım,
Ama, çoğu zaman başaramam,
Ve, yakalanırım,
Karanlığın soğuk ellerine...
Uykudamıyım,
Uyanıkmıyım bilemem,
Şizofrenik bir vaka olurum,
Ve esir alır beni bu anımda...

Beyaz perdede oynayan,
Bir filmin karakteri olurum bir an,
Bir yandan da,
Salonda seyirci...
Artık, gerçek ve hayal,
Karışmıştır birbirine.
Bir meçhulde,
Orta dünyada bir yerdeyim.
Işıklar söner,
Film başlar...

Tekmelerle kırılan kapılar,
Gözbağı,
Ve arkadan bağlanan eller,
Yakılan, yırtılan kitaplar, yazılar,
Yere düşen şiir dizelerinin acı çığlıkları...
İteleme ve dipçiklemelerle,
Çıkıyoruz yola...
İstikameti ve amacı belirsiz,
Bir zaman yolculuğu başlar,
İçimdeki Eylül karanlığına...

Ter kokan soğuk,
Yankılanan umutsuzluk çığlıkları,
Dolambaçlı labirentler,
Bir aşağı, bir yukarı,
Yedi demirkapı arkasında,
Yedi kat yerin dibinde,
Küf kokan,
Kan kokan,
Havasız, penceresiz bir oda...

Çullandı üzerime beş on kişi,
Coplar, sopalar, falakalar...
Çarmıha gerdiler,
Acım, bir damla yaş oldu gözlerimde,
Haykırışım arşa çıktı,
İsa`ya ulaştı gökyüzünde isyanım..
Açtım kenetlenen ellerimi,
Bir avuç ışık süzüldü ellerimden,
Yıldırım çarpmışa döndü karanlık,
Acıyla kıvrandı cehennem bekçileri...
Kör oldu karanlık,
Bir avuç ışık ile...

Yine de,
Acıdım onlara,
İnsan olduğum için.
Acıdım onlara,
Çocuklarımı sevdiğim için.
Çünkü;
İster insan, ister hayvan,
Ya da bitki..
Yani canlı veya cansız,
Yeryüzündeki herşey...
İşkenceyi hakketmez,
İşkenceci olsa bile...

Eylül`ü sevmiyorum !..
Çünkü;
Geçmişe götürür beni...
Yazdığım romanları, öyküleri,
Duygularımla suladığım şiirlerimi çaldılar...
Uzun bir süre yazmadım,
Yazamadım.
Ve halen, roman yazmıyorum...
Çünkü;
Yıllarca önce yakılan,
Ya da toprağa gömülen,
Romanlarımın kahramanları,
Suphi, Melek, Samyel ve diğerleri,
Rüyama girip,
Acıyla haykırırlar,
Boğazıma sarılırlar...
Onları,
Ateşten ve yerin altından,
Kurtarmamı isterler...

Onları kurtaramadım...
Söylemeye de utandım...
Utandım Suphi`den,
Utandım onlarca şiirin,
Hüzün dolu bakışlarından,
Utandım...
Kendimden utandım,
Çaresizliğimden utandım...
Ve yemin ettim,
Bir daha roman yazmayacağım,
Kahramanlarını koruyamadığım sürece...

Eylül`ü sevmiyorum !..
Suphi, Melek, Samyel ve diğerlerini,
Yok ettiği için...
Eylül`ü sevmiyorum !..
Sevgi