|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Senior Member
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 275
|
Auf Schalke, of Schalke! Bir önceki Pazartesi akşamı Fenerbahçe, yeni adıyla Veltins Arena'da son antrenmanını yaparken, tek başına en yukarıdaki koltuklardan birine oturup, takımından çok bu muhteşem stadı seyreden Aziz Yıldırım'ın ruh halini anlamaya çalışıyorum. Büyük uğraşlarla ülke standartlarının çok üzerinde bir stat yaptı Yıldırım. Avrupa ölçülerinde pahalı transferler ekledi yanına. Çok övüldü; övdük bu yönüyle...Ama bir gün bir maça gitti. 2001 yılında, yani Fenerbahçe'nin daha ilk tribünü inşa etmeye çalıştığı yılda tamamlanan Auf Arena'yı gördü. Camdan bir saray. 186 milyon euroya mal olan Almanya'nın tamamı özel sektör tarafından yapılmış ilk stadı. Her gün dolu olan restaurantlarıyla, toplantı salonlarıyla muhteşem bir yapı. Ne yalan söyleyeyim. Ben Türkiye'de böyle stat değil, böyle bina görmedim. Almanlar için de sıradan değil bu yapı. Bundan önceki Başbakan Schröder, Polonya Başbakanı'nı burada ağırlamıştı misal. Dünyanın en büyük opera sahnesi buraya kurulmuştu ayrıca. Saracoğlu'nun inşası bitmeden, 4 yıl önce hizmete girmiş bu stada bakarken Yıldırım acaba ne düşündü? Bu ekonomilerle mücadele etmenin ne kadar zor olduğunu muhtemelen. Bizim küçümsediğimiz, sıradan bulduğumuz bir Alman takımının böylesine bir stada sahip olması insanda moral bırakır mı? Ve bu durum futboldan bağımsız mı? Fenerbahçe, Türkiye standartlarında çok iyi bir takım kurdu. Pahalı bir takım. Güvendiğim yayınlardan biri olan transfermartk.de'ye göre bu takımın takribi değeri 73 milyon Euro civarında. Ya peki Schalke? Onlara biçilen değer ise 90 milyon euro. Aklımızdakinden ne kadar farklı değil mi? Sıradan saydığımız, hatta belki yok saydığımız Schalke aslında bu. Hedef sorunu Sanırım bizde bir kendini konumlandırma, dolayısıyla hedef belirleme sorunu var herşeyden önce. Yani çoğumuzda... Global dünyanın gerçekleriyle karşı karşıya kaldığımızda yaşadığımız şok bundan. Burada işimize gelen verilerle kendimize bile gerçeklik yaratıyoruz. Sonra gerçek dünyayla yüzleştiğimizde her şey tuzla buz oluyor. Misal tarihimizin tartışmasız en başarılı takımı olan "o Galatasaray"ın, UEFA Kupası'na giderken Dortmund'u nasıl perişan ettiğini hatırlıyoruz da, o yıl Şampiyonlar Ligi'nde grupta elendiğini, hem de Hertha'ya geçildiğini unutuyoruz. Ve diyoruz ki, Alman ligi de Alman futbolu da bitmiş. Tarihimizin en başarılı milli takımıyla övünürken 3.'lüğümüzden dem vuruyoruz, ama aynı kupada onların final oynadığını ıskalıyoruz. Öyle ya da böyle. Yani diyeceğim, her dışarı çıkışımızda şoka uğramamız sanırım bizim kendi gerçeklerimiz olmasından. Burası, 120 sene önce olduğu gibi hâlâ konvertibl değil dünyaya. Ama olacak, istem dışı olsa da. Kuzey Kore şampiyon Yabancı sınırlaması üzerine dönen sadece bir futbol tartışması değildir. Bir hayat görüşü kapışmasıdır. Her yönüyle bakılabilir. Öncelikle bu koruma işe yarasa Kuzey Kore dünya şampiyonu olurdu. Sonra daha önemli olan futbolun milli ürününün ne olduğudur. Milli takım ve lig. Eğer liginizin kalitesi, Almanya, İtalya, İspanya ve İngitere'ye yaklaşamıyorsa, sizin katı sisiteminizin doğru olduğunu söylemezsiniz. Ve milli takım: 29 oyuncunun 10'u diğer liglerde oynuyor zaten. 5'i yurt dışında doğmuş. Mesele ligin kalitesini yükseltmek ve oyuncularınızı evrensel ehliyet sahibi yapabilmektir. Bunlar katı ve sayısal kısıtlamalarla olur mu? Otomotivde oldu mu ki, futbolda olsun. Ama bir başka yönü daha var işin. Luciano, Nobre ve Aurelio gibi vasat oyuncularla takımlar dolacaksa ne olacak? Semih, Can ve Olcan onlarla nasıl rekabet edecek? İngilizlerin milli olma zorunluluğu sanırım iyi bir çözüm. Gerçek hakemlerle (?) Fenerbahçe'nin Schalke yenilgisi sonrası Hıncal Uluç ve Fatih Altaylı tarafından hemen yapılan tespit, Avrupalı hakemler olunca, Fenerbahçe'nin bolca kart gördüğü, Türkiye'de bu kartların çıkmadığıydı. Doğru olabilir mi? Fenerbahçe şampiyon sayısı en kıt Avrupa ülkesinin takımı. 47 yılda 4 şampiyon çıkarmış bu ülkede futbolun adaletli olduğu söylenemez. Avrupa'nın her yerinde olan büyük kayırması Türkiye'de zirvede. Ve evet Fenerbahçe ile Antep eşit değil. Ama bunu sadece hakem tavırlarında aramamalı. Basının, federasyonun tavrı çok mu farklı sanki. Sadece onlar sayfalarımızda ve sadece onların maçları yayınlanıyor değil mi. Ve onlar fazla kazanıyor. Bu işin bir tarafı. Diğer yüzde ise takım kaliteleri var. Hangi Türk takımı Fenerbahçe karşısında Schalke'nin temposuna çıkabiliyor. Hangi Türk forvet, Fenerbahçe savunmasını Lincoln'ün yakaladığı gibi yakalayabiliyor? Luciano bu yıl ligde herhangi bir futbolcu karşısında bu kadar aciz kalıp, indirmek zorunda kaldı da, hakem mi vermedi kırmızıyı? Ya da Fenerbahçe yabancı hakemlerle San Siro'da penaltı kazanmadı mı? Ya Fenerbahçe aleyhine Şampiyonlar Ligi'nde penaltı çalındı mı? Türkiye'de büyükler kayrılıyor evet. Ama karşılarına da Schalke, Sevilla hatta belki Tromso bile çıkmıyor. Hakem ve teknik direktör Futbolda hakem ve teknik direktör birer unsurdur. Hiç kuşkusuz. Önemli 2 unsur. Ama işin özüne bakarsanız bu 2 unsur bizim aşık olduğumuz oyunda hiç yoktur. Futbola 5-10 yaşında başladığımızda, o topa vurulduğunuzda sabahtan akşama kadar peşinde koştuğunuzda, ne hakem vardı ne de teknik direktör. Peki büyüyen gövdelerimizde bu çocuksu aşkı yaşatmaya devam ederken, hakem ve teknik direktörle neden bu kadar uğraşırız. Neden bu 2 unsur hakkında konuşmaktan başka bir şey yapmayız? Aşkımızla aramıza girdiklerinden, sonradan ortaya çıktıklarından mı? Yoksa bizim mutsuzluğumuzdan ve kirlenmişliğimizden mi? Bilen varsa söylesin. İsviçre, çok zor Ligin en iyisi Fenerbahçe ciddi gol sıkıntısı çeken, liglerinin en sayı fakiri 2 takımından 3 maçta 7 gol yedi. Schalke'den 5, Sivas'tan 2. Milli Takım'a Selçuk'tan, Volkan'a, Rüştü'ye, 6 savunmacı veriyor Sarı-Lacivertliler. Çok az yiyen ve kolay atan İsviçre karşısında hücum sorunlarımız da göz önüne alındığında en zor play-off'umuzu yaşayacağız gibi görünüyor. Terim eğer gerçekten bir sihirbazsa bile, kendisini aşması gerekecek. İşimiz zor. Çok zor. |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |