Geri Git   Number 1 Forum Group > SERBEST KÜRSÜ > Bayanlara & Baylara Faydalı Bilgiler > Soru & Görüşleriniz

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 05-06-2007, 06:08 PM   #1 (permalink)
best54™
Co Administrators
 
best54™'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Mekan: Hendek-Beyazsaray
Mesajlar: 11,956
Neden sorunların üstesinden gelemiyoruz?

Psikologa gitmeye karar verdim. Ama kime gideyim, nereden başlayayım derken çoktan vazgeçtim..

Özgür bir çocuk olarak büyüdüm beni çok seven bir babam ve benden iki yaş küçük iki kardeşim var.Annem beni çok döverdi ama yaramaz bir çocuk olduğumu belirtmeliyim..Çok yaramazdım yaptıklarıma hayret ederlerdi..Kardeşlerim benim gibi dayak yemediler onlar daha uyumluydu, bende dayak yedikçe daha çok yaramazlaştım , dayaktan korkmuyordum..(biraz ağlarım geçer, diyordum.)

Üniversiteye başladığımda babamla aramızdaki muhteşem bağ çözülmeye başladı , o artık kız kardeşimle yakınlaşmaya başladı bu bana acı verdi ama üstünde durmadım..Babamı kardeşime emanet ederek gitmiştim..(Annem babamı çok üzerdi..)

Okul yılları hem çok hareketli ve eğlenceli hem de yalnızlık hisleri ile dolu günlerdi..İçimde hep bir boşluk vardı..Bölümümü sevmiyordum..(işletme)

Okulu son senede bıraktım ve sevdiğim ilk erkek arkadaşım olan kişi ile evlendim..4 yıl çıkmıştık..ilk bebeğimi 5 aylık ölü doğumla kaybettikten sonra aralarında 5 yaş olan iki kızım oldu..(12-7 bugünkü yaşları)

2003 yılında çok sevgili eşim beni aldattı ve evi terk etti..(bankacıydı işten çıkardılar ve başka bir şehre iş bulup bizsiz gitti, orada oldu)

3 ay aramadı, sormadı bizim telefonlarımıza çıkmadı..Yıkıldım, bittim..Tamda o sıralar babam kanserle mücadele ediyordu..

3 ay sonra çocuklarımı alıp eşimin yanına gittim,çocukları ona bıraktım ve geri döndüm..
Eski okul arkadaşlarımı buldum , biraz zamana yolculuk yaptım..Yeniden başlamayı denedim iş buldum başladım ama, tam göğsümün ortasında hiç gitmeyen bir ağrı vardı..Biran olsun geçmiyordu ki unutayım..Olmadı, dayanamadım.Çocuklarımın ve eşimin yanına gittim,sevgilisi ile tanıştım,konuştum(öpüşerek ayrıldım)

Patronuna durumu anlattım .Orada gizlice bir ev tutup onları uzaktan izlemeye karar verdim.Kızlarım özel okulda idiler benimde gelirim vardı..

Tam o sıralar patronu eşimi işten çıkardı..Kalmakta olduğumuz lojmandan bir eve gittik.Meğer orası eşimin sevgilisi ile olan eviymiş..Yerlerde kurumuş güller, kirli şarap kadehleri,dağınık bir yatak vs..

Eşim ilişkisini bitirdi ve geri döndük..Döndükten sonra bir müddet karar veremedi ama sonunda boşanma davasını çekti ve devam dedi..Ben sessizce beklemiştim..Bu arada bir kadınla daha denedi..Ve iş buldu .. Bu arada babam ağırlaştı ve 2 yıl önce kaybettik..Ben çok acı çektim babam için.Onu çok seviyorum..

Ve benim yaşadıklarımın onu ne kadar üzdüğünü ve hastalığını ilerlettiğini biliyorum..Bana çok düşkündü..Sen gözlerimden okuyorsun aklımdan geçeni derdi..(felsefe öğretmeniydi)
80’leri el ele yaşadık onunla çok yolumuzu kestiler, babam elimi bırakır sen ilerde bekle derdi..Evimizi bombaladıklarında bizi divanın altına saklamıştı..

Neyse,şimdi çocuklarım mutlu derslerinde başarılı..Eşim ise hatalarını anlamış görünüyor..
Büyük kızım ergenlik krizlerinde benle savaşıyor..

BENSE, devamlı kurslara gittim , kendimi geçmişi unutmaya çalıştım..Hep arkadaşlarımla dışarılarda oldum.Sosyal görevlerde bulundum.Şu anda sanatla ilgileniyorum(fotoğraf)
ama mutsuz,huzursuz ve korkuyorum..

Güvenemiyorum..Çok sevdiğim arkadaşıma geçen mail attım artık görüşmeyelim diye.. Uzun vadeli hiçbir şeyden hoşlanmıyorum..Bana güzelsin deseler kızıyorum(içimden) hiçbir övgüden hoşlanmıyorum..Kendimi düşünmek istemiyorum..Tek konsantre olduğum şey çocuklarım ve eğitimleri..Sık sık duruyorum..Her şey boş diyorum, yine kötü eyler olacak yine çok kırılacağım..Birden hasta oluyorum..Sonra yine kendimi kandırıp devam ediyorum çocuklarım için..Ama içimi kemiriyor bir şeyler,engel olamıyorum..Korkuyorum..Mutlu olmaktan inanmaktan korkuyorum..İçimde saklıyorum ama her şeyi..Çok gülüyorum, çok konuşuyorum, çok geziyorum vs. böylece uzaklaşıyorum kendimden..Ben diye başlayan cümleler kurmuyorum kendimi asla konuşmayı ve hatırlamayı sevmiyorum..Hep karşımdakileri dinlemek daha iyi..Bugün benden bahsetmeyi çok istedim , içim karardı, boğulacak gibi oldum, çöktüm..Şimdi size yazarken rahatladım..
Hayat hep böyle , herkesin bir derdi ve sıkıntısı var..Kimse tamam oldum diyemiyor...Bende hayattan hep iyileri dileyip, iyileri beklerken..Kötülükleri düşünüp ürperiyorum..ÇEKTİĞİM ACILAR ne , nasıl , muammalar..

Bazı şeyleri söylemeyi unuttum.Ben hem çok sakin hem çok sinirliyim.Aslında bilerek sinirleniyorum..Bunun iki nedeni var.

1- Sinirli olmazsam kimse beni dinlemiyor..Yemin ederim evde kimse umursamıyor.Ayrıca eşim ben konuşurken gazete okuyup televizyon seyrediyor.Ama sinirliyken beni dinliyor..
2- Ve bazı şeyleri sinirliyken söyleyebiliyorum..

Bu yüzden kendimi kurup kurup özellikle sinirleniyorum. Ve ben 3 yıl önce kitap okumama ve müzik dinlememe kararı almıştım..Çok kitap okuyordum çok..Ve fark ettim ki yalancı dünyalara yaptığım dalışlarda bu dünyada olan biteni kaçırıyorum..Bu gün hala kitap görünce böcek görmüş gibi oluyorum..Müzik , onu bu yıl dinlemeye başladım..Ama önce sözsüz enstrümantal ile başladım..Keman dinledim..Piyano ile yapılan müzikler ve film müzikleri..Şimdi ise hareketli Türk pop müziklerini dinliyorum ama sözleri arabeske kaçmıyorsa..Acı,kahır içeren,yada müziği iç yakanlardan uzak duruyorum..Beni yıkıyor bu tip nağmeler..Bireysel uğraşları çok seviyorum..Bazen herkes okula işe gittiğinde ev boşaldığında uzun saatler öyle oturuyorum. Hiçbir şey yapmadan ve hiçbir şey düşünmeden..Bunu nasıl yapabildiğimi anlamıyorum..Bazen yaşamayı unutuyorum anlayacağınız yemeği ocakta unutmak gibi..Bir bakıyorum iki saat geçmiş ve ben öyle dalmışım duvara oturuyorum..Kalkıp işe koyuluyorum..TV seyretmiyorum..Sadece yabancı , tek bölümlük dizilere bakıyorum. Devamı olanlar canımı sıkıyor. Karar veremiyorum bir terslik var mı ,normal mi gelgitlerim..Bazen çok uzaklara gitmek istiyorum, sessiz,yalnız yerlere..sadece ağaçlar ve kuşlar(bunu herkes istiyor biliyorum:-))
Bana diş doktorum bir gün iğne yaptı halde hala acıdığını söylediğimde:

- ağrı eşiğiniz çok düşük demişti..
Doğru , belki de cevap budur.Ben dayanıksız bir insanım ve çabuk demoralize oluyorum, kaldıramıyorumdur.
Her şey çabucak olsun uzamasın istiyorum..Uzarsa bırakıp gidiyorum..Neler neler bıraktım vazgeçtim bilseniz..İşin ilginci başkaları sen delisin derken ben pişman dahi olmuyorum..Ama bir gün olur muyum bilmiyorum..

Yanımda kum tanesi kadar dahi fazlalığa tahammülüm yok..Bu bana sıkıntı veren bir eşya, canımı sıkan bir arkadaş, sevmediğim bir iş vs. her şey olabilir..Ama sadece çocuklarım hariç..Onlara tutku ile bağlıyım..Tek idealim onlar ayakları üzerinde durabilinceye kadar yaşamak..Onların yanında olmak,öğretmek,anlatmak,paylaşmak,teselli edebilmek,sevmek,öpmek...Eğer çocuklarım olmasa bugün gezgin olurdum sanırım..Her yerden ve her şeyden devamlı kaçardım..Hiçbir şeyi arardım..



Yazdıklarınızdan eğitimli, düşünen ama düşüncelerini ve duygularını düzene koyamamış birisi olduğunuz anlaşılıyor. Aslında bu tür köşelerde genel yaklaşımlar haricinde kişiye özel bilgi vermek ve görüş bildirmek doğru değildir. Böyle bir şeyin ancak hasta ile karşılıklı görüşmek ve doğrudan edinilen izlenimlerle mümkün olduğunu taktir edersiniz. Buna karşın güzel yazılmış mailinizi diğer okurlar da okuyabilsin diye yayınladım, bazı daktilo hatalarından başka hiç bir şeyi düzeltmedim.

Genel bir şeyler söyleyecek olursak yaşama dair motivasyonlarını yitirmiş kişiler kolaylıkla depresif bir hale bürünebilirler; ilk sorguladıkları da yaşamanın anlamıdır.

Eğer sorunları çözmek üzere pratik yaklaşımlar istiyorsak sorular ve nedenlerden çok cevaplara odaklanmakta fayda vardır. Nedenlerin anlaşılması ancak çözüme dair ip ucu veriyorsa faydalıdır. Geçmişle durmaksızın hesaplaşmak, değiştirilemeyeceklere hayıflanmak içine düşülen kısır döngüyü iyice içinden çıkılmaz hale getirmekten başka işe yaramaz.

İnsan entelektüel ve duygusal olarak her sorusuna cevap bulmak zorunda değildir. Cevapsızlığın bıraktığı boşluklar destek mekanizmaları ile doldurulup kişiliğin ayakta durması sağlanır.
Profesyoneller bu hale düşmüş kişilerin depresif durumdan çıkması için yardımcı olurken hastaya düşen ise kaybettiği motivasyonu elde etmek için harekete geçmektir. Bunun için en etkili yöntem katma değer üretmektir. Ne yazık ki hobiler sonucunda bir değer doğurmuyorsa ancak zaman geçirmeye yarar. Sizin ülke ve dünya için bir şeyler üretebilecek donanımda olduğunuz kendiniz hakkında yazdıklarınızdan anlaşılıyor.

Yaşamın anlamına gelince her kişi için cevap ayrıdır. Bana göre ise, içgüdülerimiz ve genlerimize yazılı şifre bizi bu kadar yaşama bağlı kılıyorsa mutlaka şu anki zeka ve bilgi düzeyimizle anlayamadığımız bir anlamı vardır. Sağlıkla kalın.


eroglu.eren@mynet.com
__________________
Ne mutlu türküm diyene M.Kemal ATATÜRK.
best54™ Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.4 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.09631 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (47410)