Geri Git   Number 1 Forum Group > GENEL KONULAR & SOHBET > Genel Sohbet Muhabbet > Kitap Dünyası > Yeni Çıkan Kitaplar

Cevapla
 
LinkBack Konu araçları
Eski 28-02-2006, 05:04 PM   #1 (permalink)
galerihikmet
Special Member
 
galerihikmet'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 1970
Mekan: Galeri Hikmet Kitabevi-Bartın-Amasra
Mesajlar: 772
Babama Söz Verdim



Yazan : Nurettin Çarmıklı

Babam bir ara biraz doğruldu. “Bak oğlum” dedi. “Ben iyileşirim diye İstanbul’a gidiyorum ama belli olmaz. Çok umudum yok. İyileşirsem anneni de sizleri de hemen yanıma alacağım. İstanbul’a geleceksiniz. Ama iyileşemezsem, evet iyileşemezsem çocuklar sana emanet. En büyük sensin. Annen, kardeşlerin sana emanet. Ben size nasıl baktıysam sen de onlara öyle bakacaksın!” dedi. Ben hiçbir şey söyleyemedim. Sözler, hıçkırıklar boğazımda düğümlendi. “İyi olacaksın, baba” gibi şeyler söylemek istedim. Teselli etmek, moral vermek istedim. Belki öyle bazı sözler de çıktı ağzımdan ama gerçekte sessiz kaldım. “İyileşemezsem çocuklar sana emanet. En büyük sensin. Annen, kardeşlerin sana emanet. Ben size nasıl baktıysam sen de onlara öyle bakacaksın!” İşte bu sözler beynime çakıldı kaldı. Hopa’ya varana kadar bozuk plak gibi babamın bu sözlerini tekrarlayıp durdum kafamın içinde. O sözler, babamla o son konuşmamız, yıllardır canlılığından hiçbir şey kaybetmedi. Hayatım boyunca attığım her adımı etkiledi. Çalışmalarımda, iş hayatında beni sürekli kamçıladı. Tembelliğe yönelmeme, boş vermeme izin vermedi. O gün, o kamyonun içinde, babam omuzlarıma çok ağır bir sorumluluk yükledi. Onun ölümünü hiç aklıma getirmek istemiyordum. Ölümü ona hiç konduramıyordum ama babam “Kardeşlerin sana emanet” dediğinde içimden sessizce “Söz, baba.” demiştim. “Söz, sen bize nasıl baktıysan, ben de onlara öyle bakacağım.”
Dünyanın her yerinde insanlar zenginleşince daha cesur olurlar; bizde bunun tam tersi söz konusu: İnsanlar zenginleştikçe cesaretleri de azalıyor bizde. Yıllardır gözlediğim bu gerçeğin sebebini arar dururum: Bizde zenginlik bir nesil içerisinde kazanıldığı için hazmedilemiyor da ondan mı acaba? Kolay kazanılanın kolay kaybedileceği endişesiyle mi? Daha yüzlerce soru... Hiçbir cevap merakımı gidermeye yetmedi bugüne kadar...

Ülkemizin öndegelen işadamlarından Nurol Holding'in patronu Nurettin Çarmıklı'nın 'Babama Söz Verdim - Hayatım, Anılarım' adlı kitabını okurken, "Evrake, evrake" diye yerimden fırlayacak gibi oldum. Para insana dokunulmazlık kazandırmıyor bizde, tersine insanı başkaları gözünde hep eksikli kılıyor; buna karşılık yetkisiz güç kullananlar karşısındakinin zengin veya fakir olmasına aldırmadan fiyakasını elinden alabiliyor...

Nurettin Çarmıklı bu gerçeğin çarpıcı bir örneği: 'Vergi şampiyonu' olduğu için devletin zirvesinden şilt aldığı, '100. Yılın İşadamı' unvanına lâyık görüldüğü, 12 Eylül darbesini yapanlar tarafından Atatürk Orman Çiftliği içerisindeki 'Atatürk Evi'ni yapmakla görevlendirildiği 1981 yılında ellerine kelepçe takılmış Nurettin Bey'in... Mamak Cezaevi'ne götürüldüğünde, "Kimsenin burada olduğumdan haberi yok; bir telefon edebilir miyim" ricasında bulunduğu subayın "Eşşoğlueşek" iltifatıyla karşılaşmış... O gün boyu defalarca tekrarlanacak, içeride kaldığı süre boyunca hep duyacağı iltifatla... (s. 191)

Yıllar önce Nurol Holding'in merkezinde Dursun Akçam'la karşılaştığımda ne kadar şaşırdığımı burada yazmıştım. Vaktiyle TÖS genel başkanlığı yapmış sıkı solcu öykü yazarı Dursun Akçam Nurettin Bey'in çocukluk arkadaşıymış... Dursun Bey, o gün bana, ne zaman dara düşse, sıkıntı yaşasa 'kapitalist dostu' Nurettin Çarmıklı'nın imdadına yetiştiğini anlatmıştı. Risk üstlenmesi gerekse bile yardıma koşarmış Nurettin Bey...

Bir başka gün, hayat boyu hep 'sol' çizgide kalmış iki aydınla karşılaşmıştım Nurol'da... Meğer onlar da Nurettin Bey'in Mamak Cezaevi'nden arkadaşları imişler... Mamak'a geldiğinde, "Burada solcular, Ülkücüler ve İslâmcılar var; hangimizle birlikte kalmak istersiniz?" diye soran gence, "Sizinle" demiş ve kendisini solcuların koğuşunda bulmuş Nurettin Çarmıklı... (s. 202)

Dünyanın hangi ülkesinde, yüzmilyonlarca dolarla oynayan zengin bir işadamının hayatını anlattığı anı kitabında 'cezaevinde tanıştığım solcu dostlarım' bölümü bulunur?

Cezaevi içi kısa bir sevk süresi zoraki ahbaplık ettiği bir astsubayla ilgili şu satırları birlikte okuyalım: "Biz böyle yürüyoruz. Benim ellerim kelepçeli. Kelepçe rahatsızlık veriyor ama eskisi kadar değil. İnsan herşeye alışıyor. Ben de kelepçelerimi eskisi kadar yabancılamıyorum. Biz öyle sohbet ederek yürürken sağdan soldan tekmil sesleri gelmeye başladı. Askerler bağırıyorlar; 'Nöbetimde vukuatım yoktur komutanıııım'. Ama nasıl bağırma; her komutana öyle tekmil verilmez. Ben bir şey anlamadım. Aynı yürüyüşüme devam ediyorum. Sırtıma birden bir dipçik indi, iki seksen yere uzandım. Elim kelepçeli yolun ortasında yatıyorum. Ne olduğunu anlamadım. Sesimi de çıkaramıyorum. Zaten dipçik de öyle kafamın üzerinde duruyor, yerden kalkmayayım diye."

Biraz önce hoşbeş ettiği astsubayın sırtına dipçik indirmesinin sebebini herhalde anlamışsınızdır. Okumaya devam: "Bizim iki kelimeyi biraraya getiremeyen astsubay, 'Görmüyon mu?' dedi, 'Komutan geçiyo'. Meğer bir cipin içinde cezaevi komutanı Albay Raci Tetik geçiyormuş. O geçerken benim kafamı yukarı kaldırmam, sağa sola bakmamam gerekiyormuş. Ben böylece bir dipçik darbesiyle yere uzanarak Raci Tetik'le tanışmış oldum." (s. 214)

8,5 ay kaldığı Mamak Cezaevi'nde renkli dostlar edinmiş Nurettin Çarmıklı... Alparslan Türkeş ve Doğu Perinçek'le aynı mekânı paylaştığı olmuş. "Çıktığımda artık ben eski ben değildim" diyor anılarında. (s. 233)

Yapımı yıllarca süren hâlâ nâtamam Ayaş Tüneli ile ilgili bölüm de dikkat çekici; zaten Çarmıklı'nın Mamak'la tanışması o tünelle ilgili bir çek yüzünden olmuş: "30 sene evvel o tünel işine başladığımızda ben tığ gibi delikanlıydım. Tünelin 9 km.lik kısmını açtık, 2 km kadar birşey kaldı. Tünel açılsa bu güzergâh Ankara-İstanbul arasını 3,5 saate indirecek. Ama raporlar hazırlanıyor, o raporlarda bu işin doğru olmadığı, eski yolun yapılması gerektiği belirtiliyor. (..) İş tasfiye edilse tünel çökecek. Onca çaba, para, emek boşa gidecek. Siyasiler bunu göze alamıyorlar. (..) O tünelin ucundaki ışığı görmeye ömrüm yetecek mi, bilmiyorum." (s. 182)

Elhak, zenginlik de tamah edilecek bir şey değil bizde.Taha KIVANÇ

Yayınevi : Arkadaş Yayınevi
Basım Yeri ve Tarihi : İstanbul - Şubat -2006
Sayfa Sayısı : 400
Boyutları : 17x24,5 cm
Kapak Türü : Karton kapak
Dili : Türkçe
ISBN : 9755094695
__________________
ÇEŞM-İ CİHAN AMASRA
(Dünyanın gözbebeği Amasra)

galerihikmet Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Faydalı Linkler
Eski 28-02-2006, 05:14 PM   #2 (permalink)
galerihikmet
Special Member
 
galerihikmet'ın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 1970
Mekan: Galeri Hikmet Kitabevi-Bartın-Amasra
Mesajlar: 772
http://www.bizimuydu.com/forum/showt...t=babama+s%F6z
üstadım Kenan Çıtak daha önce tanıtımını yapmışsınız çok kapsamlı konu olarak yeniden düzenledim kusura bakmazsın inşallah teşekkürler
galerihikmet Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu araçları

Gönderi Kuralları
Kendi yeni konularını düzeltemezsin
Kendi mesaj cevap yazamazsın
Kendi mesaj eklentilerini düzeltemezsin
Kendi mesajlarını düzeltemezsin

BB Kod Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Desteklediklerimiz
Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni


Powered by vBulletin® Version 3.7.3 Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Design by HTWoRKS
Page generated in 0.10830 seconds with 8 queries Sayfa Boyutu (51826)