Geri Git   Number 1 Forum Group > PC -INTERNET - PROGRAMLAR & WEB TASARIMI > Sinema Filmleri ve DVD-VCD

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 13-02-2006, 12:08 AM   #1 (permalink)
Fantom
Senior Member
 
Fantom'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 9,653
Sinemalarda 6 Yeni Film

D@BBE

Kıyamet alametlerinin internetten yayılacağını savunan D@bbe, korkutucu sahneleriyle Türkiye’yi sarsacak... Film 10 Şubat 2006'te sinemalarımızda...

Kıyamet alametlerinin internetten yayılacağını savunan D@bbe, korkutucu sahneleriyle Türkiye’yi sarsacak... Bilgisayarın kendi kendine internete bağlanması gibi olaylarla, seyirciyi etkisi altına alan filmin korku ögesi internet...

Bir üçlemenin ilk filmi olan D@bbe, yönetmen ve senaryo yazarı olarak Hasan Karacadağ imzasını taşıyor... Film, adını dört kutsal kitapta anlatılan ve Kur’an-ı Kerim’de Dabbet-ül Arz olarak geçen kıyamet alametlerinden alıyor...

Senaryoya göre, dünyada aniden başlayan nedensiz intihar vakaları, Amerika Birleşik Devletleri’nden başlayarak, Türkiye’ye sıçrayacak... Bir salgın hastalık gibi ilerleyen ölümlerin sırrı ise oldukça yakınımızda, din kitaplarında kıyamet ile ilgili zincirin kopacağı ve kıyamet alametini gösterecek Mehdi’nin doğacağı belirtilen İstanbul’da çözülecek...

Japon korku filmlerinden esintiler taşıyor...
Farklı senaryosu, nefes kesen sahneleri ve tekniğiyle hayli iddialı olan D@bbe, son dönemlerde korku sinemasında dünyayı hayran bırakan, Japonya’nın, sade ve vurucu görsel dilinden esintiler taşıyor...

Çekimleri İzmir Selçuk’ta gerçekleştirilen filmde, oyunculuktaki başarılarıyla göz dolduran yeni yüzler rol alıyor. Teknik açıdan, Hollywood filmleriyle yarışan yapımda, bugüne kadar Türkiye’de hiç kullanılmayan, son teknoloji ürünü, dünyanın en iyi kamerası kullanıldı...

Filmde yakalanan özel renk dokusu ise izleyenin gerçeklik duygusunu yakalamasını sağlıyor. Mekanlarda az detay var. Filmin genelinde hakim olan üst açılı çekimler, üçüncü gözün yukarıdan olayları izlediği duygusu yaratarak, farklı boyuttaki başka canlılarla bir arada yaşadığımızı hissettiriyor...
__________________


Teknik Konular İçin Lütfen Pm Atmayın Foruma Yazın Birlikte Çözüm Bulalım
Fantom Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 13-02-2006, 12:10 AM   #2 (permalink)
Fantom
Senior Member
 
Fantom'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 9,653


JARHEAD

Jarhead

Yönetmen : Sam Mendes
Oyuncular : Jake Gyllenhaal, Jamie Foxx, Peter Sarsgaard, Lucas Black, Chris Cooper, Dennis Haysbert, Rini Bell
Senaryo : William Broyles Jr. (Anthony Swofford'un yazdığı kitaptan)
Türü : Drama, savaş
Yapım : 2005 ABD yapımı, 123 dk.
Gösterim Tarihi : 10 Şubat 2006, (UIP Türkiye)
Web Sitesi : http://www.jarheadmovie.com


Fragman


Yönetmenliğini Sam Mendes'in üstlendiği Jarhead, Körfez Savaşı'na deniz piyadesi olarak katılmış eski bir askerin gözünden savaşın acımasızlığına değinirken, Amerika'ya da sert eleştiriler getiriyor...



1999 yılında American Beauty / Amerikan Güzeli ile adını duyuran ve bu filmle 'en iyi yönetmen' dalında Oscar ödülünün sahibi olan Sam Mendes, yeni filmi Jarhead'de Körfez Savaşı'na deniz piyadesi olarak katılmış eski bir askerin gözünden savaşın acımasızlığına değinirken, Amerika'ya da sert eleştiriler getiriyor...

Jarhead, üç kuşaktan beri asker olan bir aileden gelen 20 yaşındaki Anthony Swofford'un Suudi Arabistan çöllerinde bizzat yaşadığı deneyimleri yazdığı kitaptan William Broyles Jr. tarafından uyarlandı...


Filmde keskin nişancı deniz piyadesi Anthony Swofford rolünde Jake Gyllenhaal, Swoff’un yakın arkadaşı Troy rolünde Peter Sarsgaard, sert mizaçlı müfreze komutanı Çvş. Sykes rolünde Oscar ödüllü aktör Jamie Foxx, müfrezenin inatçı, zeki ve karizmatik komutanı Yb. Kazinski rolünde yine Oscar ödüllü Chris Cooper rol aldı...

Sinemaskop tekniğiyle geniş ekran çekilen Jarhead, Anthony Swofford'un, askere ilk geldiği günden başlıyor... Acemilik günleri, çavuşlarla diyalogları, keskin nişancı seçilmesi, ardından Birinci Körfez Savaşı'na katılmak üzere Suudi Arabistan çöllerine gönderilmesi, yine Swofford'un gözünden ayrıntılarıyla anlatılıyor...


Savaşın aniden sona ermesinden sonra Swoff'un bir tek mermi bile atmadan Amerika'ya dönüşünü ve arkadaşları gibi bir kahraman gibi karşılanmasını şaşkınlıkla izliyoruz...

Filmde, çarpıcı görüntüler yer alıyor... Alev alev yanan petrol kuyularında, buharlaşan petrolün yağmura dönüşmesini, simsiyah yağan petrol yağmuru altında askerlerin sahipsiz bir atla karşılaşmasını, patlayan bombalarla oturdukları yerden bile kalkamadan kavrulan insan görüntüleri bizi dehşet içinde bırakıyor...

Beklenen savaşın bir sonraki tepenin ardında başlayıp başlamayacağını bilememenin korkusunu iliklerine kadar hisseden askerlerin, mektup ve porno dergi paketlerini heyecanla beklemelerini, vakit geçirmek için akrep dövüştürmelerini, içinde bulundukları koşullardan sinir krizi geçirmelerini, ama bu cehennem ortamında hiç beklenmedik arkadaşlıkların doğmasına şahit oluyoruz...

Sinemalarımızda 10 Şubat 2006'da gösterime girecek olan Jarhead, kaçırılmaması gereken bir yapım...
__________________


Teknik Konular İçin Lütfen Pm Atmayın Foruma Yazın Birlikte Çözüm Bulalım
Fantom Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2006, 12:10 AM   #3 (permalink)
CEYHUN®
Banned/Foruma Giremez
 
Giriş Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 1,566
Bu tarz konulu filmler beni etkilediği için seyredemem diğer korku filmlerine ok..;)
CEYHUN® Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2006, 12:11 AM   #4 (permalink)
Fantom
Senior Member
 
Fantom'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 9,653



ÇALINTI GÖZLER (Otkradnati ochi / Stolen Eyes)



Çalıntı Gözler / Otkradnati ochi

Yönetmen : Radoslav Spassov
Oyuncular : Vesela Kazakova, Valeri Yordanov, Nejat İşler, Itzhak Finzi, Iliana Kitanova, Stoyan Aleksiev, Maria Kavardjikova, Maria Statoulova
Senaryo : Radoslav Spassov, Neri Terzieva
Türü : Drama
Yapım : 2005 Bulgaristan-Türkiye ortak yapımı, 111 dk.
Gösterim Tarihi : 10 Şubat 2006, (Bir Film)


Bulgaristan’daki Türk azınlığın maruz kaldığı trajedi sırasında yaşanan gerçek bir olaydan yola çıkılarak çekilen Çalıntı Gözler, bir Bulgaristan - Türkiye ortak yapımı... Radoslav Spassov'un yönettiği filmin sürpriz ismi ise Nejat İşler...



80'li yıllarda Jivkov yönetimindeki Bulgaristan'da Türk azınlığa yönelik ilk asimilasyon programı başlatıldı. Bununla ilgili olarak, Türkçe isimler değiştirilmeye başlandı, Türkçe konuşulması yasaklandı, camiler kapatıldı, Türkler göçe zorlandı...

Bir Bulgaristan - Türkiye ortak yapımı olan Çalıntı Gözler, bu olaylar sırasında yaşanan gerçek bir öyküden yola çıkılarak çekildi... Yönetmenliğini Radoslav Spassov'un üstlendiği film, isimleriyle birlikte geçmişlerinden ve kültürlerinden sökülüp alınmaya çalışılan Türk azınlığın hikayesini anlatırken, yakın döneme damgasını vurmuş acı dolu bir öyküyü büyük bir tarafsızlıkla anlatmayı başarıyor...

Bulgaristan’da gösterime girdiğinde milliyetçi kanatta büyük tepki uyandıran Çalıntı Gözler'in senaryosunu Radoslav Spassov ve Neri Terzieva birlikte yazdı... Bulgaristan tarafından 'En İyi Yabancı Film Oscar Aday Adayı' olarak gösterilen filmin Türk yapımcıları Kerem Altuğ ve Atilla Yücer...

Bulgaristan'ın önde gelen oyuncularından Vesela Kazakova, Valeri Yordanov, Itzhak Finzi ve Iliana Kitanova'nın rol aldığı filmin sürpriz ismi ise, Türkiye'nin en sevilen oyuncularından Nejat İşler...

Filmin konusu:
Yıl 1984... Bulgaristan'daki komünist rejim, Türk azınlığı asimile etmek için sert uygulamalar başlatmıştır... Filmin açılışında o dönemin devlet başkanı Jivkov'un konuşmasını dinlerken, Türkler'in konvoylar halinde Türkiye'ye göç hazırlığı içinde olduğunu görüyoruz...

Tüm ailesi Türkiye’ye yerleşmeye karar veren Ayten öğretmen (Vesela Kazakova) ise, ağabeyiyle birlikte (Nejat İşler) geçmişinden ve kendini ait hissettiği topraklardan kopmak istemez ve Bulgaristan’da kalmaya karar verir. Geride sadece dedesinin kaldığı köyüne dönen genç kadın, daha önce de bir kaç kez yollarının kesiştiği Ivan’la (Valeri Yordanov) karşılaşır...
__________________


Teknik Konular İçin Lütfen Pm Atmayın Foruma Yazın Birlikte Çözüm Bulalım
Fantom Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2006, 12:12 AM   #5 (permalink)
Fantom
Senior Member
 
Fantom'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 9,653


UMUT GÜZELDİR (En el mundo a cada rato)



Filmin künyesi:
Umut Güzeldir / En el mundo a cada rato

Yönetmenler : Patricia Ferreira, Chus Gutiérrez, Javier Corcuera, Javier Fesser
Türü : Belgesel
Yapım : 2004 İspanya yapımı
Gösterim Tarihi : 10 Şubat 2006, (r Film)
Web Sitesi : http://www.enelmundoacadarato.org/


Sinemalarımızda aksiyon, komedi, macera türünde yerli ve yabancı yapımların boy gösterdiği bir dönemde, belgesel tadında değişik bir film izlemek isterseniz bu film tam size göre... Umut Güzeldir, çarpıcı görüntüleriyle, birbirinden etkileyici dört ayrı hikayesiyle seyirciyi derinden sarsıyor...



Dünyadaki çocuk haklarının korunmasına bir katkı olarak hazırlanan Umut Güzeldir, İspanyol yapımcı Tus Ojos ve UNICEF işbirliği ile gerçekleştirilmiş belgesel bir yapım...

Dört farklı yönetmenden, dört ayrı hikayenin anlatıldığı filmde, AIDS, ülkemizde bile hala sorun olan kız çocuklarının eğitimi, küçük yaşlarda çalışmak zorunda kalan çocuklar, suç işleyen çocuklar, aile içi şiddet gibi UNICEF'in öncelikli konularını işliyor...

Aslında orijinal filmde beş hikaye var ama, biz kısaltılmış versiyonunda dördünü izleyeceğiz...


Film, Hindistan'ın güneyinde küçük bir köyde anneannesiyle yaşayan küçük Ravi'nin hikayesini anlatan En İyi Saklanan Sır adlı bölümle açılıyor... Patricia Ferreira tarafından yönetilen bu bölümde yoksul Ravi'nin okul dansı kutlamalarına katılabilmek için gösterdiği çabayı ilgiyle izliyoruz... Kıyafet alabilmek için gereken parayı kazanmıştır ama, Ravi çok hastadır...

Bir sonraki bölüm, Chus Gutiérrez tarafından yönetilen ve Arjantin’de çekilen Yedi Kuyu Köyü... Bu bölümde üç yaşındaki kız çocuğu Maca'nın ailesini, evini ve mahallesini göstererek bize mutlu olduğunu anlatmasını izliyoruz... Ama onun gördükleri bizim gözlemlediklerimizden çok farklı... Çünkü, Yedi Kuyu Köyü'ndeki hayat o kadar kolay değil ve Maca da bunu çok yakında keşfedecek...
Javier Corcuera'nın yönettiği üçüncü bölümde, çok küçük yaştan itibaren çalışmak zorunda kaldığı için okuma yazma öğrenemeyen Iquitos'un hikayesini izliyoruz... Peru'da yaşayan Iquitos, yetmiş yıl sonra dilinin ve kültürünün kaybolduğunu üzülerek bize anlatıyor. Üç nesil sonra, Belén semtinin çocuklarından Nancy de okuma yazma öğrenemiyor çünkü, ailesinin geçimine yardım etmek için her gün çalışmak zorundadır...

Javier Fesser tarafından çekilen son bölümde ise, Senagal'in güneyinde Casamance nehrinin yakınında bir köyde yaşayan yedi yaşındaki Binta'yı tanıyoruz. Binta, okula gitmektedir ama kuzeni Soda, onun kadar şanslı değildir. Okulda yapılan bir tiyatro oyunuyla Soda'nın babasının ikna edilmesini gülümseyerek izliyoruz...

Binta'nın sempatik babası ise, insanlığın gidişatından endişe duyduğu için, kafasına koyduğu bir fikri gerçekleştirmekte kararlıdır...

Sinemalarımızda, aksiyon, komedi, macera türünde yerli ve yabancı yapımların boy gösterdiği bir dönemde, belgesel tadında değişik bir film izlemek isterseniz bu film tam size göre... Umut Güzeldir, çarpıcı görüntüleriyle, birbirinden etkileyici dört ayrı hikayesiyle seyirciyi derinden sarsıyor...
__________________


Teknik Konular İçin Lütfen Pm Atmayın Foruma Yazın Birlikte Çözüm Bulalım
Fantom Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2006, 12:14 AM   #6 (permalink)
Fantom
Senior Member
 
Fantom'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 9,653
SINIRLARI AŞMAK (Walk the Line)


Sınırları Aşmak / Walk the Line

Yönetmen : James Mangold
Oyuncular : Joaquin Phoenix, Reese Witherspoon, Ginnifer Goodwin, Robert Patrick, Dallas Roberts, Dan John Miller, Larry Bagby, Shelby Lynne, Tyler Hilton
Senaryo : James Mangold, Gill Dennis
Müzik : T-Bone Burnett, Johnny Cash
Türü : Biyografi, drama
Yapım : 2005 ABD yapımı, 136 dk.
Gösterim Tarihi : 10 Şubat2006, (Özen Film)
Web Sitesi : http://www.walkthelinethemovie.com/


James Mangold'u daha önce Heavy, Cop Land, Girl interrupted, Kate&Leopold filmlerinin yönetmeni ve yazarı olarak tanımıştık... James Mangold şimdi, 1950'lerin country müziğin efsane ismi Johnny Cash’in hikayesini beyazperdeye getiriyor...



Başrollerinde Joaquin Phoenix ve Reese Witherspoon'un rol aldığı Walk the Line / Sınırları Aşmak, Johnny Cash ve aşık olduğu genç folk şarkıcısı June Carter'ın gerçek hayatından kesitler sunuyor... Filmin yönetmeni Heavy, Cop Land, Girl interrupted, Kate&Leopold filmlerinin yönetmeni ve yazarı olarak tanıdığımız James Mangold... James Mangold, filmin senaryosuna da Gill Dennis'le birlikte imzasını attı...

'En İyi Film' (komedi, müzikal), 'En İyi Erkek Oyuncu' (Joaquin Phoenix), 'En İyi Kadın Oyuncu' (Reese Witherspoon) dallarında Altın Küre Ödülü'nü kazanan film, beş dalda aday gösterildiği Oscar'ın da en kuvvetli adayları arasında yer alıyor...

Filmin konusu:
1955 yılında Johnny Cash adı bir genç gitarist, yepyeni bir soundla dinleyicilerin karşısına çıkar ve yavaş yavaş şöhret basamaklarını tırmanır. Ancak o da dönemin pek çok şarkıcısı gibi yakasını uyuşturucu belasına kaptırır. Aşık olduğu folk şarkıcısı June'un sayesinde bu beladan kurtulur ve yeniden eski şöhretine kavuşur...
__________________


Teknik Konular İçin Lütfen Pm Atmayın Foruma Yazın Birlikte Çözüm Bulalım
Fantom Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-02-2006, 12:15 AM   #7 (permalink)
Fantom
Senior Member
 
Fantom'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mekan: İstanbul
Mesajlar: 9,653
BİR GEYŞANIN ANILARI
Filmin künyesi :

Bir Geyşanın Anıları / Memoirs of a Geisha

Yönetmen : Rob Marshall
Oyuncular : Zhang Ziyi, Ken Watanabe, Michelle Yeoh, Youki Kudoh, Koji Yakusho, Karl Yune, Ted Levine
Senaryo : Cameron Crowe
Türü : Drama
Yapım : 2005 ABD yapımı, 145 dk.
Gösterim Tarihi : 10 Şubat 2006, (WB)
Web Sitesi : http://www.sonypictures.com/movies/memoirsofageisha/


Bir Geyşanın Anıları, bir geyşa evinde hizmetkar olarak çalıştırılmak üzere ailesinden koparılan dokuz yaşındaki bir Japon kız çocuğunun yeni hayatını, bir çocuğun bakış açısından anlatıyor...

Yazar Arthur Golden 1997'de yayınladığı romanında geyşaların gizemli dünyasını tüm ayrıntılarıyla okurlarına sunmuştu. Memoirs of a Geisha, efsanevi bir geyşa olan Sayuri'nin yaşadıklarını, bir çocuğun bakış açısından anlatıyordu...

Roman, iki yıl boyunca The New York Times’ın best-seller listesinde üst sıralarda yer aldı. 32 dile çevrilen kitabın, İngilizce baskısının dört milyondan fazla satması, film yapımcılarının gözünden kaçmadı... Gladyatör'ün Oscar ödüllü yapımcısı Douglas Wick, romanın film haklarını satın alınca, romanın sinema serüveni de başlamış oldu...


Filmin senaryosunu yazar Arthur Golden'in romanından Robin Swicord uyarlarken, yönetmenliğini Rob Marshall üstlendi... Filmde Ken Watanabe, Koji Yakusho, Kaori Momoi, Youki Kudoh, Suzuka Ohgo, Ziyi Zhang gibi Japonya'nın önde gelen oyuncuları rol aldı...

'En İyi Özgün Müzik' dalında Altın Küre Ödülü'nü kazanan Bir Geyşanın Anıları, 6 dalda da Oscar'a aday gösterildi...

Filmin konusu :
İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, Japon bir kız çocuğu geyşa evinde hizmetkar olarak çalıştırılmak üzere ailesinden koparılır. Rakiplerini her zaman alt etmesini bilen küçük kız, geyşalığın tüm inceliklerini öğrenir ve sonunda efsanevi geyşa Sayuri olur... Sayuri, dönemin en güçlü erkeğini avucunun içine almayı başarır... Oysa bu aşk ona yasaktır...
__________________


Teknik Konular İçin Lütfen Pm Atmayın Foruma Yazın Birlikte Çözüm Bulalım
Fantom Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.19305 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (110816)