|
||
|
|
#1 (permalink) |
|
Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2005
Mekan: Samsun
Mesajlar: 15,769
|
Yıldız Kenter
![]() Yıldız Kenter Yıldız Kenter Oyuncu | 11 Ekim 1928 - İstanbul Babası Naci Kenter, Dışişleri Bakanlığı'nda çalışan başarılı bir diplomattı. Lozan Konferansı'nda İnönü'nün Özel Kalem Müdürlüğü'na yapmıştı. İngiliz asıllı Olga Cynthia'ya aşık olunca, bu aşk nedeniye Bakanlık'taki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Olga Cynthia, Naci Bey'le evlenince Müslüman oldu ve Nadide adını aldı. Yıldız Kenter, bu evliliğin beşinci çocuğu olarak 1928 yılında dünyaya geldi. Yıldız Kenter'in çocukluğu yoksulluk içinde geçti ve sanatçı o yılları hiç unutmadı... 'Babam görevinden ayrıldığı için epey bir maddi sıkıntı çekmişiz. Annam, 'Paramız olmadığı için seni saracak bezi bulamazdım ve yatak çarşaflarını yırtıp seni sarardım' derdi. Babam, Ziraat Bankası'nda iş bulunca Ankara'ya taşındık. Annem, seçkin ailelerin çocuklarına İngilizce dersleri vererek aile bütçesine katkıda bulunuyordu. Zor yıllardı o yıllar ama mutluydum.' Asıl mutluluğu konservatuara geçinde yaşadı Yıldız Kenter... 'Ankara'Daki Musiki Muallim 1936'da konservatuara dönüştürülünce inanılmaz çirkin dedikodular çıkartılmıştı. Bu yüzden ailem beni önce oraya vermek istemedi ama kavga dövüş girdim. İnanılmaz hırslıydım ve çok çalıştığım için de sınıf atladım. 9'dan 11'e geçtim.' Yıldız Kenter söylemese de, konservatuar tarihinde sınıf atlatılan ilk öğrenci oldu. Ve 12 Aralık 1948'de Shakespeare'in 'On İkinci Gece'si ile Ankara Devlet Tiyatrosu'nda profesyonel oyunculuğa başladı. 'Yaşamak benim için her zaman çalışmak oldu. Yaşamak savaşmaktı. Savaşın en güzelini tiyatroda keşfettim. Düşlerim, kalkmalarım, mücadelelerim. 55 yıl böyle gelip geçti. Muhsin Ertuğrul işinden yakışıksız bir şekilde uzaklaştırılınca ben de ayrıldım Devlet Tiyatroları'ndan. İstanbul'a geldik ailece. Çok zorluklar yaşadım. Altı yıl Haldun Dormen'le bir arad çalıştık. Çıt çıkmadan, mutlu bir şekilde.' Kendi tiyatrosunun kurma savaşı ise bambaşka oldu Yıldız Kenter'in. İçinde, Süleyman Demirel'e yazdığı aşk mektubunun da olduğu bir mücadeleydi bu... 'Tiyatromuzu yaparken merhum Kazım Taşkent 350 bin lira verdi , faiziyle ödemek üzere. Taksitlerle ödüyorduk. Kazım Bey vefat edince işler karıştı. Baktım, gazetede ilan, bizim tiyatro icra yoluyla satışa çıkarılmış. Öyle korktum, öyle panikledim ki. Süleyman Demirel, Başbakan. Ona telefon ettim. Hemen randevu verdi. Ve tiyatromuzu Süleyman Demire sayesinde kurtardık. Sonra yıllar geçti, devir değişti, 12 Eylül oldu. O iyiliğini hiz unutmadım. Bir röportajını okudum 'Hiç aşk mektubu almadım' demiş. Hemen oturup 'Bu bir aşk mektubudur' diyerek yazmaya başladım. 'Siz tiyatromu için şunları yaptınız, bu aşk duygusu hep duruyor' diyerek yazdım ve yolladım. Sonra, Nazmiye Hanım aradı, teşekkür etti.'
__________________
Birleşmek başlangıçtır, Birliği sürdürmek gelişmedir, Birlikte çalışmak başarıdır. |
|
|
|
| Faydalı Linkler |
|
|
#2 (permalink) |
|
Moderator
![]() Giriş Tarihi: May 2005
Mekan: Samsun
Mesajlar: 15,769
|
Filmleri
1. ABLAM (Renkli) (1973)
2. AĞAÇLAR AYAKTA ÖLÜR (1964) 3. ANNELER VE KIZLARI (Renkli Sinemascope) (1971) 4. BİR ANA BIR KIZ (Renkli) (1974) 5. ELMACI KADIN (Renkli) (1971) 6. FATMA BACI (Renkli) (1972) 7. HANIM (35 mm) (1988) 8. KARTAL YUVASI (Renkli) (1974) 9. KIZIM AYŞE (Renkli) (1974) 10. PEMBE KADIN (1966) 11. VATAN İÇİN (1951) 12. YAŞLI GÖZLER (1967) 13. ZULÜM (35 mm) (1983) Son Düzenleme TRessam tarafından 11-06-2008 02:35 PM de yapıldı.. |
|
|
|
![]() |
| Konu araçları | |
|
|
| Desteklediklerimiz | |
| Atabb Forum, TVPano Forum, Xyeni | |