|
||
|
|
#176 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
(...Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer)
> Hastayken yatağa girer, dinlenirdim... Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek gibi düşünmezdim... > Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz, yakardım... Daha az konuşur ama daha çok dinlerdim... > Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim... > Şömineyi yakmak isteyen biri olduğunda, leke olacak diye daha az korkardım... > Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım... Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım... > Saçım bozulmasın diye arabanın camının açılmasını önlemezdim... Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum... > Televizyon seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim... Ömür boyu garantili, pratik vs. denilen hiçbir şeyi satın almazdım... > Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarırdım... > Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini, yüzünü yıka” demezdim... Onlara daha çok “Seni seviyorum” ve ondan da çok “Özür dilerim” derdim... > Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu... > Dikkatle bak... Gerçekten gör... Yaşa... Vazgeçme... Küçük şeyler için şikâyet etmeyi bırak... > Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı ile ilgilenmezdim... Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım... > Unutmayın... Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah’a şükredin... Tek bir hayatımız var ve bir gün sona eriyor... Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz... (...Emma Bombeck)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#177 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Bir yaz günü, plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu seyrediyordum. Her ikisi de, deniz kıyısında, kapılarıyla, kuleleriyle, tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl çalışıyorlardı...
Kale neredeyse tamamlanmışken, büyük bir dalga gelip kaleyi bozdu... Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü... Bütün uğraşlarının bir anda gözlerinin önünde yok olduğunu gören çocukların göz yaşlarına boğulmalarını bekliyordum... Ama çocuklar beni şaşırttı... Ağlamak yerine, ikisi de kalkıp el ele tutuştular ve gülerek kıyıdan biraz daha uzaklaşıp yeni bir kale yapmaya giriştiler... Çocukların, o anda bana önemli bir ders öğrettiklerini farkettim... Hayatımızdaki her şey, yapmak için üstünde çok zaman ve enerji sarfettiğimiz her karmaşık yapı, aslında kumdan yapılmışlardır... Sadece başka insanlarla kurduğumuz ilişkiler ayakta sağlam kalabilir... Er ya da geç, bir dalga gelip, kurmak için yoğun çaba sarfettiğimiz çalışmaları anında yıkabilir... Böyle bir durum karşısında, sadece yanında tutacak bir eli olan insan gülümseyebilir... (...Rabi Harold Kushner’den)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#178 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Affetmek, bağışlamak, sözcük anlamıyla bile olsa, görkemli, sıcak, insani, kendine güven ve güçlülük ifadesidir...
Yazının başında özellikle şunu söylemek istiyorum: “Unutmayın ki, mutlaka unutmalısınız...” Gerek affetme, gerekse af dileme, insanlık, sevgi, saygı, akıl, duygu paylaşımı ve anlayışı için, çok insani ve fakat o derecede karmaşık bir mantık-duygu çatışmasının yansımasıdır... Affetmeme nefret, kin, katılık, duygusal tükeniş, yıkıcılık ve insanı kahreden, kendi kendini bozguna uğratan bir inatlaşmadır... Bağışlamak ise, bir hissediş değil, bir düşünce ürünüdür... Ancak, bağışlamak, ölçülü bir davranış olmalı, suça teşvik edici ve suçu tekrarlatıcı rahatlığı vermemelidir... Affetme, suçu noktalamayla sonuçlanmalıdır... Aksi halde nasıl olsa affedilirim felsefesi, hep yeni suçların anası olacaktır... Bağışlayabilmek üstünlüğü, gün gelir bağışlanmak hakkını da bize kazandırabilir... Affetme, affedilme olayı seyrek olarak oluşan, seyrek olarak ihtiyaç duyulan duygulardır... En yüce affetme olayı, güçlüyken affetmesini bilmektir... İnsan o zaman daha da büyür. Sık sık ve olur olmaz her olayda ve ortamda bağışlamak, bağışlanan kişiyi ahlaksız yapar... Zalimlerin, acımasızların her yaptıklarını affetmeye kalkmak, öteki yönüyle masum kişilere acı çektirmektir... Ancak, şunu unutmamak gerekir ki: Af; yerine göre görev, yerine göre zorunluluk, yerine göre zaaftır... (...Hanri Benazus)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#179 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Belki, mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur...
Fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile... ... Belki, en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır... ... Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde seveceğinin garantisi değildir... Sevgiye karşılık beklemeyin; sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun... ... Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir... Zenginliğe aldanmayın; yok olur gidebilir... Sizi güldüren birini seçin; çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir gülümsemedir... Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun... ... Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun... Güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz... ...Ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun... ... En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir... Geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silmezseniz, hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz... (...Steve Goodier)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#180 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Küçük bir kız tanıyorum... Evinde küçük bir cam kavanozun içinde beslediği bir Japon balığı vardı... Minik, turuncu bir Japon balığı...
Ne yazık ki Japon balıkları uzun ömürlü değiller... Bu küçük balık fazla yaşamaz, bir sabah suyun içinde yan dönmüş olarak bulunurdu... Babası kızının çok üzüleceğini bildiği için, balığın öldüğünü söylemekten çekinirdi... Kızına balığın hastalandığını ve iyileşmesi için doktora götüreceğini söylerdi... Gider yeni bir Japon balığı alır, kızına getirir ve onun balığı iyileştiği için duyduğu mutluluğu izlerdi... Bu küçük Japon balığı pek çok kez hastalanmış ve “iyileşerek” geri dönmüştü... ... Bu küçük kızın hikâyesinin bir benzeri yıllar önce başka bir evde yaşanmıştı... Ama farklı bir sonla... Anne ve baba sabah uyandıklarında henüz beş yaşında olan kızlarının Japon balığının öldüğünü gördüler... Üzüldüler çünkü bu kızlarının gözyaşlarına boğulacağı anlamına geliyordu... Üstelik ona ölüm kavramının ne olduğunu da anlatmak zorunda kalacaklardı... Baba hemen giderek yeni bir Japon balığı almayı ve ölenle değiştirmeyi önerdi... Böylece kızını “sevdiğini kaybetme” gerçeğinden koruyabilecekti ama izin vermedi anne ve şöyle dedi: “-Hayır, bunu yaparsak hayatta gerçeklerle yüzleşmeyi asla öğrenemez... Sevdiği bir şeyi kaybetmeyi ve bununla baş edebilmeyi öğrenmeli... Hayatta her şeyin insanlar için olduğunu öğretmeliyiz kızımıza...” ... Kızları uyandığında balığının öldüğünü söylediler ona... Balık küçük bir karton kutuya konuldu ve bahçede uygun bir yere gömüldü... Küçük kız balığının ölümünden dolayı duyduğu üzüntüyü çoktan unuttu ama annesinden aldığı dersi hâlâ unutmadı: “-Hayatta her şey insanlar içindir”... Hayatta her şeyin insanlar için olduğunu bilirseniz, başınıza gelen kötü olayları, acıları, üzüntüleri olgunlukla karşılayabilirsiniz... Hayatın size karşı adaletsiz davrandığını düşünmeden, kendinize acımadan... Olduğu haliyle kucaklayabilirsiniz hayatı... Acısıyla tatlısıyla... Böyle yaptığınız zaman ilerleyebilirsiniz ancak... “Hem hayatın cennet gibi olacağını kim söyledi ki” diye sorarak bitiriyor hikâyesini; (...Carol S. Pearson)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#181 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Sen daha hayatı, sevgiyi, gerçeği, yalanı tanımıyorsun...
Doğmak için sebebin ne bilmiyorsun... Ben sana anlatsam yaşadıklarımı, gördüklerimi, hayatı anlatsam yine de doğar mısın?... Hayat, sevmek nedir bilir misin?... Sevip de kavuşamamak, ayrılmak zorunda olmak nedir, bilir misin?... ... İnsanlar acımasızdır küçüğüm... Sana seni, kendini, kalbinde taşıdığın sevgini, duygularını unuttururlar... Tüm kalbinle savaş açsan, silahın ne olursa olsun yenilirsin... Savaş kötüdür be küçüğüm... Ama mecbur ederler... Bir gün gelir, en yakının senin en uzağın olur, hiç tanıyamayacağın hale gelir... En uzağın, hiç tanımadığın senin en yakının, canın olur. Onun için canını verebilir hale gelirsin... ... “Gözden uzak olan gönülden de uzak olur” derler ya küçüğüm, inanma... Sen onu gönlünde yaşatırsan sana hep yakın olur... Hayat bir okuldur... İnsanlar öğretmen ve öğrencidir... Acılar, çekilen çileler, kayıplar, feryatlar derstir... Gözyaşları defterdir... Kalbin, duyguların, özgürlüğün kitaptır... Hayat okulundan başarıyla geçmelisin... Asla isyan etmemelisin... Öğrenmenin sınırı yoktur... Sen hep bildiğini sanırsın, ama bilmediğin çok şey vardır hep... Hayat budur... ... Ağaçlara bak küçüğüm... Onlar yağmurdan yararlanırlar, toprak sayesinde büyür, meyveler açar, insanlar alır... Ağaçlar da, insanlar da hep başka şeylere bağlı olarak yaşarlar... Dünya menfaat dünyasıdır... Kimse kendinden başkasını düşünmez... Bir ananın evladını yangında unutup, kendi canını kurtarması gibi... Bir evladın nankörlüğü gibi... Bir kızın olur, el bebek gül bebek büyütürsün... Çok seversin... Canının bir parçası olur... Ama bir gün gelir alırlar elinden... Sense elin kolun bağlı hiçbir şey yapamazsın... Geri dön diyemezsin... Bütün bunları kabul ediyorsan doğ küçüğüm... Aramıza hoş geldin... (...Lorina Zilan)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#182 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
> Dış görünüşünüzü başkalarınkiyle karşılaştırmayın... Unutmayın siz bir yağlı boya tablosu değilsiniz....
... > Hırslarınıza gem vurun... Hırslandıkça mutsuzluğunuz artar... ... > Geçinecek kadar para yeter... Çok para biraz mutluluk getirir ama fazlasını veremez. Zenginlik arttıkça saadet aynı oranda artmaz... ... > Dâhi olmadığınıza üzülmeyin. Yapılan araştırmalarda fazla zekânın da mutluluk getirmediği görülüyor... ... > Mutluluk biraz da genetik... Bazı insanlar genetik olarak mutlu olmaya daha yatkındır... ... > Evliler bekârlara göre hayattan daha çok tatmin duygusu alıyor... ... > İnanmak hayata bir gaye ve anlam kazandırır... Yalnızlık duygusunu yok eder... ... > Bencil değil, verici olun... Zarafeti elden bırakmayın, kırıcı olmayın... (...The Journal of Happiness Studies-Mutluluğa Götüren Altın Kurallar’dan
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#183 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Bana yöneltilmiş bir eleştiriyi bilinçli olarak ilk kabul edişim, yıllar önce eşimin bana, “Bazen çok fazla konuşuyorsun” demesiyle olmuştu...
Bunu kabul etmeden önce bir an ciddi olarak kırıldığımı hatırlıyorum... Ama ona şöyle karşılık verdim: “-Haklısın; bazen gerçekten çok konuşuyorum...” ...Ve o anda hayatımı değiştirecek bir şey keşfettim... Onun eleştirisini kabul ederken, haklı olduğunu görebilmiştim... Gerçekten de çoğu zaman fazla konuşuyordum... Daha da güzeli, benim hiç savunmaya geçmeyişim, eşimin de daha rahatlamasını sağlamıştı... Birkaç dakika sonra bana, “Biliyor musun, seninle konuşmak çok rahat oluyor” dedi. Eğer ben onun gözlemine kızıp ters çıksaydım, bana bunu söyleyeceğini hiç sanmıyorum... O gün öğrendiğim şey şuydu: Eleştiriye tepki göstermek eleştirinin kendisini hiç mi hiç, yok etmiyor... Tersine, olumsuz tepkiler gösterince sizi eleştiren kişi yaptığı değerlendirmede haklı olduğuna inanıyor... Bu stratejiyi bir deneyin... Size arada bir yöneltilen eleştirileri kabul etmenin kazancı bedelinden yüksektir... (...Dr. Charles Lever)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#184 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Zenginlik bize ne iyilik eder, ne de kötülük:
Her ikisi için de malzeme verir bize... Ondan daha güçlü olan ruhumuz malzemeyi dilediği gibi evirir, çevirir ve kullanır; Mutlu ya da mutsuz oluşunun tek sebebi ve sorumlusu kendisidir... ... Dış varlığımız tadını va rengini iç varlığımızdan alır; Nasıl ki giysilerimiz bizi kendi sıcaklıklarıyla değil bizim sıcaklığımızla ısıtırlar: Onu koruyup beslemektir yalnız görevleri... Onları soğuk bir bedene giydirirseniz, soğukluğu korur ve beslerler: Kar ve buz öyle saklanır... ... Hiçbir şey kendiliğinden ne o kadar üzücüdür, ne de zor... Bizim gevşekliğimiz, güçsüzlüğümüzdür ona bu niteliği veren... Büyük ve yüksek şeyleri görebilmek için onlara göre bir ruhumuz olması gerekir; Yoksa kendi çamurumuzu görürüz onlarda... Doğru bir kürek suda eğri görünür. Önemli olan bir şeyin görülmesi değildir yalnız, nasıl görüldüğü de önemlidir... ... Biz güzellikleri yalnız sivri, şişkin, süslü püslü olarak seviyoruz... Saf ve sade olanlar kolayca kaçıyor bizim kaba gözlerimizden... Öylelerinin ince ve saklı bir yanları var... İnsanın pussuz, yıkanmış, arınmış bir bakışı olmalı ki; o gizli ışıltıyı görebilsin... Biz saflığı budalalıkla eş anlamda kullanıp kınamıyor muyuz?... (...Montaigne)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#185 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Bir zamanlar bir papağan aldım ve papağana konuşmayı öğretme işine hemen başladım, büyük bir azimle...
İki ay boyunca her gün tam elli kez, “Danny, Danny” diyordum karşısında... O büyük gün gelene kadar tam iki ay geçti... Papağanın bulunduğu odadan çıkıyordum ki, arkamdan bana seslendi; “Danny, Danny...” İlki başarmıştım, artık kimse beni durduramazdı. Ona bu kez de soyadımı öğretmeye karar verdim; “Clark, Clark...” Bu kez yalnızca iki yüz kez “Clark” dedikten sonra öğrendi... Sonra çok ilginç bir şey oldu... Hastalanmıştım ve iki gün evde kaldım... Sürekli öksürüyordum... İyileşir iyileşmez, yakın arkadaşlarıma bir yemek vermek istedim... Onlara konuşan kuşumu gösterirken, eğitim sürecine ilişkin çok önemli bir il***i öğrendim... Kuşu parmağıma aldım ve ona “Danny Clark” dedim... Fakat sonra kuş ne yaptı biliyor musunuz?... Öksürdü... Kuşa öksürmeyi öğretmeye çalışmamıştım elbette... Hasta olduğum o hafta kapmıştı onu da... Fakat bu deneyim, bir kuşun bile çevresinin bir ürünü olduğunu öğretti bana... İnsanlar da öyledir... İnsanoğlunun beynine ne girerse, o çıkar... Kötü birtakım alışkanlıklarla büyüdüyseniz, sizi büyütenlere sakın kızmayın... Şu dersi alın: Değişebilirsiniz... İstediğiniz insan olabilirsiniz... Olumsuz çevrenizi değiştirin ve istediğiniz sonucu alıncaya kadar sabredin... Unutmayın, dış görünüşün hiçbir önemi yoktur... (...Danny Clark)
__________________
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür... |
|
|
|
|
|
#186 (permalink) |
|
Super Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mekan: Zonguldak
Mesajlar: 7,791
|
İlgi: Hayata dair...
Kumun üzerinde bırakılmış bir su tanesi;
Denizin unutkanlığıdır... ... Uzak dağlarda kalmış bir bulut; Rüzgarın unutkanlığı... ... Toprağa düşmüş gümüşlü bir kanat; Geçen kuşun unutkanlığıdır... ... Hayale dalmak ve ağlamak ihtiyacı; Gençlik yıllarının unutkanlığıdır... (...Bascho) |
|
|
|